Ağızlarına da alamıyorlar!  Yaşar EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

Öncelikle Aydınlı Gazeteci dostumuz Tuncer Altıntaş’a, ‘Denge’deki, ‘Acaba İYİ’ mi gelecek?’ başlıklı köşe yazısında, benden de söz ettiği için teşekkürümü iletmek istiyorum.

 Bu arada şunu da söylemek istiyorum:

‘Bu pencereden’ adı verilen köşesinden  Aydın halkına seslenen Tuncer Altıntaş’ın bugüne kadar yaptığı tüm yorumlar ‘cuk’ diyerek yerine oturdu.

Bu fırsatla kendisini kutlamak da istiyorum.

Şimdi aklımdan geçeni söyleyeyim:

Bugüne kadar Israrla ve merakla bekledim!

Acaba ‘yandaş medya, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu önemli sözüne yer verecek mi?’diye!

Ne demişti;

‘Biz bu şehrin kıymetini bilmiyoruz, İstanbul’a ihanet ettik!’

Çıt yok!

Hâlbuki Cumhurbaşkanı açık ve net bir şekilde, ‘Ben de suçluyum!’ dedi, diğerleri gibi…

İstanbul’un şu anki hali için…

Biliyorsunuz, İstanbul Belediye Başkanlığını eline alınca, herkes ‘Bu nasıl oldu?’ diye hayret içinde kalmıştı…

Koşan, çalışan, halkın içinde olan, vatandaşa dokunan, yolunu yapmasa da gönlünü yapan her zaman kazanır…

Bu siyasette de, yaşamda da kesin kuraldır.

Ama önemli olan yaptığın hatayı da söylemektir…

Aynen Erdoğan’ın, ‘Benim de hatam var!’ dediği gibi…

Aslında bu yeni değil…

Sanıyorum ilk kez yine İstanbul’da yapılan Habitat toplantısında da Boğazdan söz ederken, benzer cümleler kurmuştu…

Yine başta yandaş medya olmak üzeren hiç kimse görmek, duymak istememişti…

‘İşimiz tıkırında, ne gerek var?’ diye mi düşündüler, bilemiyorum!

İçişleri Bakanı da, ‘Memnun olmamız mümkün mü?’ diye konuştu.

Yani mertlik gösterisi yaptı…

Ya Çevre Bakanına ne demeli?

O 23 yıl öncesine gitti ve ‘Asıl suçlu CHP!’ demesin mi?

*- Artık göz göre göre hatalar kabul edilmiyor…

Ama bu hatalar zinciri sürmüş olmalı ki, sonunda AKP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş’a, ‘Yar saçların lüle lüle, Kadir sana güle güle!’ şarkısını söylediler.

Bakalım İ. Melih Gökçek ve diğerleri için yeni şarkılar türetilecek mi?

Bu arada yandaş basından bir kişi, ‘Fetö İzmir’de kuruldu, bazı belediye başkanları da bunun içerisinde’ anlamında bir cümle kurda Facebook da…

Bence haklı!

O CHP ağırlıklı belediyeleri belirtmek istiyor ama altı tane AKP’li belediye var.

Kemalpaşa, Menderes, Torbalı, Ödemiş, Selçuk, Kiraz…

Hatta bunlar bir ara AKP’li Büyükşehir Belediyeleri ile ‘kardeş’ de oldular.

Onların desteği ile çok büyük hizmetler vereceklerdi.

Yani İzmir Büyükşehir Belediyesine muhtaç olmayacaklardı, böylece…

Gidip gelmeler, turistik geziler falan yapıldı…

Ama bunlara bir tane bile bir iş makinesi geldi mi, gelmedi mi belli olmadı.

Arkası da gelmedi…

Hatta Ankara’dan ses geldi:

‘Hükümet olarak biz yapacağız ve parasını CHP’li İzmir Büyükşehir Belediyesinden alacağız!’ diye…

Tabii ki, olacak iş değil…

Her şey plan ve proje dahilinde ve de eşitlik ilkesine göre yapılır, davette…

‘Ben istedim’ ya da ‘Ben verdim, sana ne?’ denilemez…

Daha doğrusu denilebilir ama adli sonuçlarına katlanılır…

Ama ben yandaşlara söyleyeyim:

Bence de en azından iki belediye başkanı, yani ilçelerden söz ediyorum, istifası istenecek…

Çünkü AKP Genel Merkezinde bu işleri yürütenlere verilen talimat, ‘Kimsenin gözyaşına bakmayın, aldanmayın!’

Yılanın başı küçükken ezilir diye bir atasözümüz de var…

Acırsak, acınacak hale düşeriz..

Bu hafta içinde yani ay sonuna kadar Büyükşehirler halledilir, sonra sıra ilçelere gelir, tabii ki İzmir’e de…

*- Besleneceğiz ama nasıl?

Sağlıklı beslenme için ‘zeytinyağı’nın önemini sık sık gündeme getiriyoruz.

Hatta belki de Türkiye’de ilk kez ‘tağşişli zeytinyağı’ yani ‘içine bazı başka sıvılar ilave edilmiş, karıştırılmış’ zeytinyağından de ilk söz edenlerden biriyiz.

Çok tepki almıştık…

Hatta zeytinyağı üretici ve ihracatçıları da, ‘sorunu aramızda çözelim!’ gibisinden laflar ediyorlardı.

Raflarda yani marketlerde yerini alan ünlü markaların bazıları bile bu hileyi yapıyorsa görmezden gelebilir miyiz?

Hatta ilk çalışma Aydın’da yapılmış ve devletin gerçek ve korkusuz bir iki memuru bunları laboratuarlarda incelemişlerdi.

Kimimiz kutladı, kimimiz de ‘emekli ol’ dedi…

İşin özeti bu…

Ama gerçeği meydana çıkardılar…

Ve o günden bu yana, AVM’lerde ve zincir marketlerde satılan tüm ürünlerden sorumlu olsunlar tezi geliştirildi.

Ama henüz ses seda  yok!

Çünkü; her hileli gıda yakalandığında, bu satıcılar, ‘Ne bilelim?’ diyerek sorunu üzerlerinden atıyorlar….

Neden otokontrol sistemi uygulanmıyor?

Neden raf parasını ödeyenin borusu ötüyor?

Bu da mutlaka çözülmeli…

Bakanlık tağşiş ve hileli mal satanların isimlerini açıklıyor ama bunlar yine bildiklerini okuyor…

Geçenlerde Prof. Dr. Erkan Sevinç’in düzenlediği İzmir Buluşmaları’nın 18’ncisi Bornova’da yapıldı.

Ve ‘zehir soframızda’ denildi…

Yani uzakta değil…

Bu da yalnız kanser değil, birçok hastalıkta ön hazırlığı yapıyor.

Şimdi biraz da ‘Zeytin Diyarı’ Burhaniye’ye gideceğim:

*- Başkan Uysal’dan zeytin elçiliği

Burhaniye Belediye Başkanı Necdet Uysal hafta sonu Burhaniye’de ve Gömeç’te düzenlenen organizasyonlarda zeytin elçiliği yaparak Türkiye’nin değişik illerinden gelen misafirlere zeytin ve zeytinyağının önemini anlattı.

Burhaniye’de düzenlenen 1. Kaz Dağları Yaban Mantarları Eğitim Festivali ve Gömeç’te yapılan zeytin hasat şenliğine katılan Burhaniye Belediye Başkanı Necdet Uysal yaptığı konuşmalarda zeytin ve zeytinyağının önemini anlatarak zeytin ve zeytinyağı tüketiminin daha fazla olması gerektiğine dikkat çekti.

Türkiye’nin değişik illerinden festival için gelen ve yoğun bir katılımın olduğu festivalde Başkan Uysal kürsüden zeytin ve zeytinyağı üretiminden bahsetti.

Zeytinyağının faydalarından bahsederek zeytinyağı tüketiminin arttırılması konusunda çiftçilere yardımcı olunması gerektiğini vurgulayan Burhaniye Belediye Başkanı Necdet Uysal Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Çiftçi Eğitim Merkezinin de alternatif tarım ürünlerinin yetiştirilmesi konusunda son derece faydalı olduğunu bildirdi.

Dr. Ümit Aktaş da konuşmasında zeytinyağının faydalarından ve nimetlerinden bahsetti.

*- Ege’nin otları ömrü uzatıyor

Zamanı geçti ama yine de yazmak ve hatırlatmak istiyorum..b

Biraz da moral vermek için…

Ege mutfağı otlarıyla meşhurdur.

Hem yemek olarak hem de salatalarda bolca kullanılan bu bitkiler adeta şifa kaynağıdır.

Vitamin ve mineral açısından zengin olan bu doğal bitkiler hem ömrü uzatıyor, hem de metabolizmayı düzene sokuyor.

Arapsaçı, şevketi bostan, radika, ısırgan, turp otu, cibez, kuzukulağı bölgede en çok tüketilen bitkiler arasında yer alıyor.

 *- ‘Ot’ deyip, sakın geçmeyin….

Ege bölgesinde yetişen ve yenilen birçok ot çeşidi bulunuyor.

Bunlardan her biri vücuda farklı yararlar sağlar ve uzmanlarca tüketilmesi önerilir.

Diyetisyen Fatma Baysal, ilkbahar aylarının bu otların en bol, en taze ve en lezzetli olduğu dönem olduğunu belirterek, ‘Sarmaşık, ebegümeci, ısırgan, hindiba, şevketi bostan, gelincik, labada, kuş otu, sinirotu, radika, deniz börülcesi, kuşkonmaz, arapsaçı, turp otu, hardal otu , yabani kuşkonmaz gibi bir çok ot türü Ege bölgesinde dağlardan ve tarlalardan toplanıyor.

Genel olarak baktığımızda Ege otlarında C vitamini, magnezyum, çinko gibi vitamin ve minerallerin zengin, antioksidan içeriklerinin yüksek, idrar söktürücü ve sindirime yardımcı özelliklerinin güçlü olduğunu görüyoruz. Hemen yanı başımızda kendiliğinden ve hiçbir uğraş gerektirmeden yetişen bu otlar, doğallığıyla ve özellikleri kesinlikle tavsiye edilmektedir’ diye konuştu.

*-  Ömrü uzatıyor

 Diyetisyen Fatma Baysal, ‘Daha uzun ve sağlıklı bir yaşam, tıbbi bilimlerin üzerinde çalıştığı belki de en önemli konulardan biri.

Hücre yaşlanmasını belirleyen etmenin,  kromozomlarımızın telomer adı verilen kuyruklarının uzunluğu olduğu düşünülüyor.

Yani bu telomerler uzadıkça hücrelerimiz daha geç yaşlanıyor.

Yapılan çalışmalarda ise telomer uzunluğunun beslenme ile doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor.

Özellikle Akdeniz Diyeti ile beslenen bireylerde bu telomerlerin daha uzun olduğu görülmüştür’ diyor.

 *- İzmir’e yeni yerleşenleri bilgilendireyim..

Biliyorsunuz,İzmir’e başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin her bir köşesinden büyük ilgi ve akım var.

Özellikle Bornova ve Urla tercih ediliyor.

Onlara ‘hoş geldiniz’ derken, kış başlamadan bahar müjdecisi otlarımızdan söz etmek istiyurum…

Ege bölgesinde bolca tüketilen ve lezzetleriyle öne çıkan bazı bitkiler ve özellikleri şöyle;

Radika:  Besleyici değeri yüksek bir ot olan radika vücuda güç ve zindelik verir. Göğsü yumuşatır ve öksürüğü keser. İdrar söktürücü özelliği bulunur.

Şevket-i bostan: Vitamin ve mineraller açısından zengin bir bitkidir. Hazmı kolaylaştırır, bağırsakları çalıştırır, idrar söktürücüdür. Safra salınımını arttırıcı ve iştah açıcı etkisi vardır.

Deniz börülcesi:  Sodyum, potasyum, magnezyum, iyot, kükürt, kalsiyum, fosfor, demir, çinko, magnezyum ve bakır minerallerini bol miktarda içerir. Kalorisi düşüktür fakat doyurucu özelliği yüksektir. Bu yüzden zayıflama diyeti yapan bireylere tüketmesi önerilir.

Isırgan otu: Folik asit, A ve C vitamini, lutein, karetenoid içerir.  Antioksidan açısından güçlü olması ve ödem atıcı etkisi nedeniyle zayıflama diyetlerinde kullanılır. Obeziteyi azaltıcı etkisi bulunmuştur.

Ebegümeci: Hem anti mikrobiyal etkisi hem de C vitamini sayesinde enfeksiyon durumlarında bağışıklık arttırıcıdır. Diş çürüklerinin oluşmasını engellediği bilinmektedir.  Bağırsakların çalışmasına yardımcı olur.

Sarmaşık Otu: Afrodizyak etkisi ile bilinir. Aynı zamanda kalp damar hastalıklarını önleyici, damar yapısını koruyucu ve damarda plaklaşma oluşumu engelleyici etkileri bulunmuştur. Kalp damar hastalıklarına iyi gelir…

***-

GÜNCEL

*- Kahraman Bakkal artık dayanamaz oldu

Artan nüfus ve değişen dünya karşısında şehir hayatı da kendini yenilemekten geri kalmıyor.

Sayısı her gün artan zincir marketler ve alışveriş merkezleri en belirgin değişimlerden biri olarak karşımıza çıkıyor.

türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken, bakkal ve büfe sayısının son 10 yılda yüzde 31 azalarak 240 binden 165 bine düştüğünü açıkladı.

Zincir marketlerin hızla büyüdüğünü belirten Palandöken, dünyanın hiçbir yerinde zincir marketlerin esnafı bitirecek bir hızda açılmasına izin verilmediğinin altını çizerek, esnafı AVM ve zincir marketlere karşı korumak amacıyla çıkan Perakende Kanunu’nun en kısa zamanda yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

*- Bizden destek istiyor…

Ankara Valiliği birkaç yıldır sürdürdüğü Yaşam Destek Hattı ile evde yalnız yaşan veya gün içinde yalnız kalan yaşlılara çok güzel bir hizmet veriyordu.

Bu sistemde çağrı merkezindekiler; telefona bağlanan diafon ve yaşlının boynuna asılan bir düğme sayesinde,  sorun olması halinde daha önceden bildirilen telefon numaralarına bilgi veriyor, gerekirse ambulans gönderebiliyorlardı.

Benra Fıratoğlu, ‘Ayda 50 TL ücret karşılığında aldığımız bu hizmete son verildiğini üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Bu hizmette yararlanmakta olan annem, şimdi kendini son derece kötü ve korumasız hissediyor. Bu konun gündeme getirilmesi için hepinizden kampanyamı desteklemenizi rica ediyorum.’ diyor.

*- 29 Ekim Cumhuriyet Konferansı

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında, ‘1920’lerin Dünyasında Cumhuriyet ve Ekonomi Kurmak’ başlıklı konferans gerçekleştiriyor.

Prof. Dr. Bilsay Kuruç ve Dr. Serdar Şahinkaya’nın konuşmacı olarak katılacağı konferans 28 Ekim Cumartesi günü Konak Belediyesi Türkan Saylan Kültür Merkezi’ndeki saat 15.00’te başlayacak.

*-


Yaşar EYİCE
0532 781 95 18
Twitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311
 

Bir cevap yazın