136 Okunma

Dış güç, dedikleri Müller mi?/ YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*- İmdadıma yetişti!

*- Çiller’den; ‘Çok şükür otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir!’

*- ‘Siz yoksa Fil Hamdi misiniz?’

*- Reis, vites arttırdı…

Notlarımın içinde, uzunca bir haber vardı:

Bugün ve hatta yarın arka arkaya bu konuyu ele alacaktım:

‘AKP İstanbul seçimlerini neden kaybetti?’

Ana konu bu idi…

Tabii ki, AKP’nin kan kaybı ve nedenleri?

Görüş benim değil, hasta denilecek şekildeki gönüllülerindi…

Yani boş atıp, sepeti doldurmayacaktım…

Gerçekler üzerine bir araştırma idi…

Ama nasip olmadı, sizlerle paylaşmaya, çünkü İstanbul’dan gelecek olan misafirimi karşılayacağım diye, zaman geçti…

Gece yarısı ise ‘Ne yazacağım?’ diye düşünürken, bu kez yine imdadıma Ali Güreli bey yetişti…

Çoğu kez belirttim, hatıralarını mutlaka kaleme almalı ve gelecek nesillere aktarmalı, diye…

Ama niyeti yok!

Neyse konuya girelim:

*- Zaman geçiyor ama…

Sivas Madımak oteli kundaklanıp 33 kişinin yanarak öldüğü günün üzerinden 26 sene geçmiş.

O zaman başbakan olan Tansu Çiller,  ‘Çok şükür otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir!’  deyip milletimize bardağın dolu tarafına bakmayı önermişti.

Gerçi Tansu Çiller, alevi ne  Sivas nere filan bilen bir insan değildi ve sürekli abuk sabuk konuşurdu zaten.

Ama kendisi ve kocası iş insanlarıydı, yani felaketi fırsata çevirmeyi bilen insanlardı.

Bu yangın onlarda çok inovatif bir fikir geliştirdi.

Baktılar ki böylesine büyük bir facia bile ört bas ediliyor, biraz beklediler ve altı sene sonra Sait Halim paşa yalısının içindeki çok değerli sanat eserlerini önce yürütüp sonra yalıyı yaktırdılar.

‘Çok şükür ki yalının biraz ilerisindeki bakkala bir şey olmadı!’ dediler.

Şimdi ben gazeteci olsam gidip onunla röportaj yapmak isterim.

‘26 sene önce yaşanmış böylesine bir vahşet için ne düşünüyorsunuz?’ derim .

Vereceği abuk sabuk cevabın bir önemi yok.

Bakanları bu olayların Aziz Nesin in tahriki ile çıktığını falan söylemişlerdi!

Sorarım, ‘Sizin hiç Aziz Nesin kitabı okumuşluğunuz var mı?’ derim.

‘Siz yoksa Fil Hamdi misiniz?’derim.

O zaman olaylara karıştı şüphesi ile tutuklanmış makamboları savunan bir sürü avukat sonra en uzun iktidarda kalan partinin kurucuları olmuş ve hepsi üst düzey görev almışken, bu gün iktidar trolü olan insanların , bu gün işinize geldiği için Bilge adam falan dediğiniz Temel Karamollaoğlu’ dan hesap sorsanıza vs diye goy goy yapmaları vs tam 26 sene önceki vahşetin bile pazarlanabileceğini gösterdi bize.

Burası Ortadoğu!

Yapanın yanına kar kalıyor her şey!

Başta o yakılan insanların cenaze namazını kıldırmayan imam, izin vermeyen müftü ( yaşıyorlarsa ) Allah belalarını versin!

Ayrıca kim tezgahladı kim uyguladı ise onlarında.

Allah’ı (haşa) bize emanet eden eski siyasilerinde!’

Ben en iyisi Ali Bey’den bir hikaye, isimler tesadüf’ diyerek bu işten kendimi sıyırayım…

Yoksa gerçekten ismi geçen ya da geçmeyenler böylesine bir söylemde ne bulunurlar, ne de kendilerine siyası, maddi ve manevi bir kazanç elde edebilirler mi?

*- Sırıtarak işi götürüyor….

Yine Ali Bey’den devam edelim:

‘Bütün haber kanallarının, tartışma programlarının değişmez konuğu Ali Saydam, aslında seçim tahminlerinde en açık ara yanılan biri olmasına rağmen parti yinede onu tercih ediyor onu yolluyor.

Belki karşıt düşünce kim konuşursa konuşsun, gayet müstehzi bakıyor gülüyor ( sırıtıyor , ‘ yaw ne cahilsiniz?’ bakışları atıyor.

Zira Bern Üniversitesinde tam dokuz sene kimyagerlik tahsil etmiş (Diploma almış mı dokuz sene sonunda belli değil) o yüzden iletişim ve siyaset yorumları yapan biri.

Tabi iki hafta önce tahminlerde bulunup, gayet idealı laflar edip, iki hafta sonra seçim bitip çuvallasada o konulara hiç girmiyor, konu oraya geldiğinde, ‘iletişim çok önemli bir şey!’ diyor!

Tabi manda kaymağı yemiş;

‘Yakın yıllara kadar, kendimi ele avuca sığmayan bir entelektüel olarak tanımlıyordum’ diyor.

Aynı zamanda bir gurme, baklava uzmanı, ‘ilk ısırışta…’ diyor ‘baklava cevizli mi, yoksa fıstıklı mı anlarım ?’

*-

Basında rekabet çok, üç çocuğu olmasına rağmen partide ve basında yerini sağlamlaştırmak için 65 yaşında dördüncü defa baba oluyor . Eşine ‘Reis vites arttırdı; üçten dörde çıktı, mecburuz!’ diyor, bir yerde…

Şimdi kendisi 73 ufak oğlu 8 yaşında.

Seçimleri tartışırken CHP’ lilere, sürekli gülerek, ‘Çok mu sevindiniz?’ diye soruyor.

Sürekli burnu ile oynuyor.

‘Gezi hareketini dış güçler yaptı’ diyor.

Şimdi böyle insanların özel hayatı ile ilgili yorum yapmak vs çoğu insan tarafından kınanıyor, bunu biliyorum…

‘Sana ne ya ,isterse 70 yaşında onuncu kez baba olur, günde beş kilo baklava yer!’ diyen bir çok arkadaşta olabilir.

Haklıdırlar, ancak bunun gibi insanlar çorba içecek, yolunu bulacak vs diye yaptıkları yönlendirmeler, manipülasyonlar, hedef göstermeler, her türlü baskı ve otoriterliğe övgülerle düzmeleri, binlerce öğrencinin / öğretmenin / akademisyenin hayatını karartı ve kendileri gibi düşünmeyenleri hedef gösterdiler, bir şey demek yasak, kınamak suç!

‘Gezi olaylarını dış güçler yaptırdı!’ diyor, kim o dış güç belli değil!

Hans Müller mi acaba?

**-*-

GÜNCEL

*- Tarihi günü açıkladı

Sarayköy Belediyesi ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) işbirliği ile ilçede yapımı başlayan 410 konut tamamlandı.

Yüzlerce kişinin merakla beklediği anahtar teslim töreni tarihini Sarayköy Belediye Başkanı Ahmet Necati Özbaş açıkladı.

Başkan Özbaş, TOKİ konutlarında 8 Temmuz tarihi itibariyle anahtar teslim işlemlerinin başlayacağını bildirdi.

*-

 — Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın