Çile bülbülüm çile, hem de paranızla… YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

Adım atacak yer kalmadı…

*- Çok yıllar önce Bodrum’dan gelen sesi şimdi Çeşme’de duyduk…

*-  Verilen sözler lafta mı kaldı?

*- Ata tohumu mısır gibi diğer ürünlerde de bekliyoruz

*- Hayvana şiddet suç sayılmalı

Yağmur Özgür Güven, Bayram nedeniyle;  Cumhurbaşkanlığı, Adalet ve Kalkınma Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Halkların Demokratik Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, İyi Parti’ye yani yöneticilere seslenerek, ‘Hayvana Şiddet Suç Sayılmalıdır!’ diyor.

Yağmur’un yürüttüğü bu kampanya bekleyemeyecek kadar acil ve önemli.

Seçimden önce verilen sözler hala tutulmadı ve yeni bir hayvan hakları yasası çıkmadı.

Hayatı paylaştığımız hayvan dostlarımıza karşı işlenen suçlara gerçek cezalar verilmesi için okuyuculardan da destek istiyor.

Söylediği şu:

‘Özellikle son günlerde artan hayvana şiddet ve istismar olaylarını üzüntü ve öfkeyle takip etmekteyiz.

2004 yılında TBMM tarafından kabul edilen 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun Kabahatler Kanunu kapsamında olmasından dolayı hayvana şiddet ve istismarın karşılığının sadece idari para cezası olması, bu insanlık dışı canice eylemlerin önünü kesmemekte, verilen cezalar toplumun tüm kesimleri tarafından yetersiz bulunmaktadır.

Dünyamızı paylaştığımız hayvan dostlarımıza karşı işlenen suçların TCK kapsamında değerlendirilebilmesi ve hayvanlara karşı kötü muamele, psikolojik-fiziksel şiddet içeren, cinsel istismar, dövüş, zehirleme vb. gibi eylemlerin gerektiği şekilde ve sahipli-sahipsiz hayvan ayrımı olmaksızın, görevini kötüye kullanan yerel yönetimler de dahil olmak üzere cezalandırılması için gereken değişikliğin ivedilikle yapılmasını arz ederim.’

*-  Duymamış olalım!

İzmirli daha doğrusu İzmir Milletvekili olduğu için, AKP’de büyük bir hızla yükselen Hamza Dağ’dan bir iki cümle ile söz etmek istiyorum…

Kendisi hukukçu…

İmam Hatip Kökenli mi tam bilmiyorum, ama önceki Cumhurbaşkanı AKP’nin kurucularından Abdullah Gül için söylediklerini kabullenemiyorum…

Vefa böyle mi olur?

Belki de onun gençlik kollarından milletvekili adayı olmasını sağlayanlardan biri de kendisiydi, yani Abdullah Gül idi…

Benim oyun hep CHP’den yana olmuştur,

Çünkü programlarını okuyor ve aklıma yatıyor…

Söylemek istemem ama bunlar mecbur bırakıyor…

Zaman yarattıkça beş vakit namaz kılan biri olarak, dinin siyasi malzeme yapılmasına da şiddetle karşı olduğumu belirteyim…

Öz İzmirli olarak anımsadığım kadarıyla Hamza Dağ milletvekili seçilince, İzmirli seçmenlerinden önce memleketine gitmiş ve ‘İşte geldim!’ demişti…

Hikâyeyi biliyorsunuz;

Osmanlı döneminde adam okumuş ve devletin en yüksek makamına gelmiş…

Sonra adamlarına emir vermiş ‘Babamı getirin!’ diye…

Yaşlı adamı apar topar huzura getirmişler…

Adam, ‘Bak baba, okudum ne oldum!’ demiş…

Baba, oğluna bakmış bakmış ve ‘Ben ‘okuyamazsın!’ demedim, ben ‘Adam olmazsın!’ dedim’ diyerek, tarihi bir ders vermiş…

Düşünün öyle bir ders ki, yıllardır söylenip bugünlere kadar gelmiş…

Şimdi biraz da yurt dışına bakalım:

*- Erdoğan’a yaradı…

Washington Post gazetesi ABD-Türkiye krizini değerlendirdiği haberinde ‘Kumar oynayan Trump, Türk ekonomisini sarsacak yaptırımlardan aşağılayıcı mesajlara, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı pes ettirmek için bazı yöntemlere başvurdu, ancak krizin patlak vermesinin üzerinden üç hafta geçmesine rağmen ne Brunson serbest kaldı, ne de Erdoğan yaptırımlara boyun eğdi’ değerlendirmesi yapıyor

Zaten tüm memleket olarak bu konuda, yani milli konularda Cumhurbaşkanına destek sürüyor.

*- Bence de gitmeyin!

Bayramın üçüncü gününü Çeşme’deki akraba ve dostlara ayırdım.

Ama evdeki hesap çarşıya uymadı…

Mahşeri denilen kalabalıkta programın dörtte birini ancak uygulayabildim.

Ama Alaçatı’da Kırmızı Ardıç Kuşu’nda, kaleyi andıran mahzenli, lostalji yaşarken özel menü pizzalardan tattım.

Daha sonra Meyhane 35’liğin 90 çeşit mezelerini tatmak istedim ama kalabalıktan ulaşamadım.

Bu arada binlerce araç içinde arabamızı bulmamız bile bir saatimizin boşa geçmesini sağladı.

Pahalılığı bir yana bırakalım, benim en çok bozulduğum ise önüne gelenin korsan otoparkçı olması…

Daha akıllı ya da ustaları, İstanbul’da olduğu gibi bir karton parçasına ‘vale’ yazmış ve bir sandalye koymuş, araçları gelişigüzel park ediyor v e adamına göre para istiyor.

İstersen verme!

Sonrasını sen düşün!

Ben ilk kez jandarmanın bu kadar titiz ve ciddi çalıştığına tanık oldum…

Öyle ki, sivil ekipler her an her köşe de hemen yardımınıza koşuyor…

Yani aralara karışan kötü niyetlilere nefes aldırtmıyor.

Dedim ya, Jandarmanın ilk kez sivil halkla bütünleştiğini ve güler yüzle her an yanınızda ve güven içinde olmanızı sağlıyor.

Zaman bulabilseydim komutanları ziyaret ederek kutlayacaktım…

Belki duymuşsunuzdur;

Çeşme’de turizmciler resmen yalvardılar:

‘Ne olur artık gelmeyin, eylül ayında gelin!’ diye…

Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkmasıyla birlikte yazın son günlerini deniz güneş ve kum tatili yaparak geçirmek isteyenler, plajları doldurdu. İzmir’in Çeşme ilçesinde nüfus 25 kat arttı, otellerde yer kalmadı.

Çeşme Otelciler Birliği Başkanı Yakup Demir, misafirlere ev sahibi olarak ‘Gelmeyin’ demenin çok zor olduğunu vurgulayarak gelenlerin açıkta kalacağını, yatacak yer bulamayacağını belirtti.

Dolar ve Avro’nun olağanüstü artışı sonucu Çeşme’de Yunanlı turist sayısında büyük artış oldu…

Daha düne kadar bizden Sakız, Midilli, Sisam gibi adalara olağanüstü denilecek sayıda turist giderken şimdi onlardan bize geliyor.

Son 10 gündür ise Almancıların sayısında da büyük artış olduğu gözleniyor.

Sanıyorum bu kalabalık Pazar gününe kadar artarak sürecek…

Belki hatırlayan olur:

Çok yıllar önce 1980’li yılların başında Bodrum’da bir belediye başkanı da ‘Yerli turist istemiyoruz!’ açıklamasını yapmıştı….

Aslında ifade etmek istediği, pansiyon ve otellerde yer bulunmaması, binlerce kişinin plajlarda sabahlaması idi…

Gazeteler de, Başkan ‘Yerli turist istemiyor!’ diye başlık atınca, kıyamet kopmuştu…

Aynı zamanda motel sahibi olan Cevat Başkan, ‘Ben halkın mağdur olmaması için uyarı yapmak istedim, Yabancıların yerleri daha önceden turlar vasıtası ile ayırtıldığı için onlar için sorun yoktu!’ demişti ama sesini duyuramamıştı.

***-

KURDELA

*- Börklüce Şiir Günleri başlıyor

Börklüce Şiir Günleri’nin bu yıl dokuzuncusu gerçekleştiriliyor.

24, 25, 26 Ağustos tarihlerinde Karaburun’da gerçekleştirilecek 9. Börklüce Şiir Günleri’nde; şiir dinletileri, müzik dinletileri, panel, tiyatro gösterisi gerçekleştirilecek.

9. Börklüce Şiir Günleri, Karaburun İnecik Köy Meydanı’nda yer alan Nergis Çay Bahçesi’nde yapılacak.

Etkinliğin onur konuğu şair Oya Uysal.

Etkinliğin diğer konuk şairleri Hüseyin Ferhad, Mustafa Köz, Mehmet Mahzun Doğan, Hülya Deniz Ünal, İlker İbrahim İşgören, Gülçin Sahilli, Sabahattin Umutlu, Neslihan Perşembe, İmran Aydın Tali, Neval Savak, Ayşen Deniz, Ahu Neda Olsoy.

Şeyh Bedreddin ve Börklüce Mustafa Kültür Sanat ve Dayanışma Derneği Başkanı şair Mehmet Atal ve Karaburun Belediye Başkanı Ahmet Çakır’ın açılış konuşmalarını yapacakları, etkinlik kapsamında 24 Ağustos’da saat 14.00’de,  25 ve 26 Ağustos’da da saat 8.00’de Konak Sabancı Kültür Merkezi’nden  Karaburun merkeze otobüs kaldırılacak.

*- Bazılarına kapak olsun!

Dr. Üstün Ezer,  geçenlerde, ‘Ata tohumu mısır’ı, yani bizim deyişimizle ‘darı’yı twitter hesabında paylaştı. Dr. Ezer, ‘Sadece Lösemili Çocuklar için Lösev tarafından üretilmiştir. Kemoterapi süresince doğal beslenmek tedavi başarısını arttırıyor . Süt dolu mısırlar saçı dökük yavrularımıza şifa olsun . İyi ki LÖSEV’i kurmuşuz.’ dedi. Kendisini ve çocuklarımız için büyük sağlık mücadelesi veren her insanımızı yürekten kutluyor ve destekliyorum. Belki bu mesaj, bazılarına kapak olur.. Halkın sağlığıyla para kazanma hırsı nedeniyle oynayanlara…

Yaşar EYİCE
0532 781 95 18
Twitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın