18 Okunma

Kâfirler de misafir! YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

Kâfirler de misafir! YAŞAR EYİCE

 

Konsoloslar Birliği’nden gelen haberi okuyunca, aklıma bir süre önce Moskova’da yaşadıklarım geldi!

Nazım Hikmet’in kabrini ziyaret etmiş ve ana caddede yürürken, kilisenin önünde nikâhının kıyılmasını bekleyenleri gördüm…

Merak edip sordum;

Hani Rus gençlerin çoğu ateisti?’ diye…

Bu arada bir sapma yapayım:

Biz gençliğimizde bunlara, daha doğrusu Müslüman olmayanlara ‘Kafir’ ya da ‘dinsiz’ derdik…

Hatta sözlük anlamını bilmeden ‘gâvur’ yaftasın yapıştırırdık.

Hani politikada, bir zamanlar kendi görüşümüzde olmayanlara, ‘Komünist’ ya da ‘faşist’ dememiz gibi…

*- Fransız Meyer’den bir hikâye

Eski yıllarda Meyer isminde bir Fransız Öğretmen arkadaşımız vardı…

Trafik Komiseri Cabir onun aracını Konak’ta durdurmuş ve evraklarını istemiş…

Meyer çok iyi Türkçe bildiği için, aynen bizim Alman tütüncü arkadaşımız Kurt ve Michael Böhme gibi ‘Fransız’ı oynarlardı…

Yani Türkçe bilmediklerini el kol, yüz işaretleriyle anlatırlardı…

Komiser Cabir bakmış olacak gibi değil, ‘Bırakın bu gâvuru!’ demesin mi?

İşte Meyer’in kafasının tası atmış ve ‘Ben gâvur değil Hıristiyanım!’ demiş…

Olayın tanıkları; Sezgin Can ile Dr. Ali Kertiş…

Sanıyorum; Fransa İzmir Fahri Konsolosu Zeliha Jale Toprak olayı biliyor.

Ben de bir zamanlar Fransız Kültür’ün sekreterliğini, Dilek Kurt’tan önce yapan ve emekli olan Türkan Hanım’dan da duymuştum.

*- Her söylenene inanmayın

Şimdi yine başa geçeyim, ‘Hani Rus gençlerin çoğu ateisti?’ diye sorunun devamını getireyim:

Çünkü daha önce de, sonra da benzer sahnelere rastlamıştım…

Yanıt şöyle olmuştu:

Ruslar her zaman Ortodokslardı.

Kominizim her ne kadar dine kısıtlamalar, bazı yasaklar getirdiyse de halkın bir noktada inancı sürüyor.’

Hani biz nasıl zora düştüğümüzde ağzımızdan ‘Allah’ sözünü eksik etmezsek onlar için de durum aynı…

Yani inansa da, inanmasa da, mutlaka kilisede nikâhını kıyıyor.

Ve Türkiye’de de hangi dine mensup olurlarsa olsunlar, mutlaka Müslüman adetlerine uyuyorlar.

Kaç yıldır Gerek Cumhurbaşkanı, gerekse Başbakan ya da Dışişleri bakanları özellikle Ramazan aylarında ‘İftar’ davetleri veriyor ve misyon şefleri, diplomatlar, eşleri, yani yabancılar, ‘Biz Müslüman değiliz, davetinize uymayız!’ demiyorlar…

Topun patlamasını, yani akşam namazı saatini bekleyip, ezanla birlikte, orucunu bozanlarla ikramları kabul ediyorlar.

Buna bir diyeceğim yok!

