maltepe escort kurtköy escort

Buradasınız
Anasayfa > KÖŞE YAZARLARI > IMF’den Türkiye açıklaması YAŞAR EYİCE

IMF’den Türkiye açıklaması YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*- Beta da konkordato istedi

*- Baş Komiser Ercan Karacalar Bornova’yı anımsattı

*- Aşk nasıl olur?

 

*-

Geçenlerde ‘Bornova Gençlik’in adının yönetimin isteği ve genel kurul kararı ile değiştirildiğinden söz etmiştim.

Yazımda Bornova Küçükpark’tan bazı isimlerden örneğin ‘Bornova Gençlik Futbolcularından’ Nuri Özezer ile mahalle çocuğu Nevzat Karagülle’den de bahsetmiştim.

Bu arada yine öz Bornovalı, emekli Başkomiser Eray Karacalar da anımsattı.

Benim lisansım Bornova Yükselspor’da idi…

Eray Karacalar anımsattı:

‘Bornova Yükselspor’u ‘Foto Nurettin’ kurdu, ben ve Hüseyin Kırmızıoğlu çıraktık. Sizden önce ağbilerimiz vardı.’

Doğru!

Nurettin Cangay anımsadığım kadarıyla iki kez mekanı değiştirmişti.

Şimdiki Kars Okulu’nun yıkılmasından sonra meydan düzenlemeleri sırasında değişiklik olmuştu, herhalde…

Hatta Foto Reşat’ı anımsıyorum…

İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, İzmir Fotoğrafçılar Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Murat Yavuz ile bu gerçek sanakarların yeni nesillere tanıtılması için çalışmalar yapılmasını konuşmuş ve programına alacağını belirtmişti.

Bunu ‘dip not’ olarak belirtmek istiyorum.

Bizden önceki ağabeylerimizi de Eray dile getirnmiş…

Bunların isimlerinin belge olarak kalması hatta bazı sokak ve parklarda kullanılması için yazmak gereğini duydum…

İzmir’in çocuğu (Kahramanlar) Gazeteci Ertuğrul Kale de bir süredir ısrarla ‘Bornova’ ile ilgili bir kitap yazmamı ve yine ısrarla ‘Sponsoru ben bulacağım’ dediklerini de yeri gelmişken belirtmek istiyorum.

*- Siz ne dersiniz?

Yine yazayım:

İstanbul’dan Süleyman Türkoğlu önceki akşam mesajında şunları yazdı:

‘Merhaba Yaşar Bey nasılsınız?

‘Bir eser düşünüyorum, içinde sizlerin öz yaşamlarınızı ‘otobiyografinizi’ içeren, anılarınızdan dilediğiniz gibi derlediğiniz, birkaç sayfanız gelecekte okurlarımıza bir belge olsun diye düşünüyorum.

Değerli okuyucularımızın bilmesini istediğiniz acı tatlı, mutlu hüzünlü, kederli neşeli, anılarınızı hatta bunca yıl içinizde sakladığınız anılarınızı paylaşacağınız bir kitap oluşturmaya çalışıyorum.

Kendi kaleminizden çıkmış, isterseniz kendi lehçenizden de yazabilirsiniz.

Yani organik olmasa bile doğal olmasını arzu ediyorum.

Neticede bizler tüm canlı varlıklar içinde en değerli varlıklarız.

Bizler önce insanız değil mi?

Bu kitabın amacı siz değerli katılımcıları ve okurları bir birleriyle kaynaşmasını sağlamak.

Gelecek günlerde birçok yeni projeyi hayata geçirebilmektir ve geçmişteki tecrübelerinizi deneyimlerinizi paylaşmaktır.

Böyle bir kitapta yer almak ister misiniz?

Saygılarımla…’

Önceki yıllarda ‘İz Bırakanlar!’ diye bir kitap yayınlandı…

Ben bunda yokum!

Kitabın hazırlanmasını sağlayan İzmir Milletvekili Atiilla Sertel ile editörü Zeynel Kazanoğlu israrla katılmamı istemişler ve sanıyorum bir ben bir de rahmetli İrfan Türksever, ‘Aramızdaki sahtekarların da adlarının ve anlattıkları sözde hikayelerin yanında kesinlikle yer almak istemiyoruz’ diye yanıt vermiştik.

Bunu yazmamın ve anımsatmamın nedeni de, Süleyman Türkoğlu’nun mektubunun son satırındaki, ‘Böyle bir kitapta yer almak ister misiniz?’ sorusuna tarihten bir yanıt…

*- Aşk böyle olur…

Şimdi yine Bornova Yükselspor ve eski sporcu Bornovalılar…

‘Nevzat. Tepekule, Boşnak Enver, Sarı Ziya, Tayfun, Arap. Kemal. Sedat, Santrafor Yaban Hüseyin…

Eray Kardeşim devam ediyor:

‘Hepsi, doğma büyüme Bornovalı idi…

Çok güzel, bir takımdı…

Kramponlu ayakkabılarda çivi batar, ayakkabıyı çekiçle ezerler sakatlanma pahasına maçı sürdürürlerdi’

Tabii ki şimdiki trilyonluk futbolcuların hallerini yani Galatasaray’ı Ege takımı Akhisar karşısında gördük…

*- Küçük bir ara notu

Eray şunları da ilave etmiş:

‘Hatırlarsınız; Çarşıda, Simdi Çingene (Roman) Yazar’ın balık sattığı yerde, evvelden önünde Giritli idris amca vardı. Soyulmuş kuzu ayağı satardı.

Çiftçi Kahvesi vardı…

Solaçık, Çaycı Rüzgar Hayati!..’

*- Nuri ile Nevzat’ın söz ettiği

‘Bir de; Yeşil Siyah, gerçek, ‘Bornova Gençik’ vardı.

Genellikle, Yeni Mahallenin (Küçük Park- Kazımdirik) takımıydı.

Çığa Cihan, Galatasaraylı Bahri. (Babası; Camekânlı tepside pelte satardı.), Altınay Akkımsar, Arap Cengiz, Zekai Çelik iyi futbolculardı.

Sen de benim gibi bu güzellikleri yaşamış birisin.

Köprü başındaki Arnavutlardan, Galatasaraylı zengin işadamı

Ali Dürüst. Olsaydık Yukselspor, ya da Bornova Gençlik şimdi bir Göztepe veya Karşıyaka olurdu…’

*-

Bu arada benim de aklıma geldi…

Kalecilerimiz Gazeteci merhum Hüseyin Yangır ile Süleyman Can ve Arap Zefer de vardı…

Türkiye Şampiyonu Namık Kemal Lisesi’nin kalecisi Mesut da Bornova Gençlik’te idi….

Bir Ahmet Cun unutulamaz…

Yine Bornova Takımı Yeşilova’yı da bir gün Dr. Şaban Acarbay’ın ağzından, Hayri Ağabey ile bir ara futbolculuğu gibi Başkanlık da yapan dolmuşçu, Çay Mahallesi’nden Hüseyin Gülperçin büyüğümüzün ağzından da Bornova Gençlik’i konuşuruz.

*- 2 yılda 3 kat arttı

Okuyucularımız biliyor, yıllardır ‘AR-GE’nin önemini dile getiriyoruz…

Ve hangi firma AR-GE’ye yani araştırma ve gelişmeye, halkın değişiyle laboratuara önem veriyorsa aradan sıyrılıp zirveye doğru gidiyor.

Zirve olarak adlandırdığımız ise moda değimiyle ya da zamanımızda ‘marka’ olarak adlandırılıyor.

Ülkemizde faaliyet gösteren ArGe merkezlerinin sayısı, son 2 yılda yüzde197 artışla 995 oldu.

ArGe merkezlerinde dalya demeye hazırlanan Türkiye, 13 milyar TL ArGe harcamasıyla dünya sıralamasında 18.’liğe yükseldi.

Katma değeri yüksek ürünler geliştirerek uluslararası pazarlarda rekabet edebilmenin olmazsa olmazı konumundaki ArGe çalışmaları, dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük bir ivmeyle artıyor.

Ar-Ge merkezlerinde bugüne kadar 25 bin 741 proje çalışması yapıldı.

*- Çiftçiler yararlanacak

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, hazineye ait yaklaşık 3 milyar 400 milyon metrekare tarım arazisinin çiftçilere ecrimisil bedelinin yarısı üzerinden 10 yıla kadar kiralanmasını sağlayacaklarını ve uygulamadan 218 bin çiftçinin faydalanacağını bildirdi.

*- Ünlüler ve meraklılar yandı!

Haber şu başlıkla geldi:

Bunu yapan yandı! Cezası var…

Belki sıradan insanları yani bizleri fazla ilgilendirmiyor ama meraklısı çok olduğundan ve sayıları da her geçen gün arttığından onlarca, yüzlerce insanımızı yakından ilgilendiriyor.

Amatör denizci belgesi olmadığı halde özel tekne kullananlara bin lira idari ceza uygulanacak.

Amatör denizci belgesi (ADB) olmadığı halde özel tekne kullananlara bin lira idari ceza uygulanacak. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının, Özel Teknelerin Donatımı ve Kullanacak Kişilerin Yeterlikleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, amatör denizci belgesi almak için idare tarafından elektronik ortamda verilen uzaktan eğitim programını tamamlamak veya idare tarafından düzenlenecek eğitime katılmak gerekecek.

Denizcilikle ilgili eğitim veren fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarının güverte ve makine bölümü, Deniz Harp Okulu, Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulu Güverte ve Makine bölümleri ve Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri denizcilik alanı mezunlarına talep etmeleri halinde sınav şartı aranmadan söz konusu belge verilecek.

Amatör denizci belgesi olmadığı halde özel tekne kullananlara bin lira idari ceza uygulanacak.

Her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan mutlak ceza tutarları, o yıl için Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılacak.

Bu arada teknelerde dümen başında hatıra fotoğrafları çektiren meraklıların da ne olabileceği tartışılıyor.

Özellikle ünlülerin bu pozları, tekneyi kullandıkları düşünülerek ve belge olarak kabul edilerek, biner lira para cezası kesileceği belirtiliyor.

*- On binlerce kişiyi ilgilendiriyor!

Devlet kamu kurum ve kuruluşlarında kadroya geçen taşeron işçilerin çocuklarının eğitim giderlerine destek oluyor.

Toplu sözleşmeyle öğrencinin öğrenim durumuna göre bu ay içinde para ödenecek.

Kamu kurumlarında kadroya geçen işçiler ayrıca toplu sözleşme ile de çok önemli haklara kavuştu.

Maaş ikramiye, zam gibi birçok maddi destek bu sözleşmede yer aldı. Sözleşmede yer alan haklardan birisi de işçilerin çocuklarının eğitim masraflarına devletin destek olması.

Toplu sözleşme ile birçok sosyal hakka kavuşan işçilere çocukların öğrenim durumlarına göre ödeme yapılıyor.

Bu yılki ödemeler çocuk sınırı olmaksızın bu ay içinde yapılacak.

Bunun için işçinin çocuklarının öğrenim belgelerini ibraz etmesi yeterli olacak. Ödemeler her çocuk için ayrı ayrı yapılacak.

Öğrenim belgesini ibraz ettikten sonra işçilere bu ay ödenecek paralar şöyle olacak:

İlkokul için 100 TL., Ortaokullar için 110 TL., Lise ve dengi için 120 TL.,

Yüksekokullar ve üniversite için 140 TL…

İşçilere, 3 çocukla sınırlı olmak üzere her bir çocuk için her ay 25 TL ödeme yapılıyor.

İşçilere fiilen çalışılan günler için bir öğün yemek veriliyor. Yemek verilmediği takdirde fiilen çalışılan günler için 5 TL yemek bedeli ödeniyor.

İşçilere her ay 30 TL yakacak yardımı yapılıyor.

İşçilerin yangın, deprem, sel ve benzeri afetlerden zarar görmeleri halinde 1.000 TL’ye kadar afet yardımı yapılıyor.

İşçilerin iş kazası sonucu ölümleri halinde yasal mirasçılarına 1.200 TL, normal ölümleri halinde ise 800 TL tutarında ölüm yardımı yapılıyor.

Muvazzaf askerlik hizmeti nedeni ile ayrılan işçiye 300 TL askerlik yardımı ödeniyor.

*- Hedef 95 Şube

Trendi yükselen gıda zincirlerinden Göçmen Börekçisi, Kıbrıs-Girne, Çankırı ve Eskişehir’deki üç yeni noktasıyla şube sayısını 80’e çıkarttı. Hedef, 2018 sonuna kadar toplamda 95 şubeye ulaşmak…

Türkiye’nin en hızlı büyüyen ilk 100 şirketi sıralamasında, 2015 yılında 36’ıncı 2016 yılında ise 20’nci şirket olan Göçmen Börekçisi, 2018 sonuna kadar 10 şube daha açarak toplamda 95 şubeye ulaşmayı hedefliyor.

İki yüz kişilik üretim ekibine ve günlük 7 bin-10 bin kilo arası üretim hacmine sahip olan marka, yoğun franchise taleplerini doğru değerlendirerek tüketiciye nitelikli noktalarda ulaşmayı ilke ediniyor.

*- Araplardan Türk Balı’na İlgi

Brandistanbul PR’dan Adem Akçay, mektubunda, ‘Yoğunlaşan Arap turizmi Türk balına olan ilgiyi arttırırken Arap turistlerin bu talebini karşılamak için mağaza ağını genişleten Etabal, Arapların Türkiye’deki en önemli yatırımı olarak kabul edilen Emaar AVM’ye yeni mağazasını açtı’ haberini yazmış.

Özellikle Dubai ve Katar emirlerine bal gönderdiklerini söyleyen Etabal Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bağran Aksoy, ‘Arap coğrafyasından aldığımız ham bal taleplerine karşılık hem kendi butik hizmet yapımızı muhafaza edebilmek hem de ülkemize kazandırmak için böyle bir yatırıma başvurduk’ diyor.

Böylelikle 1985’den beri Türkiye’nin ham bal ve arı ürünleri üreticisi olarak faaliyet gösteren Etabal, sunduğu butik hizmet anlayışını Arapların Türkiye’deki en önemli yatırımı olarak kabul edilen Emaar AVM’ye taşımış.

Meraklısına, Arapların en çok özel premium ham ballara ilgi gösterdiğini belirtebiliriz.

Ahmet Bağran Aksoy, ‘Yoğun olarak Araplara Etabal Premium, Etabal Gold ve vücudu zırhlayan özel karışım kürü satıyoruz.

İçeriğinde; 500 gram ham bal, 100 gram polen, 100 gram arı sütü ve 20 gram propolis olan bu özel karışım kürü, vücudu adeta zırhlıyor.

Vücuda doğal bir enerji veren ve birçok hastalıktan koruyan bu küre ilgi gösteren Araplar her defasında memnuniyetlerini belirtiyor.’ diyor.

Yine belirteyim; Etabal‘ın, Kaçkar Dağı ve yöreleri başta olmak üzere Rize, Erzurum, Erzincan ve Sivas’ın yüksek yaylalarında bal üretim çiftlikleri bulunuyor.

Endemik bitki çeşitliliği ve floristik zenginliğiyle ön plana çıkan bu bölgelerde Etabal’a ait 2000’e yakın kovandan her yıl yaklaşık 15 ton civarında bal üretimi gerçekleştiriliyor.

*- Çin’in Misilleme talebi

Bizi de yakından ilgilendirdiği için gündemime aldım.

Cenevre Ticaret yetkilisi Cuma günü yaptığı açıklamada Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tahkim heyetinin, Çin’in ABD’nin mallarına yedi milyar ABD Doları tutarında bir ticaret yaptırımını uygulama talebini inceleyeceğini söyledi.

Amerika Birleşik Devletleri’nin DTÖ’ye Çin’in bu ayın başlarında önerdiği misilleme düzeyine itiraz ettiğini bildirmesinden sonra tahkim süreci otomatik olarak başlamıştı.

Çin, ABD’nin daha önceki DTÖ kararına uymaması nedeniyle misilleme önerisi getirmişti.

Çin, anti-damping işlemleri sırasında ABD tarafından kullanılan bazı değerlendirme yöntemleriyle ilgili anlaşmazlıkta 2016 yılında DTÖ tarafından haklı bulunmuştu.

Karar daha sonra geçtiğimiz yıl temyiz ile onanmış ve Birleşik Devletleri’ne karara uyması için 22 Ağustos’a kadar süre tanınmıştı.

DTÖ kuralları uyarınca, ilgili üyenin misilleme düzeyine itiraz etmesi halinde, konu, tahkime gidiyor ve tahkim 60 gün içinde anlaşmazlığı karara bağlıyor.

*- 15 milyon dolarlık yatırım

New York Times’ın haberinde Çin’in büyük veri (big data) ve bulut bilişim (cloud computing) alanına, önümüzdeki beş yıl içinde 15 milyar dolarlık yatırım yapacağı bildiriliyor.

Haberde, Çin devlet planlamacılarının, önde gelen bir Çin bankası ile 14,6 milyar dolarlık bir anlaşmaya vardıklarını 19 Eylül Çarşamba günü Pekin’de duyurdukları yazılıyor.

Bu tutarla büyük veri, bulut bilişim ve akıllı kent alanlarında yatırım yapılacak.

*- IMF’den Türkiye açıklaması

Uluslararası Para Fonu (IMF) Dış İlişkiler Direktörü Gerry Rice, Türkiye’nin Yeni Ekonomi Programı’nı (YEP) ve YEP’te açıklanan makro ekonomik öngörüleri not ettiklerini söyledi.

Birkaç hafta içinde yapılacak yıllık toplantı sırasında Fon’un kendi makro ekonomik tahminlerini duyuracağını bildirdi.

*- KDV alınmamalı…

Okuyucularımızdan Kadir Gümüloğlu ile Bilgin Önder isteklerini göndermişler ve dile getirmemi istemişler.

Dilekleri şu:

‘Temel ihtiyacımız olan elektrik, su ve doğalgazdaki yüksek KDV oranları, zaten yüksek olan, zam üstüne zam gelen fatura tutarlarını büyük oranda artırıyor.

Ekonomik gücü düşük olan halkımız bu durumdan çok olumsuz etkileniyor.

Temel ihtiyaç olmayan birçok üründe düşük olan KDV tutarları, temel ihtiyacımız olan elektrik, su ve doğalgazda yüksek.

Bu durumun bizim gibi emekli ve düşük gelirli halkımız için büyük haksızlık olduğunu düşünüyoruz.’

***-

GÜNCEL

*- Beta da konkordato istedi

Hotiç ve Yeşil Kundura’dan sonra 1980 yılında üretime başlayan Beta Ayakkabı da konkordato istedi.

Yılda 300 bin çift ayakkabı üreten Beta Ayakkabı’nın Türkiye genelinde 400 çalışanı ve 50 mağazası bulunuyor.

1980’de üretime geçerek ülkemize bir Türk markası olarak değer katan Beta, 1985 yılında Nişantaşı’nda açılan ilk mağazası ile perakende sektörüne adım attı.

*-


Yaşar EYİCE
0532 781 95 18

E-Posta: yasar.eyice@gmail.com
ve yeyice@mynet.com
Twitter: @Yeyicee
Facebook: yasar.eyice.311

Bir cevap yazın

Top

casual encounters dubai my escort berlin seks hikayeleri sex hikayeleri sex izle doeda link