Kış aylarının korkulu rüyası sinüzit

Sosyal Medyada Paylaş

Sinüzit ve tedavisi hakkında bilgi veren Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sezgin Bekdemir, sinüzitten şikayet edenlerin arasına her yıl milyonlarca yeni hastanın katıldığını, ameliyat aşamasına geldiği halde ihmal edilen sinüzitin tehlikeli olabileceğini belirtti.
Özel ENTO Kulak Burun Boğaz Cerrahi Merkezi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sezgin Bekdemir, sinüzit ve tedavisi hakkında bilgi verdi. Sinüzitten şikayet edenlerin arasına her yıl milyonlarca yeni hastanın katıldığını dile getiren Bekdemir, sinüzit tedavisi olarak genellikle antibiyotik, mukus sökücü ilaçlar ve burun spreylerinin reçete edildiğini belirterek, “İlerlemiş, kronik vakalarda ise ilaç tedavisi yanıt vermediği takdirde ameliyatla sinüslerin temizlenmesi ve tıkanıklığın giderilmesi gerekir. Ameliyat aşamasına geldiği halde ihmal edilen sinüzit tehlikeli olabilir. Gözleri, akciğeri ve hatta beyni etkileyebilir” diye konuştu.

Kronik sinüs
Sinüslerin; alın, yanak ve gözlerin ardında, kafa tasındaki hava dolu boşlukları olduğunu kaydeden Bekdemir, şu bilgileri verdi:
“Bebeklerde bile bulunan, burnu çevreleyen kemiklerin içerisindeki, sinüs adlı oyukların varlığından haberdar olmak demek çoğu kez maalesef sinüzit olmak anlamına gelir. Sanki başınızın içine beton dökülmüş gibi bir ağırlık veren ve her nefesi zorlaştıran sinüzitle birlikte, temiz sinüslerin değeri de anlaşılmış olur. Sinüzit virüs, bakteri ya da mantarların neden olduğu bir enfeksiyon yüzünden sinüslerin iltihaplanmasıdır. Eğer ‘sinüs’ dediğimiz bu boşluklar sürekli iltihaplanıyor ya da iltihaplanma uzun süre geçmek bilmiyorsa, 3 aydan fazla bir sürenin ardından belirtiler devam ediyorsa, bu durumda ‘kronik sinüzit‘ söz konusu demektir.”

“Her yıl milyonlarca yeni hasta katılıyor”
Daha kısa süren sinüzitlere ‘akut sinüzit’ denildiğini ve akut sinüzitin genellikle soğuk algınlığı gibi bir enfeksiyonun ardından görüldüğünü ifade eden Bekdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sinüzitten şikayet edenlerin arasına her yıl milyonlarca yeni hasta katılır ve çoğu zaman aylarca hatta yıllarca uğraştıran bu derde ilaçlar da derman olamaz. Normalde sinüsler mukus (sümüksü bir sıvı) üretir ve bu salgı burun boşluğuna açılan küçük ağızlardan boğazımıza boşaltılır. Ancak sinüzitte, burun ve sinüslerdeki şişmeler bu boşaltımı engeller. Sinüsler içerisinde sıvı birikmesi baş ve yüzde ağrılara ve yüzümüzde basınç hissetmemize neden olur. Nefes almak zorlaşır, göz, burun ve yanak çevresinde şişlikler meydana gelebilir. Sinüzit ayrıca ağız kokusu, ateş ve halsizlik de yapabilir.”

“Sağlıklı sinüslerde bakteri ve mikrop bulunmamalı”
Sağlıklı sinüslerde bakteri ya da mikrop bulunmaması gerektiğini vurgulayan Bekdemir, “Sinüsler burun içini kaplayan zarın (mukoza) aynısı ile kaplıdır ve bu zar, az önce yukarıda da sözünü ettiğimiz mukusu üretir. Bu şekilde hem nefes yolları nemli kalır hem de mikroplar ve toz parçacıkları fazla ilerleyemeden temizlenir. Sinüsler bağışıklık sistemini destekler ve ayrıca solunan havayı ısıtır. 4 ana çift sinüs vardır ve bunlar elmacık kemiklerine, alında gözlerin üzerine, gözlerin arasına ve gözlerin arkasına denk gelecek şekilde, yüzümüzdeki kemikler arasında yer alır. Sinüzit ağrısı da en çok bu bölgeleri etkiler. Sağlıklı sinüslerde bakteri ya da mikrop bulunmaması gerekir. Genellikle mukus sinüslerden dışarı kolayca atılır ve hava da boşluklar arasında rahatça dolaşır. Sinüs ağızları tıkandığında veya sinüslerde fazla mukus biriktiğinde bakteriler ve mikroplar da burada kolayca üreyip çoğalabilir” dedi.

Sinüzitin nedenleri
Bekdemir, sinüzitin nedenlerini de şu şekilde sıraladı:
“Burun kemiğindeki eğrilik ya da iyi nefes almayı engelleyen diğer şekil bozuklukları, büyük geniz eti, geniz akıntısı, irtifa değişiklikleri (uçağa binmek ya da dalış yapmak), kış aylarında soğuk ve kuru hava, reflü, saman nezlesi, alerjiler, sigara içmek, sinüslerde bulunan ve mukusun dışarı atılmasını sağlayan küçük kıllar (silia) bazı tıbbi durumlara bağlı olarak görevini tam olarak yerine getirememesi, soğuk algınlığı (çok fazla mukus oluşması), solunum yolları enfeksiyonları nedeniyle sinüzit oluşabilir, tetiklenebilir ya da risk artabilir.”

“Tehlikeli olabilir”
Sinüzit tedavisi olarak genellikle antibiyotik, mukus sökücü ilaçlar ve burun spreylerinin reçete edildiği bilgisini veren Bekdemir, “İlerlemiş, kronik vakalarda ise ilaç tedavisi yanıt vermediği takdirde ameliyatla sinüslerin temizlenmesi ve tıkanıklığın giderilmesi gerekir. Ameliyat aşamasına geldiği halde ihmal edilen sinüzit tehlikeli olabilir. Gözleri, akciğeri ve hatta beyni etkileyebilir” diye konuştu.

Bir cevap yazın