23 Okunma

KENDİLERİNİ YALANLIYORLAR AMA FARKINDA DEĞİLLER YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

Dış güçler kendi yalanlarının altında kalıyor… Barış Pınarı harekatımızı dünyalı gözünde karartmaya çalışırlarken, farkında olmadan,  destekledikleri Suriye’deki teröristlerin ve PKK’lıların askere değil, sivil halka ateş açtıklarını yazıyorlar. Örneklerini paylaştım.

*- Merkel yine kendince bir şeyler söyledi. Almanya ile Fransa Türkiye’ye silah satmama kararı aldı. Yakında fabrikaları top atar…

*- Arapları anladık da, şu Kıbrıslıya ne oluyor? Kıbrıslı Tuğrul arkadaşımın son zamanlarda yazdıklarından, birilerinin başının altından bir şeyler çıkacağını öğrenmiştim. Bakalım bu terbiyesizin haddini nasıl bildireceğiz.

*- Genelde yabancı basını takip ederek, onların ağzı ve görüşlerinden bir derleme yapmaya çalıştım… Nasıl iki yüzlüler, okuyunca anlayacaksınız…

Barış Pınarı harekâtında beşinci günün içindeyiz.

Her kes kendi penceresinden bir şeyler aktarmaya çalışıyor.

Bu satırları yazmadan önce 525 teröristin etkisiz hale getirildiğini biliyorum.

Bunlar için ‘leş’ diyebilirim.

Sayıları her geçen gün artarak teslim olanlar da var.

Gerisin geriye, topukları kıçlarına vurarak kaçanlarda.

Güzel haberlerden biri de Tel Abyad’ın teröristlerden kurtarıldığı.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) Suriye’nin kuzeydoğusuna yönelik düzenlediği askeri operasyonun sıcak noktalarından olan Tel Abyad karşısındaki Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Harran Caddesi üzerinde bulunan iki katlı bir eve havan mermisi isabet etti.

Evde kimsenin bulunmaması olası bir can kaybının önüne geçti. Kısa süre sonra aynı sokağa 2, aynı anda Gümrük Kapısının yanına da 1 havan mermisi düştü.

*- ÖSO grupları sevk edildi

Azez’den öğlen saatlerinde yola çıkan yaklaşık 25 otobüslük askeri konvoy Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa güzergahından gelerek 16.00 sıralarında Akçakale’ye ulaştı.

İlçeye gelen konvoy geçtiğimiz yıl boşaltılan Akçakale Geçici Barınma Merkezi’ne giriş yaptı.

Konvoyun ilçe merkezine girişi esnasında trafik ekipleri geçiş güzergahındaki yollarda trafiği kesti.

*-

Kıbrıs’ta Türkiye sayesinde Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturanın söylediklerini şimdilik bir yana bırakıyorum.

Herhalde Rumların ve Filistinlilerin etkisi altında kalmış.

Bence İngilizler ve Almanlar daha önde geliyor.

Çünkü; Merkel aklınca bastırıp, duruyor…

Bu yazıyı kaleme almaktan, derlemelerin yapmadan iki saat önce Merkel yine bir şeyler yumurtladı:

‘Operasyonu derhal sona erdirin!’ dedi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yaptığı telefon konuşmasında ‘Türkiye’nin, Suriye’nin kuzeyine düzenlediği operasyonu derhal sona erdirmesini’ söylediği açıklandı.

Ben de ‘devam!’ diyorum….

Kime ne?

Telefon görüşmesinin Türk tarafının isteği üzerine gerçekleştiği ve Merkel’in Erdoğan’a Türkiye’nin kendini savunma hakkının olduğunu, ancak harekatın yerel halkın evlerinden sürülmesine, bölgenin istikrarının daha da bozulmasına ve terör örgütü IŞİD’in yeniden güçlenmesine yol açacağını ifade ettiği aktarıldı.

Açıklamada, Merkel-Erdoğan konuşmasında, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerinin de ele alındığı belirtildi.

Almanya’nın askeri harekat konusundaki tutumunu her geçen gün sertleştirdiği dikkat çekiyor.

Dün Alman hükümeti, Türkiye’ye yönelik silah satışlarına kısıtlama getirme kararı aldı.

Federal Dışişleri Bakanı Heiko Mass, Türkiye’nin Suriye’ye dönük harekatında kullanabileceği silahlara satış izni verilmeyeceğini açıkladı.

‘Zeytin Dalı Harekatı’ndan sonra da, Türkiye’ye Leopard tank satışını ve modernizasyonunu durdurmuşlardı.

*-

Türkiye, Almanya’dan silah satışı yapılan ülkeler listesinde yıllardır ilk sıralarda yer alıyor. Ekonomi Bakanlığı’nın verilerine göre, Almanya’dan Türkiye’ye geçen yıl toplam 242 milyon 800 bin Euro değerinde silah sevkiyatı gerçekleşirken, bu yılın ilk dört ayında 184 milyon 100 bin Euro değerinde silah satıldı.

Bu arada dün harekatı protesto amacıyla Almanya çapında düzenlenen gösterilerin ardından, aralarında PKK yanlılarının da bulunduğu radikal Kürt göstericilerin Nürnberg ve Villingen-Schweningen kentlerinde Türk dükkan ve derneklerine saldırdırmaları tepkiye neden oldu.

Başkonsolos Serdar Deniz, polisten bu olaya çok hızlı bir şekilde müdahale etmelerini, saldırganların bir an önce yakalanıp, yargı önüne getirilmesini istedi.

Deniz, polislere, ‘Ben Başkonsolos olarak her bir vatandaşımın hakkını ve hukukunu korumakla görevliyim, sizden de vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamanızı istiyorum’ dedi.

*- Fransa da Türkiye’ye silah satışını askıya aldı

Almanya’dan sonra Fransa’dan da benzer bir karar geldi.

Fransa, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine başlattığı askeri operasyon sona erene kadar, Türkiye’ye silah ve savaş malzemeleri satış planını askıya aldığını açıkladı.

Fransa Savunma Bakanı Florence Parly, Türkiye’nin saldırıda kullanması muhtemel savaş malzemelerini ihraç etme planını askıya almaya karar verdiklerini belirtti.

Parly, bu kararın alındığı andan itibaren geçerli olduğunun da altını çizdi.

*- Batı medyasında tezvirat harekâttan önce başladı

Tarihsel olarak Türkiye konusunda bagajları bulunan Amerikan medyası, gelinen noktada, hukuki bir sınır veya gazetecilik ilkesi tanımaksızın, Türkiye karşıtı mesajların hedef kitleyle paylaşılabildiği bir zemine saplanmış durumda.

ABD Başkanı Donald Trump, 9 Ekim’deki açıklamalarından birinde, eski Başkan Barack Obama’nın PKK’yı Türkiye sınırına getirerek ‘ölümcül bir hata’ yaptığını belirtti.

Bu açıklamayla birlikte PYD-YPG-SDG isimleri üzerinden Türkiye’ye söylenen ‘bunlar PKK değil, farklı oluşumlardır’ yalanı bir kez de ABD başkanı tarafından ifşa edilmiş oldu.

Trump gerçeği söyleyerek, Obama döneminde Türkiye karşıtı bir düzleme oturtulan Amerikan politikasının, Suriye’de terör örgütü PKK ile işbirliği içinde olduğunu da ifade etmiş oldu.

Şu anki şartlarda bakıldığında, Batı medyasındaki yayınların arka planında iki gerekçe var gibi görünüyor.

Birincisi, çok geniş bir arka planı bulunan Türkiye karşıtlığı; ikincisi ve şu anda sanki daha yoğun şekilde öne çıkan gerekçe ise PKK-YPG-PYD üzerinden yapılan planların zarar görmesi…

Bugün Amerikan Başkanı bilmem kaçıncı açıklamasını yaptı;

Kürtlere daha doğrusu teröristlere Türkiye’ye karşı gelemeyeceklerini bu yüzden geri çekilmelerini istedi.

*- Macron’dan Suriye Diplomasisi : AB Yaptırımı mı Geliyor?

Yine dış, daha doğrusu Amerikan kaynaklarına göre, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine düzenlediği Barış Pınarı Harekatı’na karşı diplomatik temaslarını hızlandırdı.

ABD Başkanı Donald Trump’ı arayarak ‘Bu operasyon derhal durdurulmalı!’ diyen Macron, Türkiye’ye AB yaptırımlarını görüşmek üzere Almanya Başbakanı Merkel ve AB Konseyi Başkanı Donald Tusk’la bir araya geliyor.

Elysee Sarayı’ndan görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada, ‘Öncelikle bölgedeki IŞİD’in yeniden dirilmesini önlemek, bizimle birlikte teröristlere karşı savaşanları desteklemek ve sivil nüfusu korumak için gereken ihtiyacı vurguladı.

Bu amaçla, Cumhurbaşkanı, Türkiye saldırısını en kısa zamanda durdurma gereğini hatırlattı.

Ortak kaygıları paylaşan Fransa ve ABD önümüzdeki günlerde yakından koordine olmaya devam edecek’ denildi.

Bunların ağızlarına sakız ettiği konulardan biri de siviller…

Gelsinler Türkiye’ye ve sınır bölgemize, kimlerin sivillere saldırdığını, kimlerin Kiliseleri kullandıklarını görsünler…

Macron, Pazartesi günü de öğle yemeğinde AB Konseyi Başkanı Donald Tusk’la bir araya gelecek.

Öte yandan; AB zirvesi, Brexit gündemiyle 17-18 Ekim’de Brüksel’de toplanıyor.

*-

Hafta sonunda gündeme gelen bir  Amerikalı’nın ortaya attığı yalana karşı, Türkiye, Amerikan Savunma Bakanlığı’ndan yapılan, ‘ABD askerlerinin bulunduğu bölge yakınlarında Türkiye’nin top ateş ateşinden kaynaklanan patlama olduğu’ açıklamayı teyit etmedi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ABD üslerine zarar verilmemesi için her türlü tedbirin alındığını söylemiş, ‘‘Atış öncesinde ABD üssüne zarar verilmemesi için her türlü tedbir alınmıştır’ demişti.

Milli Savunma Bakanımız,  ‘ABD gözlem noktasının yaklaşık 1000 metre güney batısındaki tepelerden Suruç’un güneyindeki sınır karakollarımıza Doçka ve havan tacizleri yapıldı.

Meşru müdafaa kapsamında karşılık verilerek atışların yapıldığı terör mevzileri ateş altına alındı.

ABD’nin gözlem noktasınaysa herhangi bir atış söz konusu değildir.

Atış öncesinde de ABD üssüne yönelik zarar verilmemesi için her türlü tedbir alınmıştır.

ABD tarafından konunun tarafımıza iletilmesi sonucu tedbiren ateşler kesilmiştir.

 Kesinlikle ABD ve koalisyon askerinin vurulması söz konusu değildir. Zaten karargahlarımızla ABD’liler arasında gerekli koordinasyon yapılmaktadır’’ dedi.

Biliyorsunuz;

Sivillerimizi teröristler havan atışı ile taciz ederlerken, anında karşılık veriyoruz. Bunun gibi…

*-

ABD ve Avrupa’da Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik düzenlediği operasyonu protesto gösterileri düzenlendi.

Fransa, Almanya ve Yunanistan’da bazıları sokağa çıkarak, Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı’na tepki gösterirken, ABD’nin başkenti Washington’da da Beyaz Saray önünde eylem yapıldı.

Bu gösterilerin belli kişi ve devletler tarafından organize edildiği gerçeği ortada.

Tahmin edileceği gibi; Fransa’da protestoların adresi başkent Paris ve Marsilya kentiydi.

Republique meydanında toplanan göstericiler;  ellerinde YPG ve PKK bayrakları ile Türkiye’nin operasyonunu protesto etti.

 Protesto eylemine, çok sayıda Kürt kökenli göstericinin yanı sıra Ermenilerin de katıldığı belirtiliyor.

‘Rojava=direniş’, ‘Öcalan’a özgürlük’ sloganları atanlar, konuşmalarda SDG ve YPG’nin IŞİD’e karşı mücadelede 11 bin militanın öldüğü belirtilerek, YPG ile dayanışma çağrısı yaptılar.

Burada dikkati çekmek istediğim şu:

‘Avrupa ve Amerika’da bize karşı olan politikacılar,  halkı yanlarına çekmek için her fırsatta ve konuşmalarında ‘Işid’i kendilerince koz olarak kullanmaya çalışıyorlar.

Köln’de PKK’nın yasaklı sembollerini taşıyan bazı posterlere el konulduğunu, Berlin’de de yüzlerini kar maskesiyle örten bazı göstericilerin yürüyüşten uzaklaştırıldığını duyuruldu.

Polis gösteriler öncesinde, Almanya’da terör örgütü kabul edilen PKK’nın sembollerinin ve Abdullah Öcalan posterlerinin taşınmasının yasak olduğu şeklinde uyarılarda bulundu.

Türkler’e ait çok sayıda cami ve kuruluşlara yönelik saldırılar düzenlenmişti bir zamanlar bunu da unutmuyoruz.

*- Türkiye’den sert tepki

Türkiye’nin Suriye harekatını görüşmek üzere Mısır’ın çağrısı üzerine olağanüstü toplanan Arap Birliği’nin Genel Sekreteri Ahmed Ebul Geyt operasyon için ‘Arap devletinin topraklarını işgal ve egemenliğine bir saldırı’ olarak niteledi.

Türkiye Dışişleri’nden açıklamalara sert tepki gösterdi, ‘Suriyeli Arapların hakkını savunmak yerine Arap vatanını parçalamaya çalışan teröristlere arka çıkması ibret verici’ denildi.

Bugün ise Fas, birliğin açıklamasının kendilerini ilgilendirmediğini açıkladı.

YPG/PKK/PYD terör örgütünün etnik temizlik politkasının ve insanlığa karşı işlediği suçların ilk ve en büyük mağduru Suriyeli Araplar olduğunu, yüzbinlerce Arabın YPG tarafından Fırat’ın doğusundaki evlerinden ve topraklarından sürüldüğünü her halde bu Arap’lar bilmiyor…

Arap Ligi Genel Sekreteri’nin, Suriyeli Arapların hak ve hukukunu savunmak yerine, Suriye’de Araplara karşı işlenen suçların müsebbiplerine ve ‘Arap vatanını’ parçalamaya çalışan teröristlere arka çıkması ibret verici.

*- Sınır köyleri boşalıyor

Türkiye’nin Suriye’ye yönelik ‘Barış Pınarı’ harekatı sürerken, sınır hattında bulunan köylerde yaşayanlar evlerini terk etmeye devam ediyor. Mardin’in Kızıltepe İlçesine bağlı Şenyurt Köyünde yaşayan son ailenin de çıkmasıyla köy tamamen boşaldı.

Ancak bugünkü gelişmelerden ve teröristlerin sürülmesi üzerine bazı aileler geri döneceklerini açıkladılar.

*-

Ben bu arada Amerikan basınına konuşan, sorularını yanıtlayan Gazal Şahin’den bir paragrafı paylaşmak istiyorum.

‘Eşim askerde olduğu için ben burada annemin yanında kalıyorum. Çarşamba günü, hatlar kesildi. Hiç kimseye ulaşamadım. Saat tam 7’de elektrikler kesildi. Havan mermileri düşmeye başladı. Çok sayıda idi, başımızı kaldıramıyorduk.’

Metin Talas da şöyle diyor;

‘Burası berbat oldu, gitmek zorunda kaldık. Kimse kalmadı köyde şimdi. Kızıltepe’ye kardeşim yanına gidiyorum. Onun yanında kalacağım bakalım ne olacak? Ortalık sakinleşene kadar kalırım.Allah hayır etsin. Korkmuyorum alnımda ne yazıldıysa onu göreceğim, Allah hayır etsin.’

Amerika’da yayınlanan haberden;

‘Köyde askeri birlik dışında yaşayan kimse kalmadı.

Köyde bulunan binalarda mermi ve patlayıcı izleri çatışmaların şiddetini gösteren en önemli işaretlerdi.

Sadece civardaki bir çok köyde yaşayanlar, ilçe merkezine göç etti.’

Buradan bu cümlelerden çıkanı söyleyeyim:

Bizim askerimizin bir sivilin bile burnunun kanamaması için büyük titizlik gösterirken, Avrupa ve Amerika basını ile politikacı ve sözcülerinin iddiaları kendi yayınlarında bile açıkça tekzip görüyor.

Yani kendi yalanları bu yerinde röportajlarla açıkça ortaya çıkıyor…

*-

Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın