HASTANE HAZIR, HEM DE BEDAVA.. FAKAT AÇMIYORLAR/ YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*- Giritliler’in büyük buluşması

Giritliler Federasyonu tarafından 10’uncusu düzenlenecek olan ‘Uluslararası Giritliler Festivali’ bu yıl 27-28-29 Eylül tarihlerinde Selçuk, Söke ve Kuşadası’nda gerçekleşecek. Girit kültürünü yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla düzenlenen dünyanın en büyük Giritli festivali olarak anılan festivale geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da büyük bir katılım olması bekleniyor.

‘Uluslararası Giritliler Festivali’ bu yıl 27-28-29 Eylül tarihlerinde Selçuk, Söke ve Kuşadası’nda gerçekleşecek.

Giritliler Federasyonu tarafından 27 Eylül’de Selçuk’ta başlayacak olan festival Söke ve Kuşadası Davutlar Mahallesi Sevgi Plajı’nda üç gün boyunca sürecek.

Dünya’nın en büyük Giritli buluşması olarak anılan festivale Türkiye ve Girit’in yanı sıra Yunanistan, Lübnan ve Ürdün’de yaşayan Giritliler ile Girit kültürünü merak edenler ve Girit dernekleri de katılacak.

*- Festival programı çok zengin

Fotoğraf sergileri, belgesel gösterimleri, konserler, halk dansları ve Girit yemek atölyelerinin yer alacağı zengin içerikli festivalin ilk günü Selçuk’ta Efes Kent Belleği Müzesi’nde belgesel gösterimi ve söyleşiler yapılırken akşamında Kuşadası Davutlar Giritli Mahallesi’nde Giritlice şarkılar ve maniler ile son bulacak.

İkinci gün ise Söke’nin eski Rum Mahallesi olan Kemalpaşa Mahallesi’nde Girit yemek atölyeleri ile gece Kuşadası Antik Kemer’de Girit müzik ve dansları gurubunun da yer alacağı 10. Yıl Gala yemeği düzenlenecek.

*- Büyük buluşma Sevgi Plajı’nda

10. Uluslararası Giritliler Festivali’nin ikinci günü düzenlenecek olan etkinlikler saat 13.00’de Davutlar Sevgi Plajı’nda başlayacak.

Sevgi Plajı’ndaki etkinlikte, Yunanistan’dan gelen müzik ve folklor ekibi gösterilerinin yanı sıra, Lozan Mübadilleri İzmir Temsilciliği Korosu, Grup Defne Konseri yer alacak.

Sevgi Plajı’nda ayrıca ‘Kuşadası’ndaki Giritliler’ ve ‘Girit’ten Anadolu’ya” isimli fotoğraf sergileri ve Girit’in yöresel ürünlerinin yer alacağı stantlar ile çeşitli sürprizler yer alacak.

10 yıl önce bir zeytin bahçesinde başlayan festivalin yurt içinden ve yurt dışından gelen Giritlilerin yoğun katılımı ile bugün uluslararası bir etkinliğe dönüştüğüne dikkat çeken Giritliler Federasyonu Başkanı Yunus Çengel, ‘Kültürümüzü yaşatmak için verdiğimiz mücadelemiz Giritli hemşerilerimizin ve Girit kültürünü seven dostlarımızın desteği ile hız kesmeden devam ediyor.

Giritliler Federasyonu çatısı altında Türkiye’nin her yerinden 15 Giritli Derneği ve Lübnan Giritliler Derneği Girit kültürünü yaşatmak için beraber çalışmaya devam ediyoruz.

Bu festivalin önemi yılda bir kez bile olsa Giritlilerin Kavuşmasına ev sahipliği yapıyor olması.

Festival sayesinde birbirinden yıllarca önce ayrılmış akrabalar ilk kez bir araya geliyor ve oldukça duygusal anlar yaşanıyor.

Girit kültürünü merak eden herkesi 27-28-29 Eylül tarihlerinde düzenleyecek olduğumuz 10. Uluslararası Giritliler Festivali’ne davet ediyoruz’ şeklinde konuştu.

*- Hayatları bize bağlı..

Hafızasını biraz zorlayanlar Didem Soydan’ı anımsar.

Ben yine de bir anımsama yapayım:

17 yaşında hayatını kaybeden Kaan Özelçam, yazdığı mektupta ‘Beni lösemi hastalığı öldüremedi ama bürokrasi canavarı öldürebilecek.

Belki de sayılı günlerim kaldı.

Bu mektubu herkese iletirseniz, sizin sayenizde başka lösemili çocuklar bu cihazın çalıştığını görebilirler’ demişti.

Konuyu ele alınca, Sağlık Bakanlığı’ndan bir yetkili de ‘Haklısınız!’ diyerek sorunun en geç bir hafta, bilemedin bir ay içinde çözümlenebileceğini belirtmişti.

Ama imzalar, ya da karar bir yerlerde takılı kaldı.

Yani Didem Soydan’ın, Kaan’ın dileğinin gerçekleşmesi için başlattığı kampanya sonucu ulaşamamıştı.

Konu şöyle idi;

‘Bürokrasi yüzünden çocuklar ölmesin, Lösev’e tam ruhsat verilsin!’

*- Bürokrasi evlatlarımızı kaybettiriyor

Kaan, annesine yazdığı mektubun bir bölümünde diyor ki:

‘Beni lösemi hastalığı öldüremedi ama bürokrasi canavarı öldürebilecek. Belki de sayılı günlerim kaldı.

Ben görmedim ama bu mektubu herkese iletirseniz, sizin sayenizde başka lösemili çocuklar bu cihazın çalıştığını görebilirler.

Saygı ve sevgilerimle…’

Araştıran görecektir:

Lösev, dünyanın en iyi radyoterapi cihazlarına ve Kliniğine sahip olmasına rağmen Sağlık Bakanlığı’nın ruhsat vermemesi sonucu cihazları kullanamıyor.

Çocuklar tedavi için yetersiz cihazlara sahip hastanelere gönderiliyor.

Elde en iyi cihazlar varken, çaresizliğe mahkum edilip, tedavi engelleniyor.

Bu durum gerçekten akıl almıyor.

Yani: Sağlık Bakanlığı, Lösev’e ruhsat versin!

Daha fazla çocuk ölmesin, bu günü kadar açılan kampanyalar sonuçsuz kalmasın.

*- Özetin özeti

Kaan’ın annesine yazdığı mektubun özetini paylaşıyorum:

‘Ben bundan 6 sene önce lösemi hastalığına yakalandım. Ankara’da Lösev’in Lösante hastanesi’nde çok zor olan tedavim başladı, 2 sene sürdü.

Tam ‘iyileştim’ derken hastalığım tekrarladı.

Tekrar başa döndük ve 3 yıllık tedaviye başladık.

Hiç yıkılmadım, ‘Ben bu hastalığı yeneceğim’ diye anneme, kardeşlerime söz verdim.

Ama lösemi canavarı beni 3’üncü kez pençesine alıp lösemi tekrarlayınca tam umudum kırılmak üzereyken Lösev’in doktorları yine imdadıma yetişti ve ‘Artık sana kemik iliği nakli yapacağız ve yaşatacağız’ dediler.

3’üncü defa uzunca bir kemoterapi aldım, yine saçlarım döküldü, ateşler içinde yandım ama sonunda kemik iliği nakli servisi’ne geçmeyi başardım.

Lösev Lösante hastanesi’nin kemik iliği nakli servisi tıpkı bir uzay üssü. Her tarafı havadaki gözle görülmeyen en küçük tozları, mikropları süzen hepa filtrelerle kaplı.

Doktorlar, hemşireler içeri girerken özel solüsyonlarla yıkanıyorlar, çok özel kıyafetler giyiyorlar.

Annemden başka kimse içeri giremiyor, o da dışarı çıkamıyor.

Adeta fanusta yaşıyordum.

Kapıların birisi kapanmadan diğeri açılmıyor.

Anlayacağınız, sağlığımız için dünyanın en steril kemik iliği nakil merkezi’ndeydim.

Bir gün hematoloji uzmanı profesör doktor odamıza geldi ve “artık radyoterapi (ışın tedavisi) alacaksın, sonra da kemik iliği naklini gerçekleştireceğiz.

Ama radyoterapi için başka hastaneye gideceksin’ dedi.

Ve gerisini vermek istemiyorum…

*- Kaan’ın ağzından…

Hemen,‘Bizim hastanemizde yok mu?’ dedim.

‘Var, hem de dünyanın en iyi radyoterapi cihazları var ama kullanamıyoruz’ dedi.

‘Neden?’ diye sordum.

‘Çünkü Sağlık Bakanlığı ruhsat vermiyor, yani çalıştırmamız yasak’

‘Neden, kötü bir şey mi yaptınız?’

‘Hayır, her şey yönetmeliklere uygun. Hatta Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’ndan (taek) ruhsat da alındı ama kullanamıyoruz!’

İşte halimiz bu…

Bildiğimiz, Şehir Hastaneleri özel sektöre yaptırılıyor ve bunlara da hasta sayısı garantisi veriliyor.

***-

GÜNCEL

*- EBSO Afrika kapılarını açıyor

Ciddi bir değişim ve dönüşüm ekseninden geçen dünyada, ticaret savaşları, ayrılıkçı siyasi görüşler ve korumacı politikalar dikkat çekici bir şekilde yükselişe geçiyor.

Bu  belirsizlik atmosferinde uluslararası işbirliği imkanları ve ülkemizin  pazar ağının genişletilmesi konusuna her fırsatta dikkat çeken  EBSO; 64 farklı sektördeki Meslek Komiteleri Üyelerine yönelik olarak, 24 Eylül Salı günü , “Afrika Pazarının Türkiye Açısından Önemi” başlıklı bir toplantı düzenleyecek.

Gabon, Zambiya ve Güney Afrika Büyükelçileri ile Güney Afrika İzmir Fahri Başkonsolosu ve DEİK Türk-Afrika İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Tamer Taşkın’ın da katılımlarıyla gerçekleştirilecek toplantıda, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Ekonomiye Küresel ve Ulusal Bakış konulu sunum yapacak.

Tarih : 24 Eylül 2019 Salı,  Saat:  15:30, Yer : Ege Bölgesi Sanayi Odası.

*- Yatırım fırsatları semineri

Asya’nın kalbine açılan kapı olan Filipinler,108 milyona yakın nüfusu ile Türkiye için büyük önem arz etmektedir.

Filipinler altyapı konusunda “altın çağına” girmeye hazırlanmaktadır. Ülkede yeni kara yolları ve havalimanlarının yapılması hedeflenmektedir.

Türkiye ile Filipinlerin ticaret hacmi 280 milyon dolar seviyelerinde olmakla beraber potansiyelin çok altındadır.

Filipinler’in yıllık 105 milyar dolarlık ithalat yaptığı dikkate alındığında, söz konusu pazar; Türkiye için büyük fırsatlar arz etmektedir.

Bu kapsamda, 26 Eylül 2019 Perşembe günü, 13.00- 17.30 saatleri arasında Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonunda düzenlenecek olan “Filipinler Ülke Günü ve Yatırım Fırsatları” etkinliği ile Filipinler pazarı hakkında bilgilendirmeler yapılacaktır.

Seminerde, Filipinler’in ekonomik durumu, dış ticareti, pazar yapısı, yatırım ve iş fırsatları, iş kültüründe dikkat edilmesi gereken konular ve Türk firmalarının deneyimleri aktarılacaktır.

*- İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Eylül Ayı Meclis Toplantısı

İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Eylül Ayı Meclis Toplantısı yarın (24 Eylül 2019 Salı) saat 16.00’da Meclis Toplantı Salonu’nda yapılacak.

MeclisE katılacak olan İzmir Alaybey Tersanesi Komutanı Dz.Kd. Alb. Korkut Şen, İzmir Tersanesi Komutanlığı hizmet ve faaliyetleri hakkında bilgilendirme yapacak.

*—
Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın