Buradasınız
Anasayfa > KÖŞE YAZARLARI > Başarı için çalışmak şart YAŞAR EYİCE

Başarı için çalışmak şart YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

Başarı için çalışmak şart YAŞAR EYİCE

*- Öncelik yurt içi olmalı!

 

İki üç gündür İzmir’de turizm ile ilgili önemli çalışmalar yapılıyor.

Neredeyse sıfıra gerileyen İzmir Turizmi için neler yapılmalı?

Yalnız turizm ile ilgilenen oteller değil, lokantalardan tutun da müzisyenlere, taksicilere, esnafa kadar yediden yetmişe herkesi ilgilendiriyor.

Konuya İzmir Valiliği de önem veriyor.

Zaten Devletin zirvesinde de bu konuda çalışmalar yapılıyor.

Bir AKP Milletvekilinin turizmci oğlu görevlendirildi.

Tüm çalışmaları devlet adına o yapıyor, yönlendiriyor.

Duymuşsunuzdur şimdi Afrika ülkelerine de ‘Kurtarıcı gözüyle!’ bakılıyor.

Programa göre sadece Başaran Ulusoy katılıyor, milyonları temsilen bu çalışmalara…

Aslında İzmir’deki çalışma bana göre çok daha başarılı olacak!

Neden mi?

Çünkü yelpazenin her kesiminden kişiler bulunuyor ve herkesin görüşü alınıyor.

Bir ışık aranıyor.

Belki bir ayakkabı boyacısından çıkacak bir cümle bir slogan bizim başarımızı sağlayacak.

Çok eski yıllarda, özellikle ilkokullarda öğrenciler arasında yarışmalar, münazaralar düzenleniyordu.

Örneğin; Civciv mi yumurtadan çıktı, yumurta mı civcivden (tavuktan!)’ gibi…

Ya da ‘Gülü mü severiz, dikenini mi?’ gibi…

Çok örnekleri var…

Polis Haftasında ‘Polisi neden severiz?’ gibi…

Ve de öğrencileriz bunu çok güzel şekilde başarıyorlardı…

Şimdilerde bu sistem uygulanıyor mu, bilemiyorum!

 

*-  İzmir’i ele almalıyız

 

İzmir’deki toplantıda şu karara varıldı:

Öncelikle iç turizmi canlandırmalıyız!

İnsanlarımızın kentler arası seyahatlerinde yeni imkânlar yaratmalıyız.

Yurt dışı çalışmalarımızda ise sadece ve sadece İzmir ile Ege’yi ele almalıyız!

Bu görüşü biraz açayım:

Önce yurt içi çalışmaya geleyim:

Öncelikle İstanbul başta olmak üzere, Türkiye’nin dört bir yanında turizm büroları gibi mekanlar açılacak.

Buralarda İzmir ya da Egeli üniversiteli ya da memur çocukları görevlendirilecek.

Bunlar İzmir’in güzelliklerini ve gezilecek yerlerini anlatacaklar, broşürler daha sonra verilecek.

Herkese, her keseye göre paketler hazırlanacak.

İnsan ayırmadan herkesle bire bir temas kurulması, büroya girmesi için ikramlarda bulunulacak!

Sabahları İzmir’in gevreği, boyozu, kumrusu, hatta çorba servisi yapılacak.

Vermeden almak sadece Allah’a mahsustur’ düşüncesi ile çalışılacak.

Bunun için devletin yani valiliğin, belediyelerin imkânları kullanılacak.

Zaten İzmir’de belediyeler, gerek vefatlarda, gerekse etkinliklerde ikramdan kaçınmıyor.

Hatta soğuk günlerde mesaiye gidenlere neredeyse tüm belediyelerimiz sıcak çorba, çay ve kahvaltılık ikramında bulunuyor.

Üniversite öğrencileri, cami cemaatleri için de benzer uygulamalar aksatılmadan ciddiyetle sürdürülüyor.

İzmir’in lokması hayır günlerinde dağıtılıyor.

Bunlar şu an aklıma gelenler.

 

*- Arşivlerde duruyor

 

Kaç kez yazdım ve önerdim…

İstanbul’da İzmir’i tanımıyorlar.

Belli semtte oturanlar ya da halkın deyişiyle tuzu kuru olanlar Çeşme’yi Alaçatı’yı biliyor.

Son zamanlarda Urla ve Foça da popüler olmaya başladı.

Tabii ki Bodrum’u, Marmaris’i(Muğla) ilave edebiliriz.

Ama başta emekliler ve özellikle kadınlar İzmir’i çok merak ediyor.

Ancak bunları ateşleyecek bir mekanizme lazım.

İşte  bu da önemli merkezlerde açılacak İzmir’i tanıtan bürolarla olur.

İstanbul’da Bursa’ya, Karadeniz illerine, Eskişehir’e günü birlikten tutun da, haftalık turlar düzenleniyor.

Müşterisi çok!

Ve eğer memur zihniyetiyle değil, İzmirli Egeli ruhu ile çalışılırsa kesinlikle ve kesinlikle hem de yüzde 100 başarıya ulaşılabilinir.

Hatta İstanbul’da bazı belediyelerle, örneğin Beşiktaş, Sarıyer, Kadıköy başta olmak üzere birçok belediye ile anlaşma bile yapılabilir.

İsteyen uçakla, isteyen otobüsle zevkli bir seyahatle İzmir’e getirilebilir.

Avrupa turlarına katılanlar biliyor, çoğu yolculuk otobüslerle yapılıyor.

İddiam bu…

Ortak bir turizm şirketi bile kurulabilir….

Pazarlamak çok önemli…

Trabzon’dan, Giresun’dan, Antep’ten, Adana’dan, Antalya’dan, hatta Kars ve Van’dan bile, yani Türkiye’nin her tarafından izmir’e gelecek, İzmir’i merak edenlerin sayısı az değil….

Ancak ulaşımdan tutun da konaklamaya kadar her adım kontrol ve garanti altında olmalıdır.

Bunu da başarabiliriz.

 

*- Hediyesiz olmaz!

 

Nihayet aklımız başımıza geldi!

Yurt dışında da benzer çalışmalar yapılacak.

Yine bizim oradaki insanlarımızla.

Sadece ve sadece İzmir ve güvenlik teması işlenecek.

Orada ayrıca parklarda, eğlence yerlerinde, plajlarda halkın yoğun olduğu yerlerde broşür ve küçük ikramlarla İzmir akıllarına yerleştirilebilir.

Ne bileyim küçük hediyelik üzüm, incir, lokum, helva paketleri dağıılabilir.

Çok inceledim, nedense Turizm Bakanlığı yıllarca yurt dışında İzmir’i, Ege’yi hep es geçti.

Varsa yoksa bakanın ya da bürokratların kendi şehirleri….

Yine iddia ediyorum;

Özellikle yurt dışında önemli bir kişi ile görüştüğünüzde, örneğin hem İstanbul’u hem de İzmir’i görenle konuştuğunuzda, ‘İzmir’ diyor…

Tüm tanıtım noksanlığına rağmen…

Artık turizmden karnını doyuranlar da sonunda bizim düşüncemize geldiler.

Bu sevindirici ve umut verici bir durum.

Gerek yurt içi gerekse yurt dışı tanıtımlarda İzmir’li Egeli sanatçılardan, sporculardan da yararlanabiliriz.

Zaten hepsi gönüllü turizm elçisi olmaya hazır!

Ve de dünyaca ünlü isimleri İzmir’de ağırlar, onlardan istifade edebiliriz.

 

*- Güzel bir öneri

 

Yine öğrendiğime göre İzmir’den internet televizyonu aracılığıyla canlı yayınlar yapılacak.

Daha doğrusu düşünce aşamasında…

Zor bir iş değil…

Bunu yapacak yetenekli, çalışkan çok elemanımız var.

Organize etmek zor değil…

Ben bile isimler önerebilirim.

 

*- Şarkısız olmaz

 

Biliyorsunuz ben Bornovalıyım….

Bornova Şarkıları Yarışması’nda ilk 10 belirlendi.

Şarkılar Bornova için dile geldi.

Bornova Belediyesi’nin düzenlediği ‘Bornova’nın Şarkıları’ yarışmasında ilk 10’a giren eserler belirlendi.

Bornova’yı anlatan ölümsüz bir eser ortaya çıkarmak amacıyla düzenlenen yarışmaya katılan 36 eserin söz yazarı ve bestecisi kahvaltıda bir araya geldi.

Jürinin belirlediği ilk 10 eseri Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila açıkladı.

Yarışmaya katılan söz yazarları ve besteciler Down Kafe’de düzenlenen kahvaltıda bir araya geldi.

 

*- Tanıtımın önemi

 

Şarkı ve film o kadar önemli ki, anlatacak sözcük bulamıyorum.

Paris’ten tutun Londra’ya kadar, Berlin’e kadar ülkelere kadar tanıtımlarda hep şarkılar ve filmler birinci sırayı almıştır.

Hiç unutmuyorum; küçük bir balıkçı kasabası Portofino’ya giderken İzmirli Baydu Oral bir sürpriz yapmış, ‘Portofino’ şarkısını seslendiren tüm sanatçıları bulmuş ve sırayla dinletmişti.

Bir şarkı bu küçük kenti dünyanın en pahalı en önemli turizm merkezlerinden biri haline getirmişti.

 

*- Karşıyaka da yapıyor

 

Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Öğretim Görevlileri Yrd. Doç. Dr. Ali Maruf Alaskan, Dilek Şafak Çakar, Atabey Aydın, Sami Büyüköztekir ile Bornova Belediyesi Kültür Sanat Danışmanı Ümit Tunçağ’dan oluşan jürinin belirlediği ilk 10 eseri Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila açıkladı.

Besteci ve söz yazarlarının sonraki yıllarda de devam edecek yarışmayla ilgili öneri ve dileklerini de açıkladığı buluşma, yarışmaya katılan eserlerin çalınmasıyla renklendi.

 

*- Başarı için destek şart

 

Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila, yarışmacılara katılımlarından dolayı teşekkür ederek, yarışmanın finali için eser sahiplerine başarılar diledi.

Başkan Atila, ‘Bornova’nın değerlerini tanıtmak, bu değerleri ölümsüzleştirmek istiyoruz. ‘Bornovalı Olma’ ruhunu pekiştirmek için müziğin büyüsünden faydalanmak istiyoruz. Bu kapsamda düzenlediğimiz şarkı yarışmasına katılan tüm eser sahiplerine teşekkür ediyorum’ dedi.

 

*- Kent kültürüne büyük katkı

 

Bornova Şarkıları Yarışması’na katılanların kent kültürüne çok önemli bir katkıda bulunduğunu söyleyen Başkan Atila, ‘Yıllar geçtikçe bu eserlerin Bornova’mıza katkısı daha çok ortaya çıkacaktır. İlçemizin sporda, sanatta, kültürde, tiyatroda en iyi yerde olmasını istiyoruz. Bunun için çalışıyoruz’ diye konuştu.

Yalnız Bornova değil İzmir’imizin hatta Egemizin tüm kentleri bu tür çalışmaları yaparlarsa ayrıca gelecek.

 

*-

 

GÜNCEL

 

Gençlik Merkezi’nde çalışma başladı

 

Ödemiş Belediye Başkanı A.Mahmut Badem’in girişimleri sonucunda ilçede yapılması planlanan Gençlik Merkezi’nin inşaatına başlandı.

Zafer Mahallesi Atatürk Caddesi üzerinde bulunan Gençlik Spor Müdürlüğü’ne ait 22 bin 550 metrekare alanda yapılacak Gençlik Merkezi’nde ilk kazma vuruldu.

Başkan Mahmut Badem; ‘Söz verdik, yerine getiriyoruz. 28 Kasım 2016 tarihinde ihalesi yapılan Gençlik Merkezi’nin 2017 Ocak ayında yer teslimi yapıldı. Kültür Merkezi’nin doğu kısmında inşa edilecek merkezde;  basketbol sahası, tenis kortu, kütüphane, kafeterya gibi  eğitim ve spor alanında gençlerimizin pek çok ihtiyacına yanıt verecek’ dedi.

 

***-

GICIK


*- Mustafa Üstün, Bornova Küçük Park’tan yazmış; ‘Bazen en dibi görmek gerekir, hem de en dibi. Kimsenin olmadığı, karanlık ve soğukta yapayalnız, tek başına kaldığın ve seni hiç kimsenin bulamadığı, kimsenin elini uzatamadığı o yeri. Hayatında bir kez olsun görmeli, tüm korkularında yüzleşmelisin. Ve ne kadar dibe gidersen git, ne kadar kötüsünü yaşarsan yaşa, sana bir şey olmadığını, yine dimdik ayağa kalkabildiğini ve bütün korkularının birer toz bulutu olduğunu görmelisin. Ve, işte o zaman ‘Ben gerçekten yaşadım!’ dersin.
*- Her günü sonuncusu gibi yaşa, çünkü o bir gün gelecek.
*- Gerçeği söylerseniz, hiçbir şeyi hatırlamak zorunda kalmazsınız.
*- Kusursuzluğu unutun, her şeyde bir çatlak vardır, ışık içeri böyle girer!
*- Hayat kısa; Kuralları yık, kolay affet, kalpten sev ve yüzünü güldürmeyi başaran hiçbir şeye Sırtını dönme.
*- ‘Eyvallah!’ Ne güzel bir sözdür; bazen kabulleniş, bazen boş veriş, bazen yol veriş, ama sonunda hep bir rahata eriş!
*- Sevmek dua etmektir belki de… Kimseler bilmeden, duymadan, sessizce.
*- Bedeninden ne frekans açığa çıkartıyorsan, o frekans sana geri dönecek; kıskançlık, kızgınlık, kin, nefret, gibi! ‘Negatif’ düşünceler 75 frekansa sahipken, ‘sevgi’ 700 frekansa sahip!..
*- Açıkçası, kimse hayal ettiği gibi bir hayat yaşamıyor. O Yüzden kendini çok da harap etme!
*- Ne kadar yaşlı olursanız olun, bir daha olamayacağınız kadar gençsiniz!
*- Hayat yaşandığı kadar vardır. Gerisi ya hafızadaki Hatıra, ya da hayaldeki ümittir.
*- Gülümseyin işte! Kimine yalandan, kimine inattan, kimine içten, kimine küfürden… Kimine sevgiyle, kimine ‘aşk’ ile… Bir şekilde gülün, o yerine gider!
*- Bir şey yap, güzel olsun! Çok mu zor? O vakit güzel bir şey söyle! Dilin mi dönmüyor; güzel bir şey  gör! veya güzel bir şey yaz! Beceremez misin? Güzel bir şeyle başla ama hep güzel olsun…çünkü her insan ölecek yaşta! Geç kalmayasın…
*- Kusurlar güzelliktir, delilik ise zekiliktir. Tamamen Saçma biri olmak, tamamen sıkıcı  biri olmaktan, çok daha iyidir.
*- Özensiz giyindiğinizde elbiseniz fark edilebilir. Kusursuz giyindiğinizde siz fark edilirsiniz.
*- İlk izlenim çok önemli. İlk iki dakika kocaman bir yüreği var, sanırsın! Sonra bir ömür o yürekte, ilk iki dakikayı ararsın!
**-

GÜNÜN SÖZÜ: Ağır kazan geç kaynar!

**-

*- PÜF NOKTASI: Etiket izi olan eşyaların üzerine mobilya cilası sürün, yumuşak bir bezle silin, hiçbir iz kalmayacaktır.
**-

*- GÜNLÜK BURÇ: Çevrenizdeki kişileri sıkıcı bulabilir ve tartışmacı bir tavır içine girebilirsiniz. Yakında bir kutlamada önemli biri ile karşılaşacaksınız. İşinizi garantiye alın, her söze inanmayın. Kendinize güvenin.

— 

Yaşar EYİCE

0532 781 95 18

 

E-Posta: yasar.eyice@gmail.com

ve yeyice@mynet.com

Twitter: @Yeyicee

Facebook:  yasar.eyice.311

 

 

 

Bir yanıt yazın

Top