34 Okunma

Başkomiser Eray bizi güldürdü YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

Hikâye Naim Süleymanoğlu ile başlamıştı…

*- Futbolcularla sürdü…

*- Atletizm de fazlasıyla nasibini aldı

*- Bize her şeyi unutturdular, eskileri de…

*- İzmir’de çırpınanlar var ama onlar da boğuluyor…

Köksal Kardeşler İzmir’in gurur duyacakları kişiler…

Sözleri sözdür…

İnandıkları konularda, inançlarından taviz vermezler…

Kardeşlerden rahmetli  ‘Ünal Köksal’ı çok iyi tanırdım…

Çünkü yıllarca birlikte çalıştık…

Bir gece ansızın, beklenmedik bir şekilde bizi bırakıp gitti…

Düşünün yıllarca Temizlik İşleri, Fuar müdürlükleri yapmış, birçok girişimciye bir kuruş almadan danışmanlık görevi yapmış Ünal Köksal’ı kaybettiğimizde, bu köklü İzmirli hâlâ kirada oturuyordu.

Hilalspor’da yöneticilik de yapan Ünal Köksal belediyeciliği sırasında masasının çekmecesini bazıları gibi açık tutsaydı herhalde bir değil, birkaç apartmanı olurdu….

Konak Belediyesi’nin ilk kurucu Belediye Başkanı Süha Baykal seçimi kaybettiğinde, hiç düşünmeden istifasını vermiş ve bir kuruş emekli ikramiyesi bile almadan ceketini alarak belediye binasından çıkıp gitmişti.

Büyüğümüz Aydın Bilgin kendisine sahip çıkmış, ‘Halkla ilişkiler Müdürlüğü’ görevini vermişti.

Sanıyorum; Celal Kiter ve Ünal Köksal ile birlikte, İzmir’in önemli spor adamlarından Rami Kınacı’nın yönettiği  ‘Basketbol’ kursunu bitirmiştik.

Ünal Köksal için çok şey yazılır…

İyilikleri, dostlukları, fadâkarlıkları saymakla bitmez…

*-

İzmir sporunun yine önemli isimlerinden Faik Köksal’dan da söz etmek istiyorum.

Faik Köksal, ligin ikinci yarısının ilk maçında Ankaragücü’ne 6 gol atan Galatasaray’ın, daha doğrusu Türk Futbolunun bir başka yüzünü ele almış…

Sözü uzatmadan paylaşayım:

‘Galatasaray sahaya çıkıyor; 10 yabancı 1 Türk sporcu…

6 tane değil, isterse 12 tane atsın!

Nerede benim ülkemin çocukları?

Ülkemin her yerinde, binlerce futbol spor okulları var !

Bu çocuklar kimi örnek alacaklar?

GS’ da oynayan, bir tek Sinan ağabeylerini mi?

Yazık!

Federasyona, kulüpler bir tasma takmışlar, istedikleri gibi oynuyorlar. (oynatıyorlar)

Kulüplerimizi ekonomik batağa götüren de; bu zihniyet!

Ülkemin çocuğuna kaşıkla ver, yabancıya kepçeyle dağıt!

Sonra da ‘battım!’ diye feryat et!

Bir yabancıya verdiğiniz parayı, alt yapılara harcayın…

Hem siz, hem de ülkem kazansın…’

Bu satırları okuyunca aklıma bazı isimler geldi; Doğan Emültay, Halil Bıçakçı, Bayram Dinsel,  Yeşilovalı Tatlı Mustafa ‘Küçüktoğulları), Ahmet Çelenay, Bornova’da Hüseyin Gülperçin, Bayraklı’da Kasap Metin, daha niceleri…

*-

Futbolun iyilerinden, ama kendini nedense tanıtamayanlardan Alim Güngör bakın ne diyor?

‘Faikçiğim görüş ve yorumuna aynen katılıyorum.

FB basket’te Avrupa şampiyonu olduğu maçta bir TC vatandaşına 1 saniye bile görev verilmedi.

Kupayı kürsüde ismini bilmediğim TC vatandaşı almıştı.

Bu konuda aslında ülkemizin tüm spor branşlarını içine alacak geniş kapsamlı bir SPOR KONULU KONFERANS düzenlenmesi konusunda yönetim kurulunda gündemimiz olmuştu. Saygılar…’

Konu çok ama çok önemli…

Bir de spor bakanımız var…

Ne adını biliyorum, ne de kendisini tanıyorum…

Yüksel Çakmur da, İsmet Sezgin de bakan olmuştu…

Çocuklar bile bu isimleri biliyor…

Bizler son bakanları tanımıyoruz…

*- Gerçeğin ta kendisi!

Sanıyorum, canınız sıkıldı…

Adım gibi biliyorum; şimdi İzmirsporlu Ali Kıray, yıllardır kalemini en fazla beğendiklerimden Lebib Timor, sağ olsalardı; Hüseyin Yangır ve Selamettin Bayındır, ile Kahramanlar çocuğu, üst yönetici Ertuğrul Kale, Atilla Köprülüoğlu, Hüseyin Tan ve de ustalardan Ünal Tümin ile Okan Yüksel mutlaka bazı isimleri verecekler, yani hatırlatacaklardır.

Eski güreşçilerimizden, Bornova’nın gururu, emekli baş komiser Eray Karacalar da, mutlaka katkıda bulunacaktır.

Ama ben Sevgili Kardeşimiz Eray Karacalar’ın ağzından, bir hikâye anlatayım…

Bu kadar olumsuzluktu, keyfiniz biraz da olsa yerine gelsin…

Eray Karacalar da, ‘Size fıkra gibi gerçek bir olayı anlatayım’ diyor…

‘Şark hizmeti biten bir Baş komiser, Ordu’nun bir ilçesine tayin olur…

Göreve başlayacağı gün, karakola vekâleten amirlik yapan eski kurt polis memuru,  karakolun kapısında nöbet tutan polis memuruna, ‘Bugün yeni gelecek amirinize bir güzellik olsun, ne kadar ehliyetsiz araba traktör motosikletlileri yakala!’ der

*-

Başkomiserim, sabah iki gevrek peynir alıp, karakolun bahçesinde kahvaltı yapmaya başlar.

Karşısında 7 8 kişi bekliyor, içlerinden bir tanesi baş komisere kendini göstermek için gözünün içine bakmaktadır

Rahatsız oluyor, nöbetçiyi çağırıyor, ‘Bu vatandaşlar ne bekliyor?’ diye soruyor!

Nöbetçi; ‘Ehliyetsiz yakalandılar!’ Amirim der.

Başkomser,  kendisiyle konuşmak isteyen vatandaşa, ‘Bak kardeşim; ehliyetsiz araba kullanmaktan işlemler bitsin, adliyeye sevk edileceksiniz!’ açıklamasını yapar.

Vatandaş, ‘Beyim!’ der ve devam eder;

‘Benim ne ehliyetim var, ne de hayatım da araba kullanmadım hiç…’

Başkomser kızar, ‘Peki niye geldin buraya?…’

‘Valla,  ben karakolun önünden geçerken,  polis memuru arkadaş ehliyetin var mı?’ dedi

‘Yok!’ dedim,  ‘Içeri aldı, beni!…’

‘Peki, ötekiler, kim?’ der…

Vatandaş, ‘Onlar da benim gibiler’ der…

Ben bunu okuyunca kahkaha attım…

‘Sağol Eray, senin gibi gerçeği görenlere selam olsun’ dedim…

Bu arada unutulmaz baş komiserlerimizden Eray Karacalar şu notu da verdi;

‘Emniyet Müdürüm Hüseyin Bilgutay anlattı… Karakol.Bas komserimin

Ismi ise bende saklı kalsın!’

*-

Eski sporcu, hakem ve devletin iyi memuru Eray kardeşimizin ağzından devam edelim:

‘Vatandaş bilmez!

Ufak ilçelerde, pek olay, yani adli vaka, az olur

İlçedeki hâkim, karakol amirine; trafik polisine daha iyi çalışmalarını önerir…

Bu arada ben de, bizzat buna şahit oldum.

Ehliyetsiz araç kullanma genelde traktörde olurdu..

Köylü de ehliyetsiz araç kullanırken, biz de yakalar, hâkim karşısına çıkarırdık!

Çok sonra öğrendim, ‘Hâkimlerin yılsonuna kadar belirli sayıda davayı karara bağlamaları lazımmış, En kolayı trafik suçu!’

*-
— 
Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın