Buradasınız
Anasayfa > ÇEVRE > *- AH URLA, VAH URLA! / YAŞAR EYİCE

*- AH URLA, VAH URLA! / YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

Urla’da şimdi üçüncü kayyum kaymakam var.

Birincisi AKP’lilerin belirlediği yolsuzluk denilecek bazı menfaat ilişkilerinden sonra görevden alınmıştı.

İkincisi ‘Proje adamı’ olarak bizlere sunuldu.

Ne yaptı?

Belediye Binasının yakınındaki yine belediyeye ait binaları yıktı ve halkın ‘Büyük iş!’ dediği parkı yaptı.

‘Çıkın!’ dediği ama yasaya göre çıkaramadığı sosyal dernekler ve bazı muhaliflerden de kurtulmuş olundu.

Sözüm ona bir de ‘ücretsiz otopark!’ kazanmış oldu burada Urla!

Ama bir bakın bakalım, kimler kullanıyor burayı?

Alışverişe ya da Urla’ya para bırakmaya gelenler mi, yoksa onların sırtından para kazananlar mı?

Bir zamanlar İzmir dahil bir çok belediyede parkmetreler konulurdu…

Belli bir süre ücretsiz sonra ücretli…

Bu sistem uygulanabilir, şu zamanda bu sistem çok daha ileri gitmiş durumda…

Giden kaymakama bir dost methiye yazmış!

‘O olsaydı, bazı villalar yapılmazdı!’ gibisinden laflar etmiş…

İlgi çekmek için de yazısının başlığını ‘Urla’da neler oluyor?’ diye atmış…

Halbuki o villaların temelleri daha önceden atıldı ve izinleri alındı.

Ama İskele’de, Atatürk Mahallesi’nde dünyada eşi az olan yeri birilerine sözde vatandaşa açık bir eğlence merkezi haline getirtecekti.

Betonlaşma başladı…

Herhalde valilik ya da anlayan birileri geleceğimizi ilgilendiren bu sorunu gördü de, ‘Durun!’ dedi.

Bilen yok!

Ve bu kayyum efendi, ‘Eyvallah!’ diye bir uzun mektup yayınladı.

Her satırı gaf!

‘Ne diyorsun?’ diyen çıkmadı…

20 yıldır yapılamayanları, iki yılda halletmiş!

‘Sen neymişsin be abi!’ şarkısı herhalde kendisi için yazılmış…

Bir de ‘Akıl veriyor!’ Urlalılara ‘Şöyle yapın, böyle yapın!’ gibisinden…

Kaç zamandır kendimi tuttum aklı başında Urlalılar gibi…

Yeni kaymakamın sadece fotoğraflarını gördüm…

Sanıyorum, gelecek vaat eden bir yönetici…

Umarım diğerleri gibi siyasete bulaşmadan, ‘Ben bilirim!’ demeden çok önemli hizmetler verir, yakındaki seçimlere kadar da olsa…

İşte kendisine bir öneri…

Hemen bugün, yarına bırakmadan ‘Dostlarımız’ diye tanıttığımız üzerinden siyaset yaptığımız sokak hayvanlarına sahip çıkması…

Yurt dışında idim…

Urla’ya geldim ve ne gördüm?

Bir ana kirpi’nin ağzında naylon…

Çıkaramamış boğulmuş…

‘Acaba!’ diyerek kurtarmaya çalıştı ama kurtaramadım…

Üzüntümü anlatamam…

Kim bilir neler çekti, bu anaç kirpi can vermeden önce?

Genç komşumuz Harun’dan yardım istedim, bu cansız kirpi için, yüreğim kaldırmadı daha fazlasını…

Bir baktım, dört tane kedi yavrusu…

Biri kör olabilir…

‘Ne yapabilirim?’ Bdiye Urla Belediyesini aradım!

Urla’da olmasaydım, Mimar komşum Vildan Hanım’dan yardım isterdim.

Neredeyse tüm gelirini sokak hayvanları için harcayan bir dost insan…

Son olarak bir sokak kedisini İstanbul’da Beşiktaş Belediyesi’nin veteriner işleri müdürlüğüne götürmesine tanık olmuştum.

Beşiktaş Belediyesi’nin her türlü cihazla donatılmış veteriner müdürlüğünün yanı sıra mobil araçları da var…

Hem de bir çok…

Anında yetişiyorlar, bir telefondan sonra 7/24, aynen ‘112’ gibi…

Herhalde Urla’da da böyle bir sistem vardır, diye düşünmüştüm.

Santral Urla Belediyesi’nin veteriner işleri müdürlüğünü bağladı…

‘Bu sokak kedi yavruları için ne yapabilirsiniz?’ diye sordum…

Barınak yok!

Haftanın iki günü öğleden sonra ‘Saat 15 ile 16 arası’ hasta kedi yavrusu ya da hayvanı bulundukları adrese getirmemi’ istediler.

Benim bu şansım olmadığını, çünkü sağlık nedeniyle geldiğimi ve hemen döneceğimi anlattım…

Üzüntülerini bildirdiler…

Ben de!

Olacak iş mi?

Hemen ve hemen, bu sorun çözülmeli…

Çünkü Urla’nın intellatı geniş…

En azında 4 adet tam teşekküllü ‘Mobil veteriner aracı’ alınmalı…

Bu sadece bir talimatla olur…

Yani ne muhalefet var ne de meclis…

Para bulunur, kaldırımlara bulunduğu gibi…

Daha başka yolları da var, anlatacak değilim…

Kadrolar gözden geçirilir, kaymalar da olur…

Mühim olan ‘iyi niyet ve çalışma arzusu’ yoksa, ay başı düşünülüyorsa sonuç alınamaz…

Yıllar öncesini anımsatayım:

Özelllikle bu aylarda, yani okulların açılmışıyla birlikte çevre ilçelerden araçlara doldurulmuş sokak hayvanları Urla’ya getirilip bırakılırdı.

Peki burada ne olurdu?

Onlar toplanır, yine getirildiği gibi araçlarla geldikleri yeri götürülürdü..

Bu sahnelere belli yaşlarda olanlar da bilir…

Umarım aynı sistem geri getirilmez…

‘Dostlarımız’ sözleri de boşta kalmaz…

Bu sokak hayvanlarının barınma problemlerinin dışında yiyecek ihtiyaçları da var…

Umarım Urla’nın yeni ‘Kayyum’ u bu sorunu ele alır da, hayvanseverlerin sokaklara çıkmasına imkan tanımaz…

*-

Yaşar EYİCE
Twitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311
 

Bir yanıt yazın

Top