maltepe escort kurtköy escort

Buradasınız
Anasayfa > BİLİM VE TEKNOLOJİ > Demek ki neymiş? HÜLYA DINCEL

Demek ki neymiş? HÜLYA DINCEL

Sosyal Medyada Paylaş

Deprem değil ; çürük, kaçak yapılmış bina öldürürmüş.
Bu kaçıncı ibret alınacak felaket?
Sakarya, Düzce, Adana, Van, Elazığ depremleri…
Bol bol nutuk atıldı.
Ama tedbir alınmadı.
Kaçak yapılar imar affı ile cenaze evine çevrildi.
Siyasetler İmar afları İle besleniyor.
385 bin kişi riskli binalarda yaşamla ölüm arasında ülkemizde…
30 kez imarkanunu değişmiş.
811 bin bina imar affı ile yasallaştırılmış.
Her 3 kişiden biri doğduğu yerde yaşamıyor.
Nedeni çok açık!
İş ekmek mücadelesi.
Kentlilik bilinci oluşturulmamış, tam tersi köyden şehre göç tarım ve hayvancılığın iflas etmesiyle hızlanmış.
Enverimli topraklar imara teslim olup rant kaynağı olmuş.
Salatalık,bamya, domates yetiştirilen güzelim humuslu topraklara gökdelenler dikilmiş.
Siyasi manevralara imar meyvesi olmuş güzelim bahçeler bağlar.
İnsanlar şehirlerde ekmek kavgasına sarılmış.
Bu arada vicdansız bilgisiz mütahidler türemiş.
Dostlar Tıp fakültesi bitmeden doktor olup hasta bakılabilir mi?
Öğretmen olmak için öğretmen okulunu bitiren bir daha sınava alınıyor.
Çelişkiye bakın.
İnşaat için mütahid olmak yetiyor.
Başka deyişle ana konu para.
Paranız varsa ilkokul mezunu olmasanız dahi inşaat yapıp satabilirsiniz.
İnşaat mühendisliğini bitirmenize gerek yok.
Paralı bir cahil sizin diplomanızdan yararlanır.

Bunca inşaat mühendisi mimar iş ararken bina yapımları vasıfsız paralı vicdansızlara teslim edilmiş.
Bu çürük çarık binalara ruhsat verip denetlemeyen yerel yönetimler ,mülki idareler, ilgili bakanlıklar, bürokratlarda madalyonun başka bir sorumlu suç makinası.
Şimdi televizyonlarda her sorumlu bir diğerini suçlar durur.
Utanmadan sıkılmadan sorumlular ağlaşıyor.
Sorumlu yanlış oldu, sorumsuz aç gözlüler demem gerekirdi.
Sorumluluğu olan Soyer KültürSanat Fabrikasını kurup binlerce canı sanatla, kültürle,eğitimle buluşturan MEHMET SOYER di.
Bayraklı yeni adliyenin karşısında bulunun bu sanat yuvası mevcut alanın en değerli arazisiydi.
On dönüm arazisinde ki kültür sanat yuvası sonrasında şahsı dışında ki nedenlerden inşaata teslim olduğunda 8 kat izni ile inşaat başlayacakken 38 kat için imar izni o havaliye çıkmış.
Bilmem neden?
Onu da başkaları araştırsın!
Gelelim Mehmet Soyere .
Tüm ailesini de karşısına alıp38 kata da 14 kata da itiraz ediyor.
Gerekçesi de insan merkezli.
Kentin güneş ışığına, havaya, rüzgara ihtiyacı var diyor.
Her blokta 30 kattan vazgeçince şaşkınlık oluştu.
Böylesine doğayı insanı düşünüp ranttan vazgeçen görülmemişti zira.
Demek ki neymiş ?
Yaşamda her şey, para değilmiş.
Doğa ve insan merkezli düşünmek insani görevmiş.
İki elini başının arasına alıp rant uğruna giden canların gerçek sorumsuzluk timsali vicdansızları düşünmeli.
TV ler de nutuk atanlar balçığa, humuslu güzelim topraklara yapılan binalarla yarattıkları cehennemi yeniden değerlendirmeli.
Rüzgar, güneş ve hava tüm insanlık için paraya esir olmamalı sevgili okurlarım.
Havasız güneşsiz kalmamanızı dilerim.

Bir cevap yazın

Top