GÜNÜN ADAMLARI ÇİFTÇİLER/ YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş


*- İzmir Bilim Kurulu açıklama yaptı: AVM’ler açılmamalıdır!

*- Temizlik işçileri ‘ayın personeli’ seçildi

*- Karşıyaka’da tarımsal kalkınma hareketi başlıyor

*- Tarımda dağıtım noksanlığı fiyat arttırıyor, bazılarının işine geliyor.

*- Dünya genelinde en fazla etkilenen sektör balıkçılık oldu.

*- Endüstriyel tohum canımıza okuyor!

*- Sağlık Sen’den nöbet ücreti başvurusu…

*-

YAŞAR EYİCE

*- Günün efendisi!

Şöyle bir zihnimizi yoklayalım…

Tarım yoksa, hayat yok!..

Bugün. yani 14 Mayıs Perşembe tüm ülkelerde, ‘Dünya Çiftçiler Günü’ olarak kutlanıyor.

Sağlıkçılarımızı olduğu gibi çiftçilerimizi de alkışlıyoruz.

Hatta, onları bir günlüğüne de olsa, ‘Efendi’ bile yapıyoruz..

Gerçek olan nedir?

Üretimin sürmesi!

Hatta şart!

Bu noktada, yani normalde kişisel önlemlerin alınması, 65 yaşın üstünde olan çiftçilerin tarlalarına gitmesinde problem yaşamaması ve mevsimlik işçilerin şehirlerarası seyahatinin sağlanması gerekiyor.

Hepimizin de bildiği gibi;

Çiftçimizi emeğinin ve toprakla buluşan alın terinin yarattığı bereketin, ülkemiz için ve tüm insanlarımız için ne kadar değerli ve de ne kadar yaşamsal olduğu içinde yaşadığımız bu süreçte bir kez daha ortaya çıktı.

Bunları ve daha fazlasını akşamki yazımda uzun uzun ve de uzmanların ağzından anlatmaya çalıştım.

Şimdi bir gerçekten daha söz edeyim:

*- Önemli aksaklık!

COVID-19 sürecinde gıda arzındaki bolluğa rağmen dağıtımdaki aksaklıklar dikkat çekiyor.

Türkiye – Avrupa ve Orta Asya’da olduğu gibi küresel olarak da ilk işaretler, 2020 yılı için buğday üretimi ve stoklarının rekor seviyede gerçekleşeceğini gösteriyor.

Büyük gıda üreticileri ve tedarikçileri için de tedarik zinciri yeterli düzeyde.

Ancak yine de bazı ülkelerde, COVID-19’dan dolayı alınan kısıtlayıcı tedbirler nedeniyle tarımsal üretimde düşüş gözlemlenirken, bazı lojistik aksaklıklar da ortaya çıkıyor.

Bu durum, Avrupa ve Orta Asya bölgesini inceleyen COVID-19 sürecinde Bölgesel Gıda Pazarlarının Durumu raporunda ayrıntılı olarak işlendi.

*- Tedbirler inceleniyor

Raporda, salgınla mücadele eden Kazakistan, Rusya Federasyonu, Ukrayna ve Avrasya Ekonomi Komisyonu gibi büyük bölgesel gıda ihracatçısı ülkelerin ihracat politikalarına genel bir bakış sunuyor.

Rapor ayrıca bu ülkelerde ulusal anlamda salgının etkisini azaltmaya yönelik aldıkları önlemleri, gıda tedarik zincirini ve pazarını korumaya yönelik tedbirleri de inceliyor.

Rapor, bölgedeki gıda pazarlarının güven verdiğine dikkat çekiyor. Gıdanın pazara ulaşımında bir sıkıntı görünmüyor.

Temel gıdalar sorunsuz bir şekilde pazara ulaşıyor, buğday gibi temel ürünlerin üretiminde elverişli koşullar bulunuyor. Rapor ayrıca halen devam eden salgının gıda ve tarım sektöründeki, depolama, ulaşım, satış, finans ve girdi mevcudiyeti üzerindeki olumsuz baskısına dikkat çekiyor.

*- En çok balıkçılık sektörü etkilendi

‘Ülkelerde, genellikle doğrudan piyasa aktörleri ve çiftçilerden anketler yoluyla bilgi topladık’ diyen FAO Avrupa ve Orta Asya Ekonomisi Uzmanı Cheng Fang, şunları söyledi:

‘Balıkçılık genel olarak en çok etkilenen sektör olarak öne çıkıyor.

Bunu sırasıyla süt ve süt ürünleri, hayvancılık, tahıl ve bakliyat değer zincirleri takip ediyor.

Hazırladığımız Politika Raporumuz , hükümetlere salgının uzun süredir devam eden sonuçlarını sonlandıran normalleşme adımları atmalarını teşvik ediyor. Bunun için de özel önerilerde bulunuyor.’

 *- Diğer etkilenenler

Meyve ve sebze pazarlarında satış yapan çiftçiler, girdi tedarikçileri ve ulaşım hizmetleri en çok etkilenenler arasında.

Gıda üreticileri için de iki ciddi sorun var:

Azalan tüketim ile üretilen ürünleri depolama için yer kalmaması ve daha önceki ürünlerin son kullanım tarihlerinin geçiyor olması.

Buna ek olarak, satışlarda da tedarik zincirinin her iki ucunda da düşüş gözleniyor:

Tüketiciler daha az gıda satın alıyor ve üreticiler de ithal ürünlerde fiyat artışları ile karşı karşıya kalıyor.

Bu durum krizin ortasında kalan çiftçiler üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir.

*- karşı karşıya kalınabilecek

 FAO tüm bu sebeplerden önümüzdeki ekim sezonunda ciddi maddi sıkıntılarla karşı karşıya kalabilecek çiftçilerin finansal sorunlarını çözecek mekanizmaların hayata geçirilmesini acil olarak öneriyor.

*- Bizim açımızdan

Tüketiciler açısından ise; Kırgızistan ve Rusya Federasyonu gibi bölgedeki birçok tarım ürününün gıda fiyatları genel olarak sabit kaldı. Ancak bazı ülkelerde fiyatlar yükseldi.

Tacikistan’da, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla, fiyatlar taze soğan için yüzde 135’den fazla, patates için yaklaşık yüzde 100 oranında arttı. Tahıl, et ve süt ürünleri fiyatları yaklaşık yüzde 20 oranında arttı.

*-  İstikrarlı seyretti

Uluslararası düzeyde, bölgedeki en önemli emtia olan buğday fiyatları 2020’de genel olarak istikrarlı seyretti.

Ancak bununla birlikte, Kazakistan, Rusya Federasyonu ve Ukrayna gibi büyük ihracatçı ülkelerde salgın endişesi ve hızlı/canlı ticaret, Nisan ayında fiyatların artmasına neden oldu.

*- Size bırakıyorum!

Şimdi zihnimizi biraz zorlayalım:

Uzaklara değil pandemim öncesine ve bugünlere gelelim;

Bizdeki çarşı Pazar fiyatları ne alemde?

Fiyatı katlanmamış bir ürün var mı?

Hani fırsatçıların üzerine gidilecekti?

Hatta bazı rakamlar ve açıklamalar da yapıldı…

Ama sonuç nedir?

Bunların bugünkü irdelemesini de sizlere bırakıyorum.

*- Araştırmalara göre

Tayfun Özkaya, Aktüel Dergi ‘Devir’in ikinci sayısında ‘Yerel tohumlar ve yaşamımızı’ yazmış:

Minnesota Üniversitesi tarafından ABD’de Kızılderili yerel tohum çeşitlerinden elde edilen ürünler ile marketlerden alınan endüstriyel tohumlardan elde edilen ürünlerin bezleyici özellikleri karşılaştırılmış.

Kızılderili ürünleri bu açıdan üstün bulunmuş.

Örneğin fasulyelerde antioksidan düzeleri bazı çeşitlerde Kızılderili çeşitleri lehine yüzde elli bazı çeşitlerde ise 3-5 misli hatta 21 misli yüksek bulunmuş.

İngiltere’de yapılan bir başka araştırmada ise, 1930 yılları ile 1980 yılları sebze ve meyvelerin mineral değerlerinin karşılaştırılmasının sonuçlarını herhalde tahmin ediyorsunuzdur.

Buna göre 50 yıllık süreçte;

Sebzelerde kalsiyum, magnezyum, bakır ve sodyumda,

Meyvelerde ise magnezyum, bakır ve potasyumda önemli düzeylerde gerilemeler  olmuş.

Kayıp görülmeyen tek mineral ise fosfor çıkmış.

En büyük düşüş, sebzelerde beşte bir düzeyine düşen bakırda…

1930’larda üretimde kullanılan tohumlar yerel idi…

Ya şimdi;

Endüstriyel tohum…

*- Mücadele neden?

Gelelim, bizim yerel tohumlara;

Yerel tohumlar hastalıklara ve zararlılara karşı, genel olarak çok daha fazla dayanıklı.

Ayrıca topraktan çok daha iyi yararlanmakta ve bu nedenle kimyasal gübreye ihtiyaç duymuyor.

Bu arada belirtelim:

Bu toprağın organik yollarla beslemeyeceği anlamına da gelmiyor.

Yeri gelmişken söyleyeyim:

Geçenlerde bir makalede okumuştum:

Toprak da canlı…

Bunu bilim adamları ispatlamışlar.

Agroekolojik  bir tarım sisteminin uygulanması bitkilerin bu dayanıklılığını daha artırıyor.

Tarım ilaçları ki bunları ziraat mühendisleri zehir olarak adlandırıyor, kimyasal gübrelerin uygulaması sonucu, önce çiftçiler ve tarım işçileri, daha sonra bu ürünleri tüketen bizler çok çeşitli hastalıklara yakalanma riski altındayız.

Bu tarım kimyasalları atıldığı yerde kalmıyor.

Sular ve hava yolu ile çevreye yayılıyor.

Çevreciler kaç zamandır yurdun çeşitli yerlerinde bunun mücadalasini vermiyorlar mı?

***-

GÜNCEL

*- İzmir Bilim Kurulu açıklama yaptı: AVM’ler açılmamalıdır!

İzmir Büyükşehir Belediyesi Bilim Kurulu koronavirüs salgınında normalleşme sürecinin ilk adımı olarak 11 Mayıs Pazartesi günü alışveriş merkezlerinin açılması üzerine bir açıklama yayınladı.

Bilim Kurulu ‘Halk sağlığının henüz tesis edilmediği koşullarda AVM gibi devasa kapalı alanlar ve insan sirkülasyonuna sahip alanlar henüz salgın tam kontrol edilmemişken açılmamalıdır’ denildi.  

Bilim Kurulu’nun yaptığı açıklamanın tam metni şöyle:

‘Sağlık Bakanlığı’nın 9 Mayıs 2020 tarihli COVID-19 AVM ve AVM içindeki iş Yerlerinde Alınacak Önlemler’ yazısında yer alan önerilerin, halkımızda bu hastalık ile ilgili sağlık okuryazarlığının (SOY) yeterince oluşmadığı ve kurallara uyma, önerileri uygulama konusunda istenilen düzeye henüz gelinemediği göz önüne alındığında, bulaşı engellemeye yetmeyeceği endişesini taşıyoruz.

*- Haklılık payı

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın 12 Mayıs 2020 tarihinde attığı tweet de bu endişemizde ne kadar haklı olduğumuzu gösteriyor:

 ‘Bugün, AVM önlerinde uzun kuyruklar, AVM kapılarında yığılmalar oluştu. Sosyal mesafe kuralına çoğunlukla uyulmadı. Maske takmayanlara bile rastlandı. Ne maske, ne sosyal mesafe, tek başına koruyucu değil. Tedbirler tam olmalı. Risk devam ediyor. Mecbur değilsek evde kalalım.’

Bunca uyarıya, eğitime karşın fiziksel mesafe ve maske takma konusunda bile hedeflenen seviyeye ulaşılamamışken AVM’lerde;

– Afiş asılması, el antiseptiği bulundurulması,

– Giriş ve çıkışların kişilerin birbirleriyle temasını engelleyecek şekilde düzenlenmesi,

– Tuvalet, mescit gibi ortak kullanım alanları, kapı kolları, tekerlekli sandalye gibi ortak kullanım araçları, asansör kullanımı gibi bir dizi önleme ve kısıtlamalara halkımızın uyum sağlaması zaman alacaktır.

*- Kullanılmamalı…

Yine TMMOB Makine Mühendisleri Odası’nın ‘Pandemi sırasında iç havanın herhangi bir şekilde kullanılmaması gerekir.

Bu yüzden gerekli tadilatlar yapılıp sistemlerin % 100 taze hava ile çalıştırılır hale getirilmesi gerekmektedir’ açıklaması gibi gerekli önlemlerin alınması ve bunların kontrollerinin yapılıp uygunluğunun onaylanması da zaman alacaktır.

*- Kontrol çok zor

En yetkili kişilerin, bulaşıcılık riskinin sürmesi nedeniyle, alınan önlemlere herkesin sıkı sıkı uymasını istemeleri ve bu konuda yapılan çalışmalardan elde edilen veriler gösteriyor ki pandemi sırasında halk sağlığının henüz tesis edilmediği koşullarda AVM gibi devasa kapalı alanlar ve insan sirkülasyonuna sahip alanlar, henüz salgın tam kontrol edilmemişken açılmamalıdır.’

*- ‘Ayın personeli’ Temizlik işleri ekibi

Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, ‘belediyelerin görünmeyen kahramanları’  olarak bizzat kendisinin isimlendirdiği temizlik işleri birimi personeline bayram öncesi moral primi olarak maaşlarına ek 500 TL  verdi.

Başkan Yetişkin, Temizlik İşleri Müdürlüğü’nü ziyaret ederek, çalışmalarından dolayı tüm personele teşekkür etti.

Yetişkin ‘Koronavirüs ile mücadele sürecinde, riskli alanlarda büyük bir titizlikle gece gündüz çalışan, halkımızın sağlığını amaç edinen ve yüreklerini ortaya koyan temizlik personellerimize, görünmez kahramanlarımıza teşekkür ediyorum. Bayram öncesi bizi bu süreçte hiç yalnız bırakmayan kardeşlerime moral primi vermek istedik. Onların mutluluğu bizlerin ferahıdır.’ dedi.

Korona virüsle mücadele çalışmaları kapsamında gece gündüz yoğun mesai harcayan Seferihisar Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü personelini şantiyede ziyaret eden Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, bu yoğun emeğin karşılığında personellere teşekkür etti.

*- Sağlık Sen’den nöbet ücreti başvurusu

Sağlık-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Ekrem Özdemir, esnek mesai sebebiyle izinli sayılan, ancak 16.00 – 08.00 saatleri arasında nöbet tutan personele ek mesai ücretleri ödemeyen bazı hastaneler için uygulama birliğine varılması ve mesai ücretlerinin ödenmesine yönelik İzmir İl Sağlık Müdürlüğüne yazılı başvuruda bulunduklarını açıkladı.

Genelge ile kamu kurum ve kuruluşlardaki çalışanlara esnek çalışma imkanı tanıdığını belirten Özdemir,  ‘Haftalık 40 saat çalışma süresinin esnek çalışma genelgesine istinaden ve idari izinlerle personelin fiilen çalıştığı kabul edilerek mesai süresinin tamamlandığı söz konusu genelgede ve bakanlığın görüş yazısında belirtilmiş olmasına rağmen haftalık çalışma süreleri dışında tutulan haftalık çalışma süresinden düşürülmesi esnek çalışma genelgesine aykırı bir durumdur.

Bakanlığın bu görüş yazısına istinaden bazı hastanelerde uygulama açısından farklılık oluştuğu sendika şubemize bildirilmiş olup bazı personellerimiz gündüz esnek mesai kapsamında değerlendirilmesine karşın 16.00 – 08.00 saatleri arasında tuttukları 16 saatlik nöbet ücretleri ödenmemiştir. Bu sebeple uygulama birliği açısından hastaneler arası farklılıkların oluşmaması adına, ilgili bakanlık görüşüne istinaden, kurumlarına dilekçe ile başvuran personellerin 16.00 – 08.00 saatleri arasındaki 16 saatlik fazla mesai ücretlerinin ödenmesi noktasında yaşanan mağduriyetin giderilmesi açısından Başkanlığınız tarafından kurumlara yazı ile bilgilendirme yapılarak mağduriyetin önlenmesi için İl Sağlık Müdürlüğüne başvuruda bulunduk” ifadelerini kullandı.

*- Karşıyaka’da tarımsal kalkınma hareketi başlıyor

Karşıyaka Belediyesi, Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’nin desteği ve işbirliği ile kısa ve uzun vadeli hedefleri kapsayan sosyo-ekonomik içerikli bir tarımsal kalkınma projesine başlıyor.

Proje kapsamında kısa vadede Karşıyaka’nın kırsal alanları olan Yamanlar ve Sancaklı mahallelerinde yer alan boştaki arazilerde tarımsal üretimin gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülecek.

Bu süreçte Karşıyaka Belediyesi ve Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi arasında yapılacak protokolle, söz konusu arazilerde yetiştirilebilecek ürünlerin belirlenmesi ve üretim sürecinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi konularında işbirliğine gidilecek.

Uzun vadede ise şehre yakın kırsal alanlardaki çiftçiler ile şehirdeki tüketicilerin bir araya gelerek karşılıklı ihtiyaçlarını karşılayacakları, yerel üreticilerin doğa dostu üretim konusunda desteklendiği, tüketicilerin de kooperatifler ve gıda grupları aracılığıyla bir araya gelerek güvenli gıdaya ekonomik fiyatlar ile erişebilecekleri sosyo-ekonomik içerikli bir proje gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

*-

Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın