26 Okunma

İzmir’de çile çekenler var! Kimler mi? Foça’ya gidip gelenler… YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*- Sorun basit ama kim çözecek? *- Kendilerini uzman sananlar, teröriste casusluk yapıyor, bilgi aktarıyor…*- Mustafa Bey acı gerçeği açıkladı; Gerçek Gazeteci barınamıyor, geçinemiyor bu arada işinden de oluyor… Eskilerden kimse kalmadı!

*- Fatura öğretmenlere mi çıkarılıyor?

Daha dün şunları yazmıştım;

Eylül ayından bu yana Türkiye’nin en büyük nüfuslu İstanbul’da konuşulan tek konu ne biliyor musunuz?

Son olarak gündeme düşen ‘Şeker Fabrikalarının kapatılması mı?’ dersiniz!

Hayır, değil…

Türkiye’nin ekonomik durumu mu?

Hiç değil!

Peki Sınır Ötesi harekatımızı mı?

Yok canım!

Beşiktaş’ın Fenerbahçe’yi 3-1 yenmesi mi?

O da değil!

Yani memleket meseleleri değil!

Neyse sizi daha fazla bekletmeden açıklayayım:

‘İstanbul’a kar ne zaman yağacak?’

Belki de siz de içinizden benim gibi büyük bir ‘yuh’ çekmişsinizdir…

Tabii ki benim sözünü ettiğim; İstanbul medyası…

Ve bugün yani 27 Şubat 2018 Salı günü saat 09.35’ten sonra herkesin gözü aydın…

Nihayet, tipi şeklinde kar düşmeye başladı, İstanbul’a…

Beşiktaş’ın belirli caddelerine de ‘mücadele ekipleri’ yerleştirildi.

Tahminciler yine yanıldı, çünkü söyledikleri şuydu:

‘İstanbul’a kar bir gün sonra, yani 28 Şubat Çarşamba günü gelecek!’

Bu arada aylardır, ‘Kar nerede?’ diye soranlar, Roma’ya bilmem kaç yıl sonra yağan, Hollanda’da yaşamı etkileyen kar haberleriyle avunuyorlar.

Bize ne onlardan?

Sen bana terörle mücadele eden askerimizden, polisimizden haber ver…

Bu arada ukalalık adip, düşmana yardımcı olacak şekilde, askerlerimizin sınır ötesinde konuşandığı yerlerin neredeyse koordinatlarını verme…

Bu yaptığın terörle ortak çalışma anlamına gelir…

Bunu da bil, tamam mı?

*- Kocaoğlu bilmeli!

Şimdi İzmir’e geleyim…

Foça yolcularının konuştuklarına…

Örneğin Mustafa Yılmaz’ın aktardıklarına…

Son zamanlarda, çeşitli nedenlere İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na  da haklı ya da haksız kızan, sinirlenen ve çözüm üretmemekle suçlayan bir okuyucumuz…

O da Karşıyakalı Kaptan Deniz gibi, ‘İster yaz, istersen yazma!’ diye sitem de etmiş…

Mektubunun sonuna doğru, ‘Tabiî ki karar sizi; halkın sesi olmak veya olmamak!’ demiş…

Kendisine yanıt verdim; ‘Sorununuz gündemimde’ diye…

Her zaman ‘Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için’ demiyor muyuz?

Sorun gerçekten çok önemli…

Tabii ki yalnız İzmir Büyükşehir’i değil, Karayollarını, hatta İzmir Valiliğini bile ilgilendiriyor.

Belki yine karşımıza yasalarla çıkacaklar, ama önemli değil, önemli olan hizmet ve vatandaşın yarasına sahip çıkmak!

*- Fotoğrafları da var!

İstanbul ‘karla’ ilgilene dursun, biz şimdi kendi sorunumuzu, Mustafa Yılmaz’ın ağzından aktaralım…

Şunu da ilave edeyim: Mustafa Bey çektiği fotoğrafları da göndermiş, yani elimizde…

‘Karayolları otobana bağlamak için Hatundere’de üst geçit bağlantı yolu köprü yapıyor…

İyi hoş!

Bu proje hazırlanmış; ama ne belediye ne karayolları ne bakanlık bir araya gelmiş!

Hatundere metro istasyonda duraklar vardı; halk genelde Foça’ya ulaşmak için burayı kullanıyor.

Buradan otobüs aktarmaya, öte yandan sabah en az 100 memur Foçalıya hizmet için burayı kullanıyor.

Karayolları geldi, koca yolun ortasına köprü ayakları için kazdı.

Belediye (ESHOT) 1.5 km öteye otobüsleri koydu.

Gece- sabah 06’ da; engelli, yaşlı öğrenci karanlıkta gitmek zorunda bırakıldı.

Yağmur, köpek ve hırsız ve sapıklardan, burada, kadınları çocukları kim koruyacak?

Felaket ama ne felaket!

Kimse umurunda değil!

6 ay sürecek; yazık öğrenciye engelli yaşlıya!

Ben de İZBAN ile Foça’ya ulaşım sağlıyorum.

Tabiki bu benim sorunundan çok toplumun sorunu.

Fakat ESHOT ve belediyeye ne kadar yazdım, vurdumduymazlar!’

*- Gerçek cümlenin içinde saklı

Mustafa Yılmaz’ın görevini biliyorum…

Her gün yüzlerce kişinin sorununu çözmeye çalışıyor.

Yani her zaman mutlaka benim de sizin de mutlaka bir işi için kendisini ya da benzer kamu görevi görenlere işimiz düşüyor.

Bunu bir yana bırakalım ve mektubundan bir başka önemli noktaya da dikkat çekmek istiyorum…

Çünkü eski gazetecilerden biri Mustafa Bey..

Benden önce, eski meslektaş ve arkadaşlarına ulaşmak istemiş..

Ve acı gerçeği de böylece dile getiriyor:

‘Fakat bir çok arkadaşım ayrılmış işten’ diyerek dert yakınıyor..

Ve yine bir acı gerçeği şu cümle ile pekiştirmiş:

‘İlahi medyada yayınlanacak ki harekete geçsinler!’

*- Zor değil!

Önerisi de var Mustafa Yılmaz’ın…

‘Aslında geçici tali yol yapılıp metronun önünden yolcuyu mağdur etmezlerdi.’

Belki duyarlı birileri çıkar da, sorunu anında çözer…

Ben umutluyum ama Mustafa Bey umudunu yitirmiş gibi…

***-

GÜNCEL

*- Hayvan hakları için…

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Murat Bakan hayvan haklarının korunması amacıyla 4 ayrı kanun teklifi verdi.

Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu (HAYKONFED) ile beraber çalışma yürüten CHP’li Murat Bakan; belediyeler tarafından gerçekleştirilen hayvan katliamlarının engellemesi amacıyla belediyelere idari para cezası uygulamasını, sokak hayvanlarının mahalli idareler tarafından barındırılmasını ve ev hayvanlarının yasadışı deneylerde kullanılmasının önüne geçilmesini kapsayan kanun tekliflerini TBMM Başkanlığı’na sundu.

*- Fatura öğretmene mi çıkmalı?

Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Ali Musa Bina, Milli Eğitim Bakanlığı’nın uygulamaya koymaya çalıştığı ‘Öğretmen Performans Değerlendirme Sistemi’yle ilgili olarak önemli açıklamalarda bulundu.

Bina, uygulamanın eğitimin niteliğine ve öğretmenin mesleki gelişimine hiçbir katkısının olmayacağını ifade ederek, ‘Aksine uygulama kurumsal bütünlüğü, çalışma barışını ve iş birliğini zedeleyecektir. MEB’in ısrarla eğitim çalışanlarının tepkisini çeken bir sistemi uygulamaya koymaya çalışması kabul edilemez. Böyle giderse eylem kararı alırız’ dedi.

 

*-

 

Yaşar EYİCE
0532 781 95 18
Twitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311
 

Bir cevap yazın