101 Okunma

Dağların Arasında ki şehir Hakkari ! HÜLYA DİNCEL

Sosyal Medyada Paylaş

Hakkari dağların arasında sıkılmış, üzülmüş adeta kaderine bırakılmış bir  şehir.
Çetin dağların arasında yürekli insanların yaşadığı özel bir şehir.
Sarp dağlarla çevrili dört bir yan.
Yaşamda o dağlar kadar güç ve zorlu.
Kente ayak bastığımda içimi bir korku sardı.
Etrafı çevreleyen bu mevsimde hala tepelerinde kar olan dağlar insanı ürkütüyor.
Ancak yaşantı ve insanlar gerçekten inanılmaz renkli ve canlı.
Bu görüntü şehrin büyüsünü yüreğinizde hissettiriyor.
 Birden ürküten dağlar gözünüzde ihtişamlı bir hal alıyor.
Hemen aklınıza Hakkari’de  Dört Mevsim geliyor!
Evet dostlar tam  on gün Hakkari’de dört mevsim yaşadım.
Doya doya kana kana.
Şimdi ne işin var orada?
-izmir nere, Hakkari nere dediğinizi duyar gibiyim.
HAkkari Valiliğinde tüm muhtarlara KURUMSAL PROTOKOL eğitimi vermeye gittim.
Hakkari’ye bağlı ilçe ve köy muhtarları ile on günü paylaştık.
Çok güzel dostluklar da kurduk bu arada.
Ben yöre insanını tanımak için hiç bir daveti reddetmedim.
Yaşamım boyu gördüğüm en misafirperver insanlarla birlikte oldum.
Dışardan gelen yabancıya ve kadına inanılmaz saygılı ve içten davranıyorlar.
Toplum Ataerkil değil Anaerkil çok dikkatimi çekti bu sosyal yapı.
Kadına  müthiş saygı gösteriyorlar.
Her yerde kadın en önde.
Hakkari’de  KAdının Adı Var gerçekten.
Töre ve kadın cinayeti yok.

HAKKARİ

Kadına şiddet ve darp olayı yok.
Ben  sürekli sorular sorarken, bir ses yükseldi!
-Yaz hocam Hakkari’de Tek ırk,tek kadın,tek dil, tek mezhep vardır.
Ancak her bireyde din, dil, ırk ayırmaz ve saygı gösterir şehrimizde dedi!
Bizim Türkçemizde aksan yok.
Çünkü TürkçeyiTRT  den  öğrendik, ve bununla öğünüyoruz  başka yörelerin aksanlı konuşmalarının yanında, dedi Hakkarili bir dost.

Bizde ötekileştirme yoktur hocam dedi bir başkası!
Buralarda ben yok, her zaman BİZ var, diyorlar, kendilerini anlatırken.
Ben açım diyerek her hangi bir kapıyı çalıp karnınızı doyurabilirsiniz, ihtiyacınız olduğunda arkadaşınıza gidip anahtarı ver dersiniz, arabanı  alabilir miyim?  demenize gerek yoktur.,
Bizim sosyal yapımız paylaşımdır diye ifade ettiler.
Ve en çok etkilendiğim. Harika bir özdeyişleri var.
“Bir eve misafir gitmez ise o ev ev değildir” ,!
Çok şaşırdım ,çok ta mutlu oldum bu kentte.
Ördekli tarafında bataklık bir bölge varmış.
O yörede yaşayan bir arıcı  arılarını o bataklık bölgeye konumlandırırmış.
Nedeni ise; araziyi tanımayan biri bataklığa  düşerse yardım etmek içinmiş çabası!
Arıcılık en büyük geçim kaynağı.
Hayvancılık  da çok önemli ancak yaylalara çıkmak bir çok yerde izine bağlı ve yasak yaylalar.
Bu nedenle hayvancılık çok gerilemiş çok dertliler bu noktada.
Eskiden ciddi tarım yapmışlar.
Pirinç, üzüm, fasulye, salatalık, susam, incir , nohut,Mısır başlıca ürünleri….
Hala kazma , kürekle tarım yaptıklarını teknik donanımın olmadığını söylüyorlar.
Bu bölge hayvancılık için ideal  alan  ancak desteğe ihtiyacımız var diyorlar.
Hakkari de hiç fabrika olmaması dikkatimi  çekti.
Ayrıca toprakta Demir ve çinko madeninin olduğu o  kadar belliydi ki!
Sordum, evet hocam her taraf maden ama. Ocak açılmadı, işlenmiyor.
Açılsa ekmek yeriz bizde dediler, üzüldüm.
Cennet bölge ancak işsiz iş alanı yok, tarım ve hayvancılığı yapamıyorlar.
Koşullar zorlu ama  harika bir doğa var.
Dağ  ve nehir sporlarına çok uygun.

Çukurca Ağaçdibi köyüne gittim.
Olağanüstü doğa şelaleler ,sular nasıl anlatayım bilmem,kelimelerin yetemeyeceği kadar güzeldi doğa.
Ancak yol yok, ulaşım zor.
 Ve alan düzenlenmesi gerekiyor.
Hakkari Valiliğinin bu güzelliği yapılandırması şart.
Zor tabii bu işler.
Sosyokültürel ve sosyo ekonomik yapı güçlendirilmeden  kaliteli yaşam beklenemez.
Her vatandaşın kaliteli yaşama hakkı var.
Korkmadan, adil, hak ve hukukun işlediği,aş ,işin olduğu yaşam herkesin hakkı.
Çok dertli halk çok.
-Ah hocam bu bölge bürokrat için sürgün yeri,  ayrıca mecburi hizmet yeri…
Bu durum bile onur kırıcı diyorlar!
Haksız da değiller.
Dostlar ben çok güzel on gün yaşadım.
Dersler çok renkli geçti.
O kadar bilgiye özlemli idiler ki size anlatamam.
Bir gün bana dağ nergisler getirdiler teşekkür için.
Ve çok duygulandığım sözler işittim.
Bir muhtar şöyle dedi;
-Hocam aylardır gülmek değil tebessüm edemez durumdaydık, bu derslerle , sizinle ilk defa gülüyoruz mutlu olduk!
Bu sözler içime yüreğime işledi.
Batı dan Doğu için insanların oturduğu yerden konuşması, atıp tutması kolay.
Yaşamak farklı!
Hakkari de dört mevsim yaşamayı tavsiye ederim  sizlere de sarp dağların arasında çelik yürekli , hoşgörülü insanlarla sevgili okurlarım.

Bir cevap yazın