Bizim valilerimiz YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

Hikâye önce Uşak’ta başladı…

Önceki dönemlerde AKP Milletvekili olan eşinin Amerika’da bulunan FETÖ örgütü lideri için methiye düzen eşi ile de tanınan kadın vali, karşı kaldırımdan esnafa nasıl bağırıyor ve gözdağı veriyordu.

Bir iki özür gibi sözden sonra olay kapandı.

Ama daha bir hafta önce gazetelerde bir haber yayınlandı;

‘Bilmem kaç tane ilde, bilmem kaç tane Fetöcü vali!’ diye…

Bunlar bilinenler ve yakalananlar…

Yani kendilerine saklayamadılar ve gerçek düşünce ile kimlikleri belirlendi.

Bunu da geçelim;

Gelelim iki gündür Denizli’yi gündeme getiren Valiye…

Benim gibi birçok kişi televizyonda izlemiştir;

Denizli Valisi Ali Fuat Atik denetim sırasında eldivensiz çalışan bir döner ustasına kendini gösterdi;

‘Hemen burayı mühürleyin!’ talimatını verdi…

Verdi ama ne oldu?

Bir mekanı Cumhurbaşkanının temsilcisi olan valinin ‘kapatın’ demekle olmuyor.

Görüntüye bakın;

Usta kendi işine bakıyor…

Çünkü bir dakika değil, bir saniye geç kalsa, duraklasa, kilolarca ürünü, yani eti yakarak sokağa atması demek…

Ama düşünce şu:

‘Sen nasıl Valiye bakmaz ve işini bırakmazsın?’

Ama bu kez ilk kez hesap ters döndü…

Vali üç kez özür diledi..

Neden mi?

Açıklamalardaki Türkçe hatalardandı…

Hadi dönerci özrü kabul etsin ama kesilen para cezası ne olacak?

Bu ödeme yapılacak mı?

İptal edilecek mi?

Bu da bir yol olmaz mı?

Bundan böyle ceza kesilen her esnaf ya valilerin kapısını aşındıracak, ya da milletvekillerinin…

Düşünün bir milletvekiline ortalama 100’ün üzerine istek ve şikayet elektronik postası geliyordu, şimdi bu sayı ikiye belki de üçe katlanacak…

Neden mi?

Daha dün 81 ilin valisine İçişleri Bakanlığından emir geldi…

‘Sokakta olacak, denetimleri yöneteceksiniz!’

Bu arada atlamayalım:

Denizli Valisi Ali Fuat Atik dönerciden önce esnafı ziyaretinde bir kırtasiyecinin tepkisi ile karşılaştı..

Esnaf açık ve net şekilde, korkmadan, çekinmeden sıkıntısını ortaya koyabiliyor.

Bu de şunu gösteriyor;

81 ilin valisini zor günler bekliyor.

Önlerine yaşamlarından memnun olmayan ve bunu dile getirecek çok kişi çıkacak gibi gözüküyor…

Yıllardır dile yapışmış olan, ‘Yalova Kaymakamı’ durumuna düşmemek için hazırlıklı olmaları lazım…

*- Kimsenin diline!

Yazımı bazı sözlerle tamamlamak istiyorum:

Valiler aklıma getirdi;

‘Hatalar yapın! Yapın ki; etrafınızda kimler varmış öğrenin…’

Unutmayalım:

‘Her şey göründüğü gibi olsaydı; eline aldığın deniz suyu mavi olurdu?’

Ben de şöyle diyorum:

‘Soru soruyorsan, cevabına da hazır ol!’

Örneklerini görüyoruz;

Yakın zamana kadar ‘baş sallayan’lar bir anda ‘yanıt vermeye’ de başladılar.

Ama senin istediğin gibi değil…

Can yıkıcı, kafa yarıcı ve düşündürücü sorular…

İşte bu nedenle dersini iyi çalışmalısın…

Ne kadar güzel bir dua var;

‘Ne kimsenin eline, ne de kimsenin diline düşürme, ya Rabbim!’

Kendinle mutluysan, kimseyle derdin olmaz…

*-

Notlarım içindeki bu bilgiyi bir başka zaman kullanmak istiyordum.

Ama Araplar madem ki Türk mallarını protesto ederek satmıyor ya da kullanmıyorlarsa bunları cibilliyetlerini duyurayım.

670 ila 740 arasındaki Türk Tarihi sansürlüdür…

Okullarda okutulmaz, üzeri kapatılır…

Çünkü din kardeşlerimiz Araplar tarafından;

1- 100.000’in üstünde Türk katledilmiştir.

2- 50.000’in üstünde Türk genci köle ve cariye yapılmıştır.

3- Şehirler yağmalanmış, ganimet diye halkın her şeyi talan edilmiştir.

4- Tüm zenginlikler, tarihi eserler yok edilmiş, yakılmış, yıkılmıştır.

5- Dünyanın en büyük katliamlarından biri olan “Talkan Katliamında” 40.000 Türkün kesilerek, 24 km yol boyunca ağaçlarda sallandırılmıştır. (Tarihte örneği çok azdır.)

6- Aynı şekilde “Curcan Katliamında da esir alınan 40.000 Türk’ün nehir kenarında kafaları kesilmiş , nehrin suyu kıpkızıl olmuş , cesetler yine ağaçlarda sallandırılmıştır.

7- “Teslim olursanız canınız bağışlanacak…” sözü hiç bir zaman yerine getirilmemiş, “Şeriat söz tanımaz…” denilerek kadın-erkek kılıçtan geçirilmiştir.

8- Araplar tarihte yaşadıkları bu en büyük yağma ve talandan çok büyük servet elde etmişlerdir.

9- Türkler böyle bir vahşet ve mezalimi Çinlilerden dahi görmemişlerdir.

10-Bu tarihi gerçekler “islam etkilenmesin” düşüncesiyle gizlenmekte,bahsedilmemektedir.

Bakalım gece gündüz ‘din kardeşlerimiz’ diyerek Arapları met eden ve algı yaratanlar bu maddelere ne diyecekler?

**-

GÜNCEL

*- Kış gelmeden akü uyarısı

Yaz mevsiminin bitmesi ve havaların yavaş yavaş soğuması nedeniyle kış gelmeden araçların kış öncesi bakım zamanı geldi.

Kış öncesi bakımda araç sahiplerinin yapması gereken şeylerin başında akü kontrolü yer alıyor.

Yamanlar Otomotiv Makine Mühendisi İlker Babadağ, “Kış gelmeden aracınızın aküsünü mutlaka kontrol ettirin. Aküler soğuk havada daha az güç üretiyor. Kış öncesi akünüzü ölçtürün, yolda kalmayın” uyarısında bulundu.

Açıklamalarına devam eden Babadağ, “Yaz aylarında problemsiz çalışan araçlarımız kış aylarında soğuk nedeniyle çalışmayabiliyor. Aküler kimyasal yapılar oldukları için 27 derecede yüzde yüz çalışan akümüz sıfır derecede yüzde 65 güç üretebiliyor. Hatta eksi 18 derecede bu oran yüzde kırklara kadar düşebiliyor. Kış aylarında sürpriz sonuçlarla karşılaşmamak için mutlaka akünüzü kontrol ettirin.” diye konuştu.

Akünüzün değişmesi gerekiyorsa dikkat edilmesi gereken noktaları anlatan Babadağ, “Aracımıza hem boyut olarak hem de teknik özellik olarak uygun olan aküyü seçmeliyiz. Akülerin üzerinde yer alan 12V, 60 Ah gibi değerler bulunur. Bu değerlerin hepsinin ayrı bir anlamı vardır. Araçlar 12V elektrik ile beslenir. Akü üzerinde bu değer belirtilmiştir. 12V’un yanında 60Ah ya da 75Ah gibi bir değer bulunur.

Bu akünün kapasitesidir.

Araç park halindeyken ya da alternatör arızalanırsa aracınızın elektrik sistemine güç vermeye yardımcı olur.

Yani 60 Ah bir aküye 10A’lik bir ampul bağlarsak, bu akü 6 saat boyunca bu ampulü besler.

Bir de akü üzerinde CCA (Cold Cranking Amps), Soğuk Marş Akımı değeri vardır. Bu değer -18°C de 30 saniye boyunca akünün verebileceği maksimum akımdır.

Aracı çalıştırmak için gereken esas değer CCA değeridir, akü kapasitesi değildir. Bu nedenle akü seçiminde öncelikle bu değer esas alınmalıdır.” şeklinde konuştu.

Araçlara sonradan takılan müzik ve görüntü sistemlerinin elektrik ihtiyacı için yüksek kapasiteli akü seçilmesi gerektiğini vurgulayan Babadağ, “Eğer aracımızda sonradan takılmış müzik sistemi gibi ekstra donanım var ise bu durumda yüksek Soğuk Marş Akımı değeri ile beraber yüksek kapasiteli akü seçilmelidir. Ayrıca ekstra donanım ile beraber tüketilen toplam enerji, araç üreticisinin tasarımından daha da yüksek olacağı için alternatörün ürettiği enerji kontrol edilmeli, gerekirse daha büyük bir alternatör takılmalıdır.

Aksi takdirde ne kadar büyük kapasiteli akü de alsanız, alternatörün ürettiği enerji aküyü doldurmaya yetmeyeceği için bir süre sonra büyük kapasiteli akü de yetersiz kalacaktır.

Kış aylarına yaklaşırken akü ile beraber mutlaka aracın alternatörü (şarj sistemi) de kontrol ettirilmelidir. Dünyanın önde gelen akü üreticilerinin önerdiği alternatör voltajı 13.8 ile 14.4 V arasındadır.” dedi.

*-

Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın