53 Okunma

AKP’nin içirdeki hainler belirlendi YAŞAR EYİCE

*- Yarın bu iş bitiyor… En fazla bir gün daha ertelenebilir İmamoğlu’nun haklı isteği… Artık yasa dışı iş yapanlar, 60 bin bankamatik memuru da kendine yeni bir iş bulsun…. Ya da 8,5 milyon tanımla işsizlere katılsınlar… Bu arada aklıma geldi, 4’ncü aydayız, hani 2,5 milyon kişiye bu yıl içinde iş sağlanacaktı?

*- AKP’nin içindeki hainler… Yazıyı sonuna kadar sıkılmadan okursanız, öğrenirsiniz…

*-

*-

Kim kime haddini bildirdi?

Hepimiz gördük, ‘Oy namustur’ diyenler, sayıma karşı çıkanlara hadlerini bildirdi…

‘Cumhur İttifakı’ tarafarları sloganlar atarak sandık basıyorlar.

Hakimler ve tanıklar, ‘AKP  ve MHP’liler’ diyerek zabıt tutuyor.

Peki ne oldu?

Kaç kişi yakalandı ve adliyeye sevk edildi?

Bu sorunun yanıtını da henüz öğrenemedim.

Bir ara İzmir’de soruyordum;

‘AKP’nin Büyükşehir Belediye Başkanı Zeybekci günlük programını neden açıklamıyor’ diye….

Bir türlü vermediler…

Kendi fotoğrafçıları ile ahbapları ile fotoğraf çektirip, medyaya servis yaptılar.

Sonuç ortada!

İki gündür AKP’ye daha doğrusu Reis’e gerçekten gönül vermiş olanların açıklamalarını, görüşlerini okuyun, nasıl sinir içinde olduklarını görürsünüz.

Aydın Şengül ile birlikte tüm yönetimlerin istifa etmeleri ya da görevdan alınmaları isteniyor.

Binali Yıldırım da 10 gündür kameralardan uzak idi….

Bugün ortaya çıktı ve ‘Oyları iç ettiler!’ dedi…

İzmir gibi İstanbul İl Başkanının da istifa edip etmeyeceği sorulduğunda ise ‘yanımda oturuyor!’ dedi…

Bakalım bir hafta sonra ‘yanımda’ mı diyecek?

Yoksa ‘istifa etmiş’ mi?

Biliyorsunuz, görevden almalar, işten çıkarmalar hiçbir zaman belirtilmiş.

Ya ‘sağlık durumu’ ya da bir başka bahane bulunur…

AKP’liler ‘organize işler’ diyorlar, ‘sahtekârlık var’ diyorlar…

‘Yolsuzluk, kötülük’ gibi çok sözler edildi ama ‘mundar’ sözcüğünü de ilk kez duyduk…

‘Benim gibi sonucu beklesin’ dediği Binali Yıldırım seçim akşamı ‘3 bin oyla seçimi kazandık’ dememiş miydi?

Bu arada merak ediyorum;

Çok çeşitli iddialar var AKP’den…

Göstersinler, inanalım…

‘Elimizde maddi deliller var!’ deyip duruyorlar, bunları da göstersinler ‘Helal be, ne güzel çalışmışlar’ diye alkışlayalım…

‘Tansiyonumuz yükseliyor, böyle adalet olmaz!’ diyen kadınlar bugün pazarda, ‘uyuyamıyoruz’ diyen kadınların gönlünü almak isterken, maçlarda olduğu gibi toplananlar ‘Mazbatayı ver- Mazbatayı ver!’ diye tempo tuttular.

Bu arada bir ayıptın söz edeyim:

Tüm maçlara gideceğini açıklayan İmamoğlu’na bir kulup yöneticisinden telefon geldi…

‘Maça gelmeyin!’ dedi…

Hatta yukarıdan, ‘Maça almayın’ diye talimat geldiğini söyledi…

Düşünebiliyor musunuz, alnının teri ile dürüstlüğü ve çalışkanlığı ile başkanlığı kazanan İmamoğlu’nun mazbatası uzatılıp duruyor….

Ama nereye kadar?

Yarın bu iş bitiyor…

*- AKP’li hainler!

Yazmak istemezdim ama gelişmeler sonucu ele almak zorunda kaldım.

Eski AKP Milletvekili ve hükümete yakın yandaş gazetenin yazarı Mehmet Metiner, yerel seçim süreci ile ilgili yazdığı yazıda parti içindeki rehavete tepki gösterirken, AKP’nin bir ‘Aile partisine’ dönüştüğünü söyledi.

Önceki dönem AKP Milletvekili Mehmet Metiner, ‘Şimdi muhasebe vaktidir’ başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Metiner, yazısında seçim döneminde yaptıklarından şu şekilde bahsetti:

‘Yaklaşık iki ay gece gündüz demeden çalıştım.

 Kısmen İzmir Karabağlar’da, çoğunlukla da Adıyaman Kâhta’da. Sahada gördüklerim yürek dağlayıcıydı.

Teşkilatlarımız, vekillerimiz ve belediye başkanlarımız adına.

Kaç seçime girdim çıktım, hiç bu kadar kötüsünü görmedim.

Reis’in ‘metal yorgunluğu’ dediği eksiklik bir başka şeye dönüşmüş.

Adını koymak istemiyorum lakin hesabilik başat hale gelmiş. Hasbilik ise küsüp gitmiş. Hesabi olanlar hasbileri küstürmüş. Kimsesizler ihmal edilmiş. Halka sırt çevrilmiş.’

Dikkatinizi ‘Karabağlar’a çekmek istiyorum, dolayısıyla İzmir’e….

Ve gerçek inanmış AKP’lilerin sosyal medyada, yalnız seçimden sonra değil, öncesindeki mesajlarını da iyi okuyunuz.

Sıkıntıyı görürsünüz…

Hatta bazı menfaatçilerin bazı yerlere çöreklendiğini de belirtiyorlar, bir süredir.

Bunlar AKP’nin iç meselesi, sanıyorum yenilenme sürecinde tekrar göreve getirilenlerin ilk işi de bizim ‘küskün’ dediklerimizin dinlenmesidir.

Şimdi kaldığımız yerden yine devam edelim:

*- İşte gerçek!

AKP’li Metiner, AKP’ye eleştirilerini ise şöyle sürdürdü:

‘Kimsesizlerin kimsesi olmak için yola çıkan Reis’in o Ak misyonu kimsesizlerin ve garip gurabaların hatırlanmadığı bir kibirli anlayışa kurban edilmiş.

İzmir Karabağlar’da ve Adıyaman Kâhta’da gece geç vakitlere kadar girdiğimiz o yoksul insanların evine hiç kimse seçim öncesi gitmemiş. Seçim sürecinde dahi uğrayan vekil ve belediye başkanı görmemişler. Onların elini sıkan ve onların derdiyle dertlenen hiç olmamış. Onlarla ağlayan, onların yüzünü güldüren hiç olmamış.

Seçim süreçlerinde ise lütfen çalışmalar.

Bizim arka bahçemiz olan STK ve medya ziyaretleri, bir iki esnafın elini sıkma, hepsi bizden olan bir iki göstermelik ev ziyaretleri…’

*- Ben bile uyardım!

Bilmiyorum hatırlayan var mı?

Başta Denizli’den ithal olan, eski Bakan Nihat Zeybekci’ye kaç kez sormuştum:

‘Neredesin?’ diye..

Yine kaç kez yazdım:

‘Kendi fotoğrafçınla, parti üyesi evlere, ya da esnafa gitmekle başarı sağlayamazsın!’ diye…

Yani uyardım, hem de CHP’ye oy verdiğini her zaman iftiharla belirten bir kişi olarak…

Daha ilk geldiğinde, ‘Seni yanlış yönlendirirler. Sen onu bunu dinleme, iki isim vereceğim biri İzmir Gazeteciler Cemiyeti ve Denizlililer Derneği’nin onursal başkanı Erol Akıncılar ile Reis’i laf kondurtmayan Denizlili emekli gazeteci Kadir Gümüloğlu’nun söydiklerine kulak ver…’ dedim.

Sonraki günlerde Erol Akıncılar büyüğümüzle, sık tartıştığımız ve kendisinin yemek ısmarlamasını beklediğim Kadir Bey’e de ‘Hemşehriniz sizi aradı mı?’ diye sorduğumda, ‘hayır’ demişlerdi.

Daha çok yazacaklarım var ama şimdilik ara veriyorum..

*- ‘Aile Partisi’ diyenler!

‘Nasıl olsa Reis meydanlara iner, kitle oy verir anlayışına yaslanan kibir ve rehavet…’ diyen Metiner, yazısını şöyle sürdürdü:

‘Çok sayıda küskün hasbiler, ihmal edilmiş bir halk, kibir abideleri gibi halka tepeden bakan vekiller, belediye başkanları ve teşkilatlar…

Bu arada yine araya gireyim, benzer bir örneğinin AKP’li eski Menderes Belediye Başkanı Bülent Soylu olduğunu ve nedenlerini açıkladım kaç kez ama kaz kez yazdım…

Sonuç ortada…

‘AKP’nin aile partisine dönüştürülmesine duyulan haklı tepki.’

Bu cümle de bana ait değil…

Diyorum ya ne ailelere, ne de birilerinin, isterse parti olsun içişlerine karışmam…

Karışamam…

*-  Bunlar ‘çizgi Hasbi’ değiller…

Bakın ne diyor, AKP’li eski milletvekili:

‘Bir ilde ve ilçede kurum amirleri bir vekilin, bir belediye başkanının veya teşkilat başkanının yakınlarıyla doldurulmuşsa, AK Parti adına hasbilikle çalışanlar tepki duymazlar mı, halk buna bakıp gönül koymaz mı?

O yüzden vaktimizin büyük bölümünü dağıtılan ve küstürülen sahayı toparlamakla geçirdik.

Reis’in adı üzerinden yapabildik bunu.’

*- AKP’yi kimler vurdu?

Hızımı alamadım,  AKP’nin önemli isimlerinden Mehmet Metiner’in yazısına devam edelim:

‘Hasbi olanlar Reis’in boynu bükülmesin diye döndüler.

Lakin içimizdeki ihanetçilerin arkadan darbelerine maruz kaldık.

Hasbi olanların dönüşünden memnuniyet duymadılar.

En önemlisi onların kazanmasını kendi hesapçı dünyaları için bir tehdit olarak gördüler.

Ve sandık başlarına gittiklerinde hançeri indirdiler.

AK Parti’nin o yerde kazanması yerine kendi hesapçı-çıkarcı iktidar alanlarını korumayı öncelediler.

Kendisine adaylık verilmediği için ihanet eden mevcut belediye başkanlarından bahsetmeme gerek bile yok.

Biz asıl bu ihanetçiler tarafından vurulduk.

İçimizden…

Kim ne derse desin gerçek bu.’

*-
— 
Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Please follow and like us:

Bir cevap yazın