14 Mayıs’ta sessiz devrim geliyor… / ŞEBNEM BURSALI

Yeter söz milletin' diye haykırarak tek parti diktasının sessiz yığınların eliyle yıkıldığı ve adına "Beyaz İhtilal, Sessiz Devrim" denilen bir devrin adıdır 14 Mayıs 1950 seçimleri. Demokrasi şehidi Adnan Menderes ve arkadaşlarının, hizmete susamış Anadolu insanını, yol-su-barajelektrik, fabrika yatırımlarıyla buluşturduğu, 1950-1960 yılları arasında çiftçiyi-köylüyü zenginleştiren ve onurlu bir dış politikayla Türkiye'yi hem Avrupa'ya hem de dünyaya açan dönemin adıdır. 14 Mayıs. 2023 seçimlerinin 14 Mayıs'ta yapılmasına kesin gözüyle bakılması kadar, bugün dilinden 'demokrasiyi' düşürmeyip her tür vesayetten medet uman hatta vesayete esir olmuş sözde demokratlara bir kez daha tekrarlamak zorunluluğu hissetmemdendir bu tarihsel hatırlatmalarımın sebebi. Anayasaya göre hiçbir engel olmamasına rağmen, yine hukuku siyasallaştırmaya, kafaları bulandırmaya, vesayetin ayak izlerini milletin suratına çıkarmaya çalışan bir muhalefet dayatması ile Başkan Erdoğan'ın (sözde) yeniden aday olamayacağını iddia eden zihniyetin, Sesiz

Yeni yüzyılın kampanyası / ŞEBNEM BURSALI

Demokrasi için seçimler bir şölen gibidir. Ve bu şölene yakışır bir kampanya hem ülkelerin gelişmişlik düzeyini hem de partilerin başarısını gösterir. Başkan Erdoğan, seçim için en uygun tarihin 14 Mayıs olduğunu açıkladı. Bu tarih için Meclis'in karar almasından memnuniyet duyacaklarını belirten Erdoğan, olmazsa 10 Mart'ta kendisinin adım atacağını söyledi. Bu tarihin ardından 15 gün içinde partilerin milletvekili aday belirleme süreci tamamlandıktan sonra da seçim kampanyaları resmen başlar. Cumhur İttifakı için aylar değil, yıllar öncesinden belli olan cumhurbaşkanı adayı, Millet İttifakı için her gün daha karmaşık bir hâl aldığından epey bir süre daha çözülemeyecek anlaşılan. Pazartesi günü çok özel bir ziyaretim oldu. Yaş ortalaması 40 olan işinde uzman 40 kişinin aylardır harıl harıl çalıştığı AK Partinin seçim karargahını ziyaret ettim. Normal şartlarda

Şampiyonlar liginde biz de varız / ŞEBNEM BURSALI

"Dünya büyüdükçe nasıl küçülürmüş" sözünün doğruluğunu her yurtdışı seyahatimde bir kez daha anlıyorum. Çok değil, bundan 20 yıl öncesine kadar hayal bile edemediğimiz şeylerin nasıl gerçekleştiğini görmek, hatta fazlasına tanıklık etmek de mesleğimin bana verdiği muhteşem bir şans olsa gerek. Dünyanın en büyük sivil silah fuarlarından olan "Shot Show"un yapıldığı Las Vegas'ta Türk firmalarının dünya devleri içinde geldiği noktayı yerinde görmek de bunlardan biriydi. Türk firmaları olmasa neredeyse yapılamayacak olan Berlin'deki savunma fuarının üzerinden daha iki ay geçmeden, ABD'nin çölün ortasındaki eyaletinde yapılan bu dev organizasyonda Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) başta olmak üzere sivil Türk silah firmalarının performansı sadece sözlere değil rakamlara da yansıdı. Fuarda MKE bir kalemde 52 milyon dolarlık anlaşmaya imza atarken bu dev fuarın son iki yıldır ana sponsoru olan Sarsılmaz, Ata, Canik ve Huğlu firmaları çok büyük ticari bağlantılar yaptılar. Başkan Erdoğan'ın "yerli ve milli" vurgusuyla özel önem

Midilli ve Girit açıklarında 4,2 ila 5 arası şiddetlerde arka arkaya sarsıntılar yaşandı

DEÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Ege Denizi’ndeki depremlere ilişkin ‘yeni fay’ açıklaması yaparken, Gazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Abdussamet Arslan, “Tsunami riski yok. Çok paniğe yol açacak depremler değil” dedi Ege Denizi'nde son 4 günde 4,2 ila 5 şiddeti arasında değişen büyüklüklerde 5 deprem meydana geldi. 7 Ocak günü saat 04.52'de merkez üssü Midilli Adası olan 5 büyüklüğünde yaşanan depremin ardından 4 saat 47 dakika sonra 4,8 büyüklüğünde bir deprem daha yaşandı. 'BİLİNMEYEN BİR FAY' Aynı bölgede, bu depremlerden 3 gün sonra benzer büyüklüklerde 2 deprem daha yaşandı. Önce Girit Adası'nın kuzey doğu açıklarında 4,2 daha sonra da yine merkez üssü Midilli olan 5 büyüklüğünde bir sarsıntı kaydedildi. Son olarak, Yunanistan'ın Girit Adası'nda, Richter ölçeğine göre 4.4 büyüklüğünde yeni bir deprem meydana

Bu acıya yürek dayanmaz

Evlerinin karşısındaki parkta oynarken zeytin sulamak için 6 ay önce açılan yaklaşık 60 metrelik kuyuya düşen 2 yaşındaki Batu Demir’i gören babası Aytuğ Demir de (35) oğlunu kurtarmak için arkasından atladı. Baba ve oğlundan 10 saat sonra ACI HABER GELDİ MANİSA'NIN Salihli ilçesinde bir sitenin bahçesinde oyun oynayan 2 yaşındaki Batu Demir, ayağının takılması sonucu 60 metre derinliğindeki su kuyusuna düştü. Oğlunun düştüğünü gören baba Aytuğ Demir (35), arkasından atladı. Annenin ihbarı üzerine bölgeye gelen ekipler, baba ve oğlunun cansız bedenlerine 10 saat sonra ulaşabildi. Acı olay, Barış Mahallesi'nde bulunan Gülnar Sitesi'nde meydana geldi. Batu Demir, babası Aytuğ ve annesi Yağmur Demir ile evlerinin karşısındaki oyun parkına gitti. Oyuncak arabasına yaprak koymak için ailesiyle park yanındaki alanda yürüyen Batu, "Eve dönelim, yoruldum" dedikten kısa süre

Almanya Kılıçdaroğlu’na karşı! / ŞEBNEM BURSALI / SABAH

Almanya ve Alman medyasının Ekrem İmamoğlu'na verdiği destek herkesin malumu. Artık işi o kadar ileri götürdüler ki, en açık şekilde bunu söylemekten çekinmiyorlar. FETÖ firarisi Can Dündar ile birlikte pek çok FETÖ kaçağını dört başı mamur ağırlayan Almanya, Kemal Kılıçdaroğlu'nun aday olmaması, İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adayı olması konusunda temenni ve yönlendirme içeren pek çok haber ile yoruma medyasında yer veriyor. Ausburger Allgemeine gazetesinde Susanne Güsten, "Ekrem İmamoğlu: Türkiye'nin umudu" başlıklı haberi yazarken, Frankfurter Rundschau gazetesinde Erkan Pehlivan, "İmamoğlu kazanabilir" başlıklı bir makale yazdı. NEXT24 internet sitesi ise bir araştırma şirketinin Türkiye'de yaptığı kamuoyu araştırmasında seçmenin yüzde 56.7'sinin Kılıçdaroğlu'na oy vermeyeceği sonucunu içeren bir haber yayımlayarak İmamoğlu'nu işaret etti! Die Zeit gazetesinde yazan Can Dündar ise Batı'nın Erdoğan'dan vazgeçmeyeceğini, karar alamayan bir demokratik iktidarın, Batı'nın gözünde hızlı karar alan "otokrat Erdoğan'dan"

EYT düzenlemesiyle ilgili tüm merak edilenler! Kimleri kapsıyor? Şartlar neler?

Milyonlarca vatandaşın merakla beklediği EYT ile ilgili son dakika açıklaması dün akşam Başkan Recep Tayyip Erdoğan'dan geldi. Başkan Erdoğan EYT'de yaş şartı olmayacağını ve ilk etapta 2 milyon 250 bin kişinin emekli olacağını belirtti. Düzenlemede SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı ayrımı olmayacak şartları sağlayan herkesin emeklilik hakkından faydalanabileceğini de açıkladı.Peki EYT kimleri kapsıyor? Prim günü eksik olan ne yapacak? EYT şartları neler? İşte tüm merak edilenler... Başkan Recep Tayyip Erdoğan dün yaptığı açıklamada, emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesine ilişkin, "Bugün sizlerle paylaşacağımız düzenlemeyle yaklaşık 2 milyon 250 bin vatandaşımız daha emekli olma hakkına kavuşuyor. Emeklilik hakkının kullanılması hususunda herhangi bir yaş sınırı uygulanmayacaktır." dedi. Sabah Gazetesi'nden Hazal Ateş'in haberine göre Başlangıç tarihi olarak ifade edilen 8 Eylül 1999, 5.000 prim günü, kadınlarda 20

Hayaller gerçek oldu… / ŞEBNEM BURSALI

Tam yarım asırdan uzun bir hayalin gerçekleştiği günün üçüncü yıldönümünde, yine başka bir hayalin gerçek olduğu müjdesini verdi Başkan Erdoğan. 2019'da Gebze Bilişim Vadisi'nin resmi açılışında yerli otomobilimiz Togg'un tanıtıldığı gün, Çaycuma-1 sondajında 58 milyar metreküplük yeni gaz bulunduğunu açıkladı. Toplam rezervin 710 milyar metreküp olduğu ve dünya piyasalarındaki karşılığının 1 trilyon doları bulduğu bu müjdenin anlamı, Türkiye'nin enerjide devler ligine taşınmasıdır. "Hayal bile değildi, gerçek oldu" diyeceğimiz bu olan bitene hâlâ inanmayan, inanmak istemeyen, inandığı halde inkâr edenlere inat, yeni Türkiye'nin yükselişi her gün yeni bir devrimle devam ediyor. Hayal bile edilemeyen bu devrim, bundan 7 yıl önce dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın, "Artık kendi sondaj gemilerimizle enerjide yüzde yüz yerli ve milli dönem için harekete geçiyoruz" sözleriyle başlamıştı. Zaten 15 Temmuz darbe kalkışmasına kadar giden süreç de o gün başladı. Doğu Akdeniz'de ve Karadeniz'de arama kuyuları açmak için yola çıkan 1 değil, 2 değil, 3 değil

17-25 Aralık: Kapkara Sayfa / ŞEBNEM BURSALI / SABAH

.. Cuma günü takvimler 17 Aralık'ı gösteriyordu. Tarihe kara bir sayfa olarak mıhlanan bu günün daha da kapkara olanı bir hafta sonrası yani 25 Aralık 2013 idi. Dokuz yıl önce 17-25 Aralık darbe operasyonlarının amacı, FETÖ'nün emniyet ve yargı içindeki mensupları aracılığıyla o güne kadar yükselen Türkiye'nin önünü kesmek idi. Hatırlayın o günleri; 3. havalimanını yapan, 3. köprünün temelini atan, Kanal İstanbul gibi dünyanın ilk 10 büyük projelerini hedefleyen bir Tayyip Erdoğan ve Türkiye'ye çağ atlatacak vizyon, birilerini fena halde rahatsız etti. Gezi ve 17-25 Aralık darbe girişimleri, ilk itibar suikastlarıdır. Tayyip Erdoğan'ın şahsında aslında hedef, doğrudan devleti itibarsızlaştırmak, siyaseti-siyasetçiyi değersizleştirmekti. 17-25 Aralık darbe girişimiyle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni büyüten, bölgesel iddiasını ortaya koyan ve dünyaya hem söz söyleyip hem de kafa tutan

Çocuk çocuktur! / ŞEBNEM BURSALI

Adını bile anmak istemediğim malum vaka, istisnasız hepimizin "ama"sız, "fakat"sız, "neden"siz, "çünkü"süz ve hiçbir gerekçeye sığınmaksızın karşı çıkması gereken, en sert tepkiyi vermemizi icap eden bir konudur tartışmasız. Vaka kendi başına bir suçtur, bu vaka üzerinden İslamiyet'i hedef almak kötü niyetten başka bir şey değildir. Bu konu ne bir ideolojinin ne de bir siyasetin konusudur, olmamalıdır. Yapan her kim ya da kurumsal bir yapı ise, adalet sorumluları ve gerçekleri ortaya çıkarmalı, en sert cezayı vermelidir. NOKTA... *** TÜRK ASKERİNİN MİSYONU... "Coğrafya kaderdir" sözünün en fazla karşılık bulduğu topraklar sanırım bizim yaşadığımız topraklardır. Olumlu veya olumsuz bu kaderi, kendi lehimize çevirmek de bizim elimizde ama. Bunu en iyi uygulayan millet ve devlet de çok şükür Türk milleti ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. En büyük güvencemiz de