Konu ne Çeşme ne de Karşıyaka…

Sosyal Medyada Paylaş

YAŞAR EYİCE

*- Bir bu eksik kalmıştı!

Bornova’dan bir arkadaşım, bir süredir, pandemi nedeniyle İzmir merkezin dışında bir yerde yaşamlarını sürdürmek istiyor.

İlk tercih Urla ile Çeşme idi…

‘Deniz kıyısında gezeriz!’ diyorlardı…

Ama ev kiralarını duyunca vaz geçtiler.

Sonra Seferihisar’da sıfır evlerin kirasının 1500 TL olduğunu belirtiler.

İnternetten bulmuşlar…

Her halde umdukları gibi çıkmamış olmalı ki, bu kez Tire demesinler mi?

‘Her yer yeşil ve ucuz!’ diyorlar.

Emekliler için bir zamanlar ‘Cennet şehir İzmir’ di…

Şimdi baksanıza İzmir’in deniz kıyısında olmayan bir güzel ilçesi tercih ediliyor.

İlk kez duydum…

‘İzmir’e nasıl gidip döneceksiniz?’ deyince yanıt da hazır…

‘Ha Çeşme, ha Tire ne fark eder!

Üstelik bu pandemi en az üç yıl daha sürecekmiş…

Bornova’ya gel de gör milletin iç içe halini…’

Tabii ki bu söylediği İzmir’in tüm merkez ilçe yerleşim alanları için geçerli…

Şimdi bu arkadaşların içine su serpeyim…

*- Demek çoğunluğun beyni küçük!

Yeni duydum;

Beyni zorlamazsanız, ’beyin küçülür!’ diyor biri televizyonda…

Konuşmayı aynen nakledeyim:

‘İleri yaşlarda bunamayın diye millete niye bulmaca öneriyorlar?

Beyni meşgul edelim diye ki bulmaca bu arada beynin küçülmesini engelliyor!

Suduku dışında hiçbir bulmaca bir işe yaramıyor.

Yeni bir dil öğrenmek, yeni bir enstrüman öğrenmek,  yeni bir yere taşınmak beyni çok iyi geliştiriyor.

Ortam değiştirmek…

Bunların hepsi neyi gösteriyor?

Bir müşkül ve çözülmesi gereken bir sorun varsa vücut ve beyin ayılıyor.

Ama sorun yoksa dert yoksa çürümeye başlıyor.

Aynen mezardaki gibi…

Konfor bizi çürütür.’

Demek ki, ev değiştirenler, kent değiştirenler, ortam değiştirenler yaşadı…

Bir de, ortam ve sınıf değiştirenler…

Bunlar kimler mi?

Yönetici durumunda olanlar da ‘yaşayanlar’ sınıfındalar…

Bir bakıyorsunuz, normal sıradan kişilerin kapılarından geçmesi bile imkânsız olan özel derneklere, kurumlara giriyorlar, özel törenlerle…

Hadi bakalım siz, ‘Ben çalışmak istiyorum, mademki hayır ve iyilik üzerinesiniz beni de üye alın!’ deyin bakalım ne diyecekler…

Ya yöneticilere ne demeli?

Onlar bir noktada haklılar…

Çünkü bu dernek ya da oluşumların üyeleri sıradan insan değiller ki…

Ya önlerine bir çukur ya da engel çıkarırlarsa…

Yaparlar mı?

Yaparlar, çünkü hiç alışmamışlar kendilerine ‘Hadi canım diyecek!’ diye biri çıkmamış ve çıkmayacaktır da…

*- Nasıl değerlendirelim?

Kim olduğunu bilmediğim, doktor mu, şarlatan mı, aykırı bir adamı mı neyin nesi olduğunu bilmiyorum ama televizyona çıktığına ve dikkate alındığına göre boş birisi değil…

Ya da paralı biri…

Çünkü önceki kısmında adam, ‘Aynı saatte aynı şeyleri yerseniz, hep aynı şeyleri yaparsanız vücudunuzda arızalar çıkmaya başlıyor. Metebolizmanın bozuluyor, aynı hareketleri yapmak kemik yapınızı bozuyor, düz zeminlerde örneğin AVM’lerde  yürüyerek büyüyen  çocukların denge sistemi sorunlarını çok yaşıyorsunuz… Engebe olmayınca sistem uyarılmıyor, uyarlanmayınca gelişmiyor…’ diyerek iddialı bir laf ediyor:

‘Beyni zorlamazsanız küçülüyor…’

Herhalde bu adam ‘Engelli’ yarıştırıyor müşterilerini…

Ya da delik deşik bir yolda, içinizi dışınıza çıkaracak bir kamyonla seyahat ettiriyor.

Tartan pist, salon sporları, egzersizler hepsi aleyhimize…

Ben böylelerine ‘Allah akıl fikir versin!’ diyorum, daha ne diyeyim…

Dolandırıcılığın çeşitli yöntemleri var…

Bir tanesini de ben anlatayım:

*- Namussuzlar!

Arayan, sahte ‘Ekol Hukuk!’ bürosundan..

Daha doğrusu mesaj geçen;

Tabii bu isim ya da sıfat hep değişiyor!

İsim değiştirerek binlerce kişiye gönderilen mesajı vereyim:

‘Sayın Hüseyin Nazik Bey;

Çeşme 2- 2004- 106 Esas Sayılı  Türk Telekom icra dosyası ile ilgili bilgi almak ve ödeme yapmak için bizi arayınız. Tel, 0212246…58…’

Heyecanla aradınız diyelim, dolandırıcıların tuzağına düştünüz demektir.

Diyelim fark etmediniz…

Ya da ‘Hadi canım!’ diyerek önemsemediniz…

Kısa süre sonra yine bir mesaj gelecektir…

Bu kez, örneğin Çeşme yerine ‘Karşayaka’ ya da ‘Bornova’ ‘2008- 3728’ Esas Sayılı …’ diye başlayan ‘icra dosyası’ ile ilgili demektedirler.

Böyle adınıza bir dosya yoktur…

İcra kararı da…

Ama bunu kaç kişi anlayabilir…

Dolandırıcıların bu tuzağına düşmeyen nadir kişiler var.

‘Kuzu kuzu’ denir ya, çoğunluğumuz bu sahtekârların lüks yaşamlarına katkı veriyoruz.

Dolandırıcılar o kadar çok ki, hangi birini anlatalım…

Arada uyarı görevimi yapmaya çalışacağım…

*- Süt için süte değer

Haberin, daha doğrusu açıklamanın başlığı böyle idi;

‘Süt için süte değer!’

Ülkemizde et ve süt fiyatları marketlerde, bakkallarda artmaya devam ederken yem, akaryakıt, elektrik, su, gübre gibi üreticinin girdi maliyetlerine sürekli zam geliyor.

Süt fiyatı 15 Kasım 2019 dan bu yana aynı.

Hayvan kesim fiyatları 40 TL den 33-35 TL’lere kadar gerilemiş, hayvancılıkla uğraşan üreticiler olarak yaklaşık %40 gibi ciddi bir oranda fakirleşmiş durumda.

Hal böyle olunca üreticiler de borçlanmaya başladı.

‘Süreç bu şekilde devam ederse elimizdeki hayvanları kesmeye devam etmek zorunda kalacağız.’ diyor ve şöyle devam ediyorlar:

‘Asolan yerli üretimdir, ithalata bağlı tarım politikasını bırakıp yerli üreticimizi desteklemeliyiz. 

Çözüm olarak bakanlığımız biran önce süt fiyatlarını güncellemeli, bunu yaparken de üreticinin hangi dönemde ne kadar destekleme alacağını belirlemeli ayrıca girdi maliyetlerine müdahale etmelidir.

Pandemi döneminde görüyoruz ki gıda olmazsa hayat olmuyor.

Tarım varsa hayat var!’

Açıklamayı yapan; S.S. İzmir Tarımsal Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği Yönetim Kurulu…

*- Önerimi paylaşayım

Ben de kendilerine bir öneride bulunayım…

Son zamanlarda ‘sütün faydaları!’ konusunda değişik görüşler öne sürülüyor.

Bunların içinde bizim çocukluktan bu yana bildiğimiz ve öğrendiğimiz bilgilerin dışında söylentiler yayılıyor.

Yani süt bizim bildiğimiz kadar yararlı değilmiş, gibi…

Demek ki, bu konuda bir çalışma yapmak ve halkı yani tüketiciyi doğru bilinçlendirmek gerekiyor.

Benden söylemesi ve hatırlatması…

Tabii ki, yaşam ve geçim için fiyat önemli…

Ama bir de bilinçli ya da başka hesaplarla yayılmaya çalışılan kirli bilgilere karşı tedbir alınması şart…

Bir kişi bile ‘Acaba?’ diye düşünürse, gerisi gelir…

Şimdilik bu kadar…

*- Birlikte harekete geçme zamanı

Dün konuyu paylaşmıştım…

Yapılan açıklamaları vermiştim.

FAO ve UNEP, artan gıda güvensizliği ve doğal kaynaklardaki azalma sebebiyle herkesi gıda kaybı ve israfını azaltmaları için daha çok çaba göstermeleri çağrısında bulundu.

Son yıllarda sıkça konuşulan gıda kaybı ve israfı, bu sene COVID-19 salgınıyla birlikte daha geniş kapsamda tartışmaya açıldı.

Salgın ile uygulamaya konulan kısıtlamalar, gıdaların nakliyesini veya tüketicilerin pazara erişimini engellerken, bozulabilir tarımsal ürünlerde ve tedarik zincirindeki ürünlerde yüksek düzeyde kayıpları da beraberinde getirdi.

*-  Üret ama israf etme!

Bugün sayısı yaklaşık 690 milyonu insan açlık çekerken, üç milyar insanın besleyici gıdaya erişimi yok.

2014 yılından beri artan açlık çeken insan sayısına, salgın ile 132 milyon kişinin daha eklenmesi ile gıda ve beslenme güvenliği her zamankinden daha çok tehdit altında.

Tüm bu gelişmelerin ışığında, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ev sahipliğinde ilk kez kutlanan Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü, hepimize gıdayı üretme, tüketme ve israf etme şeklimizi yeniden düşünmemiz gerektiğini hatırlattı.

*- ‘Dur!’ demeli…

‘Gıda kaybı ve israfına dur diyelim. İnsanlık için. Gezegenimiz için’ sloganıyla kutlanan günde artan gıda güvensizliği ve azalan doğal kaynaklarımıza dikkat çekilerek gıda kaybı ve israfını azaltmak için herkesin daha çok çaba göstermesi gerektiğinin altı çizildi.

*- İşletmelere fiyat denetimi

Aliağa Belediyesi Zabıta ekipleri, kent genelinde periyodik olarak yaptığı fiyat etiketi kontrollerini sürdürüyor. Denetimler sırasında satışa sunulan ürünlerin üzerinde veya raflarda fiyat etiketi olup olmadığı, raftaki fiyat ile kasa fiyatlarının uyuşup uyuşmadığı ile son kullanma tarihleri kontrol ediliyor. 

Denetimlerde eksik görülen hususları tutanak ile tespit ettiklerini belirten Aliağa Belediyesi Zabıta Müdürü Mustafa Tahir Acar, ‘Gerekli yaptırımlar için Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İl Müdürlüğüne bilgilendirme yapıyoruz. Amacımız halkımızın sağlıklı ürünler ile birlikte fiyat güvenliği sağlanmış şekilde gönül rahatlığı içerisinde alışveriş yapmalarını sağlamak’ dedi.

***-

GÜNCEL

*- 309 milyon kişi canlı yayın üzerinden satış ve pazarlama yapıyor

Çin’in internet gelişimiyle ilgili hazırlanan yakın tarihli bir rapora göre, haziran ayı itibarıyla Çin’in kırsalda yaklaşık 285 milyon internet kullanıcısı var ve bu rakam ülke toplamının yüzde 30’undan fazlasını oluşturuyor.

Çin İnternet Ağı Bilgi Merkezi tarafından yayımlanan rapora göre, Çin’deki kırsal internet kullanıcılarının sayısı mart ayına göre 30 milyonun üzerinde arttı ve kentsel-kırsal dijital uçurum önemli ölçüde azaldı.

Raporda, internetin, halkın katılımı ve ilgili kampanyalara artan farkındalığıyla birlikte ülkenin yoksulluğu azaltma çabalarında daha büyük bir rol oynadığı belirtildi.

Haziran itibarıyla yoksul bölgelerdeki tarım ürünlerinin sanal tanıtımı gibi ilgili faaliyetlerin Çinli internet kullanıcılarının yüzde 51,5’ine ulaştığı ve aktif internet kullanıcılarının yüzde 34’ünden fazlasının bu tür ürünleri sanal platformlar üzerinden satın aldığı kaydedildi.

YAŞAR EYİCE



Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın