Buradasınız
Anasayfa > Genel > KARDİÇALI’YI KURTARMAK ÇOK MU ZOR? /. MEHMET KARABEL/  EGE’DE SON SÖZ 

KARDİÇALI’YI KURTARMAK ÇOK MU ZOR? /. MEHMET KARABEL/  EGE’DE SON SÖZ 

Sosyal Medyada Paylaş

İzmir’in kalbi…

Konak’taki “Tarihi Saat Kulesi” neyse…
Yine bu kadim kentin kalbindeki “Büyük Kardiçalı Hanı” odur!
Sanat eseridir…
İşçilik eşsizdir…
Hikayesi roman olur…
En az beş kuşak büyütmüştür…
Yaz akşamları…
Denizden esen İzmir’in imbatını arkanıza alın…
Yüzünüzü “Büyük Kardiçalı Han”a çevirin…
O dakika…

“98 yıl öncesinin İzmir’inde hissedersiniz kendinizi…”

Yanı, o kadar muhteşemdir…
Başı göklere değen Büyük Kardiçalı’nın…

***.

Önünden her geçişimde biliyordum…
Üzücü günlerin geleceğini…
Hissetmiştim…
Son bir yıldır kiracıların…
Sonbaharda yere düşen yapraklar gibi…
Bir bir o tarihi esere veda edişlerini…
Neden?
Çünkü…
Dünya değişiyordu ve…
Nasreddin Hoca’nın hikayesindeki gibi…

“Gece evreni aydınlatan Ay Dede’yi…
Eskiyince nasıl kırpıp kırpıp yıldız yapıyorlarsa(!)…”

İzmir’in muhteşem eserlerinden “Büyük Kardiçalı Han”…
Satılığa çıkmıştır ve…
O “tarihi miras”ın akıbetinin ne olacağını bilmeden(!)…

Para muhabbeti başrole yerleşmiştir…

Neredeyse…
İzmir’in tamamının tanıdığı “en büyük” hissedarlar…
Hırsızlar yağma etmesin diye…
Önce “98 yaşındaki” tarihi mirasın kapılarını, pencerelerini…
20 gün önce…

“Tuğla ile ördüler…”

İşte bunu yaptırdıkları gün…
“Büyük Kardiçalı Han”…
Zaten son nefesini vermişti…

***

Ağlayan asırlık İzmir’in mirası için…
Kardiçalı Ailesi üçüncü kuşak temsilcilerinin istediği fiyat…

“35 milyon dolar”…

Bugünkü dolar kuru ile “1 milyar 135 milyon lira”…
Hayırlı olsun…
Mutlaka “veren” çıkacaktır ama…
Acaba?
Yaklaşık iki yıl sonra…
“Büyük Kardiçalı”nın yerinde…
Acaba ne ölçüde değişikliğe uğramış bir “tarihi eser” olacaktır?

***

Bir nefes alalım…
Ege’nin incisi İzmir’in gözbebeği “Büyük Kardiçalı”nın…
Doğum tarihine gidelim…

***

Rivayete göre…
Konya’dan Yunanistan’ın Kardiça kasabasına göç eden…
Bir aile var…
Bir de Soyağacı’nda bulunabilen tek isim: “Halil Onbaşı”…
Aile daha fazla dayanamaz Komşu’nun topraklarına…
1910’da İzmir’e göçerler…
Ailenin reisi “İbrahim Bey”in ilk işi…
İkinci Kordon ile Mimar Kemalettin Caddesi’nin kesiştiği köşeye…
Büyük Kardıçalı Hanı’nı inşa ettirmek olur…
Sözün gerisini…
Bir “bilen”e bırakalım…

İzmir Mimarlar Odası önceki Başkanı Hasan Topal anlatıyor:

“1922 İzmir yangını sonrasında…
Şehrin ve yangın alanının yeniden imar edilmesi sürecinin…
Önemli ve tanık binalarından birisidir, Kardiçalı Han…
1928 yılında tamamlanmış…
İzmir’in ilk, Türkiye’nin ikinci betonarme binası…
Binanın kerestesi İtalya’dan…
Demiri Almanya’dan…
Çimentosu Romanya’dan getirtilmiş o yıllarda…
Mimar Mehmet Fesçi tasarımı olan bina…
Erken Cumhuriyet dönemi ticaret yapısı mimarlığının…
Özgün örneklerinden…
Aynı zamanda…
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında…
Kültür mirası olarak koruma altında…”

***

Önemli bir ayrıntıya dikkat çekiyor, Hasan Topal:

“2020 yılında yaşanan deprem sonrası hasar görmüş…
Bu nedenle boşaltılmış…
Ardından da izleyen süreçte…
Vandallık boyutlarındaki müdahalelerden zarar görmüş…
Yerel yönetimlerin aldığı güvenlik önlemleri ile…
Tahribatın önüne geçilmeye çalışılıyor…”

***

Biliyor musunuz?
Avrupa ülkelerinin çoğunda koruma altındaki kültür mirasları…
Gidenler, görenler bilir…

Daima temiz ve bakımlıdırlar…
Ayrıca hepsi güvenlidir…

Çünkü…
Kültür mirası olarak koruma altındaki binaların…
Temiz, bakımlı ve şehir için güvenli bulundurulması…
Yasal olarak…
Öncelikle mülk sahiplerinin sorumluluğunda…

Bu kadar açık ve net…

Ya bizde?

***

Aslında benzer düzenlemeler bizde de var…
Ancak ekonomik durumları yeterli olan(!) mülk sahipleri bile…
“Bu şahaser atalarımızdan miras” dedikleri binalarına…
Bakım, onarım kaynağı bile ayırmıyorlar…
Her şey kamudan bekleniyor ve…
Kamunun ekonomik açıdan kıt kaynakları nedeniyle de…
Sistem bi’türlü “işlerlik” kazanamıyor…

***

Bitiriyoruz…
İzmir gibi bir kentin bize bıraktığı tarihi mekana…
Mirasçıları “yeterince” sahip çıkamıyorsa…
Devlet Baba’dan…
İzmirliler olarak rica edelim…
Kültür ve Turizm Bakanlığı…
Gözümüzün nuru…

Büyük Kardiçalı’yı kurtarsın…

Yapabilir mi?
Neden olmasın?
Daha geçen yıl…
Devlet Baba Galata Kulesi ile Kız Kulesi’ne ayağa kaldırmıştı…
İsterse…
İzmir’in…
Tarih kokan “Büyük Kardiçalı Hanı”nı da toparlayabilir…
Devlet kurumları binanın bakımını ve onarımını yapıp…
Mülk sahiplerinden…
Yasal faiziyle birlikte tahsil edebilirler…
Ancaaak…
Mirasçı aileler ille de…

“Biz bu hanı satacağız kararlıyız, uğraşamayız!”

Gibilerinden bir muhabbet açarlarsa…
Yapacak bi’şi yok…
Tarihe ve O’nun bıraktığı mirasa…
Sırtımızı dönüyorsak…
(Ki, bunu kim bilir kaç defa yaptık…)
Hatırlayın…
Elin Almanı bizden kaçırdığı “Zeus Sunağı”nı…
Taaa…
Osmanlı’dan beri geri alamıyoruz…
Ama…
Devlet Baba, iyilik yapmak adına…
(*)Renovasyon için kollarını sıvasa…
“Büyük Kardiçalı Han”ın mirasçıları ne der?
O’nu da Allah bilir!

Nokta…

(*) Renovasyon: Mevcut bir yapı veya mekanın onarılması, güncellenmesi ve estetik açıdan iyiliştirilmesi… Eski yapıların tarihi ve kültürel mirasını korurken onları günlük yaşamın gereksinimlerine uyumlu hâle getirme sanatıdır…

Sonsöz: “İzmir’in Büyük Kardiçalı Hanı”, hala çok güzel, görkemli ve zamana inat direnen görkemli bir bina… Bir dönem İzmir’in elit meslek sahiplerinin ve tüccarlarının ofislerinin bulunduğu prestijli bir binaydı… Hala bu özelliği hak eden bir eser… / Anonim…”

 

www.egedesonsoz.com

Bir yanıt yazın

Top