KURBAN BAYRAMINIZI KUTLUYORUM. YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*- Güzellikler gibi , ‘Bayramlar da paylaştıkça güzeldir.’ Şimdiden Kurban Bayramınızı yürekten kutluyorum. Bu arada diş hekimlerinin belirttikleri gibi şekersiz sakızınızı yanınıza almanızı hatırlatıyorum.

*- Veteriner olmadan kurban kesimi yapılmamalı… Hayvan hareketlerine dair kontrollerin hastalıkların yayılmasındaki önemi unutulmamalıdır. Sındır daha dün açıkladı, bazı yerlerde ‘veba’ şüphesi görüldü… Aman dikkat!

*- Bu gidişle ikinci el otomobil bile alamayacağız!

11 Ağustos Pazar günü, yani yarın Kurban Bayramı…

Bugünden kutluyorum..

Unutmamak gerekir;

Bayram ancak paylaştıkça güzeldir…

Güzellik de bizim ellerimizde, beynimizde, yüreğimizdedir…

Ayfer  Ülkü yazmış;

Şu zamanda samimiyet bulmak ne zor.

Karşılığı olmadan selam dahi vermiyor bazı insanlar.

Ne memlekette ne dünyanın öbür ucunda…

Orhan Duru gibi, ‘Ben insanlardan sevgi istiyorum, dostluk istiyorum. Sözlerime dikkat et. Apartman istemiyorum. Sevgi istiyorum.’ diyor…

Demek ki, ne olursa olsun sevgi istemeye devam edeceğiz, Bayram’ı da bir fırsat bileceğiz…

*- Gerekli ve önemli…

Klasik ve standart ama ben yine de uzmanların sözlerine kulak vereyim.

Yani işin bir de perde arkasına bakalım…

Veteriner Hekimler şöyle diyor:

2019 yılı Kurban Hizmetlerinin Uygulanmasına Dair Tebliğ her yıl olduğu gibi bu yıl da yayımlandı.

Bu tebliğ ile; hem ibadet olarak kurban kesiminin usulüne uygun olarak yapılması, hem hayvan refahının gözetilmesi, hem insan sağlığının gözetilmesi hem de çevre ve halk sağlığına uygun olarak kurban hizmetlerinin tamamlanmasını sağlamak amaçlanıyor.

Tebliğde yer alan her bir madde gerçekten çok gerekli ve önemli hususları içeriyor. Ancak ne yazık ki her yıl Kurban Bayramında bu hususların çoğu kağıt üzerinde kalıyor.

*- Halk benimsemeli

Kurban satış ve kesim yerlerinde hayvan sağlığı ve refahından sorumlu kurumlar ne kadar çabalasalar da halk sağlığına dair hassasiyetler herkes tarafından önemsenmediği sürece sonuç almak da mümkün görünmüyor.

Biz Kurban hizmetleri kapsamında pek çok bilinmesi ve uygulanması gereken olsa da, bu kez sadece dört günlük bayramın hatırına dört tanesine dikkat çekmek istiyoruz;

Birincisi; Hayvan hareketlerine dair kontrollerin hastalıkların yayılmasındaki önemi unutulmamalıdır.

İkincisi; Hayvanların refahı aynı zamanda sağlıklı olmalarının da güvencesidir. Hayvan nakillerinde ve hayvan satış ve kesim yerlerindeki şartlar ideal olmalıdır.

Üçüncüsü; Hayvan kesim yerlerinde Veteriner Hekim kontrolü olmaksızın kesimlerin yapılması halk sağlığı açısından risktir.

Dördüncüsü; Kesim sonrası etlerin ve sakatatların tüketiminde gıda güvenliğine dair gereken önlemler alınmalıdır.

2019 yılı Kurban Bayramı öncesinde özellikle hayvan sağlığı,  halk sağlığı ve çevre sağlığı açısından önemli bu 4 ana hususun altını bir kez daha çizmek istiyoruz.

Bu arada ben de kendi görüşümü belirteyim:

Hani belediyeler, resmi kurumlar, yetkililer, ‘denetimlerden’ yani kontrollerden söz ediyorlar ama…

İşte ‘aması’ var…

Kamil Okyay Sındır’ın dünkü açıklamasını gazetenizde okumuşsunuzdur:

Bölgemizde 20 köyümüz ‘veba endişesi’ ile karantinaya alındı.

Alındı ama o kadar…

Yetkililerden şu ana kadar ses seda çıkmıyor…

*- Yeterli değil

Yasa emri olmasına rağmen nihayet emeklilere hak ettikleri en fazla biner lire hesaplarına yatırıldı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık, ‘Emeklilere, Ramazan ve Kurban Bayramı’nda verilen bin liralık bayram ikramiyesi, artan fiyatlar nedeniyle vatandaşın bayram öncesi rahat bir nefes almasına yetmiyor. İkramiye, enflasyon ve zamlar karşısında yıldan yıla eridi, verilen bin lira pul oldu.’ ifadelerini kullandı.

4 milyonu aşkın insanımızın, emekli olduğu halde, geçim sıkıntısı nedeniyle tekrar çalışmak istediğine de dikkati çekti.

Emeklilerin neredeyse yarısının asgari ücretin altında aylık aldığına vurgu yapan Karabıyık, emeklilerin milli gelirden aldığı payın da yıllar içinde giderek azaldığını savundu.

*- Tatil bazılarının neyine?

Biliyorsunuz; Biz Bayramları  daha doğrusu tatilleri çok seviyoruz.

Düzgün ve iyi maaşı olanlara diyeceğimiz yok.

Ama ya nafakasını günlük işlerle kazananlara ne demeli?

Her yer kapalı..

Fırıncı bile fırsatını bulsa ‘Bugün kapalıyız!’ diyerek kendini serin bir yerlere atacak.

Çeşme’den yapılan açıklamaya göre;  bu bayramda milyonları misafir edecek!

Diğer sahil kentleri de böyle…

Yetkililer günlerdir, ‘Her türlü tedbiri aldık!’ diyorlar…

Ama yine de siz siz olun, her zaman söylediğimiz gibi bırakın hasta olmayı, ölmeyin bile…

Ne demek istediğimizi herkes biliyordur…

*- Şekersiz sakızı unutmayın!

Benim ilgimi çekti.!

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, ‘Eğer dişlerinizin arasına yiyecek sıkıştıysa ve fırçalama imkanınız yoksa, şekersiz sakız çiğneyerek sıkışan gıdaların o bölgeden uzaklaşması sağlanabilir’ diyor.

Kurban Bayramı’nda akraba ziyaretlerinde mutlaka et tüketildiğini belirten Diş Hekimi Pertev Kökdemir, dişlerin arasına girecek yiyecek kalıntılarının kaçınılmaz olduğunu belirtti. Ancak sıklıkla tüketilen bu etler, diş aralarına girerek iltihap oluşmasına neden olabiliyor.

Diş Hekimi Kökdemir, ‘Her et yemeğinden sonra dişleri fırçalamak tabii ki mümkün olamayabilir. Ancak dişleri günde iki veya üç kere fırçalamak ve bunun yanında diş ipi kullanmak; özellikle et gibi diş arasına kaçtığı zaman diş eti harabiyetine yol açan gıdaların o bölgeden uzaklaşmasını sağlar. Eğer dişlerinizin arasına yiyecek sıkıştıysa ve fırçalama imkanınız yoksa, şekersiz sakız çiğneyerek sıkışan gıdaların o bölgeden uzaklaşması sağlanabilir. Ama tabii ki sakız çiğnemek diş fırçalamanın yerini tam anlamıyla tutmaz’ diyerek uyarıyor.

*- İzmir şekillendirecek

İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir’de tarım konusunda çalışan 12 odak grupla bir araya gelerek tarımsal ürünlerin pazarlanması konusunu ele aldı.

Farklı odak gruplardan gelen temsilcilerin görüşlerini dinleyen Başkan Tunç Soyer değerlendirme konuşmasında, ‘Aziz Kocaoğlu’nun ekibi sayesinde tarımda beşinci sıradan ikinci sıraya yükselmişiz birinci sıraya çıkacağız sadece bununla kalmayacağız Türkiye tarım politikalarının şekillenmesinde büyük bir rol oynayacağız’ iddiasında bulundu.

Soyer, ‘Üretimde pazarlama için istikrar şart. İstikrar için de planlama yapılmalı. Hangi ürünün ne kadar üretileceği, ne kadara üretileceği ve kaçtan satılacağını biliyor olmamız lazım.

‘Enginar az para ediyor !’diye söküp, seneye buğday dikiyorlar ama herkes buğday dikmiş oluyor.

Bu sefer de buğday para etmiyor.

O nedenle istikrarsızlık en büyük engel.

Büyükşehir Belediyesi olarak Bakırçay, Gediz, Menderes ve Yarımada’da havza bazında üretim planlaması yapıyoruz’ şeklinde konuştu.

Soyer, Geçen dönemde yapılan alımların dört mislini almayı taahhüt ediyoruz. Kooperatif ne üretirse satın alacak durumdayız. Bunun için yeni pazarlama yöntemlerini hayata geçireceğiz. Semt pazarlarının haftada bir gün üretici pazarı olmasını sağlayacağız ama sadece İzmir’de değil İstanbul ve Ankara’da da bunu yapacağız.

Ekrem ve Mansur başkanlarla konuştuk. İzmir’in üreticisini haftada bir gün İstanbul ve Ankara’ya taşıyacağız.

Bu bir yolculuk, bir süreç. Tüm kooperatifleri güçlendirmeye talibiz” ifadelerini kullandı.

Başkan Soyer, Selçuk’ta manda çiftliği kuracaklarını ve Torbalı’da yem fabrikası açacaklarını da duyurdu.

Bu arada İzmir’de Tarım Üniversitesi kurulması çalışmaları da aralıksız sürüyor.

*- Ne günlere düştük!

Başkan Tunç Soyer’in verdiği ‘Buğday örneği’ anımsattı.

Rusya’nın en çok buğday sattığı ülke, açık ara farkla Türkiye oldu

Türkiye’de buğday üretimi 30 yıldır yerinde sayıyor.

Rusya’nın en çok buğday sattığı ülke açık ara farkla Türkiye haline geldi. Rus medyasına konuşan Petriçenko, ‘Türkiye’nin yaptığı alım, Rus buğdayının yüksek kalitesini yansıtıyor’ dedi.

Herhalde bu açıklama da, Türk tarımının ne halde olduğunu anlatıyordur.

*- Güvenli liman arıyoruz

Dr. Noyan Umruk son yazısına, ‘Yangından mal kaçırırcasına…’  başlığını atmış…

Umruk uzun yazısında özetle şöyle diyor:

‘Gemi yanıyor…

Lakin güvenli limanlara çekilmesine öncülük edecek bütün güç ve kurumların etkisizleşmesi ya da etkisizleştirilmesinin tarihsel sonucu toplumsal akıl tutulması ve felaket oluyor kuşkusuz…

Kendi edip kendi bulanların yüzünden kurunun yanında yaşında yanması gibi bir şey…

‘Keşke çocuk olsam yeniden..

Bir tek düştüğüm için acısa içim,

Ve kalbim; çok koştuğum zaman çarpsa sadece…’

Diyorum zaman zaman… Cemal Süreya dizelerindeki gibi…

*- Her yerden gelen pis kokular

Bir yandan artan hızla süren doğa ve çevre katliamı, öte yandan akraba-i talukat, eş ahbap, dosta çifter çifter maaşlı makam görevlendirmeleri…

Vur abalıya son fırsat beyler… Yanan geminin malları yangından mal kaçırırcasına…

Kuşların göç yolları üzerine, çok güçlü rüzgarlara, fırtınalara açık, kış şartlarının en yoğun geçtiği bölgeye, Atatürk Hava Limanının dörtte bir maliyetle genişletilmesi imkanına ilişkin tüm uyarılara rağmen 35 milyar dolara bölgenin akciğeri Kuzey ormanlarını, 3 milyon ağacı acımasızca kesip mahvederek, yandaş müteahhitlere parlak imkanlar, rantiyelere yeni astronomik rant olanakları yaratılıyor…

100 milyon yolcu kapasitesi ve uçuş sayısıyla dünyanın en büyük havacılık merkezi olacağı belirtilen Pekin’deki Daxing Havalimanının, 12 milyar dolarlık maliyetine karşın, ihalesinden konumuna kadar bugüne kadar birçok eleştiriye maruz kalan İstanbul’daki 3. havalimanı bitirildiğinde, 35 milyar dolarlık faturasıyla Daxing’in yaklaşık 3 katına inşa edilmiş olacak.

Sonra bu hava limanına inişe elverişsiz koşulları nedeniyle 2,5 ayda 176 kez pas geçilecek… Uçaklar Çorlu ve Sabiha Gökçen hava alanlarına falan inecek…

Yanına bir devlet zoruyla kullanılan köprü kondurulacak…’

Yazı böyle uzayıp gidiyor, Kaz dağlarına ve Salda gölüne kadar…

*- Dünya ekonomilerini de etkileyecek

Çin Devlet Konseyi tarafından düzenlenen toplantıda konuşan yetkililer, ABD’nin yeni vergilerinin Çin’den daha çok Amerikalı tüketicilerin etkileneceğini ve dünya ekonomisinin büyümesi üzerinde baskıcı bir sonuç yaratacağını dile getirdi…

ABD Başkanı Trump’ın Çin ürünlerine ek vergi getirmesinin ardından yeniden tırmanan ticaret savaşlarının dünya ekonomilerinin önemli bir bölümü üzerinde olumsuz etki yapacağı düşünülüyor.

ABD’nin yeni ek gümrük vergileri koyma tehdidinin yalnızca Amerikalı tüketicilerin çıkarlarını aşındırmakla ve Amerikan ekonomisini aşağı çekmekle kalmayıp küresel ekonomik ortamda da yeni istikrarsızlıklara yol açacağı belirtiliyor.

GÜNÜN NOTU:

Kağıt zamları başta olmak üzere artan girdiler yani maliyet nedeniyle İzmir’in yerel ve bölge gazeteleri Pazar günleri ortak kararla yayın yapmadıklarından, sevgili okuyucularımızın Kurban Bayramı’nı şimdiden kutlar, sağlıklı ve mutlu geçirmelerini diliyoruz.

***-

GÜNCEL

*- İkinci el bile!

Otomotiv sektörü ile ilgilenenler, ‘Otomotiv endüstrisi böyle kötü zaman hiç yaşamadı galiba…’ diyor..

Emre Özpeynirci’nin notu ise şöyle:

‘Bu arada kısa bir bilgi notu; 2019’un ilk 6 ayında satılan sıfır otomobillerin yarıya yakını 2018 modelmiş. Haziranda 2017 model sıfır bile satılmış. Şu an kalan stokun yüzde 15-20’si de yine 2018 modelmiş..’

Yakında vatandaşlar ikinci el araç bile alamayacak bu gidişle…

*-
— 
Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın