Çeşme Ulusoy limanında neler oluyor? YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*- Çalışmaların yetersiz olduğunu belirten CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, yarın hükümete yapacakları önerileri açıklayacağını açıkladı.

*- 12 gündür ‘gönüllü’ karantinada idim… Şimdi mecburiyetteyim… İstanbul’da hapiste kaldım, İzmir burnumda tütüyor…

*- Üç gün önce 3 şehit verdik… Bugün 5 teröristi yok ettik…

*- Sıradan bir insan gibi konuşan Amerikan Başkanı Trump şöyle dedi:

‘İlacı denemekle ne kaybederiz?’ Bunu bazıları ‘ilaç’ ya da ‘aşı bulundu’ gibi algılıyor.

*- Çeşme Ulusoy ro-ro limanı konu olmaya devam ediyor; ‘Ne zaman kapatılacak?’

*- Rastgele değil, adım adım…

Bugün 22 Mart 2020 Pazar…

Hesabımı tam yapmaya karar verdim, yani takvimi açtım.

Kaç gündür karantinadayım?

Hep yuvarlak cümleler kullanmıştım;

‘Birkaç gündür!’ ya da ‘Bir haftadır!’ veya ‘Bir haftadan fazla!’ gibi…

Takvime göre; 11 Mart Çarşamba günü, kızım Sinem ile oğlum Gürol (Damadım) tarafından ‘Kesinlikle dışarı çıkmayacaksın!’ talimatını almışım..

Tabii ki ‘itiraz’ ettim…

TSYD’nin Levent’teki modern tesislerine gidip Türkiye’nin en yeni ve modern kapalı havuzuna girmek istediğimi söyledim…

Zaten yakınlarım biliyor;

Ben İstanbul’u hiç sevmiyorum…

‘Yedi tepe üzerine kurulmuş!’ deniliyor ya, ben ‘Ne tepesi, dağ…dağ!’ dedim arkadaşlarıma…

Ünal Tümin’e, Sezgin Can’a, Murat Eştürk’e, Deniz Hancı’ya, Murat Ervin’e, Erol Akıncılar’a, Bilgin Önder’e, İbrahim Paker’e…

Hatta anadan babadan değil, ‘dededen’ Beşiktaşlı, yeni İstanbullu Ayfer Ülkü ile Aynur Can arkadaşlarıma da hep söylerdim;

‘Siz bu dağda nasıl yıllarınızı geçirdiniz!’ diye…

Şimdi biri Bodrum’da, diğeri İzmir’de…

Yani kaçtılar bu şehirden…

Met edenler var ya, onların büyük bölümü dışarıdan göç edenler…

Kentin nüfusunu 16 milyona ulaştıranlar…

Kimse kimseyi tanımıyor!

Gürültü ve kirlilik almış başını gidiyor…

Beş dakikada yürüyeyerek gidebileceğiniz noktaya araçla iki saatte zor ulaşıyorsunuz…

Herkes paracı… Menfaatçı…

Başkalarının zaafından yararlanarak birkaç kuruş fazla elde etmeye çalışanlar…

Öyle ki bir örnek vereyim:

Mecidiyeköy denilen merkezi yerlerden birinde, bir bilgisayarcı arıyordum…

Bir oda büyüklüğündeki imalathanesinde çalışan bir marangoza, ‘Tanıdığın veya tavsiye edeceğin bir kişi var mı?’ diye sormaya karar verdim.

Adam, elindeki çerçeveyi, pencere büyüklüğündeki dikdörtgen şeklindeki çıtaları bir araya getirip birleştiremiyordu, yapıştırmak için…

Denge hep bozuluyordu, şekil bozuluyordu…

Sonunda, ‘Ben tutup yardım edeyim!’ önerisinde bulundum…

‘Olmaz!’ dedi…

‘Ne olacak elimde mi kalacak?’ diye ısrar ettim…

Yine ‘Olmaz!’ dedi.

Nedenini sorduğumda, ‘Para istersin!’ dedi…

Şaşırdım!

Her yerde, her zaman lafıma ‘Ben İzmirliyim!’ diye başladığım için kendisine ‘Bak kardeşim ben İzmirliyim… İzmir’de ve Ege’de böyle şeyler sadece yardım amacıyla ve karşılıksız yapılır!’ dedim…

O yine de kabul etmedi…

Sonuçta, ‘İşini yaptığım biri var!’ dedi, ona yönlendirdi…

O da beni aldattı…

Bir sürü laf ettikten sonra, bilgisayarın kablosunun hatalı olduğu ve değiştirilmesini önerdi…

Kabul ettim:

60 tL. aldı, eskisi de onda kaldı…

Ama asıl parayı eden, ki orijinalı idi, adaptör kısmı imiş…

Değiştirilen diğer bağlantı kısmı ise şimdi pahalanan, ama 5 liraya satılan bağlantı kısmı imiş…

Yani İstanbul işte böyle…

Daha çok örnek var…

*- 12’nci günüm…

Bunları neden yazdım?

Benim yaşımdakilere göre değil İstanbul…

Şimdi de mahsur kaldım, belki uzun süre İzmir’e dönemeyeceğim…

11 Mart 2020 Çarşamba gününden bu yana ‘gönüllü karantinada’ idim ya, şimdi, yani 12’nci günden itibaren şimdi mecburi karantina başladı…

Ben zaten toplantılar ve davetlerin dışında fazla dışarı çıkmayanlardanım..

Nereye gideceğim?

Dağdan aşağı indin Arnavutköy iskelesine, ya da Bebek parkına veya Kuruçeşme ya da Ortaköy’e?

Boğaz kıyısında oldukları için ünlüler…

Bir de ünlüler var ya onlar sayesinde…

Bir Urla…

Bir Çeşmealtı…

Bir Foça,

Ya da Ayvalık veya Bodrum, Marmaris…

Bir değil ona katlar buraları…

Ama değerini bilenlere…

Dedim ya, bir de eve dönüş var…

Dağa çıkacaksın nefes nefese…

Gençler bile şikayetçi..

Fulya’ya bakıyorum böyle…

Otopark sorunu da eklersek artık biz İzmirliler için Cehennem azabını düşünün…

Bir Karşıyaka yalısı, bir Konak Meydanı ve Kordon boyu… Göztepe sahilleri…

Kültürpark…

Nedense bunların değerini ancak ve ancak kent dışında ve Avrupa’da, Amerika’da yaşayıp da dönenler biliyor…

AVM’leri bir şey sanıyor yeni nesil…

Bilgileri, yaşamları bu kadar…

Dağdaki çoban belki daha mutludur…

Bari sağlıklı gıda ve temiz hava sorunu yok…

Ben bunlara alışkın olduğum halde dün gece gelen ‘gerçek yasak’ ile ‘Bundan sonra ne yapacağım?’ diye düşünmeye başladım…

Ya ‘Beni kapalı yerde tutamazsınız!’ diyen ya da fobisi olanlar ne yapacak?

Daha düne kadar bazıları; ‘Dışarı çıkıp hava alın!’ diyordu…

Bu da ayrı bir problem…

Umarım kimse bunalıma girmez…

Bu arada bir sürü yeni fırsatçılar türedi…

Bunlar da internet ya da telefonlarla halkı aldatmaya çalışıyorlar…

Belki uzun uzun bunu da anlatırım…

Şimdilik bu kadar…

Biraz da haber ve bilgilendirme…

*- Geri zekalı mı?

Sıradan bir insan gibi konuşan Amerikan Başkanı Trump şöyle dedi:

‘İlacı denemekle ne kaybederiz?’

ABD Başkanı Trump’ın basın toplantısına başka hastalıklarda kullanılan ancak Corona virüsüne karşı etkili olduğu henüz kanıtlanmamış bir ilaca ilişkin açıklaması damga vurdu.

Trump ‘Denemekle ne kaybederiz?’ dedi.

Kendisine ‘Fazla iyimser mi konuşuyorsunuz?’ diye soran gazeteciye de sert çıktı.

Ben bunu şuna benteziyorum:

Hani Ensar Vakfı’nda birçok çocuğumuza cinsel istismarda bulunulduğu ortaya çıkarkıldığında, bir kadın Bakan ne demişti?

‘Bir kereden bir şey olmaz!’

Bazıları gerçeklerden habersiz böylesine laflar ediyor Trump gibi…

Birkaç gün önce de yazmıştım:

‘Bu ne diyor?’ diye…

Birinci kademeden daha geçmemiş aşı ya da ilaçlar için ‘Tamam, artık insanlar üzerinde denemeye başlayın!’ diyerek kara cahillerin bile söyleyemeyeceği laflar etmişti.

Bakıyorum;

Bizde de Amerikancılar, ‘İnsanlar üzerinde Amerika’da ilaçlar deneniyor!’ gibi sözde güven verici laflar ettiler.

Olmaz, bir yıl önceden evvel hiçbir şekilde açıklama yapılamaz…

Bunu gerçek vatansever hekimlerimiz açıklıyor…

Bu sabah bir kadın profesör de, bir cümle ile konuya dikkat çekti, ‘Bazı meslektaşlarımız!’ diyerek konuya dikkat çekti…

*- Fransa’da maske fiyaskosu

Corona virüsüyle en çok mücadele eden ülkeler arasında yer alan Fransa’da virüsün ilerleme hızı artarak devam ederken, ülkede “maske fiyaskosu” yaşanmaya başladı.

Maske yokluğu nedeniyle virüse yakalanan doktor sayısının artması, sağlık görevlilerini isyan ettirdi

*- Bornova’da karantinada…

Dünyayı ve Türkiye’yi etkisi altına alan koronavirüsle mücadele devam ederken, İzmir’in Çeşme ilçesinde Ulusoy Limanı’nda çalışan gümrük görevlisi bir kişide koronavirüs tespit edildiği açıklanmıştı.

Koronavirüs şüphesiyle bakıma alınan ve direkt olarak Bornova’dan Tuncay Özilhan Hastanesi’ne sevk edilen hastanın test sonucu pozitif çıkmasının ardından, vaka Tuncay Özilhan Hastanesi’nde tedavisine başlanılmış ve 45 liman çalışanı ve aileleri evlerinde gözetim altına alınmıştı.

Tüm bu karantina önlemlerinin ardından ilginç bir gelişme yaşandı. Edinilen bilgiye göre, 20 Mart Cuma günü Ulusoy Limanı’na İtalya’dan dorse yüklü bir gemi yanaştı.

Karantinaya alınan 45 liman çalışanı, geminin boşaltılması için yeniden görevlerine çağırıldı.

Böylelikle karantina işlemi askıya alınmış oldu.

Limana yanaşan geminin ilaçlandığı ve personelin gemiden indirilmediği açıklansa da, CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, Koronavirüs şüphesiyle kapatılan Ulusoy Limanı’nın, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının talimatı ile yeniden açılmasına sert tepki gösterdi.

*- Geminin içindeki malların virüsü taşıma ihtimali yok mudur?

Konuyu, meclis gündemine taşıyacağına da belirten Bayır, yaptığı açıklamada, ‘’Türkiye’ye giriş yapan dorseler İtalya’dan yüklendiğine göre virüs taşıma ihtimali yüksek değil midir?

Sizin ticaretiniz insan hayatından daha mı değerli?

Ayrıca, dorselerin içindeki emtia ve malların bu virüsü taşıma ihtimali yok mudur?

Taşınan ürünlerin ne gibi aciliyeti vardır ki, bu gemi özel bakanlık talimat ile boşaltılmış ve ciddi anlamda risk alınmıştır.

Karantina’dan geri çağırılan personeller büyük bir risk altındadır.

Bu kişilerin virüsü yayma ihtimali neden göz ardı edilmiştir’’ dedi.

*- ‘Ya tedbir alın, ya da liman ve gümrükleri kapatın’

İzmir Milletvekil Bedri Serter, bu arada, Ulaştırma Bakanı Mehmet Cahit Turan ile Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’a sorumluluklarında olan Liman ve gümrüklerde koronavirüs’e karşı ne gibi tedbirler aldıklarını sordu. Koronavirüs salgınının başladığı günden bu yana alınan önlemleri takip ettiğini belirten Serter, yurtdışı ticaretine en fazla açık olan şehirlerden biri olan İzmir’in milletvekili olarak liman ve gümrüklerde alınan tedbirlerin hayati öneme sahip olduğunu söyledi.

Serter, “Dünyayı sarsan böylesi önemli bir virüs salgını sonrası sadece havayollarında değil deniz yollarında da alınacak önlemler çok hayatidir. İzmir’in başta Alsancak Limanı olmak üzere Aliağa, Çandarlı, Çeşme limanlarında süregelen trafiğin durdurulması veya acilen gereken tedbirlerin alınması gerekmektedir. İzmir’in ve Türkiye’nin yurtdışına açılan en önemli kapıları olan limanlarında çalışan onbinlerce çalışanı ve ailelerini tehlikeye atmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu limanlar gerekli önlemler alınmadığı takdirde kapatılmalıdır. Aksi takdirde Koronavirüs ile mücadelede başarı sağlamamız mümkün olmaz, sağlık sorunlarımız daha da içinden çıkılamaz bir noktaya gelebilir’’ diye konuştu.

*- Konak Belediyesi parklardaki bankları kaldırıyor

Özellikle 60 yaş üstü vatandaşların evden çıkmama uyarılarına aldırmayarak Konak’taki parklara akın etmesinin ardından Konak Belediye Başkanı Abdül Batur ilçedeki parklarda bulunan bankların sökülmesi için talimat verdi.

Evden çıkmama uyarılarına aldırmayarak Konak’taki parklara akın eden vatandaşların sağlığı için Konak Belediyesi parklardaki bankları kaldırıyor.

Koronavirüs salgınından korunmak için yapılan “Evinde Kal” uyarılarına rağmen özellikle risk grubundaki 60 yaş üzeri vatandaşların parklardaki banklarda bir arada oturmaları Konak Belediyesi’ni harekete geçirdi. Koronavirüs salgınının yayılmaması için zorunlu olunmadığı hallerde evden çıkılmaması, sosyal mesafenin korunması, ellerin yüze temas ettirilmemesi ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerekirken Konak’taki parklar güzel havanın da etkisiyle tıklım tıklım doldu.

Dünkü bu gibi gelişmelerden sonra ne oldu?

Biliyorsunuz ama tekrarlayayım:

*- Kanun maddesi…

Bu gece yarısı ’21.03.2020 Cumartesi) saat 24.00 itibariyle 65 yaş ve üstü ayrıca kronik rahatsızlığı olan vatandaşlarımızın ikametlerinden dışarı çıkmaları, park, bahçe gibi açık alanlarda dolaşmaları Hıfzıssıhha Kanunun 27. Maddesi kapsamında sınırlandırılmıştır.

Madde metni şöyledir:

MADDE 27 – Umumi hıfzıssıhha meclisleri mahallin sıhhi ahvalini daima nazarı dikkat önünde bulundurarak şehir ve kasaba ve köyler sıhhi vaziyetinin ıslahına ve mevcut mahzurların izalesine yarayan tedbirleri alırlar.

Kısaca madde metnini yorumlarsak 65 yaş ve üstü ayrıca kronik rahatsızlığı olan vatandaşlar acik alanlarda dolaşamayacak .

Sâri ve salgın hastalıklar hakkında istihbaratı tanzim, sâri ve içtimai hastalıklardan korumak çareleri ve sıhhi hayatın faideleri hakkında halkı tenvir ve bir sâri hastalık zuhurunda hastalığın izalesi için alınan tedbirlerin ifasına muavenet eylerler.’

*- Kuzey Kıbrıs’tan Türkiye açıklaması

‘Türkiye Cumhuriyeti’nin Koronavirüs (Covid-19) salgınından korunmak ve yayılmasını önlemek amacıyla almış olduğu tedbirler genişletilmiştir:

Buna göre:

Türkiye Cumhuriyeti’nden Ülkemize ve Ülkemizden Türkiye Cumhuriyeti’ne yapılan tüm tarifeli uçuşlar bir sonraki duyuruya kadar durdurulmuştur.

Vatandaşlarımızın Türkiye Cumhuriyeti’ne girişi de bir sonraki duyuruya kadar yasaklanmıştır.

Vatandaşlarımızın bir sonraki duyuruya kadar Türkiye’ye kara, deniz ve hava hudut kapılarından giriş yapmaları mümkün olmayacaktır.

Vatandaşlarımızın Türkiye’den çıkışlarında bir kısıtlama bulunmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nde bulunan vatandaşlarımız özellikle deniz yoluyla ülkemize ulaşabileceklerdir.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, ek tedbirler kapsamındaki diğer ülkeler yanında, ülkemize de seyahatleri geçici olarak durdurulmuştur.

Türkiye’de oturum iznine sahip vatandaşlarımız T.C. Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği tedbirler çerçevesinde Türkiye’ye giriş yapabilecektir. Bu kapsamda giriş veya çıkış yapacak olan kişiler bu haklarını pandemi tehlikesi geçene kadar yalnızca bir defa kullanabileceklerdir.

Kargo uçaklarının geliş ve gidişlerinde herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır.’

*- Rusya’daki tur operatörleri de

Coral, Anex, Pegas, TUI ve diğerleri 20 Nisan tarihine kadar olan tüm yurt dışı turlarını iptal etti.

Almanya’dan sonra Rusya’daki tur operatörleri de operasyonlarını durdurdu.

Sigorta şirketlerinin bazı tur operatörlerinin mali yükümlülüklerini yerine getiremeyeceklerini gerekçe göstererek sözleşmelerin süresini yenilememesi, olanları iptal etmesi ile bazı firmalar zaten zorunlu olarak faaliyetlerini durdurmuşken bu kez sigorta yönünden sorunu almasa da havayolu şirketlerinin uçuşlarını durdurması ile aralarında Coral, Anex, Pegas ve TUI Rusya’nın da olduğu tur operatörleri 20 Nisan tarihine kadar olan tüm yurt dışı turlarını iptal etti.

***-

GÜNCEL

*- Dünya Su Günü

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın Dünya Su Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, Türkiye’nin kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarına göre su azlığı yaşayan ülkeler arasında olduğunu belirterek, “Kuraklığa karşı tedbir almak, su tasarrufu yapmak zorundayız. Türkiye su zengini değildir. Suyun damlasını bile ziyan etmek gelecek nesillere ihanettir” diye konuştu.

Bayraktar, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, yaşam için olmazsa olmaz önemde olan suyun, dünyada dengeli dağılmadığını, kimi bölgelerde kişi başına onbinlerce metreküp kullanılabilir su düşerken, kimi bölgelerde temiz suya ulaşımının neredeyse imkansız bir hal aldığını belirtti.

Yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 1000 metreküpten daha az olan ülkelerin su fakiri, 1000-2000 metreküp arası olanların su azlığı çeken ülke sınıfında kabul edildiğini hatırlatan Bayraktar, “Türkiye’de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1347 metreküptür. Bugün su azlığı çeken ülkemiz, nüfusun artmasıyla su fakiri olma riskiyle karşı karşıyadır. Bu bilinçle hareket etmeli suyumuzu ziyan etmemeliyiz” dedi.

*- ‘Yeterli su kullanımı verimlilik için şarttır’

Bayraktar, şu bilgileri verdi:

‘Teknik ve ekonomik olarak sulanabilir 8,5 milyon hektarlık arazinin hala 1,85 milyon hektarını sulama altyapısı tamamlanamadığı için sulayamıyoruz.

1,85 milyon hektar tarım arazisinin suya kavuşturulması, gıda talebinin karşılanması tarımda çalışan nüfusun işsizlik sorunlarının çözülmesi ve üreticilerimizin hayat standartlarının yükseltilmesi açısından oldukça önemlidir.

Bu açıdan, büyük sulama projeleri içeren GAP, KOP ve DAP gibi projeler bir an önce tamamlanmalıdır. Arazi toplulaştırma çalışmaları hızlandırılmalı, yer altı suyu rezervleri korunmalıdır.”

Bayraktar, suyun değerini en çok çiftçilerin bildiğini belirterek, dünyada yaşayan her kişinin bu bilince ulaşması temennisiyle 22 Mart Dünya Su Günü’nü kutladı.

*- Kılıçdaroğlu’nun hükümete önerileri yarın açıklanacak

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, belediye başkanları ile video konferanslı bir toplantı yaptı.

Yapılan çalışmaların yetersiz olduğunu belirterek , Yarın (23.03.2020) basın toplantısı yaparak, siyasi iktidar için hazırladıkları yol haritasını açıklayacağını açıkladı.

Kılıçdaroğlu; ‘Karamsar değilim. Aklın ve bilimin sayesinde virüsü yeneceklerini’ söyledi.

*-


Yaşar EYİCE
0532 781 95 18

E-Posta: yasar.eyice@gmail.com
ve yeyice@mynet.com
Twitter: @Yeyicee
Facebook: yasar.eyice.311

Bir cevap yazın