24 Okunma

Bayraklı Belediye Başkanı ateş püskürüyor… YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*- Adamın varsa sadece misafir olursun…

*- Menemen’deki fuarın hazırlıkları tamamlandı

*- İlgili ilgisiz herkes CHP’yi yazıyor…

CHP’nin Genel Kurulu ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun tekrar genel başkan seçilmesi ile ilgili, ilgisiz herkes bir şeyler yazdı.

Hatta zerre kadar ilgisi olmayan yandaş medya bile sanki CHP’nin yükselmesini ve iktidar olması gerektiği şeklinde yorumlar yaptı.

CHP’de muhalefet hep vardır.

AKP ve diğer partilerde de…

Ama diğerlerinden pek ses çıkmaz, çıkaran olursa da, ‘erken eten horozun başı kesilir!’ sözü yaşama geçirilir.

CHP’de muhalefet bile kendi arasında ayrılığa düşer.

Bu bildim bilesi böyledir.

AKP’de sadece geçenlerde Adana’da bir ses çıktı…

Her kongrede olduğu gibi Genel Merkez’in desteklediği ve FETÖ’cü olmakla itham edilen bir avukata karşı son saniyede ikinci bir aday çıktı.

Ortalık karıştı…

Sonuçta ne oldu dersiniz?

Ben yazmayacağım siz düşünün ya da araştırıp bulun…

Sadece ‘Her zamanki gibi!’ diyebilirim….

Bu arada söyleyeyim:

Sakın sıradan vatandaşlar, belediye başkanlığı, meclis üyeliği, ya da milletvekilliği falan düşünmeyin…

O kadrolar her zaman ‘Bir bilen’ ya da ‘Bizim bilmediğimiz’ tarafından listelenir…

Buna da istişare gibi bir isim veriliyor….

Ya da benzeri…

Eş anlamlısı…

*- İdealist bir CHP’li…

Cumhuriyet Halk Partisi Yalova Milletvekili Muharrem İnce’den korkmayan taş olsun…

Kaba kuvvet olarak nitelemiyorum….

Beyin gücü ya da hitabet sanatı olarak diyebilirim…

Aynen bizim Yüksel Çakmur gibi…

Konuştuğunda etkilememesi imkânsız…

Siyasi bilgisi ise ‘felaket’ diyebileceğimiz kadar yüksek!

Araya espriler de katıyor ve toplumu sürüklüyor…

Ama böylelerinin şansları, bilgileri bir noktada tıkanıyor….

Örneğin; partiler yasasında, ya da partinin tüzüğünde…

Demokrasiyi sevdiğini belirten herkes ‘delege sistemini’ destekliyor…

Ben ise ‘hayır’ diyorum…

Delege ağalarına da, bunları ne bileyim iş vererek, menfaat sağlayarak, işlerini görerek kendilerine bağlayanlara da….

*-

Muharrem İnce ‘mücadeleci’ kimliğe sahip bir ÇHP’li…

Bana da,  ‘Olağanüstü Tüzük Kurultayı Ve Tüzük Değişikliği Önerisine İlişkin Yazılı Basın Açıklaması’ nı göndermiş…

Şunları söylüyor:

‘Cumhuriyet Halk Partisi’nin 19. Olağanüstü Kurultayı 9-10 Mart 2018 Tarihlerinde Tüzük Değişikliği Gündemi ile Ankara’da toplanacaktır.

Olağanüstü Tüzük Kurultayı çağrısı Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı tarafından yapılmış ancak Tüzüğün hangi maddelerinin hangi yönde değiştirileceğine ilişkin bir taslak çalışma henüz ortaya çıkmamıştır.

Oysa Türkiye Cumhuriyeti için Anayasa ne ise, Cumhuriyet Halk Partisi için de Parti Tüzüğü odur.

Cumhuriyet Halk Partisi çoğunlukçu, baskıcı, otoriter, özgürlükleri kısıtlayan AKP iktidarına karşı özgürlük, adalet, çoğulcu demokrasi vaat eden bir siyasi parti olarak kendi iç işleyişini belirleyen Tüzüğünde bu iddialarında tutarlı ve inandırıcı olduğunu ortaya koymak zorundadır.

Parti içi demokrasinin hayata geçirilmesi, üyelerimizin karar alma süreçlerinde etkin olarak katılması sosyal demokrat bir parti için olmazsa olmaz ilkelerden birisidir.

