Çeşme’den de haber var YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*- Neredeler?

Bir zamanlar yere göğe sığdırılamayan bir Urla Devlet Hastanesi vardı.

Son zamanlarda buradan ses seda çıkmıyor.

AKP’den Urla Belediye Başkanı olan başhekiminin İzmir Milletvekili AKP’de güçlü isim Binali Yıldırım sayesinde, Ankara’dan her türlü desteği anında aldığı da biliniyor ya da öyle anlatılıyordu.

Özellikle emeklilerin ve doğa severlerin birinci derecede tercihi olan ve nüfusu İzmir’in  kodu olan 35 bini geçen komşu  ilçe Güzelbahçe’liler ‘Hastane’ dedikçe, bin bir bahane uydurularak, ‘Alın size hizmet!’ denilerek Urla Devlet Hastanesi’ne bağlı bir poliklinik açanlar, pandemi ile birlikte ortalıktan kayboldular.

Neden mi?

Basit!

Urla Devlet Hastanesi Güzelbahçe Polikiliniği yedi aydır kapalı…

Halbuki açılışından bu yana CHP’li Belediye Başkanı Mustafa İnce her türlü desteği karşılıksız vermiş ve vermeye de devam ediyor.

İstenilenleri anında yerine getiriyor.

Bakalım Sağlık Bakanlığı ya da  seçimlerde  ‘Urla Devlet Hastanesi’ni iki katına çıkaracağız’ sözünü veren Biniali Yıldırım bu sesi duyacak mı?

Yakında öğreniriz..

*- Bunlar de neredeler?

Ödüllü Gazeteci Serkan Aksüyek soruyor?

‘5.8 milyon kayıp genç nerede?’ diye…

Belirttiğine göre,

15-29 yaş aralığında, ne okuyan, ne çalışan, ne de staj gören, ne yaptığı, ne yediği, ne içtiği, geçimini nasıl sağladığı bilinmeyen 5 milyon  852 bin gencimiz bulunuyor.

Aksüyek, hayatlarının en verimli ve öğrenmeye en açık oldukları döneminde, sokaklarda başıboş gezen, ana babasının, büyük olasılıkla emekli başından cebine koyduğu harçlığa mahkûm Gencerlerimizin sayısının bu kadar artmasının nedeni ortada değil mi?

Gazeteci Enver Kaya da konuyu değiniyor ve köşe başlarında önünüze çıkan ve ‘Bir lira versene!’ diye avuç açan insanlarımızdan söz ediyor.

Ve eklemeyi unutmuyor;

‘Bunların arasında Suriyeliler de var, İzmir’e Doğu ve Güneydoğu illerinden gelenler de var.

*- Ve yine bir başkaları, neredeler?

Para ile dostluk olur mu?

Kime bu soruyu sorsak, ‘olmaz!’ diyecek kısaca…

O zaman ‘can dostlar!’ diye adlandırdığımız hayvanları büyük paralar vererek neden evlerimize alıyor, sonra da, çocuklarımızın keyfi bitince sokağa bırakıyoruz?

İlginç bir soru değil mi?

Konunun bir başka yönü daha var!

Hayvanların kendi haklarını savunmaları ellerinde mi?

Ya da seçim yapabiliyorlar mı?

Nasıl biz annemizi babamızı, kardeşlerimizi seçemiyorsak, onların da hakları yok…

Öyleyse, başta hakimler ve avukatlar, yani hak ve adalet sisteminin uygulayıcılarının özellikle hayvan hakları ihlallerinde çok daha titiz davranmalarını istiyor ve diliyoruz.

Yazmıştım;

Bornova’da bir kadın okuyucum, apartman yöneticisi ile yaptığı ağız mücadelesini dinletmişti.

Bir insan, bir kadına, hakkını savunmak zorunda olduğu bir komşusuna böylesine hakaret edebilir, hatta ‘seni atarım!’ diye tehdit edebilir m?

Böyle durumlarda sağır ve dilsiz olabilir miyiz?

Görmezden gelebilir miyiz?

Eğer olayları münferit olarak görürsek, mevzuat hükümlerini önemsemezsek, belirli ya da katı görüşlü yönetici ya da insan kılığındakilerin caydırıcı olmalarını sağlamazsak halimizden şikayet edemeyiz.

Veterinerler hayvanların sağlıklarını sağlıyor, ya haklarını kim sağlayacak?

İçimizdeki vicdan sahibi insanlar…

Canlıları bir tutup ayırmayanlar…

Peki biz bunlara neden tahammül edemiyoruz?

Sabır gösteremiyoruz?

Hayvan sahipleri, hayvanlarının mağduriyetinde haklarını arayabiliyor..

Ya sokakta yaşayanların haklarını kim koruyacak?

Belediye ya da resmi görevliler mi?

Hadi canım sizde!

Hayvan hakları ihlalleri kadar, insanlarla hayvanlar arasındaki ilişkiler de çok önemli…

Biri hakkını aramayı bilmeyen bu dostların en basitinden kendi imkanları ile karınlarını doyurmaya çalışıyor, diğeri ise buna taammül gösteremiyor…

İşte asıl problem de bu noktada başlıyor…

Bir de gösteriş budalaları var…

Parklarda, sahillerde bunları görüyoruz…

Paralı olduklarını büyük meblağlar ödeyerek aldıkları hayvanlarla gösteriş yaparlarken görüyoruz.

Ama parkların, oyun bahçelerinin çocuklara ait olduklarını bir anda unutuyorlar.

Uyaranlara ise ters cevap veriyorlar…

Bunları da hak koruyucularını havale ediyorum…

Yazacak çok şey var…

Arada sizlerle paylaşırım…

**-     

GÜNCEL

*- Doğa katliamına iş dünyasından da tepki var…

Karaburun’a bağlı Küçükbahçe Köyü’nde, doğa harikası İris Gölü’ne birkaç yüz metre mesafede inşa edilen Güneş Enerjisi Santrali (GES) için 300 dönüm ormanın yok edilmesine iş dünyası da tepki gösterdi.

Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan’ı ziyaret eden Enerji Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Vatansever; “Hangi enerji türünde yapılırsa yapılsın; insana, çevreye ve doğaya zarar veren her yatırıma karşı çıkmayı ahlaki bir sorumluluk olarak benimsiyoruz.” dedi.

ENSİA’nın; Türkiye’de rüzgâr, güneş, biyokütle, jeotermal gibi temiz enerji kaynaklarına yapılan yatırımların artması ve bu yatırımlarda daha çok yerli ekipman kullanımının sağlanması için çalışan bir sivil toplum örgütü olduğunu vurgulayan Vatansever, GES yatırımı için yüzlerce yılda oluşan orman ve bitki örtüsünü yok etmenin kabul edilebilir yönü olmadığını kaydetti.

*- Çeşme’de Sağlıklı Yaşam Merkezi

Çeşme Belediyesi Dr. Tayfun Aydemir Sağlıklı Yaşam Merkezi’ni çok yakında hizmete açıyor.

Sosyal belediyecilik anlayışı ile hayata geçirdiği projelerle adeta devrim yapan Çeşme Belediye Başkanı M. Ekrem Oran ilçede bir ilke imza attı. İçerisinde 2 adet Sosyolog, 1 adet Psikolog, 1 Fizyoterapist, 1 Fizik Tedavi teknikeri ve 2 adet hemşire ve 1 adet berberin bulunduğu Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde bir adet de Hasta Nakil Aracı da yer alıyor.

Hasta Nakil Aracı ile mesai saatlerinde, belediye sınırları içerisinde ikamet eden yatalak, düşkün ya da bir hastalık, kaza veya operasyon nedeniyle oturamayacak durumda olan vatandaşların evinden hastaneye ve hastaneden tekrar evine nakli sağlanacak

*- “Evde Sağlık Hizmeti” verilecek

Sağlıklı Yaşam Merkezi içerisinde aynı zamanda “Evde Sağlık Hizmetleri” birimi de yer alacak.

Sosyal ve ekonomik açılardan yoksulluk ve yoksunluk içindeki yaşlı bireylerin, yatalak hastaların; yara bakımları, hekim tarafından düzenlenen tedavilerin takibi ve uygulanması, kişisel bakım ve eğitimleri ile sosyal, kurumsal yönlendirme ihtiyaçlarının karşılanması işinin ev ortamında yapılması gibi hizmetler verilecek.

Hasta Nakil Aracı ve Evde Sağlık Hizmetleri’nden faydalanmak isteyen vatandaşların

0232 729 87 29 numaralı telefonu arayarak randevu alabilecek.

*-

Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın