8 Okunma

ÇEVRE BAKANI KIRIK NOT ALDI, Kazım Erkmen

Sosyal Medyada Paylaş

Çevre Bakanı’na çağrımdır!

KAZIM ERKMEN

İzmir’in çöp meselesi adeta unutulup gitti. Harmandalı’nın artık kapatılması, yeni ve modern katı atık bertaraf tesisinin bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor. Ama nerede. Ne Büyükşehir Belediyesi, ne de Çevre İl Müdürlüğü konuyla ilgileniyor. Büyükşehir “Yamanlar” diye tutturmuş bir yol gidiyor. Bir dönem, “Hükümet izin vermiyor” diye mazeret üreten koca belediye, şimdilerde üç avukata teslim olmuş durumda. İzmirli’nin çektiği çile umurlarında bile değil. Böyle kent yönetimi olur mu? “Tek beceremediğim şey çöp” diyerek, kendisini beceriksiz ilan eden bir belediye başkanı dördüncü kez aday olamaya hazırlanıyor. Partisindeki siyasi kaos, kriz, arbedeye kapılmış sona doğru gidiyor.

Hükümet kanadı ise, “Bu iş büyükşehirin işi” diyerek topu başkasına atmakta hayli mahir. Çevre İl Müdürlüğü İzmir’in çöp ve çevre sorunu varmış-yokmuş, adeta habersizmiş gibi davranıyor. Körfez ve dereler leş kokuyor. Meles Deltası’na dökülen tonlarca kireç artık kokuyu önlemekten uzak, zehir saçıyor. İzmir Büyükşehir Belediye başkan adayı olduğunda, Harmandalı’na kadar giderek “Çöp işini biz çözeriz” diyen şimdinin TBMM Başkanı Sayın Binali Yıldırım, o işi unuttu gitti. Sayın Yıldırım, başbakan olduğunda İzmir’e gerçekleştirdiği ilk ziyarette kendisine İzmir Başbakanlık Ofisi’nde bizzat kendim gidip gazetemizin manşetinde “Çöp Siyasi Mevta” başlığı ile gündeme getirdiğimiz konuyu aktarmıştım ve “Ne yapacaksınız?” diye sormuştum. Sağolsun kendisi, “O artık Aziz Bey’in işi” cevabını vermişti.

Anlayacağınız, ne Aziz Bey, ne de Binali Bey, bu konuyu çözmek için pek niyetli değiller. Niyetli olsalardı, 15 yıldır İzmir’i yöneten Kocaoğlu çoktan çözerdi. Sayın Yıldırım ise bir talimatı ile devletin tüm imkanlarını çöp için seferber edecekken, söz verdiği halde nedense yapmadı, yapamadı. Ben, herhalde kendilerine göre bir sebepleri vardır diye düşünerek bunu hayra yormak istiyorum. Ve konuyu İzmir’in gündemine tekrar getirmek için elimden gelen ne varsa yapacağım.

24 Haziran seçimleri sonrası “Türkiye yeni bir yönetim sistemine geçti” deniyor değil mi? O zaman bunun mükafatlarını halkımızın görmesi gerekiyor. Buradan yeni Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum’a çağrıda bulunuyorum. Bakan Kurum Cumartesi günü İzmir’deydi. Partisinin İl Başkanlığını ziyaret ettikten sonra, Karabağlar’da bakanlığın kentsel dönüşüm alanlarını gezdi. Sayın Bakanın, eğer vakit bulabilirse lütfen Çiğli’ye kadar uzanarak Harmandalı Çöplüğü’nü de bir denetlemesini istemiştik. Ancak, kendisi Valilik, Büyükşehir ve AK Parti ziyaretlerinde bu konuya sadece beyanat vererek değindi. Harmandalı’na gitmedi. Gitseydi benden tam puan alacaktı, Olmadı. İddia ediyorum, İstanbul’da olduğu gibi bu kentin çöp sorununu çözen İzmir’i alır. AK Parti’nin İzmir yöneticileri için, seçimler yaklaşırken “çöp olayı” inanılmaz bir fırsattı. Öyle, “İzmir’i alırsak tramvayı kaldıracağız” gibi boş işlerle uğraşacaklarına, çöp işini çözmek için hükümet kanadını harekete geçirirlerse inanın daha makbule geçer. Bu durumu yerel seçimlerde kullanarak rahatlıkla oylarını yükseltebilirler.

GÜZEL TİRE’YE KIYMAYIN!

Benim doğup büyüdüğüm Bayındır’ın da içerisinde bulunduğu Küçük Menderes Havzası’nın önemli ilçelerinden Tire’de kurulmak istenen jeotermal enerji santrali yöre halkı ve çevrecilerden büyük tepki görüyor. Başköy Mahallesi’nde kurulmak istenen santralin, yöredeki incir başta olmak üzere meyveciliğe büyük zarar vereceği iddia ediliyor. Halk ayakta.

Benzer tesisleri biz Büyük Menderes Havzası’nda Aydın’ın Ortaklar, Germencik, İncirliova beldelerinde görüyoruz. Yeraltından çıkardıkları binlerce derecelik sıcak suyu kullandıktan sonra tekrar yeraltına enjekte etmeleri gerekirken Büyük Menderes’e akan dere ve çaylara bırakarak, çevreyi zehirli su ve gazlarla felakete sürüklüyorlar.

Şimdi bu deneyimler ve denetimsizlikler, çevre felaketleri ortada dururken, Aydın Dağları’nın kuzey yüzünde Tire ve civarının hedef seçilmesi, tehlike çanlarının zaten perişan haldeki Küçük Menderes için de çalmasına neden olacak. Biliyorsunuz Küçük Menderes geçtiği noktalardaki sanayi tesisleri tarafından kirletilmiş vaziyette. Yok denecek kadar suya sahip. Ancak önemli bir şans var ki bölgede inşa edilen Beydağ ve diğer barajlar vasıtası ile sulama sistemleri devreye girdiğinde yer altı suları yükselecek ve kullanılan bu sular, Küçük Menderes’i canlandıracaktır.

Bölge için böyle umutlu bir gelecek varken, jeotermal santral kurarak güneydeki Tire’de hem çevredeki meyve ve sebze alanlarını havadan, zehirli sularla da nehirleri kirletmek neye ve kime hizmet eder anlamak mümkün değil. Bu konuda siyasiler de devrede, çevreciler de. Ben köylülerin tepkilerinin dikkate alınmasını istiyorum. Bu iş Tire’de sınırlı kalmamalı. Ödemiş, Tire, Bayındır ve Selçuk belediye başkanları, kaymakamları, odaları ve STK’ları, bu çevre felaketine izin vermemeli. Küçük Menderes Ovası ve nehri zehirlenirse kaybeden halkımız olur, İzmir olur. Bunun sorumlusu da, kim olursa olsun izin verenlerle duyarsız kalanlardır. Aman dikkat.

İki isim iki görev

Bir dönem İzmir Emniyet Müdürlüğü yapan Antalya Emniyet Müdürü Sayın Celal Uzunkaya, Cumhurbaşkanlığı kararı ile Emniyet Genel Müdürlüğü görevine atandı. İzmir’de görev yaptığı dönemde zaman zaman basınla bir araya gelen Uzunkaya’nın gerek İzmir ve gerekse ülke genelindeki güvenlik, suç ve suçlularla mücadele ve trafik konularındaki görüşlerini öğrenme fırsatı bulmuştuk. Gerçekten Uzunkaya’nın fikirleri kayda alınacak cinstendi. İzmir’den ayrıldığı için de hayli üzülmüştük. Şimdi Türk Emniyeti’nin en tepesinde. Bu noktada İzmir sevgisini bildiğimden bu kent için de bir şeyler yapacağına inanıyorum. Çünkü İzmir’in trafikten tutun da, birçok konuda ihtiyaçları var. Sayın Uzunkaya’ya yeni görevinde üstün başarılar diliyorum.

Yeni görev üstlenen bir diğer isim, eski milletvekili Rıfat Sait. Sayın Sait, FETÖ’den tutuklu Ahmet Küçükbay’ın el konulan şirketlerinden Papix’e kayyum olarak atandı. Özel sektör deneyimi olan Sait’in bu konuda başarılı olacağına inanıyorum. AK Parti’de vekil veya Bakan olamayanlar bir şekilde görevler verilerek değerlendiriliyor. Siyasi vefa da bu olsa gerek. Ben Sayın Rıfat Sait’e de görevinde başarılar diliyorum.

CELAL UZUNKAYA
ÇÖPLÜKI
MURAT KURUM
RİFAT SAİT
TİRE EYLEM

Bir cevap yazın