7 Okunma

 Bakanlık da yararlanmalı!   YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*-  Yeni akımlar, yeni ilişkiler ve yeni ihtiyaçlar günümüz çağına uygun bir şekilde oluşuveriyor

*- Yönümüzü doğru seçmeliyiz

*- Maaş ve kadro artınca, iş gücü düşüyor… Büyüklerimiz boşuna, ‘Şeytan azapta gerek!’ dememişler…

Son yıllarda en beğendiğim ‘Tarım’ yazarlarından biri de Bilge Keykubat…

Aynı zamanda tarım uzmanı olan Bilge Keykubat yine görüşüme göre İzmir Ticaret Borsası’nın en çalışkan görevlilerinden biri…

Bilge Bey’in son yazısını merak ve heyecanla okudum.

Beni uyaran da önemli takipçilerinden biri İstanbullu Ayfer Hanım ile yakın arkadaşı Ünal Tümin idi…

Hatta Ünal Tümin’i önceki akşam Urla’da yakaladım…

Daha doğrusu o beni buldu ve ortak dostumuzun kulaklarını çınlattım.

Makaleye göre işin özü şu:

‘Türkiye yönünü bir an önce seçmeli!..’

Çünkü; Dünya ticaretinin alışıldık güzergahları ve durakları hızla değişiyor.

Yalnız yetkilileri ve bakanlığı değil hepimizi ilgilendirdiği için makalenin bir bölümünü paylaşmak istiyorum…

Bilge Keykubat şöyle diyor:

*-

‘Günümüzde dünyanın içinde bulunduğu süreç, ticaretin dengelerini çok farklı şekillerde değiştirebilecek bir durumda.

Yeni akımlar, yeni ilişkiler ve yeni ihtiyaçlar günümüz çağına uygun bir şekilde oluşuveriyor.

 Artık gelişmeleri takip etmek çok zorlaştı.

Günlük yaşanan gelişmeler baş döndürücü bir hal aldı.

Batılı ülkelerde yaşanan; Anayasa referandumunda büyük bir hezimete uğrayan İtalya Başbakanı Matteo Renzi’nin istifasını açıklaması (Bu İtalyanların da İngilizler gibi AB yanlısı politikaları reddettiğinin bir göstergesi), İngilizler’in Avrupa Birliği’nden ayrılması anlamına gelen Brexit kararının alınması, sdn seçimlerde Avusturya halkının, sol eğilimli bir Cumhurbaşkanını tercih etmesi, Bulgaristan’da da son seçimde Rusya’ya yakınlığıyla tanınan sosyalist bir liderin Cumhurbaşkanı seçilmesi, Rus Bankalarının Fransa’daki aşırı sağcı Ulusal Cephe’nin lideri Marine Le Pen’e 27 milyon Euro verdiği söylentileri, yakın gelecekte Fransa’da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılacak olması ve Le Pen in seçilme olasılığı.

ABD’de yeni başkan seçilen Donald Trump’ın etkisinin ve felsefesinin eklenmesi.

Avrupa Parlamentosu eski başkanı Martin Schuldz’un Alman Sosyal Demokrat Partisinin Başbakan adayı olması.

Önümüzdeki ilk seçimlerde  Başbakan Angela Merkel’ e karşı rakip olması, Eylül Ekim aylarında yeni vaatlerin ve söylemlerin çokça olacağı hararetli bir seçim dönemi geçeceğinin göstergesi olması.

Şu anki iktidara verdiği şansı nerdeyse bitirmek üzere olan İran Halkının önümüzdeki aylar içerisinde yapılacak olan başkanlık seçimindeki etkisinin belirmeye başlaması.

Yeni yapılan Hollanda seçimlerinde; anketleri yanıltan seçim sonuçları

Ve tabi ki ABD Merkez Bankası (FED)’nın özellikle faiz hamleleri.

Bu gelişmeler AB’yi hem birlik anlamında hem de ekonomik anlamda sıkıntılı günlerin beklediğinin bir işareti olarak uluslararası uzmanlar tarafından gösterilmektedir.

*-

Son dönemlerdeki gelişmelerin ışığı altında gözlemlenen İran ve Rusya yakınlaşması, olayı farklı boyutlara ulaştırıyor.

Rusya’nın İran hava alanlarından kalkan uçaklarının Suriye sınırları içindeki noktaları bombalaması bir gösterge olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ayrıca uzun süre ABD ve AB ülkelerinin İran’a karşı tutumları ile İran’da Batıdan uzaklaşmıştır.

Gelişmelerin sonucu olarak da enerji ve gıda sektörleri, önemini daha da arttırarak Rusya ve İran için önemli kaygılar arasına girmiş durumdadır.

*-

Gelişmelere bağlı olarak Rusya, İran ve Çin’in, dünya enerji piyasasında daha etkin rol almaya, bu ülkeler arasına Brezilyayı da ekleyerek dünya gıda piyasasında daha etkin rol almaya çalışmaları beklenen bir ortak paydadır.

Son dönemlerde popülaritesi artan Orta Asya’yı; kendi tarafına çekmeye çalışan Çin ve Rusya’nın karşı karşıya kalma olasılığına, bir de Orta Asya’da ki Türki Cumhuriyetler ile kültürel geçmiş ve kan bağı dikkate alındığında Türkiye’nin de dahil olması, özellikle dünya enerji ve gıda piyasalarına farklı yönlerin çizilmesini kaçınılmaz hale sokmaktadır.

*-

Günümüz tüm dünya için yeni gelişmelere gebe durumda. Her an bir dünya devi ülke çöküşe geçebilir veya orta düzey bir ülke de dünyanın önemli oyuncusu haline gelebilir.

İklimsel koşullar, su kaynakları, gıda kaynakları, toprak her an önemini daha da arttırmakta.

Artık ülkelerin yoksulluk sınırını veya güçlülük sınırını; su ve gıda kaynakları ve bunların ticareti belirler pozisyondadır.

*-

Son FAO raporlarına göre gıda yardımına ihtiyaç duyan ülkelerin sayısı iyice artmış durumdadır.

İç savaşlar, mülteci sorunları ve iklimsel etmenler gıda bulma ve gıda güvenliği konularında etkili baskılar oluşturmaktadır.

İnsanların ve ülkelerin gelirlerinin azalması, tarım ürünlerinin fiyatlarının artması ve gıda dağıtım ağlarındaki yetersizlik ve daha da kötüye gidiş ve değişimler oluşan baskıyı daha da pekiştirmektedir.

Özellikle tarımsal ürünlere dayalı geliri olan ülkelerin girdi kullanımında ithalata bağımlı olmaları da, gelişen ülkeler açısından önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.’

İşte işin püf noktası buradadır.

Umarım; ‘Tarım Uzmanı’ İzmirli Bilge Keykubat gibi idealistler vardır ve Türkiye’nin yenidünyada ne yapması gerektiği konusunda, daha doğru ‘doğru kararlar’ alınmasında yararları olur…

Bu kadar önemli konu bir günle sınırlanmaz…

Bu yüzden yazıya devam edeceğim…

***-

GÜNCEL

*- İki örnek!

Önce akşamdan söz edeyim:

Sahibi değişen televizyonda birinci sunucu, ‘Örneğin mesela!’ dedi… Yardımcı eleman da tekrarladı: ‘Mesela örneğin!’ diye…

İşte ülkenin ünlüleri…

Ama Ömer Haluk Narbay’ın Urla Belediyesi’ne duyuramadığı dileğini, daha doğrusu görevini, Gediz Elektrik duydu. Gün boyu, ağaçları budayarak, vatandaşın hem gönlü yapıldı hem de elektrik telleri korundu.

Urla Belediyesi mi ne yapıyor?

Herhalde kadrosunu yenilerle takviye ediyor….

Çünkü önceden az elemanla çok iş yapılıyordu…

Maaşlar anttı, kadrolar arttı sonuçta;

‘Kanun, yasa’ diyenler çoğaldı…

Bir cevap yazın