BUNUN İÇİNDE BİR İŞ VE HASAP VAR… AMA BOŞUNA/ YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*

*- İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri, 6 futbol sahası büyüklüğündeki yeşil alandan oluşan Kordon’da 2,5 metrelik aralıklarla 4 metre çapında çemberler çiziyor.

*- Yıllardır bağış yapıyoruz, ağaç dikimleri için… Hesaba vurursanız, bir adımlık boş alan kalmaması lazımdı… Daha ne diyeyim?

*- Bir geri zakalı ya da birkaç kişi camilerin kanalına girerek şarkı çaldırmış İzmir’de.. Hesap  , İzmirlileri suçlamak. Ama herkesimden büyük tepki geldi. Bu da bunların hesaplarını tutturtmadı.

*- Çatacak nokta bulamayanlar, şimdi de kafayı CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun 7 yıllık hasarlı aracının değiştirilmesine taktılar.

*- Bergama çevre yolu inşaatı başladı

*- . ‘Sokaklar offline sınavlar online’ sloganıyla yola çıkan Büyükşehir Belediyesi üniversite sınavlarına hazırlanan mezunlar, 12. sınıf öğrencileri ve Liselere Geçiş Sınavı’na (LGS) hazırlanan 8. sınıf öğrencilerine ücretsiz online deneme sınavı olanağı sunuyor.

*-

YAŞAR EYİCE

*- Faydası oluyor!

Anımsadığım kadarıyla ilk kez, hiç beklemediğin bir anda soru sormayı beceren Prof. Dr. Erkan Sevinç idi..

Daha sonra ise bilgilendirmeye geçti:

Her gün önünden geçtiğimiz bir yapı, ne bileyim bir çeşme ya da bir mekân için bilgilendirmeler yaptı.

Bildiğimizi sandığımız ama bilmediklerinizin daha çok olduğunu öğrendikçe şaşkınlığımız da artıyor.

Bu arada Nadide Apaydın Akbulut Hanımdan da çok şeyler öğreniyoruz.

Bunları neden yazdım, hatırladım:

Geçenlerde bir arkadaşımız ‘Hangi marka klima almam gerektiğini’ bana sormuştu…

Elektrikli cihazlarda kesin bir öneride bulunmak nedense mümkün olmuyor.

Bahar Hanım bu arada şöyle demişti:

Klimanın mucidi Willis Carier aslen bizden biri…

İzmir’e çok benzettiğim Mersinli…

Tabii ki Bornova’nın bir semti olan Mersinli değil…

Akdeniz’in güzel kenti Mersin’li…

Mersinli ile Çınarlı yan yana iki mahallemiz.

Mersinli’de ‘mersin’ yok…

Çınarlı’da da ‘çınar’ yok..

Bir süre önce, ‘Böyle olmaz!’ denilerek çınarlar dikildi…

Ne oldu?

Takip olmazsa böyle oluyor; bir tanesi bile tuttu mu, tutmadı mı belli değil…

*- Bağışlar yeşillendi mi?

Daha büyük çerçeveye bakalım;

Bazıları ‘Dikili bir ağacım bile yok!’ derken, bizlerin, halkın en azından10-15 dikili ağacımız var..

Daha çok olması lazım…

Ama nerede?

Yıllardır bağış yapıyoruz, ağaç dikimleri için…

Hesaba vurursanız, ‘izmir’in dağlarında çiçekler açar’ diyerek mutlu oluyoruz ama ağaçlar olsa mutluluğumuz iki katına, üç katına çıkacak…

Neredeler?

Ben görmüyorum, siz biliyor ya da görüyor musunuz?

Tabela ile bu işler yürümez…

Gözümüzle görmemiz, elimizle tutmamız lazım…

*- Tepkimiz büyük

Akıl alacak gibi değil!

Olacak değil…

İzmir’de bir camimizden müzik çalmışlar…

Hem de bu kutsal ayda..

Hiçbir İzmirli bu işi yapmaz…

Mutlaka ve mutlaka bir düzmece var bu işte…

Dini duyarlılık İzmir’de son derece yüksektir.

Kimse kimseye karışmaz, bayramlar, dini günler kutlanır.

Yani Muharrem İnce’nin de dediği gibi;

Cami minarelerinden müzik yayını yapılması, çav bella çalınması ahlaksızlıktır, terbiyesizliktir, saygısızlıktır.

Bunun sorumlusu kimse bulunmalı ve en ağır ceza verilmelidir.

Ve bugün öğleden sonra CHP İzmir İl Başkanı adliyeye giderek savcılığa suç duyurusunda bulunarak, gerekli işlemin yapılması için resmi başvurusunu yaptı.

Yani ister CHP’li olsun, isterse başka partiden olan bir İzmirli böyle bir olaya ne katılır, ne destekler, ne de yeltenene ses çıkarmazlık etmez…

Bu işi yapanları anlamakta gerçekten zorluk çekiyorum…

Herhalde bugün en fazla yarın bu işi yapan ve yaptırtanlar ortaya çıkarılır.

Tabii ki önemli olan kamera kayıtları, görüntüleri…

*- Tunç Soyer’den açıklama:

‘Mübarek Ramazan ayının sonunda milletçe Bayram’a hazırlanırken İzmir’de dün bazı camilerin minarelerinden şarkı çalınması benimle birlikte tüm İzmirlileri üzmüştür. 

En fazla birlik beraberlik içinde olmamız gereken günlerde, halkımızı birbirine düşürmeye, kutuplaştırmaya çalışanların bu kadar alçakça provokasyona tevessül etmeleri niyetlerini açıkça ortaya koyuyor. Hedefleri halkımızın dirliği, birliğini bozmaktır.

Bu oyuna gelmeyelim.

*- İzmirliler adına bekleniyor

Diyanet İşleri Başkanlığımıza bağlı camilerin bazılarının ses sistemine girerek bu eylemi gerçekleştirenleri devletin yetkilileri, emniyet güçlerinin en kısa sürede yakalayarak yüce Türk Adaleti önüne çıkacağına inanıyor, İzmirliler adına bekliyoruz.

Asla kabul etmeyeceğimiz bu provokasyonu gerçekleştirenleri lanetliyor, güzel İzmir’in adını bu olayla yan yana getirip politika malzemesi yapanları da kınıyorum.”

*- Nasıl değiştiriyoruz…

Bu kadarı olmaz diyoruz ya, siyasetin bazı medya kuruluşları tarafından bilinçli bir şekilde ayağa düşürüldüğünü görüyoruz.

Algı yaratmadan bir örnek vereyim;

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 7 yıldır, aynı aracı kullanıyordu.

Hatta bir ara kaza da yapmıştı bu araç…

Şimdi aynı marka, aynı model araba CHP’nin kasasından alındı.

Bazıları ‘Haydi yazsana!’ diyor…

Yazdım işte:

Ama yandaşlar gibi, ‘Kılıçdaroğlu’nun lüks merakı!’ demiyorum…

Bir hatırlatma da yapıyorum:

Devlet, Kılıçdaroğlu’na son model zırhlı bir ‘Makam aracı’ verdi.

Kılıçdaroğlu, ‘Benim ihtiyacım ve korkum yok. Bu araç bir başka görevde kullanılsın’ diyerek teslim etti..

Hatırlayan var mı acaba?

İktidar partısinin genel başkanının emrindeki araç sayısını söyleyeyim mi?

Tam 375…

Tabii ki ihtiyaç varsa 375 değil 575 de olacaktır…

Bunu güvenlikçiler ve de kendisi bilir..

Devletin kanalı TRT, ’19 Mayıs Cumhuriyet Bayramını’ kutluyor, program yapıyorsa hiçbir şeye de şaşırmamak lazım…

Sadece ‘Aman dikkat! Bizi bir şekilde birbirimize düşürmeye çalışıyorlar!’ diyorum…

*- İçimizden biri…

Okuyucu mektuplarına ve değer verdiğim insanların fikirlerine hep önem veriyorum.

Bazen bir iki cümlelik anlatım çok şeyler hatırlatır.

Adının başında çeşitli sıfatlar olan Mustafa Alhat isminde bir dostumuz var.

Ya okumayı çok seviyor, ya da dinlemeyi…

Şimdi de ‘konuşmaya’ merak salmış…

‘9 köyden kovdunuz bari evimde rahat bırakın’ diyor…

Bu lafın benzerini arkadaşımız Prof. Dr. Tülay Özüerman’dan duymuştum.

Prof. Dr. Tülay Özüerman da lafını söylemekten çekinmediği için sıkıntılı anlar yaşamadı değil…

Üretici, sanayici, ihracatçı, ziraatçı, çevreci, esnaf, yardımsever, yönetici…

Bunlar ilk anda aklıma gelenler Mustafa Alhat için…

Pandemi nedeniyle yasaklar başlayınca eve kapanan Mustafa boş duracak değil ya!

Sevdikleri ve sevenleri ile iletişim kurmanın farklı yolunu bulmuş:

Sosyal medya üzerinden canlı yayın.

‘Bizim sektörümüzden de pek çok kişi bu şekilde sesini duyurmaya başlamıştı’ diyor…

Sektörü zeytin ve zeytinyağı…

Bir anda, E.Ü. Gıda Fakültesinde Akademik görev yapan Fahri Yemişçioğlu ile birlikte, kendilerini Instagram üzerinden canlı yayın yaparken bulmuş…

‘İlk yayında ve hatta sonradan bir kaç defa daha biraz bizim acemiliklerimizden birazda sistem alt yapısından kaynaklanan izleme zevkini ve devamlılığını baltalayan kesintilere rağmen bırakıp gitmeyen azda olsa izleyicimiz olduğunu görünce çok mutlu oldum.’ diyor…

*- Sıyrılmak olmaz

Burada araya gireyim;

Mürekkep yalayan, ya da kokusunu alan, yani yazmaya bir şekilde başlayan bu işten sıyrılamaz…

Aynen gerçek emekçi medya mensupları için de geçerli bu…

Önemli bir gerçeği de belirtiyor, yaşantısından örnek vererek;

‘Yüzlerce binlerce kişi yoktu izleyicilerimiz arasında; 15-20 kişi annem karım kardeşim akrabalar falan…’ diyor ve ilave ediyor:

‘Ama bir kaç tane elinde kalem söylediklerimizi ciddiyetle not alan vardı ki onların varlığı ilgisiz binlerce kişiye hitap etmekten daha önemlidir bizim için…’

Bu hepimiz için geçerli bir görüş…

*- Önemli olan niyet

Bakın bu arada yine hepimiz için geçerli bir noktaya değinmiş Mustafa Alhat ile Fahri Yemişçioğlu;

‘İsterse kimse girmesin!

Biz bu yayınları yapalım, kayıtlarımızı tutalım.

Yani bir anlamda hocayla baş başa ne konuşuyorsak bunu merak edenlerin gözü önünde gerçekleştirmeye başladık.

Fahri Yemişçioğlu ilehesapsızca girdiğimiz bir yayın o gün bugün 12 program oldu.

Muhtemelen bayrama kadar toparlarız diye düşünüyoruz.

Yayın yaptığımız mecra interaktif yazışmayı destekliyor.

Yani biz konuşurken alta yorumlar yazılabiliyor.

Bu özellik istersek kapatılabilir.

Bir mecburiyet değil.

Ama açık kalmasını tercih ediyorum.

Çünkü benim sesimi çok kıstılar ve hala kesmeye çalışıyorlar.

Onlara benzemek istemem.

Bizim yayında hiç bir kısıt seçeneği aktif değil.

Yani arkadaşlık isteği göndermeden bile seyredilebilecek hatta yayına yorum yapılabilecek kadar açık.

Açık olduğu için yayına kim girmiş görebiliyorum; el sallama özelliği var selamlaşıyoruz veya kalp gönderiyorlar iyi gidiyor işareti yapıyorlar falan güzel oluyor motivasyonum artıyor.

Veya ufak tefek katkı espri falan.

Ama altta yazılanlar çok yoğunlaştığında dağılmaya başlıyorum.

Herkesin kabiliyetleri başka başka.

Ne yazık ki  bir konuda odaklanmış konuşurken birisi sözümü kestiğinde ne konuştuğumu unutuyorum.

Bu yüzden izleyicilerden şunu rica etmiştik.

Son 10 dakikada soru cevap veya katkıları alalım dedik.

Kısıtlama yerine saygı bekledik.’

Burada anlatım Türkiye şartlarında çok ama çok önemli..

Birileri mutlaka bir yerden çıkıyor…

Ne duyuyor, ne anlıyor!

Saygı ve hürmet de yok…

Hadi bunu geçelim;

Asım ana fikir, insanlarımızın mutlaka ve mutlaka bir şekilde seslerinin kesilmesi…

Bu da ‘korku imparatorluğu’ ile de oluyor…

Ya da bir başka şekilde…

Para pul, şantaj, tehdit hepsi bir arada…

Bakın size çok eskilerden bir olayı anımsatayım:

İzmir’de birkaç camisinden yapılan müzik yayını ile Mustafa’nın anlattıkları anımsattı:

Dün vardı, bugün de var…

Kâfirûn Sûresinden söz edeceğim;

Bize ‘Gavur İzmirli’ diyorlar ya, onlar için…

*- Her şeyi her devirde yaparlar

Allah’a bir takım ortak isnat eden, Allah’ı bırakıp de kendi elleriyle putlara tapan müşrikler, Müslümanlık karşısında, fikirlerinde o kadar inat ve ısrar ettiler ki, kendilerini doğru yola çağıran peygambere ve ona iman edenlere yapmadık eziyet bırakmadılar.

İnananların bildikleri gibi Hz. Muhammed de, durmuyor, yılmıyordu.

En sonra, Kureyş’in azılılarından beş on kişi, Hz.Muhammed’e gelerek şu teklifte bulunurlar:

‘Sen bu davadan vazgeç!

Biz sana istediğin kadar mal verelim!

Seni kendimize Reis yapalım!’

Bu ahmakça teklif yüzyıllardır, şimdi de olduğu gibi önümüze çıkıyor.

Yani ses kestirmek bu yola sapanlar da hep olmuştur ve olacaktır.

Bu tür cahilce, ahmakça, kafirce teklifleri alanları, dönekleri, sahtekarları, namussuzları biliyor, duyuyoruz, hissediyoruz…

Bakın bu tip adamlar Peygamberimize son söz olarak şöyle diyorlar:

‘Eğer bizim istediğin kadar mal verelim ve diğer tekliflerimizi kabul etmezsen, bir başka uzlaşma yapalım:

Sen bazen bizim putlarımıza tap, biz de ara sıra senin Allah’ına tapalım…’

Bu tür insanlar için sadece ve sadece menfaat vardır.

Zamanımıza göre ise halkın değişiyle Benjamin Franklini severler..

Bilmiyorum, söylediklerimden, yazdıklarımdan hatırlattıklarımdan bir şeyler alanlar olmuş mudur?

Son sözüm çaresizlik yoktur…

Bizim insan kaynaklarımız ve de demokrasi kültürümüz, özgürlüklerimizin ne olursa olsun kısıtlanmasını önler..

Dinimiz de, dilimiz de, ortak paydada mutlaka buluşturur…

Belki canınızı sıktım…

Ama yine Mustafa Alhat’ın güzel bir tespitinden söz ederek yazıma nokta koyayım:

*- Bir güzellik!

Her yıl kordondaki çimlere, ciddi paralar harcanarak bakım yapılır.

Ama özellikle çiğdem çitleyip (kavrulmuş ve tuzlanmış ayçiçeği tohumu)  kabuğunu çimlere atanlar yüzünden çimler kurur ve yoluk ( yer yer eksik) bir görüntü oluşurdu.

Daha geçen gün aklımdan geçirmiştim.

‘Bu iş çimlere yaradı ‘diyordum.

Buraya kadarmış…

***-

GÜNCEL

*-  Çemberli sosyal mesafe dönemi

Koronavirüs önlemleri gevşetilirken tedbiri elden bırakmayan İzmir Büyükşehir Belediyesi Türkiye’de bir ilke daha imza attı. Büyükşehir Belediyesi İzmirlilerin uğrak mekanı olan Kordon’da çemberli sosyal mesafe uygulamasını başlattı.

Böylelikle yurttaşların dinlenirken sosyal mesafe kuralına uyması da sağlanmış olacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri, 6 futbol sahası büyüklüğündeki yeşil alandan oluşan Kordon’da 2,5 metrelik aralıklarla 4 metre çapında çemberler çiziyor.

Çemberler çizilirken çimlere zarar vermeyen su bazlı reçine kullanılıyor. Çimler büyüdükçe çizgilerin yeniden boyanması planlanıyor.

*- İzmirliler uygulamadan memnun

İzmirliler ise uygulamadan memnun. Çemberli önlemi yerinde bulduğunu belirten Ramazan Demir, ‘Sosyal mesafe hem kendi can sağlığımız hem de çevremizdeki insanlar için çok önemli. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu tedbiri almış. İnsanlarımızın da buna uyması çok önemli’ dedi.

Gül Berber ise sosyal mesafeyi koruyarak sahilde oturmanın keyifli olduğunu belirtirken, Yusuf Süleymanoğlu da İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu uygulamasının desteklenmesi ve yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.

Uygulama Kordon’un ardından Karşıyaka sahili, Bayraklı sahili, Buca Hasanağa Bahçesi, Bornova Aşık Veysel Rekreasyon Alanı olmak üzere kentin farklı noktalarındaki yeşil alanlarda devam edecek.

*- “Ya içindesindir çemberin”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de uygulamayı sosyal medya hesabından şu ifadelerle duyurmuştu: “‘Ya dışındasındır çemberin ya da içinde yer alacaksın’. Murathan Mungan bu sözleri kuşkusuz yaşadığımız günleri düşünerek yazmadı. Ama ‘yeni normal” hayata geçerken İzmir’in Kordonboyu’nda, Karşıyaka sahilinde fiziki mesafeyi korumak için siz hep çemberin içinde kalın.

*- İZELMAN’dan çocuklara 10 bin kitap

Küresel salgınla mücadele kapsamında sadece çarşamba günleri 11.00-15.00 saatleri arasında sokağa çıkmalarına izin verilen çocuklara İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin şirketi İZELMAN A.Ş. 10 bin öykü kitabı dağıttı. Dağıtıma İZELMAN çalışanları ve İZELMAN işçilerinin üye olduğu DİSK Genel-İş Sendikası 1 ve 3 No’lu şube temsilcileri katıldı.

Aralarında “Kahkahacı Pelikan”, “Şarkıların Gücü”, “Akdeniz İlk Zamanlar Ülkesi”, “Poseidon Ormanda”, “Çiğdem’in Oyunu”nun da bulunduğu kitaplar 0-12 yaş arasındaki çocuklara hitap ediyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi 19 Mayıs’ta bayram hediyesi olarak merkez dışındaki 19 ilçede 19 bin gence İZELMAN tarafından bastırılmış 19 bin Nutuk dağıtmıştı.

*- Bergama çevre yolu inşaatı başladı

Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu’nun seçim vaatlerinden birisi daha start aldı. Doğalgaz ve TOKİ Konutları’ndan sonra sıra yeni çevre yoluna geldi.

Kuzey Ege’nin gelişime açık merkezi konumundaki Bergama’da projeler bir bir hayata geçirilmeye başlandı.

31 Mart Yerel Seçimleri’nde vatandaşlara çevre yolunun süratle tamamlanması için seçim vaadinde bulunan Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu’nun ısrarlı takibi sonucu ihale süreci tamamlanan yolun inşaatı start aldı. 

*- Bergama şehir içi trafiği rahatlayacak

7 bin metre uzunluğunda yapılacak olan ve toplamda 10 bin metre uzunluğa sahip olacak olan çevre yolu inşaatı tamamlandıktan sonra Bergama şehir içi trafiği rahatlayacak.

Bergama- Soma Karayolu olarak bilinen Adnan Menderes Bulvarı’nda ki kamyon ve tır gibi büyük tonajlı araçların trafiği çevre yolu üzerinden sağlanacak. Böylelikle Adnan Menderes Bulvarı şehir içi yol haline gelecek.

*- Foça Açık Ceza İnfaz Kurumu’nde19 Mayıs

Kovid-19 ile mücadele kapsamında 1 ay boyunca “izolasyon” sürecine tabi tutulan eve gitmeden ceza infaz kurumunda kalarak görev yapan Foça Açık Ceza İnfaz Kurumu Kurum Müdürü Murat Yılmaz ve kurum personeli 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramının 101. yılı kutlamaları kapsamında 19 Mayıs 2020 tarihinde Saat: 19:19’u gösterdiğinde gür bir sesle İstiklal Marşını okuyarak ve Yörük Ali Zeybeği oynayarak Türkiye genelinde yapılan kutlamalara katılmış oldular.

19 Mayıs, Türk Milleti’nin bağımsızlık ve özgürlük umutlarının inanca dönüştüğü, kurtuluş ataşenin yakıldığı ve aydınlık bir geleceğe olan inancın kuvvetlendiği günün adıdır.

Mustafa Kemal ATATÜRK bir sözünde “Milletin bağrında temiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri ona bırakacağım, gözüm arkada kalmayacak Zafer, zafer benimdir diyebilenlerindir.” demiştir.

*- Büyükşehir’den öğrencilere online deneme sınavları

İzmir Büyükşehir Belediyesi korona günlerinde de öğrencilere destek oluyor. ‘Sokaklar offline sınavlar online” sloganıyla yola çıkan Büyükşehir Belediyesi üniversite sınavlarına hazırlanan mezunlar, 12. sınıf öğrencileri ve Liselere Geçiş Sınavı’na (LGS) hazırlanan 8. sınıf öğrencilerine ücretsiz online deneme sınavı olanağı sunuyor.

Online deneme sınavlarına katılmak isteyenlerin Bizİzmir dijital platformlarından başvuru yapması gerekiyor.

Bizİzmir mobil uygulamalarının ya da www.bizizmir.com web sitesinin ana sayfasındaki “DUY” butonuna tıklayarak açılan sayfada Online Deneme Sınavı kutusuna ulaşılıyor. Önkayıt için bu kutuya tıklamak ve açılan formun 26 Mayıs 2020 saat 23.59’a kadar doldurmak gerekiyor. Başvuru da İzmir il ya da ilçelerinde ikamet etme şartı aranıyor.

Proje İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Projeler Müdürlüğü tarafından yürütülüyor.

*- İlk sınav 30 Mayıs’ta

Kayıt yaptıran öğrencilere girecekleri sınav ile ilgili sınav kodu mesajla gönderilecek. LGS adayları 30 Mayıs ve 6 Haziran’da 09.00-21.00 arası istenilen herhangi bir saatte sınava girebilecek. 12. sınıflar ve mezunlar, 31 Mayıs ve 7 Haziran’da 09.00-21.00 arası istenilen herhangi bir saatte Temel Yeterlilik Sınavı’na (TYT) girebilecek. LGS için sınav süresi 190, TYT için ise 165 dakika olacak. Sınavda ÖSYM ve MEB’in puan hesaplama yöntemleri kullanılacak.

*- 4 bin öğrenciye ulaştı

İzmir Büyükşehir Belediyesi liseli gençlerin kişisel gelişimine katkı sunmak için Birlikte Kolaylaştıralım Hayatı projesi kapsamında 2017’den bu yana merkez dışındaki 21 ilçede ve merkez ilçelerde 4 bin öğrenciye ulaşmıştı. Gelecekleriyle ilgili öğrencilerin olumlu düşünmelerini, hedef ve amaç oluşturmalarını, kişisel farkındalıklarını geliştirmelerini sağlayan projede aynı zamanda dijital şiddet, sosyal medya okur yazarlığı ve teknolojinin mesleklere etkisi gibi konularda eğitimler verilmiş ve üniversitelere teknik geziler düzenlenmişti. Yine proje kapsamında öğrencilerin yaşadığı sınav baskısı hakkında uzmanlardan destek almaları sağlanmıştı.

*- Karabağlar Belediyesi’nden bayram öncesi denetim

Koronavirüs salgınına karşı etkin ve sistemli bir mücadele veren Karabağlar Belediyesi, toplum sağlığını korumak amacıyla Ramazan Bayramı öncesi çalışmalarını yoğunlaştırdı.

Bu bayramda 4 günlük sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacağını dikkate alan Karabağlar Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, özellikle gıda ağırlıklı işyerlerinde denetimlerini artırdı.

Bu kapsamda zabıta ekipleri, özellikle pastane, kuruyemiş, tatlı, fırın gibi imalathane ve satış yerlerinin denetimine ağırlık verdi. Esnafın ruhsatlarını kontrol eden ekipler, ayrıca yaşanan koronavirüs salgını nedeniyle maske ve eldiven kullanımı konusunda uyarılarda bulundu. Kurallara uymayanlar hakkında cezai işlem de uyguladı. Bayram sürecinde açılış ve kapanış saatleri konusunda da işletmeleri bilgilendiren zabıta ekipleri, alışveriş sırasında sosyal mesafe kurallarına uyulmasını istediler.

*-

Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın