52 Okunma

Hem iyi hem de kötü hep bir arada… YAŞAR EYİCE

*-  Binali Yıldırım AKP’lilere seslendi, ‘En yüksek oylarınızı vererek hak ettiniz; size metro sözü veriyorum!’

*- Aynı anda Kılıçdaroğlu’nun da katıldığı bir mitingde CHP’li Başkan, ‘Buraya geldiler,  metro sözü verdiler oy istediler oldu mu? Başka sözleri de var… Şu gördüğünüz  cami ile Rüzgarlı Tepedeki camileri de biz yani CHP’li başkan yapmadı mı?’ diye kalabalığa seslendi..

*- Çevre Mühendislerinin  kentlerin hava kirliliği çalışması yarın açıklanıyor

*- Halkalı hattı hazır değil ama seçim öncesi açmak istiyorlar!

*- Beşiktaşlılara güncel haberin yazının sonunda*-

Önceki yıllarda adeta kulağımıza fısıldar şekilde söylerlerdi.

Şimdi açık ve net şekilde söyleniyor…

Az önce tekrarladılar:

‘Araç sahiplerine kötü haber; Benzine büyük zam!’ diye…

Alıştık, daha doğrusu alıştırıldık, bize ne?

Biz ‘sarı yelekli’ değiliz…

Ama çoğumuz; ‘Sarı’ yani Naylon basınız…

Para için çıkan, meslek etiklerini hiçe sayanlara böyle deniliyor.

Şimdi bu kafada olanların yeni atları  ‘yandaş basın!’

‘Havuz Medyası’ de deniliyor, bunlara…

Çünkü ‘tombala çeker’ gibi aynı haberler bir dosyanın içinde…

*- Açıklama ile başladı…

Bunun ilk tohumları da ilk kez  ‘Sabah’ isimli gazete tarafından atılmıştı…

Genel Yönetmeni ya da müdürü Boğaziçi Üniversitesi’ndeki konferansında ‘Biz kamu görevi görmüyoruz. Biz de ticarethaneyiz, kazancımızı düşünüyoruz!’ demişti…

Sonra ilave etmişti…

‘İstemeyen almasın!’

Sonuç halk resti gördü…

‘Amiral Gemisi’ olarak adlandırılan Hürriyet’in tüm satışı 60 bine düştü…

Kendi adamları bunu açıklayınca, işinden oldu…

Zaten işsiz gazetecilerin sayısı binleri geçti…

Bunların çoğu da, aslında yandaş medyacı…

Aynen çay üreticileri, fındık üreticileri, şeker pancarı üreticileri ya da hal komisyoncuları, pazarcılar, depocular gibi…

Hepsi şimdi bağırıyor…

Ama kentlerine bakın, seçim sonuçlarını irdeleyin gerçeği göreceksiniz…

Halkın ağzında, ‘Bacağına sıkmak’ tabiri vardır…

Şimdi bunu sanayicilerde, büyük iş adamlarında yaşayacağız…

Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir, gibi sözler de var, halkın hafızasında…

31 Mart’a kadar Konkordato yasak!

Sonra olan büyük sanayicilere değil, birlikte iş yaptığı küçük esnafa, kobilere gelecek, sıkıntıyı onlar çekecek…

Çünkü alacaklarını nasıl tahsil edecekler?

Ben onlar adına üzülüyor, ellerimi dizime vurarak ‘Vah vah!’ diyorum…

Şöyle belleğinizi bir yorun bakalım:

Şu tank fabrikasını anımsayın, birçok kişi gibi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu anımsatıp duruyor…

İlk kim gündeme getirmişti?

Bendeniz…

Fabrika çalışanlardan biri, içi sızlayarak, kan ağlayarak mektup yazmıştı bize…

Ve biz de yazmıştık…

Sonra tekrarladık ve Türkiye’nin gündemine düştü…

Bunun gibi çok örnekleri var…

*- Açıklaması neyi hatırlatıyor?

İzmir Milletvekili olduğu için zaman zaman takip ediyorum…

Konuşmalarını da dinliyorum…

Şimdi İstanbul’da…

Her gün tüm televizyonlar Reis ile birlikte kendisini veriyor…

Söyledikleri hep aynı, ‘Yaptıklarıma bakın!’ diyor…

Bakıyorum, ama karşıma hep müteahhitler çıkıyor….

Birisi çok namlı, ses ve video kayıtlarını görmeyen yoktur…

Bu büyük müteahhit ne demişti?

Yazmaya utanıyorum…

Hepimizi, analarımızı, çoluk çocuğu bilmem ne yapacakmış?

Garanti hastadır…

Bunu bu işin hekimleri iyi bilir, söylemlerden ve hastalarından…

‘Allah ıslah etsin!’ denir ve deriz böylelerine…

Ama arkadan Çin ordusu gibi geliyorlar…

Baksanıza, olayları bile saptırıyorlar:

8 Mart Günü kadınlarımız yürüyüş yaparken, emir altındaki polisi ve talimat verenleri ıslıklarken, bunu ezana hakaret olarak yayınlıyorlar.

1,36 saniyelik bir video var…

Nereden çekilmiş; tepeden…

Ezan sesi var, uzaktan da ıslık sesi…

Sosyal Medya’da, ‘Bunu da yaptılar!’ diyenler var…

Ama ‘Bunu yaptılar’ sözcüğünü AKP’liler ile yandaşları, seçim malzemesi olarak kullanıyor…

Yani; binlerce kadın gece saatlerine kadar gün boyu bazılarını ıslıklamadılar, yuhalamadılar, sadece ve sadece ezan okunurken, hiçbirimizin kesinlikle tasvip etmediği ve edemeyeceği olayı kendilerine göre yorumlayıp, inançlı bizleri, bazılarına karşı düşman olmamızı sağlamaya çalışıyorlar.

Bunlara ne denir?

Bölücü mü, birleştirici mi?

Hepimizin ağzından ‘birlik ve beraberlik mesajları’ çıkarken, bazılarının milletimizi ikiye bölmesi herhalde kabul edilemez…

İç ve dış düşmanlarımızın ekmeğine yağ sürdüklerinin farkında değiller mi?

Baksanıza hükümet ya da Reis yanlıları, iki gün sonra bazı açıklamalardan sonra birleştiler ve kadınlar yani anneleri, kardeşleri, eşleri ve baldızları, kız çocukları için yollarla döküldüler.

Allah’tan tahriklere katılmıyoruz…

Kemal Kılıçdaroğlu, açıklama yaptı: tahriklerden ve kavgalardan kaçının diye..

Ve tüm CHP’li belediye başkanlarına ‘Hizmet herkese eşit olacak’ dedi…

Reisçi Süleyman Özışık, ‘Ucubeler ezanı susturmak istiyor’ dedi… Sonra özür diledi…

Yanıldığını ve okuyucularını yanılttığı için özür dileyerek, yayınlanan gazete yazısının o kısmını çıkardığını ve kabul edilmemesini istedi.

Çünkü ‘feminist’lerin, yani kadınların akşamki gösterilerini saat 18,00’den geceyarısına kadar takip eden yandaş basın muhabirleri de, ‘saatlerce süren slogan ve protesto ıslıklarının bir an durmadığını, kendilerinin de ezan sesini duymadıklarını belirttiler.

Sosyal Medyada, bazıları da, ‘Bu kadarı olmaz, gece vakitsiz ezan okuyarak, kadınlara kara çaldılar’ diyorlar…

Ben buna da inanmıyorum…

Karşı atak mı propoganda mı bilemiyorum…

Halkı birbirine düşürmek olarak algılıyorum…

Belki çok daha geniş ele alır ve çok örneklerini veririm…

Yazımın bu bölümüne, ‘Binali Yıldırım’ı takip ediyor ve dinliyorum’ dedim, lafı uzattım:

Bugünkü konuşmasında, ‘Siz metroyu hak ediyorsunuz’ diyerek AKP’lilere seslenirken, ‘Oyunuzu bize verdiğiniz için’ dedi.

Yani AKP’ye oy verene hizmet en üst seviyede gidecek…

Ama aynı anda bir başka semtte, bir CHP’li başkan adayı konuşuyordu:

‘Buraya, bu meydana geldiler metro yapıp sizi yürütmeyeceğiz, trafikten kurtaracağız dediler ve birçok söz verdiler. Hangisi yerine geldi?’ diye sordu…

Şimdi sıkı durun o CHP’li başkan adayı; ‘Şu gördüğünüz camiyi, Rüzgarlı tepedeki diğer camiyi kim yaptı? Söz verenler mi, biz CHP’liler mi?’ diye sordu…

Yani dolaylı yönden CHP’lilerin ezan okunurken ıslık çaldığını söyleyenlere somut örnek verdiler…

*- ‘Gebze-Halkalı-Marmaray Hattı henüz hazır değil’

Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) Gebze- Halkalı Marmaray hattı için uyarılarda bulundu.

Sendikanın iddiasına göre hattın açılmasına engel çok önemli eksiklikler var ve bunlar giderilmeden erkenden hizmete girmesi büyük kazalara sebep olabilir.

BTS 1 nolu Şube Sekreteri Veysel Akbayer  yaptığı açıklamada, hattın ilk olarak 1 Mart 2019’da test sürüşlerine başladığını belirterek, yetkililerin 10 Mart 2019 tarihi gibi kısa bir sürede bu hattı açmayı planladıklarını kaydetti.

Akbayer, yaptıkları ikazlar neticesinde açılışta bir ertelemeye gidildiğini ancak sorunların devam etmesi sebebiyle risklerin aynen geçerli olduğunu ifade etti.

*- ‘Makinistlerin tecrübeleri yetersiz’

Gebze-Halkalı arasındaki hattın açılmasıyla bazı sorunların oluşacağını ve kazaların olabileceğini hissettiklerini ifade eden Veysel Akbayer, kötü şeyler yaşanmaması adına açıklama yapma gereği duyduklarını belirtti.

Akbayer, ‘Halkalı-Gebze hattı daha önce Ayrılıkçeşmesi- Kazlıçeşme ve tüp tünel olarak hizmete açılmıştı ve hala da sorunsuz olarak çalışmaya devam ediyor.

Hattın diğer kalan tarafı ise iyileştirme yapıldıktan sonra açılmak isteniyor.

1 Mart’ta sürüş testlerine başlandı ve bu hattın ayın 10’unda açılacağına dair açıklamalarda bulunuldu.

Ancak her şeyin yetersiz olması sebebiyle bu hattın erken olarak açılmasına biz karşı çıktık.

Karşı çıkmamızın sebebi de buradaki emniyetin yeterli olmaması.

Birinci neden makinistlerin tecrübesizliği.

Ben 35 yıllık makinistim ve bu hatta çalışıyorum.

Fakat Halkalı-Gebze arasındaki yol güzergahındaki sinyallerin ve makasların tamamen değişmesinden dolayı biz bunların yerlerini tam olarak bilmiyoruz.

Her ne kadar tren otomatik olarak gitse de acil bir durumda manuel kullanmamız ve duruma müdahalede bulunmamız gerekecektir ve maalesef biz bu müdahalelerde bulunamayacağız ve bu da kazaya neden olacaktır’ dedi.

Yeni işe alınan makinistlerle birlikte bütün makinistlerin yol güzergahında tecrübe kazanması gerektiğini söyleyen Akbayer, İŞKUR tarafından kurs verilen makinistlerin hemen göreve başlatıldığını belirtti.

Yeni makinistlerle ilgili yorumda bulunamam ama AKP’li bir yöneticinin  geçenlerde yaptığı açıklamayı paylaşabilirim…

‘Ne müdür, ne de genel müdür değil, işe alımları sadece biz AKP yapar!’

*-

*-

Bu arada Ankara’dan, daha doğrusu Çevre Mühendislerinden bir davet aldım.

Katılıp katılmayacağımı ya da yerime bir başkasını gönderip gönderemeyeceğimi teyit etmek istediler.

Üzülerek, ‘katılamayacağımı’ belirttim.

Davet şöyle:

‘TMMOB Çevre Mühendisleri Odası’nın Türkiye’nin Hava Kirliliği Raporu‘nu açıklayacağı basın toplantısına davetlisiniz.

12 Mart Salı günü gerçekleştirilecek toplantıya TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Baran Bozoğlu ev sahipliği yapacak.

Çevre Mühendisleri Odası’nın her yıl bir önceki yılın tüm verilerini değerlendirerek ülke, şehir ve ilçeler bazında çıkardığı hava kirliliği rakamları Türkiye’nin Hava Kirliliği raporu kapsamında sunulacak. Raporda İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerdeki hava kirliliği verilerinin yanı sıra, Türkiye’nin kirlilik yükü en fazla olan bölgelerine, kirlilik nedenlerine ve karşılaştırmalı verilere de dikkat çekilecek.

Türkiye’nin hava kirliliği haritasının detaylarıyla anlatılacağı etkinlikte sizleri aramızda görmekten mutluluk duyacağız.

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası

Yer:   Raymar Hotel

Saat: 11.00-12.00…’

*-

TBMM Çevre Komisyonu Üyesi ve CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, ÇED olumlu kararı mahkeme tarafından iptal edildiği halde faaliyetine devam eden ve başta çevreci kuruluşlar olmak üzere kamuoyunun büyük tepkisine neden olan İzmir Aliağa’daki İzdemir Enerji Santralı-II İkinci Ünite İlavesi projesini Bakan Kurum’a sordu.

Santralin mahkeme kararına rağmen hangi gerekçeyle çalışmaya devam ettiğinin açıklanmasını isteyen Polat,

‘Santralin çalışması Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir?

Eğer bilginiz dahilindeyse hangi gerekçeyle buna göz yumulmaktadır?’ diye sordu.

Konuyla ilgili bir araştırma önergesi de veren Polat,

‘Aliağa’da geleceğe dönük planlamalarda enerji ihtiyacı ve yatırımlarının mutlaka çevresel etkiler göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmesi, termik santraller başta olmak üzere çevreye zarar veren tüm yatırımların durdurulması, bölgenin ‘çevre karnesi’nin tüm boyutlarıyla ortaya konulması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulması şarttır’ dedi.

Tabii bundan Yandaş medyanın haberi yok…

Bakın haberleri olmayan ama hepimizi ilgilendiren bir konuyu da paylaşayım:

‘Almanya, Soylu’nun konuşması üzerine Türkiye’ye seyahat uyarısını güncelledi!’

*-

Almanya Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’ye seyahat edecek yurttaşlarına düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda dikkatli olmaları uyarısında bulundu ve seyahat uyarısını güncelledi…

 İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Ankara Polatlı’da seçim bürosunun açılışında yaptığı konuşmada kullandığı o sözlere tepkiler devam ediyor.

Alman Dışişleri Bakanlığı’nın seyahat bilgileri kısmında yapılan düzenlemenin Türkiye ile ilgili kısmında, ‘Alman yasalarına göre düşünce ve fikir özgürlüğü olan konular Türkiye’de cezai yargılamalara yol açabilir’ uyarısı yapıldı.

Almanya Dışişleri Bakanlığı’nın resmi internet sayfasında yayınlanan Türkiye’ye yönelik seyahat tavsiyelerinde ‘Türk hükümetinin Alman medyasının temsilcileri ile sivil toplum kuruluşlarına yönelik yeni tedbirler almasının ihtimal dışı bırakılamayacağı’  ifadesi yer aldı.

Soylu, ‘Avrupa’da, Almanya’da öyle terör örgütünün toplantılarına katılıp da ondan sonra gelip Antalya’da, Bodrum’da, Muğla’da tatil yapanlar var ya, onlar için de tedbir aldık şimdi.

Hadi gelsinler bakalım havalimanlarından içeri girsinler. Gözaltına alıp yallah, öyle kolay değil.

Dışarıda hainlik yapıp, içeride, Türkiye’de keyfini, sefasını sürmek bundan sonra kolay değil’ şeklinde konuşmuştu.

Türkiye aleyhine davranışta bulunanlara ve PKK sempatizanlarına kesinlikle karşı olduğumuzu da bu arada tekrarlıyorum, yorumu da okuyucularıma bırakıyorum.

Şimdi Beşiktaşlılara, örneğin: Prof. Dr. Erkan Sevinç başta olmak üzere, Denizli’den Eren Güneş’e,  Çeşme’den Nevzat Karagülle’ye, Emine E. Elat’a, Bodrum’dan Ayfer- Hakan- Tolga Ülkü ile şu anda Ayvalık’ta olan Aynur- Sezgin Can’a duyurayım..

‘BJK No1903’, International Property Awards’tan 3 ödülle döndü…

*- 3 Ödülle Döndü…

Elips Tasarım Mimarlık tarafından tasarlanan BJK No1903, uluslararası arenada mimari ve iç mimari birçok projenin yarıştığı European Property Awards’ta ‘Karma Kullanımlı En İyi İç Mekan Projesi’ seçildikten sonra, tüm bölgelerden en iyi projelerin yarıştığı International Property Awards’ta da birinciliğe layık görüldü.

Y. Mimar Feza Ökten Koca’nın liderliğinde ulusal ve uluslararası ölçekte ödüllü mimari ve iç mimari projelere ve mobilya tasarım çalışmalarına imza atan Elips Tasarım Mimarlık, İstanbul Akatlar’daki BJK No1903 projesiyle International Property Awards’ta sırasıyla Türkiye’deki ve Avrupa’daki ‘En İyi Karma Kullanımlı İç Mekan Projesi’ seçildikten sonra, kategorisindeki tüm rakiplerini eleyerek ‘En İyi Uluslararası Karma Kullanımlı İç Mekan Projesi’ seçilmeye hak kazandı.

*- Toplantı sonucu

Başkan Fikret Orman’la yaptıkları toplantılar sonucu BJK camiasına BJK kalitesini taşıyan ve 7’den 70’e herkesin kullanımına açık olacak A Plus bir tesis kazandırmak hedefiyle yola çıkan Elips Tasarım Mimarlık 4600 m² açık alan ve 3600 m² kapalı alana sahip karma kullanımlı tesisin proje çalışmalarına 2016’nın başında başlamış.

Tasarım ve projelendirmede ihtiyaç programına göre mekan oluştururken özellikle binanın mimari kimliğinin yönlendirici olduğunu belirten Elips Tasarım Mimarlık, asimetrik ve farklı açılardaki çizgilerle modern mekanlar yaratırken, maksimum hacim ve gün ışığı kullanımını sağlamış.

*-

İç mekanda mermer, parke, çini karo, epoksi, seramik, ayna, ahşap, pirinç, duvar kağıdı, kumaş kaplama akustik paneller, paslanmaz, cam gibi çok çeşitli malzemeleri kullanarak farklı mekansal detaylar oluşturan Elips Tasarım Mimarlık, tesiste her köşeyi farklı şekilde tasarlamış ve tüm teknik detay ve ekipmanların mekan estetiğini bozmasını engellemek amacıyla titizlikle çözümler üretmiş.

Binanın hem dış hem de iç mekanlarında aynı dili kullanılarak kullanıcıya bütüncül bir yaşam alanı kazandırmaya çalışılmış.

Şömine çerçevesinden aydınlatmalara, tel çiçek objelerden bankolara, ana giriş takından duvar kaplamalarına kadar her türlü detay ortak kimlikle ve özel olarak tek tek tasarlanmış. Duvarlarda yer alan resimler ise ressam tarafından mekan kimliği baz alınarak hazırlanmış.

*- Dil birliğiyle oluşturulan nitelikli yaşam alanları…

Tesisin zemin katında ana giriş ve karşılamanın yanı sıra ön cepheye bakan büyük bir teras ve çocuk oyun alanına sahip Casual Restaurant, arka cepheye bakan terası ile BJK kongre üye ve yöneticilerinin kullanımına açık Eagle House lounge alanı, ana mutfak, depolar ile müşteri ve personel ıslak hacimlerini konumlandıran Elips Tasarım Mimarlık, her ne kadar her mekanı birbirinden bağımsız olarak farklı malzemelerle tasarlamış olsa da tasarımın genel prensibinde dil birliği sağlamayı başarmış.

*-

Birinci katta 790 m² alana sahip BOLD Restaurant’ın zemin kattan farklı olarak büyük bir bar köşesi, rahat deri koltuklarla oluşturulmuş bir şömine bölümü, ahşap ve mermer masaları ile daha farklı bir ortama sahip olduğunu belirten Y.Mimar Feza Koca bu mekanı şu sözlerle özetliyor: ‘Oldukça iddialı tavan yüksekliği ve cam cephesi ile ferah bir alana sahip olan mekanda, duvarda kullandığımız mermer ve ayna kaplamaların tersine tavanda kullandığımız metal peteklerin altında daire formundaki ahşap ve akustik panellerle hem sıcak ve hareketli bir etki sağlarken hem de akustik çözüm sağlamış olduk. Özel toplantı ve etkinliklere hizmet verebilmek için tasarlanmış Blackhall salonu, hareketli duvarlar sayesinden istenildiğinde Bold Restaurant ile birleştirilebilmekte ve büyük etkinliklerin organize edilmesine imkan sağlamaktadır.

Başkan ve yönetim kurulu üyelerinin kullanımına açık Mr. President toplantı alanı da toplantı odası, servis, WC ve vestiyeri ile özel bir alan olarak tasarlandı.

Toplantı odasında iyi bir akustik sağlamak öncelikli hedefimiz oldu. Buradaki kumaş akustik panel kaplı duvarlarda yer yer kullanılan ahşap kaplamalar da bu yönde destek sağlıyor.

Yine siyah akustik kaplı tavanda fotoğraf makinası vizörünün açılma şeklinden ilham alarak tasarlanmış lake ahşaplardan oluşturduğumuz tasarımımız mevcuttur.

Toplantı masası ve koltuklar ise Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nden getirilmiştir çünkü o masada çok önemli anlaşmalar imzalanmış olduğu için taşıdığı hikaye önemlidir.’

Açıklama ve bilgi çok daha fazla.

Can sıkmamak için daha fazla bilgi vermiyorum…

Belki başka yazılarımda aralara sıkıştırırım, böylece Beşiktaşlı büyügümüz Erol Akıncılar ile mimariye önem veren Fenerbahceli büyüğümüz Ünal Tümin ile Foto muhabiri Mehmet Özdoğru’nun da isteklerini yerine getirmiş olurum, Aliağa’ya yerleşen Hikmet Kumuk gibi…

Bu arada Bilgin Önder ile Enver Kaya’yı unutuyordum…

*-
— 
Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee

Please follow and like us:

Bir cevap yazın