Bizim tüzüğümüzde Cumhurbaşkanı adayımızın nasıl belirleneceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.

Bu eksikliği ortadan kaldırmak, 2014’teki gibi bir Cumhurbaşkanı adayı belirleme hatasına düşmemek için bizim önerimiz Cumhurbaşkanı adayımızın partimize kayıtlı 1 milyon 250 bin üyemiz tarafından belirlenmesidir.

Aynı şekilde Milletvekili adaylarımızın önseçimle belirlenmesi ve iki seçimde partimizi 1. Parti yapamayan Genel Başkanın görevi bırakmasına yönelik Tüzük değişikliği önerimize partimize kayıtlı üyelerimizin imzalarıyla destek olmalarını bekliyoruz.

Tüzük Değişikliği önerimizi imzalayan üyelerimizin imzalı dilekçelerini Muharrem İNCE TBMM/Ankara Adresine göndermelerini rica ediyorum.’

Konu ile ilgili henüz ciddi bir çalışma yapmadığım için sıradan bir vatandaş olarak daha sonra iyi ya da kötü yanlarını belirtmeye çalışacağım.

Eminim ki, bazıları dışında ve her partide olduğu gibi parmak indirip kaldıranlar sadece ‘Ben genel kurul delegesiyim!’ diye ortalarda dolaşacaklardır.

Bunlar ya da sözde veya çakma CHP’liler gibi diğer partilerde de bulunanlar çoğunlukta.

Geçenlerde bir kader mahkumu anlattı.

Bir partinin başkan yardımcısı pozisyonundaki kişi hakkında mahkumiyet kararı çıkmış.

Olabilir…

Herkesin başına da gelebilir…

O kişi ise yasalardan istifade ettiği gibi, siyasi gücünü de kullanmış…

Örneğin; bir Pazar akşamı  gece yarısından sonda cezaevine teslim olmuş, pazartesi sabahı ise işlemi yapılarak serbest kalmış…

Yani bir dünün dörtte bir kadar bir zaman bana göre cezaevinde misafir olarak kalmış…

Söylenti de olabilir…

Gerçek de…

Ya da yasaları bilmesinden ya da arkası olmasından dolayı da olabilir…

Zaten bizim bir atasözümüz yok mu, ‘İş bilenin kılıç kuşananın’ diye…

*-

Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ’dan gündeme damga vuracak açıklamalar yapmış:

Ana başlıkları ile ele alırsam;

‘Özkanlar Pazaryeri’ni Genel Başkan’a taşıyanları esefle kınıyorum,

Büyükşehir’in payları yüzde 15’e düşürülsün,

Hodri meydan: Referandum yapalım,

İzmir denince artık akla Bayraklı geliyor!’ diyor…

Benim dikkatimi çeken ise;

Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ’ın, Özkanlar Pazaryeri sorununu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na taşıyanlara ateş püskürmesi…

Belki de doğru düşünce…

Yani her şey yerinde çözülmeli…

Ama çaresizlik ve ilgisizlik bazen insanların yeni arayışlar içine girmesine neden olabilir.

İyi niyetli olanlara, çözüm isteyenlere bir şey diyemem…

Ama bir boşluktan yararlanıp, kendine menfaat sağlayanlara ya da birilerini güç durumda bırakmaya çabalayanlara herhalde benim gibi çoğunluk ‘hayır’ diyecektir…

Yeri gelmişken belirteyim:

Yerli pazarcıların hakları mutlaka korunmalıdır….

Pazaryeri tezgahını siyasiler sayesinde alıp satanlara, kiralayanlara ve havadan para kazananlara da artık dur demenin zamanı geldi…

Ama bunu yapabilecek babayiğitler var mı bilemiyorum…

*- Yaşarken belgeselleri çekilmeli…

Her zaman okuyucu mektup ve isteklerine önem veriyorum.

Her zaman İzmir için önemli olan bilgileri ve büyük önem verdiğim ‘vefa’ duygusunu paylaşıyorum.

Tabii ki eğitim ve sağlık ile sanat ve kültür de önceliklerim arasında.

Geçenlerde Işık Teoman’ın bir paylaşımı ilgimi çekti.

Bugüne kadar bekledim bakalım havuz medyası ne gibi bir etki ya da tepki gösterecek diye…

Etki ile tepkinin birbirine eşit olduğunu biliyorum, ama ikisi bir araya gelirse ne olur?

Neyse konumuz ne fizik, ne de felsefe…

Hayal gücümüzü de ortaya koymuyoruz…

Önce Işık Teoman’a kulak verelim, başkaları görmezden geldiğine göre…

*- Amigo Sarı Yaşar!

Yaşar Tunçses, onu herkes ‘Amigo Sarı Yaşar’ olarak tanır ve sıkı bir Altınordulu olduğunu bilir…

Yıllarca gerek tribünde gerekse yönetiminde Altınordu’ya çok emek verdiği de bilinir.

85 yaşına merdiven dayamış olan Yaşar Tunçses, esasen Altınordulu olmakla birlikte, yeri geldiğinde Ülküspor ve Göztepe olmak üzere tüm İzmir takımlarına sahip çıkmış ve amigoluk yapmış.

1971 yılında yapılan Akdeniz Olimpiyatları’nın ardından milli maçlar devamlı olarak İzmir’de Atatürk Stadı’nda oynanmaya başlayınca ‘Milli Amigo’luğu da üstlenmiş.

*- Vefa adamının beklentisi?

1933 yılında Mezarlıkbaşı’ndaki Keçeciler Mahallesinde doğan Yaşar Tunçses, kendi muhiti olan Tilkilik semti sayesinde Altınordu sevdasının başladığını anlatıyor ve söz dönüp dolaşıp vefasızlığa geliyor.

1964 yılından başlayarak Altınordu ile et ile kemik gibi bir ilişki içinde olduğunu anlatan Tunçses, yaklaşık iki yıldır sağlığı ile ilgili sıkıntılar yaşadığını ve bugüne kadar kimsenin kapısını çalmadığını söylüyor. Hatay Üçyol semtindeki apartmanın beşince katında ziyaret ettiğim milli amigomuz ile sohbet ettik, dünü bugünü konuştuk.

*- Çilekeş eş Fehime Tunçses!

Eşi Fehime Tunçses, eşinin son yıllarda demans hastalığı ile mücadele ettiğini, kimsenin arayıp sormadığından dert yandı.

Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda lokanta işlettikleri dönemde her akşam sofraların kurulduğunu, başta İlyas Gönen olmak üzere pek çok Altınordulu yöneticiyle keyifli günlerin yaşandığını anlatan Fehime Tunçses,  ‘Yaşar gece gündüz demedi, beni ve çocuklarımı yıllarca ihmal etti, deplasmanlara gitti, yöneticilik yaptı, maddi ve manevi koşturdu. Altınordu ve İzmir takımları onun her şeyi, yaşam gücüydü.

*- Zaman durmuyor ki!

Hepimiz gibi, Yaşar için de gün geldi, yaşı ilerledi, hastalandı, ne arayan, ne soran var!

Güçlü olduğu, popüler olduğu günlerde etrafında pervane olanlardan kimse yok, bırakın gelip aramayı telefonla bile soran yok.

‘Vefasızlık’ diye konuşuyor, çilekeş eşi Fehime Tunçses…

Milli Amigo Sarı Yaşar, hafızası ile sıkıntılar yaşasa da pek çok şeyi hatırlıyor, anlatıyor, o günlere dönüyor, futbolculuk yaşamından, amigoluğa, yöneticiliğe, film ve fotoroman çalışmalarına, esnaflığına kadar, ardı ardına anlatıyor.

‘Seni kimler arıyor?’ diye sorulduğunda ise yanıtı şöyle:

‘Vefa İstanbul’da bir semt adı!’

*- Anımsadığım bir iki isim

Bu arada ben de bir iki not ekleyeyim…

Altınordu’nun, daha doğrusu ‘ Amigo Sarı Yaşar’ın yardımcıları da vardı…

Örneğin Sandviç Hasan…

O da yıllar önce rahatsızlandı ve hastalandı…

Yürüyemiyordu…

Bilgin Ailesi Gazete satıcısı Hasan’a bir engelli bisikleti aldı…

Ona da şükrediyordu, Basmane’de karşılaştığımızda…

‘Pinokyo!’ vardı…

Çoğu zaman sokaklarda yaşardı…

Bu arada İzmirspor’un ‘Tak tak Saki’sini unutmamak lazım…

Altay’ın Sarı Erol’unu …

‘Büyük Altay’ adını koyan Sarı Erol bildiğim kadarıyla yaşamının bu bölümünü Fransa’da sürdürüyor.

*- Geri kalmamalıyız!

Biraz da İstanbul’dan bir örnek vereyim:

Bir Güzel Adam ‘Malzemeci Süreyya’dan…

35 yıldır Beşiktaş’ın malzemeciliğini yapan Süreyya’nın yaşamını şimdi ‘Belgesel’ yaptılar…

İzmir neden bu konulara eğilmiyor…

Bu ‘efsane’ isimler mutlaka gelecek kuşaklara sağlıklarında yapılacak söyleşiler ve belgesellerle bırakılmalıdır.

***-

GÜNCEL

*- Korkutan salgın

Son zamanlarda ‘grip’ birçok insanımızı yatağa bağladı.

İşinden, okulundan geri kalanların sayısı az değil…

Ama bu durum yalnız bizde mi?

ABD’de son 15 yılın en ağır grip salgınının geçen hafta daha da kötüleştiği açıklandı.

Hastalık Önleme ve Koruma Merkezleri (CDC) salgının birkaç hafta daha sürebileceğini bildirdi.

CDC’nin başkan vekili Anne Schuchat, 29 Ocak-3 Şubat haftasında 10 çocuğun daha gripten hayatını kaybettiğini, bu salgında toplamda 63 çocuğun öldüğünü açıkladı.

Yetkililer bu yılki aşının, gribe karşı sadece yüzde 30 etkili olduğunu da kabul ediyor.

*- İzmir’e çifte güç

İZFAŞ, 2018 yılında iki yeni fuar daha düzenleyecek.

Bu yıl 43’cüsü yapılacak Shoexpo-İzmir Ayakkabı Çanta Fuarı ile birlikte 24-27 Nisan tarihleri arasında Leather&More-1. Deri ve Dergi Giyim Fuarı, 26-27 ve 28 Nisan’da ise Fashion Prime-1. Tekstil, Hazır Giyim ve Teknolojileri Fuarı yapılacak.

İZFAŞ, 2017 yılında ilk kez düzenlenen ve hazır giyim sektöründe büyük bir boşluğu dolduran Pretexpo-Moda ve Hazır Giyim Fuarı’ndan sonra 2018 yılında iki yeni fuarı daha kente kazandıracak.

*-

Menemen Belediyesi tarafından 170 dönüm alanda kurulan ve İzmir’in ilk doğal göl parkı olama özelliğini taşıyan Gölpark Menemen, Elit Fuarcılık Hizmetleri organizasyonu ile 15-18 Mart 2018 tarihleri arasında ikincisinin düzenleneceği EXPOMENAGRO HAYVANCILIK ET VE SÜT TEKNOLOJİLERİ, TARIM VE ÇİFTLİK EKİPMANLARI FUARI’na ev sahipliği yapacak.

Menemen Belediye Başkanı Tahir Şahin ve Elit Fuarcılık Hizmetleri Yönetim Kurulu Başkanı Kudret Çiçekçi başta olmak üzere Menemen Ziraat Odası Başkanı Arif Metin Karagöl, Menemen Ticaret Odası Başkanı Yılmaz Vural, GTHB Menemen İlçe Müdürü Celal Sayılır, İzmir Tarım İl Müdürü Musa Bakan, İzmir Tarım İl Müdürlüğü Şube Müdürleri, Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri, Damızlık Sığır Yetiştiricileri ve Kırmızı Et Üretici Birlikleri temsilcilerinin katılımlarıyla gerçekleştirilecek olan basın toplantısı 22 Şubat 2018 Perşembe günü 10.00’da  Tepe Sosyal Tesisleri / Menemen’de yapılacak.

*-  ‘Çocuk Gözüyle Tarım’ resim yarışması ödül töreni

‘Gelecek Toprakta, Toprağımız Emin Ellerde’ sloganıyla oluşturulan ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ile Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi işbirliğinde 2017 yılında Bors tarafından hayata geçirilen ‘İzmir Ticaret Borsası Toprak ve Çocuk Programı’ kapsamında, Borsa ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde ilimizdeki ilkokul öğrencilerine yönelik düzenlenen ‘Çocuk Gözüyle Tarım’ Konulu Resim Yarışması Ödül Töreni, Sergi ve Kokteyli ise 22 Şubat’ta,  Meclis toplantısı öncesi, saat 16.00’da yapılacak.

*-

 

Yaşar EYİCE
0532 781 95 18
Twitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın