Her söylenene, yazılana inanmayın! YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

Nedense son zamanlarda ‘kopyala – yapıştır’ dönemi başladı.

Yani herkes kolaycılığa gidiyor.

Sıradan biri de, çok ünlü de bu yolu sevdi…

Uğraş yok, düşünce yok, terlemek yok… Emek ve disiplin de yok!

Biri bir yerlerden bir şey buluyor, ben diyeyin 10, siz deyin en azından 100 kişi bunu paylaşıyor…

Bunların bırakın hafta yada ay, senede bir gün bile üç beş satırı karaladıkları, yani bir araya getirdikleri yok…

Getiremezler, çünkü ‘düşünme’ ve ‘yazma’ uslarını, özelliklerini kaybetmişler.

Bunlar beylik laf ile üç beş koyunu bile bir araya getiremez, ağıla kadar götüremezler…

Birini, ikisini kaybederler…

Yaşamdan, gerçeklerden bu kadar uzaktalar…

‘Günaydın’ demeyi bile bilmeyenden ne beklenir?

Önce iki usta gazeteci Murat Eştürkile Enver Kaya belirlemiş ve uyarmışlar.

İnternette bir süredir şu imzalı yazı dolaşıyor.

Önce yazılanları vereceğim sonra da, önceki zamanlarda olduğu gibi ‘uyarı’mı tekrarlayacağım…

Gerçekte yazıyı kimin yazdığı belli değil!

Yani çok iyi bir taklitçi olduğu kesin…

Bilgili ve uzman olduğu da yadsınamaz!

Tanınmış bir simanın ismi ile yayınlanan yazı şöyle:

*- Çekici bir meslek; doktorluk!

‘Mesleğin doğuştan çekiciliği var.

Çocuğa sor; ‘Büyüyünce ne olacaksın?’

‘Doktor olacağım!’ der.

En gözde damat adayıdır.

Hemen herkes, kızını doktorla evlendirmek ister.

Kadınlarımız arasında ‘Beni ne doktorlar istedi!’ diye başlayan kalıp söz bile vardır.

Şarkıdır.

Afrodizyaktır.

‘Doktor civanım, seni istiyor canım!’

Küçük ilanların büyük vaatleridir.

‘Doktordan satılık otomobil.’

‘Doktordan satılık işyeri.’

Kullanılmışsa bile, doktorun kullanmış olması ‘kalite’ göstergesidir.

‘Doktora kiralık’ ilanı da öyle.

Evini vereceksen doktora ver.

Temizdir en azından, eminsindir.

*- Şerefsiz doktor!

Meslek seçerken…

Kız verirken…

Kocaya varırken…

Otomobil alırken…

Ev kiralarken…

Doktor iyi.

Fikrini söylerse;

‘Şerefsiz doktor!’

*- Yapabilir mi?

Sıradanı geçtik, bir ünlü kışı, mesela safra kesesi ameliyatı yapabilir mi?

Böbrek nakli?

Pansuman bile yapamaz.

Bebeğin hastalansa, tedavi etmesi için iş bulması için yalvardığınız birine bir parti başkanına, ne bileyim bir yerin başkanına götürür müsün?

Var mı aramızda böyle biri!

Ama, çok sıradan bademcik ameliyatını yapabilen bir hekim, gayet güzel başbakanlık de yapabilir, liderlik de yapabilir.

Refik Saydam, hekimdi.

Sadi Irmak, hekimdi.

TBMM başkanı Mustafa Kalemli, hekimdi.

Onları geçelim…

*- Sakıncalı olur mu?

O halde…

Reçeteye aspirin yazma yetkisi bile olmayan tiplerin en önemli makamlara gelmesini tehlikeli bulmuyorsun da, canını emanet ettiğin hekimlerin hükümetle alakalı fikir beyan etmesini mi sakıncalı buluyorsun?

Komada geliyorsun, bacağını kesiyor, damar çıkarıp, kalbine bağlıyor, gebermekten kurtuluyorsun.

Gece yarısı ateşi kırka vuran evladını Azrail’in elinden alıyor.

Kardeşinin hızara kaptırdığı parmağını yerine dikiyor.

Beyin kanaması geçiren anneni hayata döndürüyor.

Babanın katarakttan görmeyen gözünü gördürüyor.

Eşinin kanserini erken yakalıyor.

Sonra da sen çıkıp ‘hekimler bu işlerden benim anladığım kadar anlamaz, konuşmasınlar’ diyorsun öyle mi?’

*- Takdir böyle!

Şimdi bir son zamanlarda duyduklarımızı sizinle paylaşayım:

Televizyonda anlatıyorlardı…

Biraz şaşırdım, o kadar!

Büyüklerimizden iyi mi bileceğiz?

Ben ‘Vardır bir bildikleri!’ diyerek önemsemedim ama siz ne dersiniz bilmiyorum!

Söylenen şu:

‘Türk Tabipler Birliği başkanı olan profesör, İstanbul Üniversitesi rektörlüğü seçiminde en yüksek oyu aldı.

Ezici çoğunlukla seçilen bu profesörün rektör olmasını engellediler.

‘Nuh’un cep telefonu vardı, gemisi nükleerdi, insansız hava aracı uçuruyordu’ diyen arkadaşı, aynı İstanbul Üniversitesi’ne öğretim üyesi yaptılar.

Dedim ya mutlaka vardır bir hikmeti!

*- Bir örnek daha

Kafasında fesle dolaşan ‘tımarhanelik’ herif, yandaş televizyonlara çıkıp devlet yönetimine dair her türlü fikrini söyleyebilecek, sonra da bilim adamı olarak ağırlanacak…

Memleketin en önemli ‘psikiyatri’ profesörlerinden biri olan Türk Tabipler Birliği başkanı fikrini söyleyemeyecek öyle mi?’

Bunları bir yana bırakalım, bir de sağlıkçıların şu sözlerine kulak verelim:

*- Bir görüş

‘Yaşatmaya ant içmiş bir mesleğin mensupları olarak, hekimler olarak uyarıyoruz, her çatışma, her savaş, fiziksel ruhsal sosyal ve çevresel sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açar, büyük insani dramları beraberinde getirir’ diyorlar.

Uyarmasınlar mı?

Onarılmaz sorunlara, insani dramlara yol açan bu çatışma ortamına ‘hatalı teşhisler’ yüzünden sürüklenmedik mi?

Hekimlerimiz bu işlerden anlamadığı için mi oluyor bunlar?

Madem herkes hekimlerden daha iyi biliyor.

Bi teşhis ben koyayım bari.

Eğer, cehalet seviyesinde Avrupa şampiyonu olan bir ülke, sırf düşüncelerini söyledi diye hekimleriniz söylediklerini dikkate almıyorsa, o ülke hasta’dır…’

*-

GÜNCEL

*-İmam tutuklandı!

Sakarya’da Uşşaki Tarikatı şeyhi Fatih Nurullah’ın 12 yaşındaki kız çocuğunu cinsel istismardan tutuklanmasının ardından bir çocuk istismarı da Van’da yaşandı. Van’ın Gevaş ilçesinde bulunan Aladüz Köyü imamı, 9 yaşındaki İ.B. isimli kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu.

İsmail Saymaz’ın haberine göre; olayın 3 arkadaşı ve kardeşiyle kitap almak için camiye gittikleri esnada meydana geldiğini belirten 9 yaşındaki İ.B. imamın kendisine cinsel saldırıda bulunmasının ardından kolunu ısırıp kafasına yumruk atarak kaçtığını belirtti.

Anne, kızını korku içinde saklanırken bulduğunu belirtirken; imam suçlamaları reddetti, imamın avukatı ise çocuğu ‘zeka geriliği olmakla’ itham etti.

Bir cevap yazın