maltepe escort kurtköy escort

Buradasınız
Anasayfa > KÖŞE YAZARLARI > Fırtına esince Soyer’i de çağırdılar YAŞAR EYİCE

Fırtına esince Soyer’i de çağırdılar YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*- İktidar umudunu reklamlara bağladı

*- Her gün bir maden bulunuyor…

*- Meclis araştırması şart

– Mitingin masrafı kime yükleniyor… Kapatılan otoyollar için müteahhitlere kimin parası veriliyor?

Bilmiyorum, fark ediyor musunuz?

Her seçimden önce, Devlet Kuruluşları ‘ilan, reklam kampanyalarını’ artırıyorlar.

Hatta bunlara özel firmalar da katılıyor.

Birer örnek vereyim:

Türk Hava Yolları…

Ve

BİM…

Hadi bunlar mecbur, ya mecbur olmayanlara ne demeli?

Hepsi Türkiye’nin ne kadar büyüdüğünü dillendiriyor…

Ama hiçbiri Türkiye’nin Hollanda kadar bir toprağı kaybettiğinden söz etmiyor.

Bir aya yakın zamandır, yandaş gazeteler tam sayfa AKP’yi met ediyor.

Tabii ki parasını alarak…

Ama tüm bunlara rağmen bugünkü İstanbul mitinginden söz etmeyeceğim, önce yandaş medyanın değerlendirmelerine bakacağım…

Ha sahi unutuyordum:

Her seçim öncesinde halka iktidarın reklamını yapmak için, bir bakıyorsunuz Petrol yatakları ya da altın madenleri  rezervleri bulunuyor.

Daha neler neler…

Öyle ki, önceki yıllardaki seçimler öncesinde bulunan kaynaklarla bizim dünyaya borç vermemiz gerekiyordu, böylece ‘varlık kuyruklarında’ da zaman kaybetmeyecektik.

*- Sertbaş davet verdi!

Bugün Urla Urit’teki ‘usta’ gazeteci Mümin Sertbaşı’nın davetine gidemedim.

Ama usta gazeteci Ünal Tümin ile ‘teşekürlerimi’ ilettim.

25’in üzerinde ortak dostumuzun davete katıldığını yine ‘Usta Gazeteci’ Muzaffer Tezel’den öğrendim…

Davet saatinde Ünal Tümin’in telefonu ile tüm dostlara sevgilerimi ilettim.

Bu belirttiğim gazetecilerle birlikte çalıştığım için ‘usta’ sözcüğünü kullanabiliyorum…

Yoksa kendini ‘duayen’ olarak tanıttıran ne sahtekar ve üçkağıtçılar var aramızda…

Bunların işi yalan ve sahtekârlık…

*- Bunlara ne demeli?

Bakın size bir güncelden söz edeyim:

AKP’nin Denizli’den İzmir’e ithal Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nihat Zeybekçi CNN Türk de, Kemeraltı’nın UNESCO listesine alınması için daha önce hiçbir şey yapılmamış, dedi.

Yabancı olduğu için her şeyi bilmesi tabii ki imkânsız!

Kemeraltı’nın UNESCO Kültür Mirası listesine alınması için İzmir Ticaret Odası tarafından (2010 )bir çalışma yapıldı.

Bu projeyi İzmir Kalkınma Ajansı kurulunda kurul üyesi olarak Necmi Çalışkan verdi.

Sunumu yaptıktan sonra, başvuru yapılması için karar alındı.

Fakat;

Tekrarlıyorum;

Fakat; ya valilik takip etmedi, ya da bürokrasinin çarkları arasında kayboldu.

Özetle;

Nihat Zeybekçi’ye, bilerek ya da bilmeyerek eksik bilgi veriyor.

*- Kim doğru, kim yalan söylüyor?

Bakın bir örnek daha vereyim;

Bir ulusal tv’deki yayında, biri ‘CHP Bayraklı’yı gökdelenle doldurdu’ dedi.

Hemen bir yurttaşımız, dayanamayarak, ‘O binalara ruhsat bakanlıktan veriliyor’ açıklamasını gönderdi ve okundu…

Ve bakanlık yapmış bir isim Nihat Bey, karşısındakinin gözünün içine bakarak ve inatla iddiasını sürdürdü.

Bu arada ben bir açıklama yapayım;

Mahkeme artık gökdelenlerin inşaatını başvuru üzerine durdurdu.

Bu arada bir okuyucumuz şu sorunun yanıtını arıyor?

‘İsveçlilerin Saab marka arabasını Picasso gibi boyayıp da, Milli otomobil yaptık diyen?’ kimdi?

*- Bu günleri arayacağız!

Bu günlerde dünyamız daha önce yaşanmamış bir çevre mücadelesine sahne oluyor.

Birçok ülkede yüz binlerce çocuk, cuma günleri okula gitmek yerine sokaklarda, meclis önlerinde bir araya geliyor ve dünya liderlerine güçlü bir mesaj veriyor:

‘Bizi okullarda oyalayıp geleceğimizi mahvediyorsunuz. İklim değişikliğini durduracak somut adımlar atın. Hemen şimdi!’

12 yıl içinde iklim değişikliği konusunda somut adımlar atılmazsa çocuklarımızın, hatta bizim bile bir geleceğimiz olmayabilir – bilim insanları 1 hafta sürebilecek 55-60 santigrat derecelerden bahsediyor.

‘Korkunç’ bir şey değil mi?

Onlara yaşanır bir dünya miras bırakmak için, şimdi destek zamanı.

Çevre için kampanya başlatanlar, çocuklara doğası korunmuş, havası, suyu, toprağı kirlenmemiş bir ülke bırakmak için çalışıyor.

Verilen küçük destekler bir araya geliyor ve çevre için büyük bir fark yaratıyor.

Son dönemde:

– Çıldır Gölü taş ocağı tehdidinden kurtuldu.

– Kömürlü termik santrallere 2 yıl daha baca gazı filtresiz çalışma izni verecek Madde 45 yasa teklifinden geri çekildi. 1200 erken ölüm önlendi.

– Tunceli’de, Bern sözleşmesine göre nesli tehlike altında ve korunması gereken çengel boynuzlu dağ keçisi, yaban keçisi, ur kekliği, vaşak, su samuru ve munzur alabalığı gibi türlerin avlanması tamamen yasaklandı.

*- En az üç kere!…

Bakanlara verilen talimat belli; seçimlere kadar en az üç kez İzmir’e gideceksiniz…

Bence bu rakam bazıları için önemli değil…

Son zamanlarda bunu gördük…

Bir kere partililerle buluşuyorlar…

Ama eski günlerdeki hareket ve canlılık yok…

Neden?

Bence ‘domates, biber, patlıcan!’

Hani övünüyorlar ya ‘Şu kadar üyemiz var!’ diye…

İşte bunların hepsine mesaj geçiyor, ‘şu saatte partide veya şurada olun!’ diye…

Tabii ki sağdan soldan, yukarıdan istediğiniz yerden sayın gelenler belli…

Onlar da seçim öncesi işleri olsun, açılan kadrolarda yerlerini bulmak için…

Hani televizyonlarda görüyoruz, bilmem kaç yıldır iş için bekleyen üniversite ya da yüksek okul mezunlarını, daha çok beklerler…

Abartısız söylüyorum;

Yaşamını evlere temizliğe giderek sürdürmeye çalışan Semra Hanımın iki büyük evladı var…

Biri uyuşturucu müptelası, tedavi görüyormuş…

Çünkü ikisi de işsiz…

Baba, yani Semra Hanımın eşi ne iş yapıyor bilmiyorum.

Bildiğim koyu Reisçi olduğu…

Reis’e kesinlikle toz kondurmuyor…

Her cümleden sonra ‘Allah başımızdan eksik etmesin!’ diyor….

Diyor da, bu arada Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvuruyor….

Söyledikleri şu;

‘Dört ay sonra emekli oluyorsun!’

Sevinç içerisinde…

Semra Hanım ile oğullarına ‘gördünüz mü?’  diyor…

Diyor da, geçenlerde dört ay duldu…

Zaman ne çabuk geçmişti…

Büyük bir heyecan ve umutla yine aynı memurun karşısına geçti, ‘Ben geldim!’ dedi…

Ama memur dosyayı açtı ve ‘sürpriz!’ dedi…

‘Senin emekliliğine daha üç ay var… Var da, emekli olunca emekli maaşını alamayacaksın.. Çünkü; Yaş haddi var!’

Buna ne demeli?

İlker Ayrık’ın ‘Yaparsın Aşkım’da Erzincanlı gelinin söyledikleri hafif kalır…

Selma Hanım şimdi kocasına, ‘Ben 42 yaşında emekli oldum, şimdi sen mum yak!’ diyor…

Semra Hanım’ın oyu belli, ‘CHP’ diyor…

Kocasınınkini bilmiyoruz, o da bilmiyor…

Bunları yazdım, şu yaş haddinden gerçek emekli olmayanların az önce haberlerde, ‘Ya bizi emekli edersiniz, ya da oyumuzu açıklayacağız!’ demeleri üzerine Selma Hanımla konuştuklarımızı aktardım…

Biliyorsunuz; ‘Evet- hayır’dan önce, İstanbul’da Beykoz’da yanımda oturan aşçı kadına ‘Herhalde burada Evet çıkar, baksanıza nereye baksanız Erdoğan ile Binalı Yıldırım’ın büyük, dev posterleri var?’ diye sormuştum…

O de çekingen bir halde, sağına soluna, başımızda dikilen yolculara baktıktan sonra kulağıma ‘İzmir gibi, İzmir gibi…’ demişti…

Ve de dediği olmuş, İzmir gibi İstanbul ve Ankara’da da ‘Hayır’ çıkmıştı…

Yani İzmir tamam belli CHP çıkacak sandıklardan da, İstanbul ile Ankara da az farkla da olsa CHP’li olacak…

Yani Bakanların gelip İzmir’de belli kişi ve gruplara konuşmalar yapmaları, süslü laflar etmeleri, umut aşılamaları 31 Mart’ta fazla etkili olmayacak…

*- Meclis araştırması açılmalı…

Okuyucu mektuplarına ve aklı başında kampanyalara sahip çıkıp ilgilendiğimizi sevgili okuyucularımız bilir.

10 senedir kanserle mücadele eden Seda Kansu’nun da kampanyasını sizinle paylaşmak istedim.

Seda’nın sesini meclise umarım taşıyabiliriz.

Çünkü bizim de desteklediğimiz birçok kampanyada olumlu sonuç aldık.

Seda Hanım, ‘Kanser hastaları ve yakınları olarak TBMM’nin sesimizi duymasını istiyoruz.

Türkiye’de çocuk – ergen – yetişkin yaklaşık 2 milyondan fazla kanser hastası yaşıyor ve her sene 200 bin civarı yeni tanı konuyor’ dedikten sonra sözünü sürdürüyor:

ALS, SMA, MS ve DMD hastalarının sorunlarının çözümü için meclis komisyonu kuruluyor.

Bu hastaların yakınları için çok mutlu olduk.

Umarız bu komisyon hakkıyla fedakâr ve azimli bir şekilde çalışır ve çözümler üretir.

*- Başı kel mi?

Herkes bilir, ülkemizde bir deyim vardır:

Eğer bir şekilde unutulduğunuzu hissederseniz , ‘Benim başım kel mi?’ dersiniz.

Evet üstelik bizim başımız gerçekten kel!

Ulaşamadığımız ilaçlar, geç tedavi, engelli raporu uğraşısı gibi o kadar çok zorluklar yaşıyor ve o kadar çok sorunumuz çözümsüz kalıyor ki:

– Örneğin, bir kanser hastasına 3 ay sonra için randevu verilmesi olası tümörün o 3 ay içinde büyümesi anlamına geliyor.

– İmmünoterapi ilaçları çok kısıtlı veriliyor ve bu hastaların sağ kalımını ciddi ölçüde tehlikeye sokuyor. Klinik araştırmalar hakkında çok az bilgimiz var ve ulaşması zor.

– Hastanelerde hekimlerimizin ve sağlık personelimizin tükenmişlik sendromu yaşaması tedavi kalitesini çok düşürüyor.

Biz de kanser hastaları ve yakınları olarak TBMM’nin sesimizi duymasını istiyoruz.

Ama aynı zamanda bizi gerçekten dinlemelerini istiyoruz. Sadece komisyonun kurulmasını değil, bizim yaşadıklarımızı görmelerini istiyoruz.

Çünkü biz zamana karşı, hayatımız için mücadele ediyoruz!’

***-

KURDELA

*- Daha hassas olmalıyız!

Benim tanıdığım da sayısız kanser hastası var.

Dikkat ettiyseniz ‘sayısız’ dedim.

Onların dertlerini ancak, onları gerçekten tanıyarak, dinleyerek öğrenebilir ve çözüm üretmeye çalışabiliriz.

Tabii ki sıradan olan bizler değil, gerçek yetkili ve ilgililer.

Birçok hasta ve hastalıklar gibi kanserliler hakkında da hiçbir şey onlarsız olmaz.

Seda Kansu, ‘Ben bir kanser hastası olarak Kanser Meclis Araştırma Komisyonu istiyorum. Ya sen?’ diye soruyor…

Yaşayan, hisseden, bilen kendisi olduğuna göre doğrusu da budur.

Bu konuda daha hassas olmamız da şart!

*- Kulüpler yine birleşti!

İZVAK üyesi 9 İzmir kulübü, 31 Mart yerel seçimleri öncesi ortak bir toplantı ile belediye başkan adaylarına önümüzdeki 5 yıllık süreçte sportif alandaki beklentilerini iletecek.

Altay, Altınordu, Göztepe, Bucaspor, Menemen Belediyespor, Karşıyaka, Bergama Belediyespor, Tire 1922 ve İzmirspor ortak imzasıyla yayınlanacak bildirgede, yerel yönetimler başta olmak üzere yıllardır kent dinamiklerinin yeterince desteklemediği kulüplerin beklentileri, kalıcı ve adil bölüştürülecek ekonomik kaynakların yaratılması ile tesisleşme konusunda gerekli olan destekler dile getirilecek.

Katılımınızı bekler, iyi çalışmalar dileriz.

 TARİH: 25.03.2019

YER: Hilton-İZMİR  /  Çakabey Salonu

SAAT: 13:00

*- Tunç Soyer’i de çağırdılar…

Ege Bölgesi Sanayi Odası Mart ayı olağan meclis toplantısı 25 Mart 2019 Pazartesi günü saat 16:00’da gerçekleştirilecek.

EBSO Meclis Başkanı Salih Esen ve Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ile Meclis Üyesi sanayicilerin ekonomik gündemi değerlendireceği toplantıda, Millet İttifakı CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tunç Soyer de projelerini anlatacak.*- EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın

Top

casual encounters dubai my escort berlin seks hikayeleri sex hikayeleri sex izle doeda link