Buradasınız
Anasayfa > KÖŞE YAZARLARI > *- DÜNYANIN HALLERİ YAŞAR EYİCE

*- DÜNYANIN HALLERİ YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

 

Soldan oku ‘Kütük!’

Sağdan oku; yine ‘kütük!’

Karşıdan bak ‘Kütük!’

Arkadan bak; ‘Kütük!’

Yani ne yaparsan yap Kütük değişmez..

Anlamışsınızdır; Kütük gibi adamlardan, daha doğrusu insanlardan söz ediyorum…

Kimler, bunlar?

Sağınızda, solunuzda, arkanızda, önünüzde hatta tepenizde bile var!

Ama siz bunları pek fark etmezsiniz…

 

*- AŞKIN TARİFİ

 

Bugün keyifli bir tatil günü geçirmeniz için arada yaptığımı yapayım, sizi güldürmeye çalışayım:

Okumayı çok seven Foto Muhabiri Mehmet Özdoğru bir söyleşi sırasında genç kıza sormuş;

‘Bana aşkı tarif eder misiniz?’

Yanıt şöyle:

’18 parça tencere seti, 86 parça beyaz porselen yemek takımı, 91 parça sandıklı çatal- bıçak- kaşık setinden oluşan çeyiz seti!..’

Gerisine gerek yok herhalde…

Tabii ki bu bir şaka!

Şimdi de sizi biraz düşündürecek bir o kadar da sinirlendirecek bir olaydan söz edeyim:

 

*-  ‘NEREDEN, KİMDEN, HANGİ SİSTEMDEN?

 

Balıkesir’in Edremit İlçesi Akçay Mahallesi’nde Nurhan T. adlı kadına eşi İbrahim T. öldürme kastıyla balta ile saldırdı.

Elleri ve parmakları kopan, vücudunun değişik yerlerinden ağır satır darbeleri olan Nuhran T’nin hayati tehlikesi devam ediyor.

Körfez Bağımsız Kadın Dayanışması yaptığı açıklamayla olayı kınayarak şu açıklamayı yaptı:

‘Edremit’in Akçay Mahallesi’nde bir kadın arkadaşımız dün sabah öldürülmek kastıyla satır ile doğrandı…

Üstelik engelli bir çocuğunun yanında…

Adının İsmail T. olduğu öğrenilen şahıs, eşi Nurhan’ın ellerini ve parmaklarını satırla kopardı.

Kafasını ve vücudunun çeşitli yerlerini de yaraladı.’

 

Daha iki gün önce Balıkesir’in Gümüşçeşme Mahallesi’nde Seda defalarca bedenine saplanan bıçak darbeleri ile kocası E.K. tarafından katledilmişti.

Yine çocuklarının gözü önünde…

 

*- ANLAYAN, OKUYAN VAR MI?

 

Körfez Bağımsız Kadın Dayanışması yaptığı açıklamayı şöyle sürdürdü:

‘Ataerkil zihniyet ve sistem tarafından beslenen ve kollanan erkekler kadınları, LGBTİ+ bireyleri ve çocukları öldürmeye devam ediyor. Balıkesir’de, Körfezde son yıllarda üst üste yaşanan kadın cinayetleri artık sabrımızı taşırdı.

Körfezde kocaları, eski kocaları, erkek arkadaşları, oğulları, babaları tarafından katledilen Esra Gövem, Hanife Akman, Emine Kuru, Fatma Karabulut, Aygül Yönyül, Pınar Ç, Zeynep Çeliksoy, Işıl Çetkin, Selin Kartal, Yonca Tatarka, Vusule Yaşar’ın, minik Kuzey Efe’nin kanları daha yerde kurumadı.

Ülkemizin her yanı kan gölüne döndü.

Kadınlar IŞID yöntemleri ile, satırla, baltayla, sayısız bıçak darbeleri ile öldürülüyor!

Kadınlar kendi kararlarına, kendi bedenlerine sahip olma ve özgürleşme mücadelesinde canlarını kaybediyor!

Ne yazık ki katiller iyi hal indirimleri ile cezasız kalıyor!

Adeta ödüllendiriliyor!

Körfez bölgemizde, Edremit ve Burhaniye’de hala bir kadın danışma merkezi yok.

Şiddete maruz kalan, tehdit edilen kadınlara kadın örgütlerinden başka sahip çıkacak, yol gösterecek bir destek mekanizması yok.

Şiddete maruz kaldığında kurumsal mekanizmalarla desteklenmeyen, korunmayan kadınların sonu da çoğunlukla ne yazık ki ‘öldürülmek’ oluyor.’

 

*-  AKLIN GÜCÜ BİRLİKTELİKTE

 

Hep sıkıntılı haberlerden söz edecek değiliz ya!

Bakın sizi şimdi de ‘başarılı bir kadından’ öğretmenlikten sanayiciliğe başarılı bir yolculuğu anlatayım;

İşte bu yolculuğun kahramanı Sevgi Karahan, ‘Kadının başarılı olamayacağı iş kolu yok!’ diyor…

Gazeteci arkadaşımız Murat Şahin’den öğrendiğimize göre;

Öğretmenlik mesleğinde 25 yıl emek verdiğini söyleyen Birim Makina Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı  Sevgi Karahan, 17 yaşında öğretmen okulundan mezun oldu.

İlk görev yerinde daha 17 yaşındayken 15 yaşındaki çocukları eğitmeye başladığını söyleyen Karahan, ‘Çok keyifle, gururla, onurla bu mesleği icra ettim. Bugün sanayici olsam da her zaman Öğretmen Sevgi Karahan’ım dedi.

Karahan, ‘Biz bu okullarda Atatürkçülüğü, her zaman ileriye gitmeyi, yerinde durmamayı, gelişime açık olmayı öğrettiler. Biz bunları öğrendik ki öğrencilerimize aktaralım.’ dedi.

 

*-  ‘EMEKLİ İKRAMİYEMİZLE KURDUK’

 

Eşi Sevket Karahan’ın 1988 yılında Birim Makina’yı kurduğunu söyleyen Sevgi Karahan, ‘Birlikte bu işe girmeye karar verdik, benim bir maaşım var, olmazsa onunla çorba kaynatırız dedik ve sanayiciliğe adım attık”’ dedi.

Eşinin ayrıldığı firmadan aldığı kıdem tazminatı ile bu işe giriştiklerini vurgulayan Karahan, ‘1996 yılında, 25 yılın sonunda öğretmenlikten emekli oldum. 4. Sanayideki dükkânımızdayken KOSBİ içindeki yeri görünce emekli olma kararı aldım ve o emekli ikramiyemi de buraya sermaye yaptım’ diye konuştu.

Emekli olduğunun ilk günü Birim Makina’da finans kayıtlarını tutmaya başladığını anlatan Karahan, ‘İşe yarıyorsam devam ederim dedim ve gördüm ki muhasebe tutarak katkı sağlayabiliyorum ve öyle devam ettim’ dedikten sonra şöyle devam etti:

‘ İşin uzmanı olmadığını, alaylı olarak çalıştığımı söyleyebilirim.

Çek, senet yerine havale ile ödeme almaya benim talebim ve ısrarım ile başladık.

Finans anlamında firmayı modern ödeme yöntemlerine geçirmekte hiç tereddüt etmedim ve finans konusunda yenilikleri takip etmeye özen gösterdim.’

 

*-  ‘SANAYİDE KADIN ÇAYCI YOKTU, BEN VARDIM’

 

Dördüncü sanayide işe başladığında sanayide çaycı olarak bile çalışan kadın olmadığını söyleyen Karahan, ‘Benden sonra önce çaycılar kadın olmaya başladı, sonra eşler de işlere dahil olmaya başladı. Bugün birçok kadın sanayide görev alıyor, sorumluluk alıyor.  Kadınlar istedikten sonra iş yaşamının her alanında başarılı olabilir. Yeter ki önünü kesmeyin kadınların’ diyor.

Ama ben burada araya girerek belirtmek istiyorum:

Karı- koca arasında ne dırdır ne da anlaşmazlık yok..

Başarıyı da bu getiriyor…

Bir de katledilen kadınlarımızın aile durumlarını ve eşlerini inceleyin bakalım ne göreceksiniz?

‘Aç kalsan da evde oturacaksın, çocuklarınla birlikte çile çekeceksin! Bu yetmez dayağa, aşağılanmaya da alışacak, ses çıkarmayacak, komşu ile bile konuşmayacaksın!’

Bunlar ilk aklıma gelenler…

Gelin de gıpta etmeyin:

Bugün İzmir’de, BAYOSB’de 35 bin metrekarede 16 bin 500 bin metrekare kapalı alanda makine üretimi üzerine çalışmaya devam ettiklerini söyleyen Karahan, ‘Türkiye için üretmeye, katma değerli üretim için özenle çalışmaya devam ediyoruz. Ciromuzun yüzde 80’ini ihracat oluşturuyor’ diyor.

Biliyorum;

Çoğu okuyucum bu işin zorluklarını da düşündükleri için, gelişen, ilerleyen, güçlenen, kendi ayakları üzerinde durduktan sonra aile birlikteliğinin nasıl böylesine büyük başarı kazandıkları için yürekten kutladıklarını hissediyorum.

Kim bilir kaç insanımızı, kaç aileyi de sevindiriyorlardır.

Ama bazıları ellerinde imkan olmasına rağmen nedense pasif kalıyor..

Neyin kimin etkisindeler?

Ne düşünüyorlar?

Bu soruların yanıtını bilsen çok daha sert ve keskin konuşabilirim.

 

*- ENGELLİLER SEVİNDİRİLEBİLİRDİ

 

2021 Ocak istatistiklerine göre ülke genelinde 60 bin 148’i engelli olmak üzere toplam 1 milyon 999 bin 151 memurun görev yaptığı kamu sektöründe, halen 7 bin 164 açık engelli kontenjan bulunuyor.

En fazla açık engelli kontenjan olan kurumlar arasında ise ilk sırayı 5 bin 229 kişiyle Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) alıyor.

İkinci sırada ise, bin 278 kişiyle Diyanet İşleri Başkanlığı bulunuyor.

‘Bazı kurumlarda engelli kontenjanı fazlası kişi çalıştırılabildiği halde, Milli Eğitim Bakanlığı’nda neden bu kadar fazla engelli açığı bulunmaktadır? Yeterli istihdamın yapılmamasının öncelikli sebebi nedir? Benzer bir biçimde, Diyanet İşleri Başkanlığı yeterli bütçesi olmasına rağmen neden engelli açığı konusunda ikinci sırada yer almaktadır?’ soruları muhalefet tarafından yöneltiliyor.

Halbuki Ramazan öncesinde çok engelli insanımız mutlu edilir, bunların sevabı alınabilirdi.

 

*- TÜRKİYE’YE SEYAHAT UYARISI

 

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) Türkiye’ye seyahat etmek isteyenlere yönelik uyarı yayınladı.

CDC’nin internet sitesinde Türkiye’ye seyahate ilişkin 2 Nisan tarihinde yayınlanan yazılı uyarı dördüncü yani “çok yüksek” seviyesinde.

Uyarıda ‘Türkiye’ye seyahatten kaçınılması gerektiği, Türkiye’deki mevcut durum sebebiyle tam aşılanmış kişilerin bile virüsün yeni varyantlarına yakalanma ya da bu varyantları yayma riskini taşıyabilecekleri’ belirtildi.

Anlaşılan bunların Türkiye’den haberleri yok, bizi başka ülkelerle karıştırıyorlar.

Yalnız Amerika mı?

Ya şu Almanlara ne demeli?

Almanya tüm Türkiye’yi yeniden riskli ülkeler arasına aldı!

Almanya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, kararın son 7 günde vaka sayısının 100 bin kişide 200’ün üzerine çıkması üzerine alındığı kaydedildi.

Kararla İzmir, Aydın, Muğla ve Antalya da riskli bölgeler kapsamına dahil edildi.

Fransa, Hollanda, Polonya, Çek Cumhuriyeti gibi Avrupa ülkeleri de ‘riskli ülkeler’ listesinde. Türkiye’ye yönelik uygulama 11 Nisan Pazar günü itibariyle başlatılacak.

Seyahat uyarısının Almanlar’ın Türkiye’de tatil yapma eğilimlerine olumsuz etki etmesi bekleniyor.

Türkiye’den dönüşte 10 gün evde karantina altında kalmanın Alman turistler kadar Almanya’da yaşayan Türkler için de caydırıcı olabileceği tahmin ediliyor.

Hatırlıyor musunuz?

İki hafta önce miydi ne?

AKP’de önemli görevi olan İzmir Milletvekili Hamza Dağ yine böyle tatil günü Çeşme’ye gelmiş, esnafa iç rahatlatıcı konuşmalar yapmış ve bu yıl Çeşme’ye binlerce turistin geleceğini müjdelemişti…

Ben yine de herşeye rağmen gelecekten umutluyum…

Kara haberci olmak istemem….

*-

Bir cevap yazın

Top