HEP İZMİRDEN ÇIKIYOR YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*- İlk ziyaretçi!

Adını sonunda öğrendiğim Vali Erol Bey Eskişehir’e gittikten iki saat kadar sonra yeni vali Yavuz Selim Köşger makamına oturdu…

Dünkü yazımda ‘iki saat beklenemez miydi?’ diye bir soru sormuştum ve de önceki yıllardaki devir teslim törenlerinden örnek vermiştim.

Bu arada önemli bir soruyu unuttuğumu yazıdan sonra anımsadım!

‘Acaba ilk ziyareti kim yapacak?’ diye bir soru ortaya atacaktım…

Çünkü; İzmir’e önemli bir isim, ne bileyim bir vali, bir emniyet müdürü, ya da icracı bir müdür geldiğinde hep belli kişiler yarışırlar, ‘Önce ben gideyim, kendimi göstereyim!’ derler…

Özel kalem müdürlerine veya çalışanlara sorun bakalım size neler diyecekler…

Hep ama hep aynı kişilerdir bunlar…

Tabii bu arada protokol gereği ‘hoş geldin’ demeye gelenler vardır…

Örneğin kentin belediye başkanı gibi…

İşte nasıl ‘Veda ziyaretine gelmeden’ giden  Valiyi ziyaret eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer gibi…

Gitmesi gerekir miydi?

Bilmiyorum….

Yerine bir başkasını gönderse olur muydu?

Onu da bilmiyorum…

Çünkü kentin sorunları her türlü ziyaretten çok daha önemlidir…

Ama İzmir’de her şey yolunda ise diyecek laf bulamam…

O bir devlet memuru…

Yani seçilmiş değil…

Herhangi bir memur neyse onun gibi…

Sadece herkesin yetki ve görevleri zaten yasalarda bellidir…

İşini iyi ya da kötü yapar ve buna göre değerlendirilir…

Hiç kimse ona ne çok yakın, ne de çok uzaktır…

Ama seçilerek, büyük iddialarla oy isteyen biri, ister belediye başkanı olsun, isterse herhangi bir derneğin yöneticisi mutlaka ve mutlaka öncelikle üyelerine, seçmenlerine hizmetle onun suranlarıyla ilgilenmek zorundadır.

Zaten son zamanlarda en çok tenkit edilen konulardan biri de ‘protokol’ konusu değil midir?

Daha yakın zamanda İzmir’de de belediye başkanı ile iktidar milletvekili arasında protokol krizi yaşanmadı mı?

Çelenk koyma törenlerinde bunu yaşamadık mı?

Söyleyeceğim şu:

Önce vatandaş…

Sonra protokol gelir…

Bazı belediye başkanlarımızın ve de milletvekillerinin protokola değil, halkın arasına oturarak toplantıları, etkinlikleri izlediklerini gurur ve iftiharla görmüyor muyuz?

Bizim seçtiğimiz bizim içimizde olur ve oturur…

Bizden kendini soyutlayamaz…

Bir bakıyorsunuz, birileri kendilerini halkın seçtiğini ve o sıfatı kendisine halkın verdiğini unutmuş gibi kapıcısını odacısını törenlere gönderiyor, ön sırada, yani sözde protokola ayrılan yerde onun yerine oturuyor…

Beyefendi, hanımefendi adet haline getirdiği gibi tören ya da etkinlik başladıktan belli bir süre sonra geliyor, herkesin göreceği şekilde görev verdiği kişiyi kaldırıp yerine sanki makamı gibi kuruluyor.

*- Protokol gereği mi?

Ve İzmir Büyükşehir Belediyesi bir açıklama yaptı:

‘Soyer Vali Yavuz Selim Köşger’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu!’

Bülten şöyle:

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer Valiler Kararnamesi ile Aydın Valiliği’nden İzmir Valiliği’ne atanan ve dün (Perşembe) kente gelerek göreve başlayan Yavuz Selim Köşger’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Valiler Kararnamesi ile Aydın Valiliği’nden İzmir Valiliği’ne atanan Yavuz Selim Köşger’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

Ziyarette, Ege Ordu Komutanı Korgeneral Ali Sivri de yer aldı. Vali Yavuz Selim Köşger, Soyer ve Sivri’yi makamında ağırladı.

Soyer, ziyaretin ardından valilikten ayrıldı.’

Acaba Vali Bey ilk ziyaretçilerini nasıl ağırladı?

Aydın’dan geldiğine göre incir yani İzmirli deyişiyle ‘yemiş’ mi ikram etti…

Kahve ya da çay mı?

Yanında çikolata var mıydı?

Yoksa bir bardak soğuk su mu?

Bu arada İzmir’in İzmirlinin sorunları ele alındı mı?

Örneğin acil olarak cumartesi – Pazar günleri yapılacak öğrenci imtihanları var..

Bunlar için yapılması gerekenler ele alındı mı?

Şimdi biliyorum;

‘Dur bakalım!’ diyenler  olacaktır…

Dün bir, bugün iki…

Ama devlette daimilik vardır ve işler beklemez…

Yoksa her şey arapsaçına döner…

Ama Tunç Soyer zaman bulun Vali beye ziyaret etmesine rağmen imtihanlar için önemli kararları müdürlerine aldırmasını bilmiş…

Binlerce kişimizi ilgilendirdiği için paylaşayım:

*- Öğrencilere toplu ulaşım jesti

İzmir Büyükşehir Belediyesi 20 Haziran Cumartesi günü yapılacak LGS ile gelecek hafta sonu düzenlenecek TYT ve AYT sınavlarına girecek öğrencilere toplu ulaşımın ücretsiz olması kararı aldı.

Gençler, sınava giriş belgelerini göstererek tüm toplu ulaşım araçlarına binebilecek.

İzmir’de 20 Haziran Cumartesi, 27 Haziran Cumartesi ve 28 Haziran Pazar günleri yapılacak LGS, TYT ve AYT sınavlarına girecek öğrenciler, hükümetin ilan ettiği sokağa çıkma kısıtlılığı saatleri arasında toplu ulaşım araçlarından ücretsiz yararlanacak.

*- Otobüs seferleri artırıldı

Koronavirüs süreci de dikkate alınarak ESHOT ve İZULAŞ otobüslerinin sefer sıklıkları artırıldı. Ani yoğunlukların hızla giderilmesi amacıyla tüm bölgelerde yedek araçlar da hazır tutulacak.

Metro ve Tramvay: İzmir Metrosu, 06.00-06.30 ve 20.00-00.20 saatleri arasında 7.5 dakikada bir; 06.30-10.00 ve 12.30-20.00 saatleri arasında 6 dakikada bir; 10.00-12.30 aralığında 15 dakikada bir sefer yapacak.

Konak Tramvayı, 06.00-10.00 ve 12.30-00.20 saatleri arasında 7.5 dakikada bir; 10.00-12.30 aralığında 15 dakikada bir sefer yapacak.

Karşıyaka Tramvayı, 06.00-10.00 ve 20.00-00.20 saatleri arasında 10 dakikada bir; 10.00-12.30 aralığında 15 dakikada bir; 12.30-20.00 aralığında ise 8 dakikada bir sefer yapacak.

İZBAN ve İZDENİZ normal çalışacak: İzmir Büyükşehir Belediyesi ve TCDD ortaklığıyla işletilen İZBAN trenleri ile İZDENİZ gemileri normal sefer programlarına devam edecek. İhtiyaç olması ihtimaline karşı iki yedek gemi sefere hazır tutulacak.

*- Avukatlar da yürüyor

Her yerde duyamayacağınız, okuyamayacağınız bir gelişmeden de sizi bilgi sahibi edeyim.

Baro başkanları Ankara’ya yürümeye başladı

Baro başkanlarının ‚hukuk devleti, demokrasi ve insan hakları mücadelesi’ olarak değerlendirdikleri Ankara’ya başlattığı yürüyüşün İzmir etabı İzmir Adliyesi C Blok önünde yapılan basın açıklaması ile başladı.

İzmir Adliyesi C kapısı önünde ‚Savunma savunmasız değildir”’yazılı pankart arkasında toplanan İzmir Barosu üyesi avukatlara, İzmir Tabip Odası, KESK, İzmir Emek ve Demokrasi Güçlerinin temsilcileri de destek verdi.

Yürüyüşe başlamadan önce kısa bir açıklama yapan İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel, avukatların meslek örgütü olan barolara yönelik bir saldırıyla karşı karşıya kalınan bir sürecin yaşandığını ifade ederek, ‘Bir ihanet projesiyle, bölme, parçalama, ele geçirme projesiyle karşı karşıyayız’ dedi

İzmir Barosu Başkanı Av. Özkan Yücel, ‘Suskunluğumuz, sesimiz olmadığı şeklinde algılanmasın.

Söyleyeceklerimiz var.

Yola çıkmaya, mücadele etmeye hazırız.

Bu teslimiyet projesini kabul etmediğimizi, asla kabullenmeyeceğimizi ve meslek örgütlerimizin ele geçirilmesine izin vermeyeceğimizi bir kez daha duyurmaya gidiyoruz‘ diye konuştu.

21 Haziran 2020 Pazar günü Ankara’ya ulaşması planlanan baro başkanları, 22 Haziran 2020 Pazartesi günü ise toplu halde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yürüyerek yapılmak istenen değişiklik çalışmalarını protesto edecekler.

*- İzmir’den çıkıyor

Hemen herkes CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara- İstanbul arasındaki ‘Adalet Yürüyüşü’nü düşünür…

Ama Ankara’ya hak arama yürüyüşü ilk kez İzmir’de yapıldı.

Yüksel Çakmur zamanında, işten çıkarılan ESHOT şoförleri DİSK ve TÜRK- İŞ  bünyesinde birleşerek tam bir ay süren bir yolculuktan sonra Ankara’ya ulaştılar.

Başbakan Süleyman Demirel kendilerini kabul etti.

Adalet Partili Süleyman Demirel, CHP’li Belediye Başkanı Yüksel Çakmur’u aradı ve ‘Bunların hepsini tekrar işe al, maşlarını biz devlet olarak ödeyeceğiz’ diyerek, bütçeye ek ödenek çıkarttı.

O bir aylık yürüyüşe ben de katılmıştım ve her türlü imkanım olmasına rağmen, araclara binmeyerek, işçilerimize destek olmak için onlarla birlikte yürümüştüm…

Uşakta postal denilen ayakkabılarım parçalanmış, soğuktan yüzümde yaralar çıkmıştı..

Bu arada bir anımsatma daha yapayım:

Birçok seyahatinde eşlik ettiğim Süleyman Demirel’in zamanımıza kadar gelen ünlü bir sözü vardı:

‘Yollar aşınmakla bitmez!’

*- Ata’ya şikayet için!

Bundan önce de,  sanıyorum Burhan Özfatura belki de Osman Kibar zamanında bir ESHOT Şöförü nedeni açıklanmayan bir nedenle toplu ulaşım aracını kaçırmıştı.

Şoför ve belediye otobüsü  Afyon’da önü kesilerek durduruldu.

Şoför, ‘Şikayetlerimi Anıtkabire giderek Atamıza anlatacaktım. Sonra da Başbakanlığa giderek durumu anlatacaktım’ diye ifade vermişti.

Acaba bu yazdıklarımı bilen hatırlayan var mı?

Ya da yazan?

***-

GÜNCEL

*- İlk yatay gökdelen

 Çin’in Chongging kentinde yapımı tamamlanan yeni gökdelen Çin açısından bir ilki temsil ediyor.

Çünkü söz konusu yapı, ülkenin ilk ‘yatay gökdeleni’ unvanını taşıyor. 250 metre yükseklikteki dört gökdelenin tepesinde yatay bir şekilde yer alan bina şeffaf bir tüp şeklinde.

 Bu ilginç yapı, sekiz yıllık bir hazırlıktan sonra bugünlerde Çin’in Chongqing kentinde ziyaretçilere açılmış durumda.

 Raffles City Chongqing adı verilen ve gökdelenlerin üstüne oturmuş yapı 1.120.00 metrekarelik alanıyla Çin’in en pahalı şantiyelerinden birinin ürünü oldu.

Sekiz yıl süren çalışmalar sonunda, 250 metre yüksekliğindeki dört adet gökdeleni tepelerinden birbirine bağlayan bu 3 bin metre uzunluğundaki bu dev tüp geçit artık halka açık.

 İçinde ticaret/alışveriş merkezleri, bürolar, oteller ve 1.400 ikametgah bulunan binalar tepelerinde onları birleştiren bir de yatay gökdelenle donanmış olunca turistleri ve ziyaretçileri hayran bırakıyor.

 “Crystal” adı verilen bu yatay şeffaf tüp şeklindeki yapı, çevresini gören terasına çıkanlar için kente 270 derecelik açıdan bir bakış sunuyor ve Yangtze Nehri’nin Jialing Nehri ile birleştiği noktada insana sanki havada duruyormuş duygusu veriyor.

 Gözlem terası, günde 3 bin ziyaretçi kabul etmek üzere tasarlanmış; ancak burada aynı zamanda çok sayıda bahçe, restoran, bir bar, bir konuşma salonu, bir özel kulüp, bir yüzme havuzu ve hatta bir otel lobisi; özetle mümkün olan en çok sayıda ziyaretçi toplamak için her şey bulunuyor.

*- Çeşme’de  ‘Sakız’ hasadı

 Çeşme ilçemizin en önemli değerlerinden olan sakız ağaçlarımızın hasat etkinliği 20.06.2020 Cumartesi günü saat 13:00’de,  425/2 Ada Parsel’de yani Musalla Mahallesinde yapılacak.

İl Müdürü Mustafa Özen ve Ziraat Odası Başkanı Süleyman Özer’in katılım sağlayacağı hasat etkinliğinde, ÇEŞME DAMLA SAKIZI Coğrafi işaret başvurusu yapıldığı ve Çeşme’nin damla sakızının tescilleneceğini de açıklanacak.

Törene CHP’li Çeşme Belediye Başkanı katılacak mı, davetli mi?

Bunu da yarın belki öğreneceğiz…

*- Yüz yıllık belediye’ye 200 yıllık tarihi hizmet binası

Rum asıllı Yorgola isimli bir işadamı tarafından Ayvalık’tan demiryolunun geçeceği varsayımı ile otel olarak yaptırıldığı bilinen ve bir dönem hastane olarak kullanılan tarihi Ayvalık Vergi Dairesi binası restorasyon işlemlerinin ardından Ayvalık Belediyesi tarafından hizmet binası olarak kullanılacak.

*-

Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın