Kimden mi bahsediyoruz? Tabi ki, Ayşen GRUDA / Baha Mersin:

Sosyal Medyada Paylaş

Kiminin ablası, kiminin kardeşi-bacısı, öyle ya; kiminin de annesi gibiydi…

Kimi zaman hüzünlü,
Kimi zaman duygusal…

Kimi zaman güldüren,
Kimi zaman ağlatan,
Gülerken ağlatan – ağlatırken güldüren;
Kimi zaman mesaj veren, toplumsal…

“Ayy, kendimi intihar edeceğim!”,
“Annem göster ama elletme dedi”,
“Ayyy, ne hoş adaaam” sözlerinin efendisi…

İsimler, şekiller, görüntüler ne fark eder? İnsan yüreğini sever. İnsan yüreğiyle sever…

O kadar tanıdık, o kadar içten ki; O sanki evimizin kızı, O ailemizin bir bireyi, ablası…

Kimden mi bahsediyoruz? Tabi ki, Ayşen GRUDA’dan. Pardon pardon, Domates Güzeli Nahide ŞERBET’ten…

“Domates güzeli” dendi ya çokça, gün Ayşen GRUDA…

4 yıl önce bugün, 23 Ocak 2019’da uğurladık O’nu sonsuzluğa…

***

22 Ağustos 1944’de, İstanbul’da doğar Ayşen. Öyle ya! Türkiye’de komedyen kadın çıkmıyor diyenlerin; O’nu hatırlayınca saygı duruşuna geçmesi, bu tarihle başlamalı…

Sevgi dolu evin 3 mutlu kızıdırlar: Ayşen, Ayben, Ayten ERMAN…

Mutlu geçen çocukluğunun ardından, çalışmak ve ailesinin geçimine yardımcı olmak zorunda olan Ayşen; Lise 2’de kaybettiği kara tren makinisti babasının yokluğunda, kardeşleri gibi çalışıp para kazanması gerekir…

1962’de; 18 yaşındayken henüz, bir tanıdığı vasıtasıyla kendisini birden içinde bulduğu, “Kongre Eğleniyor” adlı bir komedi oyununda, küçük bir hizmetçi rolü ile başlar her şey…

Ve burada Müjdat GEZEN ile tanışır…

Müjdat GEZEN’in ısrarlı flört tekliflerine artık dayanamayan Ayşen; 1963’te, henüz 19 yaşındayken Müjdat GEZEN ile nişanlanır…

Aynı yıl Müjdat GEZEN askere gider…

Askerden bir izine geldiğinde, bir filmde asistanlık yapar Müjdat GEZEN. Muzipliğiyle ünlü Müjdat GEZEN’in, sinema oyuncusu Pervin PAR’ın kıyafetiyle taklit yapmasına kızar, kıskanır. Kavga ederler…

O anı şöyle anlatır Ayşen GRUDA: İntikam için! Aslında, çocukça bir şey diyeyim. Bu yine askerden izne geldi. ‘Yasak Sokaklar’ isminde bir film çekiliyor ve Müjdat da orada asistan. Bir gün baktım ki; filmde oynayan Pervin PAR’ın kirpiğini takmış, kıyafetlerini giymiş, taklitler yapıyor… Çok sinirlendim… Neden başkasının elbiselerini değil de, Pervin’inkileri giyiyor diye…

Müjdat GEZEN; izin dönüşü askerde, yüzüğü tuvalete fırlatır ve böylece, dünyadaki bir Aşk hikâyesi daha yarım kalır…

Yine de aralarında küslük olmaz. İkisi de ayrı ayrı insanlarla evlenip mutlu olurlar. “Gırgıriye”, “Görgüsüz” gibi filmlerde de birlikte çalışırlar…

Tahmin ettiğiniz gibi dostlar kimse Ayşen GRUDA ile şöyle; tertemiz küsüp, küs kalamaz. Öyle güzel bir yürektir Ayşen GRUDA…

***

1965’te; 21 yaşında, 11 yıl evli kaldığı ve boşandıktan sonra 42 yıl boyunca kimseyle evlenmediği Yılmaz GRUDA ile evlenir…

1976’da, dostça ayrılır Yılmaz GRUDA’dan ve soyadını da bırakmaz Ayşen GRUDA…

İlk oyununun ardından 15 yıl boyunca tiyatro yapar; yapar da, anca 33 yaşında ünlenir Ayşen… Af edersiniz, ‘Domates Güzeli Nahide ŞERBET’
Halk O’nu ilk kez, bir TRT programında kısa parodiler sunan ‘Domates Güzeli Nahide ŞERBET’ olarak tanır…

Benimser…

Sever bu lâkabını…

Şanslıdır da Ayşen GRUDA… Münir ÖZKUL’un ve Adile NAŞİT’in hiç genç halini tanımayan halk, ‘Domates Güzeli’ni gençken sevmeye başlar…

‘Domates Güzeli’ ismiyle reklam filmlerinde yer almaya başlayınca, TRT ile arası bozulur ve tiyatroya ağırlık vermeye başlar…

Münir ÖZKUL, Adile NAŞİT, Şener ŞEN, Kemal SUNAL’ın partneri;
Tosun Paşa, Çöpçüler Kralı, Süt Kardeşler, Gülen Gözler, Çiçek Abbas, Hababam Sınıfı, Gırgıriye, Şark Bülbülü ve niceleri…

Nicelerinde birlikte oynar Ayşen GRUDA…

Oynamaz, adeta birlikte yaşarlar filmleri…

Hepsini aileden biri gibi sevdiğimiz, setini evimizin içi gibi gördüğümüz filmlerin en sevilen oyuncularıyla…

***

Ayşen GRUDA anlatıyor:

“Bir gün setten dönmüşüm, torunum Emre aradı. ‘Anneanne, yolda araba çarpmış bir kedi gördüm, veterinere götürdüm, tedavisini yaptırdım. Anneme götürdüm, o da temizledi eve aldı’ dedi…

‘Peki, getir bakarım’ dedim. Kediyi gördüm, bayağı çirkin bir şey. “Ay niye aldın bunu, pek de çirkinmiş!” dedim…

‘Anneanne sen de çirkinsin, sana da araba çarpsa bakmayacak mıyız?’ dedi Emre…

Durdum! Önce bir sallandım. Sonra düşünmeye başladım. Haklıydı torunum. Ne faşist kadınmışım dedim kendi kendime…

Güzeli kabul ediyoruz ama çirkini dışlıyoruz, asıl onları almak lazım…”

Güzellik mi? Güzellik, izafi bir kavram derler. Güzellik, göreceli. Ayşen GRUDA, Ayşen Abla; öyle güzelsin ki…

***

4 yıl önce bugün 23 Ocak 2019’da; İstanbul’da, ebediyete uğurladık O’nu. Koca bir gülümseme bırakıp ayrıldı aramızdan…

Kalbimizde hiç geçmeyecek bir sızıyla…

Böyle anma günlerinde ya da herhangi bir günde, O’nu gördüğümüzde, hatırladığımızda, izlediğimizde, O’nu hissettiğimizde, o sıcacık gülüşü ve ağzını aça aça konuşmasıyla; yanımızda, o yanı başımızda…

Seni seviyoruz Ayşen GRUDA…

Seni seviyoruz Ayşen Abla…

Bize bir hediye gibi bıraktığın; tüm o içten kahkahalarımız – tebessümlerimiz için, hayatımıza renk kattığın ve filmlerinle bizi farkımızda bile olmadan büyüttüğün için çok teşekkür ederiz…

Işıklar içinde uyu, güzel insan…

Yatıyor şimdi Zincirlikuyu Mezarlığı’nda. Ebedi istirahatgâhında…

Anısına ve muhteşem üretimlerine saygıyla…

Bir cevap yazın