Bazıları sütre gerisinde YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*-  İçişleri Bakanlığı’nın yayınladığı genelge kapsamında, İzmir’de ‘Sağlık için hepimiz için’ sloganıyla yapılan koronavirüs denetimlerinde 14 işyeri, 1 otobüs firması ile 77 kişiye toplam 231 bin 39 TL. para cezası kesildi.

Hatta İzmir Valisi’nin konuya verdiği önemi de belirtmiş ve bir gün önceden gündemini belirterek, istisnasız tüm habercileri denetimleri takip etmeleri için açık davet de yapmıştı.

Sanki biliyormuşum gibi, nedense bazı bizim önem verdiğimiz ilçelerde ‘çıt’ yok…

Örneğin;

‘Biz Avrupa kentiyiz!’ diye övünen Çeşme…

Bu kez hedef noktası Çeşme Kaymakamlığı…

Neden mi?

Yılların usta Gazetecilerinin, örneğin Yusuf Çınar’ın haberi yok…

Önemli habercilerden İsa Alagöz’ün de…

Aslında var da, onlar ‘davetsiz düğüne kimler gider?’ diye soruyorlar…

Kendilerine sormaya gerek yok…

Biliyorsunuz Çeşme’ye yeni bir kaymakam geldi…

Gideni de biliyorsunuz…

‘Korku dağları bekler’ derler ya aklımıza da bu geliyor…

Bence İzmir Valisi hemen konu ile ilgili çalışma başlatmalı ve Çeşme başta olmak İçişleri Bakanlığı’nın talimatlarının bundan böyle kesinlikle kimlerle yani basınla paylaşılması gerektiğini talimatla yazı işleri müdürlüklerine iletmelidir.

Böylece sıkıntıların yaşanmasının önüne geçilir.

Herhalde bundan daha açık bir şekilde anımsatma yapılamaz.

Vatandaş yapılan çalışmaları nereden öğrenecek?

Uyarıları kimin vasıtası ile öğrenebilecek?

Herhalde içlerinde medyum ya da falcılar, sihirbazlar yoktur…

Biz fazla bir şey, ya da özel bir şey istemiyoruz…

Adam kayırmalarına da karşı olduğumuzu da her zaman yazıyoruz.

Halkın haber alma hakkının kesinlikle ve hiçbir şekilde ve düşünce ile engellenmesi ya da bu şekilde davranılması her halde kimseye bir yarar sağlayamaz…

Bir zamanlar bir bakan, ‘Şu okullar olmasa şu maarifi ne güzel idare ederdim!’ demiş…

Ya da o kişiye yakıştırılmış…

Söylenti, fısıltı gazetesi, dedikodu…

Bunların bir kenti ya da milleti ne hale getirdiğini, getireceğini bilmeyen de yoktur, herhalde…

Özellikle ‘yönetici’ sıfatını, titrini üzerlerinde taşıyanlar için…

Tarihte bunun örnekleri çoktur…

Çeşme demek, İzmir demektir…

Herhalde bu sözün ne kadar önemli ve geçerli olduğunu da bilmeyen, bilmek istemeyenler sonucuna katılırlar…

Daha yeni, Kültür ve Turizm Bakanı Çeşme’de toplantı yaptı…

Hem yerel gazeteciler, hem de de İzmir’dekiler açık şekilde davet edildiler.

Yani Bakanlar bilgi veriyor, Valiler yönetim kadroları gerekeni yapıyor, ama  ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!’ gibi en kötü ve yakışıksız bir sözün arkasına sığınanlar ortaya çıkabiliyor…

Söylüyorum;

‘Aman ha!’

Neler geldi, neler geçti?

Ama belgeler hep ortada…

Yani unutulmaz, unutturulamaz…

Bazen biz de ‘Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla!’ deriz…

Davul zurna çalacak halimiz yok…

*- Ne söylesek bunlara boş!

Ve şunu da üzülerek belirtmek istiyorum;

‘19 Eylül Gaziler Günü’ bazı yörelerimizde, örneğin Çeşme’den söz ettiğimiz için bu ilçemizde gerektiği şekilde kutlanmadı.

Çeşme’de sadece ‘Atatürkçü Düşünce Derneği’ mi var?

Diğer sivil toplum örgütleri nerede?

Üç beş kişi diyebileceğimiz bir resmi görevlilerin dışında nedense Gazilerimizi unutmuşuz…

Desenize şehitlerimize gereken saygı gösterilmezken, gazilerimiz kimin haklına gelir?

Terörle mücadele eden ne kadar kolluk kuvvetimiz varsa, dünden bu yana hepsi ‘gazi’ sayılır…

İlla bir yerlerinden yaralanmaları, vurulmaları, engelli kalmaları mı gerekiyor?

Bakın size bir bilgi vereyim:

Dünyayı karıştıran, bizim topraklarımızı da bölmek isteyen şu iri yarı, şekilleri bozuk dev gibi Amerikalılar var ya, onların sözde gazileri kimler biliyor musunuz?

Vietnam’da olsun, başka yerlerde olsun hep ayaklarından vurulmuşlardan oluşuyor…

Merak ettiyseniz söyleyeyim:

Karanlıkta görünce korkacağımız bu sözde kahramanlar, cepheden sağ salim kurtulmak için, başlarını değil, tepetaklak bir şekilde, bacaklarını ‘beyaz bayrak’ gibi dışarı çıkarıp, vuruluyorlar…

Yani ödleğin tam kendisi bunlar…

Bir de bizimkileri düşünün…

*- Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le…

Özetle;

Kim ne yaparsa, ne derse desin…

Evinden başını çıkarmasa, kendilerini nasıl tanıtırlarsa tanıtsınlar ben ve benim gibiler gazilerimize minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz…

1921 yılında Mareşal rütbesi ve Gazi unvanı verilen Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, vefat eden gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz.

Şehitlik kadar ‘Gazilik’ de rütbelerin en yücesidir.

Biz gazetecilerin de içinde ‘gaziler’ vardır.

Örneğin İbrahim Paker…

Memleketi de Alaçatı- Çeşme’dir…

O, yani İbrahim Paker kardeşimiz bakın bu konuda ne diyor?

‘Kelimelerle ifade edemem madalya aldığım andaki duygularımı…En büyük servetim bu ödül… Aileme şerefle bırakacağım Şeref madalyam. Allah’ıma binlerce kez teşekkür ediyorum…’

Ama bazı gazilerimizin madalyalarının bitpazarında satıldığını da gördük…

Neden?

İlgisizlikten…

Çeşme’deki törendeki gibi…

Ya da başka yerlerdeki gibi…

Senede bir gün ‘Nasılsın?’ demekle de olmuyor…

*- Bazıları başlarını kuma gömüyor!

19 Eylül 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’nin milletimiz adına en güzel vefa duygusunu göstererek Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Ulu Önder Atatürk’e Gazi unvanını verdiğini ve bu olayın Cumhuriyetin kurulmasından beri Gaziliği en yüksek seviyede temsil ettiği için 19 Eylül’ün Gaziler Günü olarak kutlanıyor.

Yüce Türk Milleti’nin şanlı tarihi bizlere gurur veren, her zaman övüneceğimiz eşsiz destanlar ve zaferlerle doludur. 

Bugünün güçlü ve saygın Türkiye’sinin temelinde işte bu şanlı mücadele sonrasında kazanılan zaferler yatmaktadır.

Şehitlik ve gazilik sadece manevi açıdan değil askerlik açısından da rütbelerin en şereflisi ve en yücesidir.

Analarımız çocuklarını şehitlik ve gazilik ninnileri ile büyütürler. 

‘Haydi oğlum git ya gazi ol ya şehit’ diyerek askere uğurlarlar.

Vatan için feda ederler.

Tüm gazilerimize ebediyen minnet ve şükran borçluyuz.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’te ‘Vatan ve Millet İçin her şeyini feda eden harp malulü ve gaziler canlı birer abidedir’ sözleriyle gazilerimize olan minnet duygusunu ifade etmiştir.

Nasıl ki ulusal bağımsızlığımızı ve özgürlüklerimizi Kurtuluş Savaşı’na katılarak şehit ve gazi olan atalarımıza borçluysak, bugünkü ulus ve ülke bütünlüğümüzü başta terörizm olmak üzere her türlü iç ve dış tehdide karşı savaşan, bu uğurda şehit ve gazi olanlara borçluyuz. 

Kendilerine bu vesileyle minnet ve şükran duygularımızı ifade ediyoruz. Karada, havada ve Mavi Vatan’da milli harp alaka ve menfaatlerimizin korunması maksadıyla fedakârca ve kahramanca görev yapanlara ve emniyet güçlerimize başarı dileklerimizi iletiyoruz.

Başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ebediyete intikal eden gazilerimizi minnet ve şükranla anarken hayattaki gazilerimize sağlık ve mutluluklar diliyor, saygı, sevgi ve şükranlarımızı sunuyoruz.

Belki bunları okuyarak yüzleri kızaranlar da olmuştur…

Bazılarına hatırlatma da yapalım, “Siz ‘Gazi’ Mustafa Kemal Atatürk’ten önce bizden korkun…

Bir patlarsak, Amerikalılar gibi bacaklarınızı çıkarsanız da, işe yaramaz…

*-

***-

GÜNCEL

*- İki kategorinin de şampiyonu oldular

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Voleybol Federasyonu’nun ortaklaşa düzenlediği Avrupa Voleybol Konfederasyonu (CEV) U-18 Avrupa Plaj Voleybolu Şampiyonası’nın son gününde şampiyonlar belli oldu.

Erkekler ve kadınlarda zirveye çıkan Ukrayna’ya şampiyonluk kupası ile altın madalyalarını İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ertuğrul Tugay ve Türkiye Voleybol Federasyonu Başkan Vekili Alper Sedat Yeşildaş verdi.

Erkekler ikincisi Letonya’ya kupa ve madalyalarını İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor ve Daire Başkanı Hakan Orhunbilge ile Selçuk Belediyesi Başkanı Filiz Ceritoğlu Şengel takdim etti.

Erkekler üçüncüsü Rusya’ya ödül ve madalyasını CEV Plaj Voleybolu Komisyon Üyesi ve Teknik Delegesi Bojana Bogicevic, Beach It Beach Sports Organizasyonu CEO’su Gürsel Yeşiltaş ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik Spor Müdürü Berkan Alptekin verdi.

Kadınlar ikincisi Ukrayna’ya kupa ve madalyalarını İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor ve Daire Başkanı Hakan Orhunbilge ile Selçuk Belediyesi Başkanı Filiz Ceritoğlu Şengel verdi.

Kadınlar üçüncüsü İsviçre’ye de İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü sekreteri Mustafa Ağme ile Ali Çelik Grup CEO’su Ali Çelik verdi.

U22 Avrupa Plaj Voleybolu Şampiyonası 24-27 Eylül tarihleri arasında yine Selçuk Pamucak Plajı’nda yapılacak.

*- Bu alanın bir karışını bile…

Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, önceki akşam çıkan orman yangınının ilk belirlemelere göre elektrik nakil hatlarından kaynaklı olabileceğini belirtti.

Yangında yitirilen tüm canlılar ve ağaçlar için, ‘İçimiz kan ağlasa da asli görevimiz Ayvalık Adaları Tabiat Parkı’nı korumak ve bu alanın bir karışını bile açgözlü rantçılara teslim etmemek olduğu bilinciyle hareket eden herkese teşekkür ederim’ dedi.

Başkan Ergin, yangının kesin çıkış nedeninin belirlenmesinin takipçisi olmaya devam edeceklerini ifade etti.

Ayvalık’ın gözbebeği Ayvalık Adaları Tabiat Parkı içindeki Toka Otel mevkiinden başlayıp, fırtınanın etkisiyle hızla yayılan orman yangınının başlangıç zamanının gece olmasının olumsuz koşullar yarattığının altını çizen Başkan Ergin şöyle konuştu:

 ‘Yarattığı olumsuz koşullara rağmen sahada bulunan Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, Ayvalık belediyemiz, Ayvalık Orman İşletme Şefliği çalışanları ve tüm saha personeli büyük bir özveri gösterdi. Yangın söndürme çalışmalarına katılanlar büyük birlik ve beraberlik içinde teyakkuza geçti.

Çalışmalara jandarmamız da büyük destek verdi.

Balıkesir Valimiz, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanımız, Kaymakamımız, çevre belediyelerin itfaiye teşkilatları, DSİ çalışanları insanüstü gayret gösterdi.

Elbette eline hortumunu, küreğini alıp söndürmeye koşturan duyarlı Ayvalık halkının da çabalarıyla yangın, sabaha karşı kontrol altına alınarak, söndürülmüştür.

Başta canını hiçe sayarak alevlerin ortasına atlayıp söndürme çalışmasını sağlayan İtfaiye ve belediyemizin saha personeli olmak üzere diğer tüm devlet kurumlarının işçisinden amirine, hepsine Ayvalık halkı adına minnettarım.’

Yaşar

Bir cevap yazın