Benim söylemek istediklerimi AKP’li Cem Kavur ve arkadaşları geçenlerde Güzelbahçe’de verdikleri ‘Gönül sofrası’nda söylediler…

Şatafata, israfa, gösterişe, lükse karşıyız!’ diye…

Ben de bunlara ilave olarak, ‘Devlet kesesinden’ olanlarla, ‘vergiden düşenlere’ de karşıyım, diyorum…

Bu arada Muzaffer Cellek’in Güzelbahçe ile ilgili gönderdiği yazısını gülerek okudum…

Zaten eski magazinci Muzaffer Cellek, yazılarında hem düyşündürür, hem de güldürür…

Madem ‘Konsoloslar Birliği’nden bir bilgi geldi, daha fazla merakta bekletmeden sizinle paylaşayım:

*- Güle güle sana!

Almanya İzmir Başkonsolosu Thomas Gerlach’ın görev süresinin sona ermesi nedeni ile Konsolosluk Erkânı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı tarafından veda- iftar yemeği düzenlendi.

Bu etkinliğe; İzmir Valisi Erol Ayyıldız, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili  Dr. Süleyman Sırrı Aydoğan, Almanya İzmir Başkonsolosu ve Duayen Thomas Gerlach, Konsolosluk Erkanı Başkanı Ömer Kaplan, İl Emniyet Müdürü Hüseyin Aşkın, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay hasan Koçyiğit, Sahil Güvenlik Bölge Komutanı SG Albay Cengiz Fitoz, Üniversite Rektörleri, Sivil Toplum Örgüt Başkanları ve Konsoloslar katıldılar.

Konsolosluk Erkanı Başkanı Ömer Kaplan yapmış olduğu veda konuşmasında Başkonsolos Thomas Gerlach’a  birlikte çalıştıkları süre içerisindeki  destek ve yardımlarından dolayı teşekkür etti ve bundan sonraki görevlerinde başarılar dileyerek plaketini takdim etti.

Hemşehrim, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Sırrı Aydoğan ve Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar da Başkonsolos için veda konuşması yaparak plaket takdiminde bulundular.

Dikkat ettiyseniz ‘Kim oruçlu, kim değiy?’ diye sormuyor ve ‘Allah niyetlerini kabul etsin’ diyorum…

Ama az önce de belirttim, kaç kez de yazdım, ‘Sağlık durumu yerinde olmasına rağmen, laf olsun, ya da gösteriş için hemen her akşam davetleri kaçırmayanları, başköşeye oturtan ve oturanları kesinlikle kabullenmiyorum.

Garibanın hakkını çiğnediklerini düşünüyorum…

Bu bende saplantı haline geldi…

Bir de bunları ballandıra ballandıra anlatanlar var ya, ne diyeceğimi bilemiyorum…

*- Yeni Nesil Scanıa!

Şimdi yine birkaç kişiden özür dileyeceğim;

Birincisi Doğuş Otomotiv Scania Genel Müdürü İlhami Eksin…

Ankara Ağır Vasıta Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Mutlubaş ve Scania Yetkililerinin katılımı ile Ankara Ağır Vasıta tesislerinde düzenlenen roadshow etkinliği ve iftar yemeğine ismen davet etti…

Message İletişim’den Ayhan Tokatlı ve yetkili Erkan Bey’den Ankara Hilton Otel’de zamanında olamadığım için özür dilerim.

Bu arada hatırlatayım:

Yeni Nesil Scanıa Türkiye yollarında!

 Scania, 10 yıllık araştırma geliştirme süresi, 2 milyar Euro yatırım ve 10 milyon kilometrenin üzerinde test sürüşü sonucu üretime başladığı yeni nesil araçlarını Türkiye yollarında müşterileri ile buluşuyor.

Bu konuda da bilgilendirilecektik…

Yazmıştım; Kadıköy Kitap Fuarı ve yoğun trafik nedeniyle Taksim’de The Marmara otelinde uzun süre beklemek zorunda kalan Gazeteci Hasan Hınıslı ile Akşam Gazetesi eski Genel Yayın Müdürleri’nden Mustafa Dolu büyüğümüzden de tekrar takrar özür diliyorum.

Beni en çok yaralayan ‘İzmirlinin sözü böyle mi?’ lafı oldu…

*- Kadıoğlu Hastanesi’ni vatandaş reklamsız biliyor

Okuyucularım bilir:

Bir süre önce İstanbul Kadıoğlu Hastanesi’nden söz etmiştim.

Kadıoğlu Hastanesi’nin uzman hekimlerinden ve hastaya yaklaşımlarından.

Yazım yazarken isimleri karıştırmıştım, çok yılar önce, bir politikacı ile yaptım hatayı yapmıştım…

Birkaç devre İzmir Milletvekilliği yapan Bülent Baratalı, yine birkaç devre Urla Belediye Başkanlığı yapmıştı.

İlk adaylığını koyduğunda, ‘Rakiplerim benim Urlalı olmadığımı, komşu ilçe Seferihisar’dan geldiğimi iddia ediyor. Ben ise doğma büyüme Urla’nın sahili olan Çeşmealti’lıyım. Babam da oralı, dedem de!’ diyerek, düzeltme yapmamı istemişti.

Sanki uyarmamış ve söylememiş gibi, gazetede yine ‘Seferihisarlı Bülent Baratalı, Urla Belediye Başkanlığı’na aday!’ diye çıkmış…

Ve yıllardır her karşılaştığımızda, hala nasıl olduğunu çözemediğim bir haberi hatırlatır, yani beni mahcup eder…

Aynen İstanbul Kadıoğlu Hastanesi’nde yaptığım hata gibi…

Kadıoğlu Sağlık Hizmetleri A.Ş., Halkla İlişkiler ve Kalite Direktörü Jbid N. Dindar, İzmir’deki dostları arayıp şu düzeltmeyi yapmış…

Kadıoğlu Sağlık Hizmetleri A.Ş., Halkla İlişkiler ve Kalite Direktörü Jbid N. Dindar’ın düzetmesi ve bilgilendirmesi şöyle:

Hastanemizin KBB uzmanı Op. Dr. Baki Çokneşeli değil, Op. Dr. Cemal Gümrü’dür.

Op. Dr. Baki Çokneşeli ise Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanımızdır.

Ayrıca yazarınızın ilgisine teşekkür ederiz, acaba Gülseren Hanım hastanemizi nereden duydu, bir yakını mı tavsiye etti? Hastaneye geldiğinde tanışmayı isterim.’

Kadıoğlu Hastanesi’ne mutlaka gideceğim…

Hastanenin ve KBB Mütehassısı Op. Dr. Cemal Gümrü’nün methini sokaktaki sıradan vatandaşlardan duydum.

Yani fısıltı gazetesinden…

Son olarak da İzmirli Boşnaklardan Atilla İsmet Akova, ısrarla önerdi ve Remzi Akpınar ile Eyüp Küçükbağ isimli kişiler ile yakınlarının da Opr. Dr. Cemal Gümrü ile sağlıklarına kavuştuklarını anlattı.

Ben İstanbul’da konuştuğum tüm sağlıkla ilgilenenlerin tedavimi İzmir’de yapılmasını önerdiklerini, sadece ve sadece, hiç reklamı olmayan Kadıoğlu Hastanesi’nin hekimlerinin halkın tabiriyle seçmece olduklarını duyduğumu belirtebilirim.

Zaten Halkla İlişkiler ve Kalite Direktörü Jbid N. Dindar’ın İzmir’de yayınlanan ve tüm Ege’de dağıtılan günlük gazetemizde satır aralarında yayınlanan bir haberden bilgisi olması da ne kadar ciddi olduklarının önemli bir göstergesi değil mi?

 

*- Kıbrıs’a gidebilirsiniz…

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Onursal Başkanı Erol Akıncılar ile sevgili eşi Nesrin Akıncılar,  her yıl tatilinin bir bölümünü Kıbrıs’ta geçirir…

Geçenlerde yine oradan döndü ve bana, incelemem için Kıbrıs Gazetelerini getirdi.

Birçoğunu inceledim…

Şu anda elimde ‘Diyalog’ ile ‘Kıbrıs’ isimli imi gazete duruyor…

Hatta ‘Kıbrıs’ Gazetesinin manşetinde şu haber çok manalı…

…. Hastanesi’nde ‘Bu kadar da olmaz!’ dedirten bir olay yaşandı. Hastanede; B RH Pozitif yerine, A RH pozitif kan verilen hasta yaşamını yitirdi.’

Gazetenin başlığı ise Skandal idi…

Diyayog’ un başında ise bizim eski muhabirimiz ve arkadaşımız Reşat Akar var…

Kıbrıs ile hikâyelerimizi anlatırken, Erol Akıncılar ile önümüzdeki aylarda gitmeyi düşünen Işık Ersan ile Kadir Gümüloğluna da, ‘Mutlaka Reşat Akar’ı görün,  benim selamlarımı da iletin’ dedim.

Ama bu arada geçen haftaki bir olaydan söz edeyim:

Kıbrıs’tan dönüyorduk…

İkinci sırada İzmirli İşadamı Ahmet Gürol Başev ile önümüzdeki koltukta oturan,  Kıbrıs Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı, diğer İzmirlerle birlikte dinliyorduk!

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, ‘Sıfır asker, sıfır garanti’ söyleminin başlangıç noktası olamayacağını vurgulayarak, ‘Sıfır asker, sıfır garanti diyerek müzakereye sadece bunu sağlayacak bir formül için oturamazsınız. O zaman size ‘var olanın virgülü noktası değişmez’ derler.

Hâlbuki biz de, Türkiye Cumhuriyeti de böyle söylemedik’ diyerek

Kıbrıs Türk tarafının müzakere sürecinde bugüne kadar gösterdiği iyi niyetin ortada olduğunu ifade ediyordu…

Cumhurbaşkanı Akıncı, ‘Bu işler karşılıksız olmaz’ diyerek Rumlara bindirirken, uçak pistten teğet geçmiş, biz fark etmedik…

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da fark etmemiş…

Daha sonra gazetelerden öğrendik…

 

***-

GÜNCEL

 

*- İzmir’de deprem teyakkuzu

 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Karaburun açıklarından meydana gelen 6.2 şiddetindeki deprem sonrasında ilgili tüm ekiplerin teyakkuza geçirildiğini açıkladı.

Tedbir amaçlı olarak 9 deprem konteynerinden 2’sinin Urla bölgesine sevkedildiğini, itfaiyeye bağlı profesyonel deprem ekiplerinin de hazır bekletildiğini kaydeden Başkan Kocaoğlu, ‘AKS ekiplerimiz ve Eşrefpaşa Hastanemiz 24 saat nöbette. Geceyi toplanma yerleri ve parklarda geçirecek vatandaşlarımız için 7 çorba aracımız yemek dağıtımı yapacak. Ayrıca Karaburun’a pide, ayran ve su yolladık. Teknik sorunlara karşı da en kısa sürede müdahale edebilecek donanımdayız. Keşif çalışmalarımız sürüyor. Çok şükür ki, bize gelen herhangi bir olumsuzluk yok. Umarım böyle sıkıntıları bir daha yaşamayız’ şeklinde konuştu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, vatandaş taleplerinin Hemşeri İletişim Merkezi’nin (HİM) 444 40 35 nolu telefonu ile @izmirhim twitter hesabından iletilebileceğini bildirdi.

 

*- Zayıflatan robot İzmir’de…

Dünyanın pek çok ülkesinde kullanılan ve Türkiye’de de (ilk kez ) kısa süre önce kullanılmaya başlanan zayıflama robotunun tanıtımı, Estetik Cerrahı Doç. Dr. Saime İrkören ve Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeyda Atabay tarafından, 14 Haziran 2017 Çarşamba günü saat 11.00’de : Folkart Towers B Blok Kat: 23  No: 2309 adresinde yapılacak.

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Doç. Dr. Saime İrkören, özellikle Ramazan’da alınan kiloların zayıflama robotu yardımıyla hızlı bir şekilde verilebileceğini ifade ederek, ‘cihaz, 3 şekilde zayıflamaya yardımcı oluyor. Önce vakumlu rotasyon başlığıyla yağları ayırıyor daha sonra sıcak ve soğuk lipoliz yaparak eriyen bu yağların ter ve idrar yoluyla vücuttan atılmasını sağlıyor. Yüzde de kullanılabilen robot, sarkmış cildi toparlama ve kırışıklıkları giderme konusunda da yardımcı oluyor’ dedi.

 

*- Depremi unutma!

Bayraklı Belediyesi bünyesinde hizmet veren Deprem Etüt Merkezi, 7 yılda binlerce konutu depreme karşı risk analizinden geçirdi.

Riskli olarak değerlendirilen yapılarla ilgili vatandaşlar Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi’ne yönlendirildi. Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, ‘Deprem gerçeğini aklımızdan  çıkarmamamız gerekiyor. Maalesef bununla ilgili çok acı tecrübelerimiz var. Son deprem hepimizi korkuttu. Vatandaşlarımıza oturdukları evlerin depreme dayanıklı olup olmadığını kontrol ettirmesini tavsiye ediyoruz’ dedi.  

 

*- İzmir Barosu’nun hukuk zaferi

İzmir Barosu, çevre davalarına müdahil olmak isteyen baroların müdahale taleplerinin dava ehliyetleri olmadığı gerekçesiyle reddedilmesine yönelik olarak başlattığı hukuk mücadelesini kazandı. Konuyu yakından takip eden İzmir Barosu uzun süreden bu yana verdiği hukuk mücadelesinde baroların dava ehliyeti olduğu yönünde emsal oluşturacak yüksek mahkeme kararlarına Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 06/02/2017 tarihli kararıyla bir yenisini daha ekledi.

*- Kararın bozulmasına karar verdi

İzmir Barosu Başkanlığınca 25.11.2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin bazı maddelerinin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay 14. Dairesi davanın ehliyet yönünden reddine karar vermiş, İzmir Barosu ise bu kararı temyiz etmişti.

Konuyu ele alan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 06/02/2017 gün ve 2015/1550 Esas, 2017/388 Karar sayılı karar ile Danıştay 14.Dairesi’nin anılı kararının bozulmasına karar verdi.

 

*- Sürücüsüz metro

Çin’nin ilk şoförsüz tam otomatik metro hattının Beijing’deki Yanshan-Fangshan kısmında testler başladı. Hattın, bu yılın sonunda hizmete girmesi bekleniyor.

Edinilen bilgiye göre, dört vagondan oluşan tren, saatte maksimum 80 kilometre hız yapabiliyor. Tren ayrıca, bin 262 kişilik kapasiteye sahip olarak tasarlandı.

Tam otomatik raylı trenin bilgisayar kontrolü ile kalkış, hızlanma ve durma gibi bütün işlemleri istikrarlı bir şekilde yerine getirebilmesi en büyük özelliği olarak görülüyor.

 

*- Kovulma nedenini bilmiyor!

Aralarında İran asıllı Türk işadamı Rıza Sarraf’ın davasının da bulunduğu birçok üst düzey yolsuzluk soruşturmasını yürüten eski New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara, neden kovulduğunu anlayamadığını söyledi.

Üç ay önce eski ABD Başkanı Barack Obama yönetiminin atadığı diğer 45 başsavcıyla birlikte görevinden alınan Bharara, istifa etmeyince kovulmuştu.

Uzun süre sessizliğini bozmayan Bharara, görevinden alınmasından tam üç ay sonrasında ilk kez bir televizyon yayınına katıldı.

 

— 

Yaşar EYİCE

0532 781 95 18

 

E-Posta: yasar.eyice@gmail.com

ve yeyice@mynet.com

Twitter: @Yeyicee

Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın