Buradasınız
Anasayfa > KÖŞE YAZARLARI > Başka açıdan bakış! YAŞAR EYİCE

Başka açıdan bakış! YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

Başka açıdan bakış! YAŞAR EYİCE

 

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için İzmir ve Ege’de dolu dolu bir çok program hazırlanıp, uygulanıyor.

Binlerce kadının katılımıyla renkli etkinlikler gerçekleştiriliyor, kadın haklarına ilişkin farkındalık yaratılıyor.

Ses getiren projeler örnekler sunuluyor.

Emekçi Kadınlar Kermesi’ ve ‘Fotoğraf Sergileri’ bazı yerlerde nedenini bir türlü anlayamadığım engellemelere rağmen bir süre daha süreceği belirtiliyor.

Ben bu arada bir başka konudan söz etmek istiyorum:

Çünkü; bireysel silahlanma ürkütüyor:

Düşünebiliyor musunuz, 6 saatte 1 kişi ölüyor!

 

*- Pek iç açıcı değil!

 

İçişleri Bakanlığı Türkiye’deki ruhsatlı silah sayısını açıkladı.

İçişleri Bakanlığı, Ruhsat yenileme işlemleri de dâhil olmak üzere ülkede 688.843 ruhsatlı silah olduğunu bildirdi.

Öte taraftan Adli Tıp Kurumunun yayımladığı istatistikler, Türkiye’deki silahlanma tehdidini açıkça ortaya koyuyor.

Buna göre; 2006-2015 arasında Adli Tıp Kurumu tarafından ‘ateşli silah yaralanması’ nedeniyle gerçekleştirilen Adli Muayene sayısı 67 bin 960 olarak açıklandı.

Yılda 6796 kişinin ateşli silah nedeniyle yaralandığı ortaya çıktı.

Bir başka deyişle günde 18 kişi ateşli silahla saldırıya uğradığı belirlendi.

Adli Tıp Kurumu kayıtlarına göre Türkiye’de son 10 yılda ateşli silah nedeniyle 15 bin 625 kişi hayatını kaybetti.

Yılda 1563; günde 4; 6 saatte 1 kişinin ateşli silah nedeniyle yaşamını yitirdiği Türkiye’de, bu rakam her 5 olaydan 1’inin ölümle sonuçlandığını açığa çıkardı.

 

*-  Rakamlar ürkütüyor

 

Emniyet Genel Müdürlüğü 2016 yılı itibariyle Türkiye’deki ruhsatlı silah sayılarını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Dairesi Başkan Yardımcısı Asım Bulat, 2016 yılı itibariyle Polis sorumluluk bölgesindeki ruhsatlı silah sayısının 688 bin 843 olduğunu açıkladı.

 

Yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de her 4 kişiden 1’inin ateşli silah sahibi olduğunu uzmanlarca belirtiliyor.

Ülkemizde bulunan 20 milyon ateşli silahtan, Emniyet verilerine göre, yalnızca 688 bininin ruhsatlı olduğunu ifade ediliyor.

Son veriler henüz açıklanmadığı için, 2006-2015 arasını kapsayan 10 yıllık dönem bile bireysel silahlanmaya karşı acilen önlem alınması gerektiğini ortaya koyuyor.

Buna göre; 2006-2015 arasında Adli Tıp Kurumu tarafından ‘ateşli silah yaralanması’ nedeniyle gerçekleştirilen Adli Muayene sayısı 67 bin 960 olarak açıklandı.

Yılda 6796 kişinin ateşli silah nedeniyle yaralandığı ortaya çıktı. Bir başka deyişle günde 18 kişi ateşli silahla saldırıya uğradığı belirlendi.

 

*- Ruhsat talebi azalıyor, ya ruhsatsız silahlar?

 

Emniyet kaynakları, 2016 yılı Bireysel Silahlanma Raporunda, ‘yıllara ve nüfus artışına bakıldığında ülkemizde ruhsatlı silah sayılarında azalma meydana geldiği görülüyor!

Örneğin 2015 yılında polis sorumluluk bölgesinde 99 bin 421 adet silah ruhsatı verilmiş iken 2016 yılında bu rakam 70 bin 407’ye düşmüş.

Ancak, ruhsatlı silah sayısındaki düşüşün nedenini açıklamıyor!

Oysa yukarıdaki rakamlar, bireylerin, ruhsatlı silahlar yerine ruhsatsız silahlara yöneldiğini ve durumun kaygı verici boyutlara ulaştığını gösteriyor.

 

*- Dikkat etmemiz lazım

 

Darbelere karşı ruhsatlı silah alınmasının önü açılacak’ açıklamasının ardından, özellikle son zamanlarda, silah ruhsatı başvurusunda bulunan kişi sayısı hakkında şu anda istatistiki bilgiler açıklanmadı.

Peki bu ürkütücü durum vatandaş üzerinde nasıl bir etki yapıyor?

Hali vakti yerinde, daha doğrusu ‘zengin’ diye adlandırdığımız kişilerin

ABD’deki evlere ilgisini arttırdığı gerçeğini ortaya çıkarıyor.

ABD’nın saygın medya kurumlarından Wall Street Journal,  Miami’de yapımı devam eden lüks rezidansların yüzde 5’ini Türk vatandaşlarının satın aldığını yazdı.

Gazete, bu patlamada en büyük etkenin Türkiye’deki siyasi durumun olduğunu öne sürdü.

Diğer faktörler arasında Avrupa çapında meydana gelen terör saldırılarını ve Türk lirasının sürekli değer kaybetmesini gösterdi.

ABD’de yaşayan Türklerin sayısal olarak yarısının yaşadığı New York, New Jersey, Connecticut eyaletlerine son dönemde Türkiye’den büyük bir göç dalgası yaşanırken, diğer eyaletlerde de durum farklı değil.

New York, New Jersey, Connecticut eyaletlerinin dışında Türklerin en fazla yaşamak istediği eyaletlerin başında Florida eyaleti yer alıyor.

İklim koşullar, doğası ve ülkenin doğu eyaletlerine göre hayat şartlarının daha ucuz olması bu eyalete Türklerin akın etmesine neden oldu.

Florida eyaletinde Türklerin en yoğun olarak yaşamak istediği yer, doğası, gece hayatı ve plajlarıyla ünlü Miami kenti. Eyaletin Tampa, Orlando gibi diğer büyük şehirleri ve sahil kasabalarında durum farksız. En ıssız bir kasabada bile karşınıza bir Türk çıkıyor.

Bunları da çocukları ve torunları nedeniyle sık sık Amerika’ya giden

Cemil Çelik, Güler Özkan, Özden Ünver’den duydum.

Sanıyorum bunu en iyi bilenlerden bir de Aydın Bilgin’dir…

 

*- Son dönemde yoğun ilgi var”

 

Miami kentinde çok sayıda Türk vatandaşının ikinci konut, üçüncü konut, yatırım veya tatil amaçlı satın aldığı evlerde, son dönemde Türkiye’de yaşanan gelişmeler ve olaylardan duyduğu kaygı nedeniyle ciddi bir göç yaşandığı belirtiliyor.

Yani buna Hükümetimiz tarafından ciddi bir önlem paketi alınmalı diye düşünüyorum.

Anımsadığım kadarıyla bir ünlü isim ise bir süre önce şöyle bir açıklama yapmıştı:

Ben memleketimi kimseye bırakmam!’ diye…

 

*- Tatil için idi!

 

Türklerin daha çok tatil amacıyla aldıkları bu konutları artık bütün yıl yaşayacakları evlere dönüştürdüğü ifade ediliyor.

Türkler Florida eyaletinde Miami dışında bir çok kent ve sahil kasabalarına büyük ilgi gösteriyor.

Bildiğim kadarıyla buralarda birçok İzmirlinin de ikinci konut bulunuyor.

Bu arada şunu da söyleyebiliriz:

Amerika’nın bazı yerlerinde , Avrupa’da bile Türkiye’den çok daha ucuz konut bulunuyor.

Bu da bir ikinci problemi ortaya çıkarıyor.

Artık devletimizin bu konuya da el atıp, değerinin çok üstünde satılmasını önlemeli, ya da büyük rant sağlayanlara ağır müeyyideler getirilmeli.

Buna herkesin şapka çıkaracağını da belirtebilirim.

 

*- Çok daha ucuz!

 

 

 

 

 

 

Floridalı emlakçılar, zengin ve ünlü Türklerin tercihlerinin Miami sahilleri, orta sınıf Türklerin ise müstakil ev fiyatlarının çok daha ucuz olduğu diğer kent ve kasabaları tercih ettiğini belirtiyor.

Miami’de çok sayıda Türk emlak şirketi faaliyet gösteriyor.

Turyap’ın şubesini Florida’da açan Türk emlakçı Hilal Borque, Wall Street Journal gazetesine bölgede yaşayan Türklerin sayısında patlama yaşandığını belirtti.

Bir başka emlakçı Reid Boren de Wall Street Journal’a, varlıklı Türklerin geçmişte Londra ya da Güney Fransa’da tatil veya yatırım amaçlı ikinci evlerini satın aldıklarını ancak tercihlerini değiştirip artık ikinci evlerini ABD’de almaya başladıklarını söyledi.

Son olarak iki katlı bir çatı katını 8.6 milyon dolara bir Türk’e sattığını açıkladı.

İki yıl önce Türkiye’den neredeyse hiç talep almadıklarını belirten emlak danışmanı Edgardo Defortuna da, Luxury Portfolio isimli emlak sitesine, Türklerden gelen başvuruların geçen yıla oranla yüzde 58 arttığını söyledi.

 

*- Durumu iyi!

 

Sevi Sarı, Florida Türk –Amerikan İş Kadınları Derneğinin Başkanı ve yaklaşık 18 yıldır da Florida’da yaşıyor.

Yıllar önce Florida Türk Radyosu’nu kurmuş ve üç yıl kadar yayıncılık yapmış.

Şimdi Florida’da sahip olduğu havacılık şirketini yönetiyor.

Sarı, Florida’nın nabzını en iyi bilen Türklerden biri.

Florida’ya Türklerin ilgisi nasıl?’ şeklindeki soruyu şöyle yanıtlıyor:

Amerika’nın en zenginlerinin tamamının nasıl Palm Beach’te evleri varsa bizim Türk zenginlerin de Miami’de evleri var.

Yerleşik olarak orada yaşamasalar bile çoğunluğunun orada evleri var. Her geçen gün de artıyor.

Son olarak Acun, Miami’de 6-7 milyon dolara bir ev aldı.

Amerika zenginleri Palm Beach’de Türkiye zenginleri Miami’de..’

 

*- İlginç geliyor

 

 Son dönemde Florida’da yaşamak isteyen Türklerin sayısında patlama olduğunu kaydeden Sarı, ‘Türkler için nedense Florida çok ilginç bir yer, bu yıllardır böyle. Ama son altı ayda gerçekten bir patlama oldu. Türkiye’deki karışıklıklar, belirsizlikler insanları tedirgin ediyordu ama son altı ayda gerçekten bir patlama oldu.

Öyle isimler görüyorum ve duyuyorum, şaşıracağınız isimler görüyorum burada.

Türkiye’de gecekondu fiyatına burada yüzme havuzlu ev alıyorlar.’

Sarı’ya göre Türkler fiyatların ucuzluğunu ve yaşam kalitesinin farkını yakalamışlar, önce kiracı olarak geldikleri Florida sahillerinde ev sahibi olmaya başlamışlar.

Daha önce söylediğim gibi bu durum beni de bir Türk olarak ürkütüyor, endişelendiriyor.

Mutlaka ve mutlaka bir tedbir alınması gerektiğini savunuyorum.

Ve de bunun öncelikle, gözleri paradan başka bir şey görmeyen, dünyaya ‘yeşil dolar’ gözüyle bakanların hesaplarının kontrolü ile başlanabilir.

 

*- Yabancıya konut satışı 4 yılda yüzde 49 arttı

 

Türkiye’de  ise yabancılara satılan konut sayısı geçen yıl 2013’e göre yüzde 49 artarak 12 bin 181’den 18 bin 189’a çıktı.

Son 4 yılda yabancılara toplam 72 bin 159 konut satıldı.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, yabancıların Türkiye’deki konutlara yönelik ilgisi devam etti.

Buna göre, 2013’te yabancıya satılan toplam konut sayısı 12 bin 181 iken, bu rakam yüzde 55,6 artışla 2014’te 18 bin 959’a yükseldi.

Söz konusu sayı, 2015’te 2014’e göre yüzde 20,4 artarak 22 bin 830’a ulaştı.

Yabancıların satın aldığı konut sayısı geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 20,3 azalarak 18 bin 189’a geriledi.

Son 4 yılda ise yabancılara yönelik konut satışı yüzde 49 artış gösterdi. Söz konusu dönemde yabancılara yönelik toplam konut satışı 72 bin 159 olarak kayıtlara geçti.

 

 

***-

GÜNCEL

 

Foça’da ‘ev pansiyonculuğu kursu

 

Kozbeyli’de, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Foça Belediyesi işbirliğiyle, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Yerel Yönetimler Müdürlüğü koordinasyonunda ‘Ev Pansiyonculuğu Kursu’ açıldı.

 

Kurs açılışı dolaysıyla yaptığı konuşmasında, Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ, ‘İlçemizde turizmin geliştirilmesi ve vatandaşlarımıza ekonomik kazanç imkânı sağlamak için İzmir Büyükşehir Belediyemizle işbirliği yaparak ‘Ev Pansiyonculuğu Kursu’ açtık. Foça’da, ev pansiyonculuğunu özendirmek istiyoruz. Yöremizdeki vatandaşlarımızı turizm konusunda eğitmek ve Foça turizmini 12 aya yaymak istiyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyemize, Başkanımız Sayın Aziz Kocaoğlu’na ve akademisyenlerimize çok teşekkür ediyorum. Kursiyerlerimize başarılar diliyorum’ dedi.

 

*- Ot festivalinin hazırlıkları sürüyor

 

Çeşme Belediyesi’nin düzenlediği Otların Rüzgarlı Öyküsü: 8’nci Alaçatı Ot Festivali’nin hazırlıkları tüm hızıyla sürüyor.

8’nci Alaçatı Ot Festivali’nin 6-9 Nisan tarihlerinde yapılacağını açıklayan Başkan Dalgıç, ‘Herkesi, ‘O an Alaçatı’daydım’ diyebilmek için festivali yaşamaya çağırıyorum’ dedi.

Türkiye’nin en prestijli festivallerinden olan, yerli ve yabancı turistler tarafından yoğun ilgi gören etkinliğe, birçok tur şirketinin yurtiçi ve yurtdışından tur düzenlediğini kaydeden Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, festivalin bu yıl 6-9 Nisan tarihleri arasında gerçekleşeceğini kaydetti.

Dolu dolu bir festival planladıklarını ifade eden Dalgıç, Shining Star Awards 2016’da En Başarılı Festival ödülüne layık görülerek başarısını ödülle taçlandıran ve geçen yıl rekor bir katılımla gerçekleşen festivalimizde bu yıl çok daha fazla sayıda ziyaretçiyi ağırlayacağız. Hem yöre halkı hem de ziyaretçiler için yine unutulmaz bir festival olacak dedi.

 

 

***-

GICIK

 

 

*-  İpek Kundakçı Bayrıdost yazmış; ‘Çocuğun korunması her şeyden önemli! Çocukları iyi koruyalım ki, büyüdükten sonra da masumiyetlerini korusunlar. Kollayalım ki; büyüyünce onlar da sevgilerini, yüreklerini, çevrelerini korusunlar. Düşünsenize; bugün sizi üzenler, dünün çocuklarıydı!’

*- Eski kameraman Şemsettin Demircioğlu ‘Bilin ki; bütün cevaplara sahipsiniz! Asıl düşünmeniz gereken sorulardır. Doğru soruları sormaya başlayın! Aldığınız muhteşem cevaplara hayret edeceksiniz!’ diyor.

*- Daha iyi günleri olmuştur mutlaka, ya sizinki; hatırlamak lazım!

*- Halil Karahan’ın söylediği: ‘Siyah saç ve beyaz defter ile geldin dünyaya; sakın, beyaz saç ve siyah defter ile gitmeyesin!’

*-  İnciler denizin dibinde taşlarla karışık halde durur… Güzellikler ve övünülecek şeyler de kötülük ve çirkinliklerin arasındadır. Mesele görebilmekte!

*- Size bir not: Gülümse, mutlu görün ve hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam et!

*- Varsa üç kuruşluk aklınız artık uyanırsınız. Ve varsa üç kuruşluk vicdanınız: artık gerçekten ağlarsınız!

*- Muzaffer Tezel, ‘Aşk her şeydir; her şeye âşık olunabilinir!’ diyor.

*- Biri sordu: göğsümde bir şey var, içime ne kattın? Diğeri yanıtladı; ‘Sorudur sana ızdırabı veren, cevap değil!’

*- Anne mutlu değilse kimse mutlu değildir. Eğer siz mutluysanız ancak o zaman çocuğunuza faydanız dokunabilir. Bu yüzden her şeyden önce kendi ruh sağlığınızı ön planda tutmalısınız. Çocuğunuzun mutluluğunun sizin mutluluğunuza bağlı olduğunu unutmayın ve kendinizi sakın ihmal etmeyin.

*- Zeka algılama ve öğrenme yeteneğidir. Akıl ve bilgelik yönünde ilerleyeceği gibi kurnazlık ve dolandırıcılık şeklinde de kendini gösterebilir.

*-

GÜNÜN SÖZÜ: İstemek bir ayıp, vermemek iki ayıp!

**-

*- PÜF NOKTASI: Alüminyum kaplarınızı; su ve bolca sirke koyarak kaynatın, hepsi pırıl pırıl olacaktır.

**-

*- GÜNLÜK BURCUNUZ:  Hayatınızdaki insanlara karşı dürüst olun, beklentilerinizle ilgili içten bir konuşma yapın. Fikirlerinizi kabul ettireceğiniz, planlarınızı uygulayacağınız bir döneme giriyorsunuz. Mesleki konulardaki kazancınız veya çalıştığınız ortamdaki insanlarla olan ilişkileriniz hakkında düşünmelisiniz. Şans sayınız yedi, renginiz siyah.

— 

Yaşar EYİCE

0532 781 95 18

 

E-Posta: yasar.eyice@gmail.com

ve yeyice@mynet.com

Twitter: @Yeyicee

Facebook:  yasar.eyice.311

 

Bir yanıt yazın

Top