Bunların iyilikle bir ilgisi yok YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

Çok sık ve ciddi yapılmalı

*- Tarihten bir yaprak; ‘Yiyelim, içelim, oyumuzu satmayalım!’

*- ‘Kiralar düşsün!’ ya da ‘alınmasın!’ diyenlere bakın, tuzu kuru olanlar… Hiç kimse yüzlerce binlerce ailenin ya da yaşını başını almış kimselerin tek geçimlerinin ‘kira geliri’ olduğunu bilmiyorlar mı?

*- ‘Yokluk kapıdan girince, aşk penceren uçar…’ bu sözü unutmayın… Bu nedenle siz de Ramazan ayının suyu hürmetine ya mahalle bakkalına borç biriktiren ya da su ya da elektrik parasını ödeyemeyenlere destek olun…

*- Ödemiş belediyesi yine öncülük yapıyor; çocuk parklarını hazırlıyor…  Kaç kez uyarmıştım, çocuk oyun sahaları bakımsız, pislikten geçilmiyor, sık sık dezenfekte edilmeli, hayvanlar  ihtiyaçlarını görsün diye buralara sokulmamalı…

*- Boş durmayanlar ve ekonomi … O da gündemde..

*- Dikkat maske satışı bir liradan olacak. Sakın bir kuruş bile fazla vermeyin…

*-

*- YAŞAR EYİCE

*-

Sağ elin verdiğini sol el bilmeyecek!

Bu yardım yapanların birinci maddesi…

Dinde de böyle, sosyal hayatta, yaşamda da…

Bir bakıyorsunuz bir milletvekili çıkıyor, ya da bir siyasetçi ya da bir dernek başkanı medyaya servis yaptırıyor;

‘Şu kadar Ramazan kolisi dağıttı!’ diye…

Sanki oyunu arttıracak…

Çok yıllar önce Menemen’de bir Roman kadınının hikayesini anımsatayım:

*- Yaşamış, görmüştük

Roman Mahallesi’ni ziyaret eden Domokratik Sol Parti başkan adayı, ‘Benim size hediye alacak ve verecek gelirim yok. Ama ben seçilirsem size şu hizmetleri vereceğim’ der…

Çeri’nin yaşlısı kadın, ‘Abe bu güzel konuşuyor, oyumuz sana!’ der…

Aynı gün ya da birkaç gün içinde bu kez bir başka partinin adayı gelir, oy ister ve araç dolusu hediye paketlerini dağıtır.

Şimdi mahalle halkı şaşkın vaziyettedir…

Yine yaşlıya danışırlar, o da ‘Yiyelim, içelim ama oyumuzu satmayalım!’ der…

Ve bu o yıllar sol parti tarafından slogan olarak kullanılır;

‘Yiyin, için ama oyunuzu satmayın!’

Yurdun çeşitli yerlerinde, örneğin Kepez’de ve birçok yerde yoksul mahalle insanları dağıtılan çekleri alırken, birbirlerine sloganı söylüyorlardı:

‘Yiyelim, içelim ama oyumuzu satmayalım!’

Zaten bunun örneklerini son seçimlerde de görmedik mi?

Şöyle bir hatırlayın;

Elektriksiz köylerde dağıtılan buzdolaplarını, çamaşır makinalarını, televizyonları…

Bunların hepsi belge niteliğinde arşivlerde duruyor…

Hatta tarih vererek anlatayım:

Tarih 14 Mart 1989…

Silifke’den Konya’ya uzanan uzun gezisi sırasında SHP Genel Başkanı Erdal İnönü,  ‘Rakiplerimiz makarna dağıtacak, tencere dağıtacak. Alın onlan yiyin, kullanın ama oyunuzu satmayın. Oy satılmaz kutsaldır’ dedi.

*- Arkadaşlarım ve akrabalarım da destek verdi

Çoğunluk duymamıştır!

Nedeni basit!

‘Yandaş’ denilen medyanın neredeyse yüzde 90, hatta daha fazlası hiç söz etmiyor…

Ben söyleyeyim:

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ‘askıda fatura kampanyası’ var…

İşte bu ‘askıda fatura kampanyası ‘ web sayfası, önceki gece yurt dışı kaynaklı bir saldırıya uğradı.

Bu nedenle Murat Ongun, ‘Saldırı nedeniyle sayfayı yurt dışı erişime kapatmak zorunda kaldık’ açıklamasını yaptı.

Kapatma sırasında durum şöyle idi:

Toplam ödenen fatura; 41.883…

Toplam ödenen miktar ise: 5.027. 092 TL…

Tabii ki bu rakam şu anda iyice büyümüş durumda…

Trol dedikleri ne yaparlarsa yapsınlar, söylesinler, bozguncu olsunlar sonucu etkileyemiyorlar…

İnsanların birbirlerine yardımını, desteğini kesemiyorlar…

İşin güzelliği her kuruşun hesabının verilebilmesi…

‘Bir sana, iki bana!’sisteminin olmayışı…

*- Kim korkar hain kurt’tan?

Siz de, ‘Her sabah kalktığım zaman; kendi kendime söz veriyorum: Vicdanımdan başka kimse korkmayacağım’ sözünün benzerlerini…

En fazla söylenenin şu olduğunu düşünüyorum.

‘Benim Allah’tan başka hiç kimseden korkum yok!’

Ama insanların ikinci görünce ilkini hatırlar mısınız?

Galiba kimsenin da anı yaşamaya zamanı yok gibi…

Kimi, şu koronalı günlerde geçmişte yaşıyor, aheste aheste…

Kimi geleceğin peşinde; nefes nefese….

Ya da ‘paranın’ ya da ‘menfaatin’ peşinde…

Şimdi herkes tutturdu;

‘Kiralar düşsün!’ diye…

Ya da fırsatçılar kiraları ödemiyor, ‘öldük bittik!’ diye…

İnanın bunlar fırsatçılar…

Gariban takımı dün de, bugün de…

Ağzını açmaz…

Tevekkül eder…

Diğerleri için ‘aman aman!’ diyorum, başımı iki yana sallayarak…

Kardeşim;

‘Bu lafı sinirlenince söyleriz biz İzmirliler)

‘Senin ödeyeceğin kira ila geçinenler var…’

Sen bir şekilde paranı kazanıyorsun, yardımını da alıyorsun…

Ama ya sadece kira ile geçinen özellikle yaşı ilerlemiş insanlarımızın durumunu biliyor musun?

Yönetici takımı bilmez…

Oy alsın diye sallar durur…

Ama şunu bilmez, ‘Salla salla düşmesi yakında….’

Yani o süslü ve pahalı koltuğundan, fırsatçı ile ihtiyaç sahibini bilmediği, onun halinden anlamadığı için sonuç onun için de hayal kırıklığı olacaktır…

‘Anlamak!’

İşte püf nokta bu sözcükte…

İnsanlar da, yöneticiler de zaman gibidir…

Bu dünyadan sadece gelip geçerler…

Ve bir daha asla geri gelmezler…

Kimini umursamazsın, kimini de asla unutamazsın…

Yalan mı?

Sıcaklar, ya da yaz geliyor…

‘Seneye görüşürüz, kanlarınızı helal edin!’ diyerek ayrılanlar, yani sivrisinekler görülmeye başladı…

Kızılay’a kan vermeyenler bunlarla neredeyse arkadaş gibi oluyorlar…

Bakalım bunlarla mücadele için ne yapılacak…

Ama bu arada boş durmayan, güzel günler için hazırlık yapanlar var…

Küçük bir örnek:

*- Ödemiş’te çocuk oyun grupları dezenfekte ediliyor

Ödemiş Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, 13 Mayıs Çarşamba günü, ‘yürüme mesafesiyle sınırlı olmak, sosyal mesafe kuralına riayet etmek ve maske takmak’ kaydıyla istisna olarak dışarı çıkmalarına izin verilecek 14 yaş ve altındaki çocuklar için parkları dezenfekte ediyor.

Geçtiğimiz Ocak ayında salgın hastalık tehlikesine karşı çocuk oyun gruplarını ve okulların genel kullanım alanlarını periyodik olarak dezenfekte etmeye başlayan Ödemiş Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Koronavirüs ile mücadele sürecinde 13 Mayıs Çarşamba günü 11.00-15.00 saatleri arası istisna olarak sokağa çıkmalarına izin verilecek 14 yaş ve altındaki çocuklar için tempoyu arttırdı.

Bence çok ama çok önemli bir çalışma…

Umarım tüm belediyelerimiz bu işi ciddiye alırlar ve bundan böyle sürekli bakım ve ilaçlamaları yapılır…

*- Hayatta her şey olur…

Sevgi Seda anımsatıyor:

‘İnsan’ diyorum…

Öyle durduk yere soğumuyor hayattan ve insandan..

Susuyor ve sustukça biriktiriyor…

Ve sonra ya içindekileri haykırıyor, ya da sessizce uzaklaşıyor..

Herkesten her şeyden…’

Benim anladığım ‘insan’ diye söz edilen seçtiklerimiz ve seçilenler…

Kimisini alkışlıyoruz, kimisi için de ‘gitsin’ diye dua ediyoruz…

Yani hayatı çekilmez edenler de bunlar, sözde güvendiklerimiz…

Şimdi hayatta neler oluyor?

Bir göz atalım?

***-

GÜNCEL

*-  Umudumuz bitmemeli

Berberlerin, kuaförlerin açılışına az kaldı..

Randevu sistemi kullanılacak.

İsteyen havlusundan, makasına kadar gereçlerini ve ihtiyaçlarını kendi yanında götürebilecek.

Tabii bu arada birçok belediye de konuya el attı.

Örneğin Burhaniye Belediyesi, 11 Mayıs Pazartesi günü açılacak olan Berber, Kuaför ve Güzellik salonlarını dezenfekte ederek, içerisinde maske, eldiven ve basmalı el dezenfekteninden oluşan sterilizasyon paketi dağıtacak.

İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri bu işlemlerini bitirdi.

Karabağlar Belediyesi de destek paketlerini dağıttı.

*-  Hep gündemde

Turizm Bakanı ile Antalya Serik’in AKP’li belediye başkanı arasındaki ‘rüşvet’ konusunu biliyorsunuz.

Duymuşsunuzdur…

Bakan, ‘Senden önce!’ dedi…

Önceki Başkan da AKP’li idi…

Yani turizm bir şekilde gündemden düşmüyor.

Peki Turizm sektöründe COVID-19 dönemi ve sonrası için etkili dijital pazarlama nasıl yapılır?

Bunu Berker Ayvacı haber haline getirmiş.

Koronavirüs salgını sonrasında normalleşme sürecinin başlamasıyla, dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi Türkiye’deki turizm sektörünün de hareketlenmesi bekleniyor.

Digital Exchange, otellerin, seyahat acentelerinin ve sektörün diğer paydaşları için koronavirüs dönemi ve sonrası için turizmde etkili dijital pazarlama ipuçlarını paylaştı.

*- Sıcak insan…

Şimdi; Sosyal medyada eskisinden aktif olma zamanı…

Hâlihazırda bir takipçi ve izleyici kitlesine sahip olan markalar, özellikle Facebook ve Instagram’ın etkileşimlerindeki artışı ve diğer sektörlerdeki çalışmaları görünce, yeniden sosyal medyaya döndüler.

Sosyal medyada kullanıcı sayılarının ve etkileşimin artması, bu kanallardaki iletişimin durması değil, akıcı bir şekilde devam etmesi gerektiğini gösteriyor.

Bu sayede marka, verdiği güven duygusu, sunduğu hijyen ve diğer hizmet standartları konusunda ikna etmeye ihtiyaç duymadığı var olan müşteriler nezdinde marka algısını korurken, yeni müşteriler kazanabilir.

Uzmanların görüşü şöyle:

Özellikle bu dönemde, potansiyel müşterilerin sorularına ve müşterilerin geri bildirimlerine hızlı geri dönüş yapabilmek çok önemli.

Net ve açık olmak, kopyala-yapıştır mesajları kullanmamak gerekiyor. Tüketicilerin de karşılarında soğuk bir marka yerine, sıcak bir insan olduğunu görmeleri, markanıza bakışı değiştirecektir.

Online itibar yönetimi kapsamında değerlendirdiğimiz bu çalışmalarda en başarılı olanlar, tüketicilerin duygularına dokunabilenler, karşılarında bir insan olduğunu hissettirenler oluyor.

Böyle olunca, insanlar kötü bir deneyimle ilgili bir yorum okuduklarında ve yanıt verildiğini, ilgilenildiğini gördüklerinde kendileri böyle bir durumda kalırsa, destek alabileceklerini hissediyor.

Çünkü kötü bir deneyim, her yerde başınıza gelebilir, ancak sizi dinleyecek, çözüm bulacak birilerinin olduğunu bilmek en önemlisi.

Bu çalışmalarda içerik de sadece turizm ve tesis odağında kalmak zorunda değil.

Özellikle canlı yayınlarda farklı alanlardan uzmanların sunduğu içerikler markaya değer katıyor.

Influencer’ların farklı yetenekleri de çalışmaları zenginleştirmek için önemli bir seçenek olarak dikkat çekiyor.

*- 596 milyon dolar oldu

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, otomotiv endüstrisi Covid-19 salgını nedeniyle ana ve tedarik endüstrisinin üretime büyük ölçüde ara vermesi nedeniyle nisan ayında yüzde 77 düşüşle 596 milyon dolar ihracat yaptı.

Nisan ayında tüm ana ürün gruplarında çift haneli düşüş yaşanırken, ana ihracat pazarı AB Ülkelerine ise düşüş yüzde 81 oldu. Yılın ilk üçte birlik dönemi geride kalırken, ocak-nisan dönemi otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 27 düşüşle 7,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. 

*- Talep ikinci el’e kayacak

Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu (MASFED) Genel Başkanı Aydın Erkoç, pandemi ile birlikte üretim, tedarik ve tüketici alışkanlıklarında yaşanan değişikliklerin otomotiv sektörünü derinden etkilediğini belirtti. Koronavirüs (Kovid19) salgını sebebiyle tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tüm sektörlerin zora girdiğini, ikinci el otomotiv sektörünün de bu salgından olumsuz etkilendiğini ifade eden Aydın Erkoç, otomobil satış rakamlarını değerlendirirken, dünyada ve Türkiye’de normalleşmenin başlamasıyla yaz ayları itibariyle ikinci el otomobile talebin artabileceğini belirtti.

*- Hava yolu ile ihracatımız yüzde 125 arttı

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Covid-19 salgınının ekonomideki sert etkilerinin görüldüğü nisan ayında 686,9 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi.

AKİB Koordinatör Başkanı Hayri Uğur, “Pandeminin etkilerinin en ağır şekilde hissedildiği bu dönemde hava yolu ile ihracatımız yüzde 125 arttı. İhracatçılarımızın lojistik maliyetlerinin yükseldiği bu zorlu süreçte, hükümetimizden özellikle hava yolu ile ihracatımıza ek destekler ve teşvikler sağlamasını bekliyoruz.’ dedi.

*- Fujifilm ile fotoğrafçılık eğitimleri

Fujifilm Türkiye, sosyal mesafe anlayışıyla evde olmamız gereken bugünlerde 7 yıldır farklı lokasyonlarda sürdürdüğü fotoğrafçılık eğitimlerini mayıs ayında da online platformdan devam edeceğini açıkladı.

Fotoğraf severler tarafından büyük ilgi gören fotoğrafçılık eğitimleri fujifilmshop.com sayfası üzerinden canlı olarak katılımcılarla paylaşılıyor ve belli aralıklarla farklı konu içerikleri hazırlanıyor. 

Konuları canlı olarak takip edemeyen fotoğraf tutkunları ise Fujifilm Türkiye YouTube kanalı üzerinden geçmiş tarihlerde gerçekleşen canlı yayınları takip edebiliyor.

*- DYO ‘Transocean’ markası ile denizlerde

 Yaşar Grubu’nun uluslararası markası DYO Boya, kurulduğu günden bu yana ilklere öncülük etmeye devam ediyor.

‘DYO Transocean’ markası ile denizcilik sektöründe dikkat çeken DYO, uluslararası deniz boyaları alanında öne çıkıyor.

DYO Transocean deniz boyalarında standartların göstergesi kabul edilen sertifikalara da sahip.

*- Özdilek’ten ‘Süper Annelere’

Özdilek Ev Tekstili’nin Anneler Günü için özel olarak tasarladığı Süper Annem Nevresim Takımı, Pop Art sanat akımından ilham alınarak hazırlandı.

Süper Annem Nevresim Takımı ve First Company Anneler Günü’ne özel pijama takımlarının yer aldığı özel koleksiyon yeni reklam filmiyle tanıtılıyor.

*- Ziraat Portföy açıklaması

Geniş ürün yelpazesi ve yatırım yönetimindeki uzmanlığı ile lider Portföy Yönetim şirketlerinden olan Ziraat Portföy’ün kurduğu Borsa Yatırım Endeks Fonları BİST’te işlem görmeye başladı.

Halihazırda işlem gören Ziraat Portföy BIST Likit Banka Endeksi Hisse Senedi Yoğun, Ziraat Portföy BIST 30 Endeksi Hisse Senedi Yoğun ve Ziraat Portföy BIST Banka Dışı Likit 10 Endeksi Hisse Senedi Yoğun Borsa Yatırım Fonlarının yanı sıra kısa süre içerisinde Ziraat Portföy Altın Katılım Borsa Yatırım Fonu da işlem görmeye başlayacak.

 *-

Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın