Cüneyt Arkın gibi olacağını sanarak okçuluğa başladı

Sosyal Medyada Paylaş

Yaşar Üniversitesi öğrencisi milli okçu Kıvılcım Yavuz, Arjantin’in Rosario kentinde 2-8 Ekim tarihleri arasında düzenlenen Gençler-Yıldızlar Dünya Okçuluk Şampiyonasında genç kadınlar klasik yay kategorisinde iki takım arkadaşıyla birlikte Türkiye’yi temsil edecek. Kıvılcım Yavuz: “İzlediğim Cüneyt Arkın filmlerinde bir yayla 5 ok birden atılıyordu ve ben de çocuk halimle benzer bir manzarayla karşılaşacağımı hayal ediyordum. İlk kez antrenman sahasına gittiğimizde bambaşka bir manzara ile karşılaştım” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyespor sporcusu, Yaşar Üniversitesi Mimarlık Bölümü 1. sınıf öğrencisi milli okçu Kıvılcım Yavuz, Türkiye’yi Gençler-Yıldızlar Dünya Okçuluk Şampiyonasında temsil edecek. Üniversite sınavları nedeniyle spor hayatına kısa bir süre ara veren ve sonrasında hızlı bir dönüş yaparak aldığı derecelerle milli takıma seçilmeyi başaran Kıvılcım Yavuz, yine bir İzmirli sporcu Yasemin Ecem Anagöz ve Gülnaz Coşkun ile birlikte şampiyonluk mücadelesi verecek.
Dünya şampiyonası için Antalya’daki iki etap halinde gerçekleşen milli takım hazırlık kampında diğer kategorilerdeki 18 sporcu ile birlikte 10 gün boyunca ağırlaştırılmış bir program ile çalışan Yavuz, hedeflerinin takım halinde ve bireyselde madalya almak olduğunu söyledi. Milli takımımız, Rosario kentinde yapılan Gençler-Yıldızlar Dünya Şampiyonasında toplam 19 sporcuyla mücadeleye katılıyor.

“Cüneyt Arkın filmlerinde bir yayla 5 ok birden atılıyordu”
Çalışmalarını kulüp antrenörü Esen Dönmez ile sürdüren milli okçu Kıvılcım Yavuz, bu spora 11 yaşındayken başlama hikayesini de anlattı. Babası İbrahim Yavuz’un iyi bir okçuluk sporu takipçisi olduğunu, ailesinin yönlendirmesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesporlu Ali Osman Yangöz sayesinde okçuluğa başladığını belirten Yavuz, “İzlediğim Cüneyt Arkın filmlerinde bir yayla 5 ok birden atılıyordu ve ben de çocuk halimle benzer bir manzarayla karşılaşacağımı hayal ediyordum. İlk kez antrenman sahasına gittiğimizde bambaşka bir manzara ile karşılaştım. Kullanılan malzemeleri görüp ilk şoku atlattıktan sonra ilk sorduğum soru ise istediğimiz rengi alabiliyor muyuz? oldu” dedi.
Dışarıdan bakıldığında okçuluğun herkesin kolayca yapabileceği bir spor gibi göründüğünü ama öyle olmadığını ifade eden Kıvılcım Yavuz şöyle devam etti:
“Okçuluk, çok iyi çalışma, yüksek konsantrasyon gerektiren bir branş. Yayı gerip oku attığınız ana kadar geçen sürede vücudunuza yüzlerce kilogram yük biniyor. Bu nedenle her zaman üst düzeyde bir fizik performansa sahip olmanız gerekiyor. Okçuluk bana sakin olmayı ve stresle baş etmeyi öğretti. Bu spor artık hayatımın bir parçası, kulübüm de ailem. Milli takıma seçilmek, İzmir’i ve Türkiye’yi yurtdışında temsil etmek, okçulukta en iyi kulübün sporcusu olmak ve yarışmalarda kürsüye çıkmak gurur verici. Tabii ki dünya şampiyonluğu, olimpiyatlar gibi hedeflerim var. Ancak sportif başarıların yanı sıra Yaşar Üniversitesi Mimarlık Bölümündeki eğitimimi de tamamlayıp iyi bir mimar olmak istiyorum.”

Bir cevap yazın