36 Okunma

Bakalım hatırlayan olacak mı? YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

Bakalım hatırlayan olacak mı?

*- Demirci’de CHP binasında mahsur kalan 70 kişi diri diri yanıyordu. Dışarıda ise bir gurup ‘Komünistlere ölüm!’ diye bağırıyordu. İşin ilginci her dakika büyülen kalabalık tiyatro gibi yanan binayı seyrediyordu.

*- Eğer AP’li İbrahim Dönmez ile birkaç sağduyulu olmasaydı, hiçbirinin kurtulması olmazdı.

*- İstiklal Madalyalı Gazi Mevlüt  İmamoğlu’nun torunu AKP’liler tarafından ‘Atatürk Düşmanı’ ve PKK’lı olarak tanıtılmaya çalışılıyor.

Vacip olduğu için yazmak zorunda kaldım…

Bir arkadaşım yazmış:

Bu eli tanıyorum!

Sivas’ta insanları yakan el bu,

Maraş’ta kendisi gibi olmayanların kapısına kırmızı çarpı koyan el bu,

6-7 Eylül’de azınlıkların dükkânını yağmalayan el bu,

Köy Enstitülerini ‘fuhuş yapıyorlar’ diye taşlayan el bu,

‘Vur’ deyince vuran el bu,

Cahilin eli bu!’

Nedense bu sıralamada eksik var…

Çünkü bu olay, Demirci’nin unutulmaz Belediye Başkanlarından İbrahim Dönmez ve arkadaşlarının müdahalesi ile ‘facia olmadan’ önlenmişti

*-

Sanıyorum bir cumartesi günü idi..

Kadifekale’de İzmir’in önemli bir gazinosu vardı.

Patron Dinç Bilgin, ‘Arkadaşlarımızı en iyi şekilde ağırla’ talimatını verince sorumlu olarak birlikte çalıştığımız Hürmüz Koçyiğit’ten rica etmiş zamanın sanatçılarıyla birlikte gazinoyu hizmetimize verdirmişti.

Bir de Gürol Ağabeyimiz vardı…

Muhasebe adına cebi para dolu idi….

O da Dinç ve Aydın Bilgin adına para harcamamızı sağlıyordu…

Oryantal mı, dans gösterisi yapıyor, bol keseden para atıyoruz…

Hesabı yok!

Herkesin hediyesi de cabası…

Bu hemen her yıl düzenlediğimiz günlerden biri…

Bölge muhabirlerimiz için ayrıca Kısmet Otel’de eşleri ve çocukları ile ekstraları ve yol paraları da bizden…

Yani patrondan…

*-

İşte o gün, neşemiz kaçtı…

Manisa Demirci’den bir telefon geldi…

CHP’nin de bulunduğu üç katlı bina ‘Komünistler burada!’ diyen bir grup tarafından ateşe verilmişti..

O zamanki Demirci Muhabirimiz Raşit Özsürücü de yanımızda, yani eğlencede idi…

Kulağına, gelen istihbaratı fısıldadık…

O da araştırdı, doğruydu…

Polis- Adliye Muhabirimiz Rıdvan Kaynar’ı da yanımıza aldık ve şoförümüzle birlikte Turgutlu- Salihli üzerinden Demirci’ye hareket ettik.

O zamanki Demirci yolu, sanıyorum Doğu illerinde bile yoktu…

Bunu da üzerinde durarak ve vurgulayarak söylüyorum…

Demirci, Selendi, Dursunbey, Balya, Datça, hatta Bodrum’un yollarını da ilk anda sayabilirim…

Belki hepsi ile ilgili anılarımı arada sizlerle paylaşırım…

Buralar geri kalmışlığın sefaletini çekerken, Doğu ve Güneydoğu’da Londra asfaltı gibi yollar yapılırken, neler söyleniyor, çıkarılıyor ve halkın nasıl aldatıldıklarını da bilenlerdenim…

*-

Dağın tepesindeki Demirci’ye, tozlu topraklı yoldan ulaşırken, kara dumanları gördük…

Kente girdiğimizde bir bina yanıyor, dışarıda da onlarca belki de yüzlerce kişi birikmiş seyrediyordu…

Ön kısımda ise kundakçılar…

Arka sıralarda seyreden bir kişiye yaklaştım, ‘Ne oluyor?’ diye sordum…

Lokantacı idi…

‘Komünistleri yakıyorlar!’ dedi.

Demirci’de o zaman Savaştepe ve Bornova’da olduğu gibi öğretmen okulu vardı ve hemen her gün sağcı ve solcu diye ikiye ayrılan öğrenciler ile öğretmenlerin olayları, kavgaları, yaralamaları medyada yer alıyordu.

Binada CHP ilçe Yönetimi de bulunuyordu.

Sanıyorum; bir etkinlik vardı..

Ya CHP organize etmişti, ya da binada bulunan bir dernek…

Tam anımsamıyorum…

Ancak lokantacı dahil konuştuklarımız içeride en az 60-70 kişinin olduğunu söylüyorlardı.

*-

Bizde de ne cesaret varmış…

Hemen kalabalığın önüne geçtik…

Aklımda kaldığı kadar, AP’li İbrahim Dönmez kalabalığı dizginlemeye ve değıtmaya çalışıyordu.

Onlara katkı verdik…

‘Ne yapıyorsunuz, deli misiniz, değılın!’ demeye başladık…

Düşünebiliyor musunuz, biz yabancıyız…

Demirci’de herkes birbirini tanıyor…

İçlerinden biri, ‘Bunlarda onlardan!’ diye bağırsa, kalabalık tükürse boğularak ölürdük…

O günün başkanımıydı, daha sonra mı olmuştu tam anımsamıyorum, şimdi İzmir’de yaşayan Başkanlığı döneminde de kenti için çırpınan İbrahim Dönmez ile bazı Demircililer de ‘Yapmayın, etmeyin!’ diyorlardı…

Bu sırada Manisa’dan sevk edilen askerler geldi ve son anda belki de saniyede kalabalık dağıtıldı ve o kadar insan diri diri yanmaktan kurtarıldı…

Demirci halkı kendi arasında yaraları sardı ve olayı unuttu, unutturdu…

*-

Bu arada İstanbul’da AKP’li bir kadınla otobüs söyleşimizi sizinle önceki yazımda paylaşmıştım…

Ekrem İmamoğlu ile babasını tanıdığını, PKK’lı ve Atatürk düşmanı olduklarını iddia eden o hanımın ‘şov’ olarak nitelendirdiği mitingi ve konuşmasını dinlemesini önermiştim…

Bir arkadaşım yazmış:

‘Zillet diye itham ettiğiniz.

Her türlü iftirayı çamuru attığınız halde

Bir kere dahi olsun: efendiliğini, üslubunu bozmayan bu adam,  yedi sene cephelerde savaşmış, İstiklal Madalyalı Gazi Mevlüt İmamoğlu’nun torunudur…

Bunlara ‘merhaba’ mı desem, ‘günaydın’ mı, bilemiyorum…

*-
— 
Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın