Ergin İnan’ın 50. yıl sergisi Bodrum’da

Sosyal Medyada Paylaş

Çağdaş Türk sanatı tarihinde üslup ve içerik yönünden özgün bir yere sahip olan Ergin İnan, sanat yaşamının 50. yılını, Sevil Dolmacı Art Consultancy’nin düzenlediği bir dizi sergi, kitap ve etkinliklerle Bodrum Belediyesi Şevket Sabancı Kültür ve Sanat Merkezi’nde kutluyor.
16 Ağustos 2017 Çarşamba günü saat 20.00’de açılacak sergide Ergin İnan’ın 31 eseri yer alıyor. 4 tanesi 1996-2001, diğerleri ise 2006-2007 yılları arasında yapılan eserler, fiberglas üzerine karışık teknik, tuval üzerine yağlı boya, tuval, bronz, ahşap, MDF üzerine karışık teknik çalışmalar şeklinde hazırlandı.
“Ergin İnan 50. Yılı Sergisi Bodrum”, 30 Eylül 2017 Cumartesi gününe kadar her gün 10.00-22.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
ERGİN İNAN
Ergin İnan, profesyonel sanat hayatına 1960’lı yıllarda başladı. Türkiye o yıllarda, yeni siyasal dönem ile toplum ve insana yönelen bir tavır içine girdi. Sanat alanında da figüratif eğilimler öne geçti. Sanatçılar biçim-içerik birlikteliğinin çözümü üzerine yoğunlaştı. Akademide, geleneksel figüratif resme ve biçimsel soyut araştırmalara karşı tavır alan bir grup öğrenci ve genç sanatçı, 1960-70’lerden itibaren, “Yeni Figürasyon” eğilimi çevresinde özgür arayışlara yöneldi. 1960’lı yıllarda Avrupa’da ortaya çıkan “Yeni Figürasyon” akımı, Çağdaş Türk Resmi alanında, bu akıma koşut olarak dışavurumcu-sürrealist ve toplumsal-eleştirel-gerçekçi yönlerde gelişme gösterdi. Ergin İnan’ın sanatı, bu siyasal ortamda ve yeni sanat akımı içinde gelişti. İnan’ın Almanya ve Türkiye arasındaki gel-git’leri, yaşadığı olaylar ve durumlar resimlerinde kendisine özgü bir dil geliştirmesini sağladı. Ergin İnan’ın sanatsal anlayışının ana damarlarından bahsedecek olursak, grotesk figürler, onun iç hesaplaşmalarının bir ürünü olarak sanat hayatı içinde hep var oldu. Böcekler ise 60’larda hocasına yazdığı bir mektup ile ortaya çıkmış olsa da bugün resimlerinin vazgeçilmez detayları/formları arasına girdi. Yazılar, kitap sayfaları, kolajlar onun doğu/batı edebiyatı ve mistisizmi ile kurduğu ve sonunda kendi içsel yolculuğuna bağlandığı bir çeşit “iç dökme”ye dönüştü. Çağdaş Türk Sanatı tarihi için bir mihenk taşı olmuş İnan’ın, 60’larda başladığı sanat serüveni bugün yarım asrı devirdi ve günümüzde de önemini ve özgünlüğünü korumaktadır. Önemli koleksiyonlarda ve müzelerde yerini alan İnan eserleri, kuşaktan kuşağa geçen bir ilgi ve beğeni ile izlenmeye devam etmektedir.

Bir cevap yazın