ARDA’MARI ÇATLARSA… ATİLLA KÖPRÜLÜOĞLU

Sosyal Medyada Paylaş

ARDA’MARI ÇATLARSA… ATİLLA KÖPRÜLÜOĞLU

Bir Fenerbahçe- Galatasaray maçı.

Sene 1959…

Maçta hep tekme yiyen Metin Oktay

an gelir kontrolü kaybeder, rakibe aynı şekilde karşılık verir.

Yugoslav hakem hemen oyundan çıkmasını ister.

Metin Oktay ağlamaklı beyaz çizgilerin

dışına yürürken, tribünler tepkilidir hakeme.

‘’Metin..Metin’’ diye tezahürat yapmaktadırlar.

Çünkü Kral Metin ‘’Özel Seyircili’’ futbolcudur!

Hakem, pişman olur onu tekrar oyuna alır.

Metin de Fenerbahçe tribünlerinin önüne

gider, eğilir ve özür diler.

5 dakika sonra da

Turgay Şeren’in degajında topu göğsüyle indirir ve

çerçeveyi bulan şutuyla da golünü atar.

Türk Futbolu’nun adına marşlar yapılan,

filmler çekilen, kitaplar yazılan,

dönemin çocuklarına isim olandır ‘’Taçsız Kral’’ Metin Oktay.

‘’Bin Yıl Geçse’’ de yaşayacaklardandır yüreklerde!

xxx

Tarih; 5 Mayıs 1996…

Trabzonspor, kendi evinde

Aykut Kocaman ve Oğuz Çetin’in

ayağından yediği gollerle şampiyonluğu

Fenerbahçe’ye kaptırır.

Kaptan Oğuz,

soyunma odasında takım arkadaşlarına

‘’Abartılı sevinç yok. Kimseyi rencide etmeyelim!’’ derken

Aykut’a TRT mikrofon uzatır.

O da -Oğuz ile Fenerbahçe’de sonları olacak-

şu cümleleri sarfeder:

‘’Türkiye’de başarının ölçüsü, birinci olmak.

Bu yanlış!

Şu anda yenildikleri için

Trabzonsporlular suçlanacak.

Onların yerinde biz de olabilirdik.

Kazandığımız için çok sevinçliyim

ama onlar adına da üzülüyorum.”

Başkan Ali Şen de iki yıldızın ipini çeker.

Bugün futbol dünyamızda geldikleri nokta ve

gönüllerdeki yerleri ortadadır

Aykut Kocaman ve “İmparator” Oğuz’un!

xxx

2 Kasım 1969…

Barnabeu’da Real Madrid 80 bin

kişi önünde Sabadell ile şampiyonluk maçına çıkar.

Oyun 0-0 sürerken bir hava topunda

Real Madrid kalecisi ile beki çarpışır,

kaleci yerden kalkamaz.

Zaballa da topu

boş kaleye atmak yerine yerine elle tutar.

Tribünler hararetle sevgi gösterisindedir.

Sonra ne olur?

Real Madrid bir gol atar, şampiyondur!

İspanyol basını Zaballa’yı ‘’işte erdemli sporcu’’

başlığıyla manşetlere taşır, Uluslararası kuruluşlar da centilmenlik/zafer kupalarıyla ödüllendirir!

Üç örnek verdik sporda erdemlilik adına ülkemizden ve dünyadan!

xxx

Arda Turan!

Milli Takım Kaptanı…

Dünya Kulübü Barça’da oynuyor.

Euro milyoneri(Allah daha çok versin)

Malikanelerde oturuyor, yaşamı her gün medyada boy boy.

‘’Mesajı da aldı Şeytan Rıdvan Abisi’nden arada(!)

Milli Takım uçağında skandala imza atıyor,

tek suçu doğruyu yazmak gazeteciye ana avrat küfrediyor, saldırıyor.

Kuşandığı Ay-Yıldız’a asla yakışmayacak şekilde!

Bir de ardından pişkin pişkin -kuş gibi olduğunu- söylüyor.

Kovulduğu halde, ‘’kariyerimi noktaladım’’ diyor.

Barcelonalı Arda!

Formasını giydiği kulübünün; ‘’Mes Que un Club-Bir Kulüpten Daha Ötesi’’ olduğunu bilmeyen Arda!

O Ay-Yıldız’ı Metin Oktayların, Turgay, Lefter’in, Can Bartu, Seba’nın çocuklarının giydiğini unutanlardan!

xxx

‘’İn mi Cin mi Şeytan mı bir karar verse’’ Rıdvan Dilmen!

Cumhuriyet’in Marşı, ‘’İzmir Marşı’’na dil uzatan kıt akıllı!

Yaşamı siyasetin içinde, güce eğilmiş Rıdvan!

Bir de kalkmış, tribünlerin marşı söylememesini ister.

Bak Rıdvan!

O marş, kuruluşun/ kurtuluşun dizelere dökülmesidir.

Türkiye’dir!

Mustafa Kemâl Atatürk’tür!

Kuvayi Milliye’dir!

23 Nisan’dır,

19 Mayıs’tır,

30 Ağustos’tur,

29 Ekim’dir!

9 Eylül’dür!

Ayrıca, sadece statlarda değil her yerde de söylenir.

‘’Siyaseti spora karıştırmak doğru değil’’miş..

‘’Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa’’ demek siyasiymiş(!)

Sen 16 Nisan’da ‘’Evet’’ videosu çekerken ne yapıyordun?

Bak Rıdvan!

Eurolig Şampiyonu Fener’in Ekpe Udoh’u, ne yazdıydı Anıtkabir Defteri’ne:

‘’Sayın Atatürk!

Bu Dünya’ya yaptığın katkılardan dolayı teşekkür ediyorum.

Gücünle rahat uyu.

Yeni İnanın Ekpe.’’

xxx

Romalı Bilge Seneca der ki; ‘’Yeryüzünde gün ışığına layık olmayan çok insan var ama güneş yine de her gün doğar!’’

Ülkemde gün ışığına layık olmayan sporcu geçinenler de var!

Ama ama Atatürk’ün de sevdiği zeki, çevik ve ahlaklı sporcular (Metin Oktay, Oğuz Çetin, Aykut Kocaman gibi) da olduğu için, güneş Türkiye’de her gün daha bir güzel doğar.

Zaballa’lar da centilmenlik ödüllerine koşar…

Bir cevap yazın