19 Okunma

50 yıl önce bu akşam! YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*- 50 yıl önce Attila İlhan, Erdoğan özer ile geçirdiğin heyecanlı geceyi Google anımsattı

*- Türkiye’nin dünya çapında gururu Şair Gazeteci Attila İlhan, belki hayatında ilk kez 50 yıl önce bu akşam yemeğini ısmarlamış ve ilk kez saatinde gazeteden çıkıp Karşıyaka’ya vapurla gitmemişti.

*- Üç kişi teknik ekiple birlikte gecenin heyecanını yaşamış ve görüntüleri ile insanoğlunun aya ilk ayak basışını İzmirlilere duyurmuştuk

*- Bornova ve Antalya’dan gelen mektuplar…

Bilgisayarı açınca, Google’ın, Ay’a inişin 50. yıl dönümünü doodle ile kutladığını gördüm…

Aklımdan hemen ‘Hey gidi günler, hey!’ deyişim geçti.

Demek o heyecanlı geceden bu yana tam 50 yılı geride bırakmışım…

Apollo 11, 20 Temmuz 2019’da Ay’a iniş gerçekleştirerek dünya tarihi açısından önemli görevi başarmış ve Neil Armstrong, Ay’a ayak basan ilk insan olarak tarihe geçmişti.

İşte o gece ben Yaşar Eyice, teknik sekreter Erdoğan Özer ve Demokrat İzmir Gazetesinin başındaki Attila İlhan bu tarihi olayın İzmir’deki takipçileri idik.

Ve o gece öncesinde, büyük şair, romancı, gazeteci, sanatçı Attila İlhan, ‘Gelin sizi yemeğe götüreyim!’ demişti…

Kemeraltı’na girdik, Bodrum isimli restorana gittik.

Attila İlhan da, aynen Aydın Bilgin gibi hiç kimsenin davetine gitmezdi.

Ve de benim bildiğim kadarıyla hiç kimse ile yemeğe çıkmazdı…

O tarihi günde, beni ve dünya karikatür birincisi, teknik sekreter Erdoğan Özer’i yanına aldı.

Bu arada gururla söyleyeyim:

İlk şiir kitabının kapak fotoğrafını da bana çektirmişti.

Ve adımı bir musahhih hatası olarak kitaba koymadıkları için Gazeteci Okan Yüksel’in yanında da özür dilemişti.

Öylesine büyük bir insandı.

Sonra Ankara’ya Bilgi Yayınevi’ne gitti, beraberinde de Matbaa Müdürü olarak Erdoğan Özer’i götürdü.

*- Unutulacak gibi değil

Bodrum Restoran’dan Milli Kütüphane hizasındaki Demokrat İzmir Gazetesi’ne döndükten sonra ben gürültüsü neredeyse Konak’taki saat kulesinin yanından duyulacak teleks odasını geçtim.

Gündüzleri şarkıcı- gazeteci Pakize Suda’nın sanatçı ve milli bisikletçi babası Orhan Suda ağabeyimizin baktığı, yani haberleri tasnif ettiği teleks odasından her saniye geçen haberleri anında Attila İlhan ile Erdoğan Özer büyüklerime ulaştırıyor, bir yandan da uluslararası ajanslardan görüntü almaya çalışıyordum.

Onlar sayfa ile ben haberle ilgileniyordum.

Google Amca bunları bana anımsattı…

*- Acaba ‘duayen’ diye ortalıkta dolaşan kaç kişi bu geceyi biliyor, hatırlıyor?

Tam 50 yıl önce yani 20 Temmuz 1969 günü Ay yüzeyine ilk insanlı uzay uçuşu yapıldı.

Google da bu özel günü doodle yaparak kutladı. Apollo 11 uçuşu ile Neil Armstrong ve Buzz Aldrin 20 Temmuz 1969 günü saat 20:18’de (EEZ) Ay yüzeyine iniş yapan ilk insanlar oldu.

Uçuşun mürettebatının üçüncü üyesi olan Michael Collins bu sırada Ay yörüngesinde Armstrong ve Aldrin’i taşıyan modülle bir araya gelmek için beklemede kaldı.

İşte Ay’a inişin 50. yılında Apollo 11, Neil Armstrong ve Google doodle bana bunları anımsattı…

*- Kentlerin sorunu

İlk ve kısa mektup Bornova Küçükpark’tan geldi….

Hakan Çelik yazmış:

‘Yıllardır sabahları erken kalkar çevremdeki bu gibi çöpleri toplarım.

 Artık bıktım.

Elimi bile sürmem.

Her geçen günde çoğalıyor.

Görende belediyeye küfrediyor.

Belediyeden önce bu insan müsvettelerine küfret!’

Çevre sorunlarına büyük önem veren Hakan Çelik ayrıca görüntüleri de eklemiş…

*- Antalya’dan mektup var…

İkinci ve uzun mektup ise Antalya’dan…

Gazeteci Malik Okçu ile bir süre İzmir’de birlikte çalışmıştık.

Sözünü esirgemeyen, yani tok sözlü bir arkadaşımız…

Ender gazetecilerimizden biri…

Spordan ekonomiye kadar her konunun da uzmanı…

Yani çok yönlü bir özel kalem..

Bakın, mektubunda Malik Okçu ne diyor?

*- Malik’i de çıldırtmışlar!

Boğazıma kadar geldi,

Canıma yetti gari,

Bu yazı kaçınılmaz oldu!

Kimse kusura bakmasın!

Sevgili tatilciler, misafirlerimiz, vatandaş mültecilerimiz, hanzo, maganda, laftan anlamaz, söz dinlemez, ayar bilmez, sonradan görme hangisi sana uyuyorsa sen o tarafından anla ve dinle.

Bak canım benim Antalya; Afganistan, Pakistan, Uganda gibi bir memleket değildir.

Burası bir şehirdir.

İçinde 72 milletten insan yaşar.

Yani ‘sen geldin!’ diye düzenimizi bozacak değiliz.

*- ‘Bizi örnek al!’

Biz yollarımıza çöp atmıyoruz, sen de atma!

Sağa sola aksırıp, tıksırıp, hönkürüp, tükürmüyoruz.

‘Aman!’ deyim.

Yediğimiz mısırın koçanını da sağa sola fırlatmıyoruz, sen de fırlatma.

Şehir içi yollarımız ralli pisti değildir, kurallara uyarız.

Azgın boğalar gibi önümüze sürme.

Çok değil az medeni olsan becerirsin.

*- Kendini kaybetme!

Elde bira, gömlek fora ana caddelerde fink atma.

Tatil memleketiyiz ama dingonun ahırı da değiliz.

Yolda gördüğün turistleri hayalindeki yosmalarla karıştırma.

Bu memlekete gelmiş misafirler onlar.

Aynı senin gibi…

Bağırıp, çağırıp memleketin sahibiymiş gibi efelenme.

Bak burası; Yörük diyarı…

Alırlar boyunun ölçüsünü…

Arabalarınız pek fiyakalı ama aynılarının bir üst versiyonu fazlası ile bizde de var.

Müziği kökleyip hava civa yapmayın.

Adamı hasta etmeyin.

*- Her tatil yöresindeki gibi…

Bu işin bir de deniz, plaj, ören yeri boyutu var ki asıl ona gıcığım.

Allah bağışlasın, nur topu gibi çocuğun olmuş. Ama kıç bezini dürüp dürüp plajda bırakma.

Koynuna sokarsan, çocuğunun kokusu daha net gelir burnuna.

İçtiğin biraların kutularını, olduğun yerde bırakma.

Al götür.

Sen gelmeden orası mis gibiydi, giderken hayvanlığın âlemi yok.

Rakının, viskinin, biranın şişesini duvara, kayaya, taşa vurup kırma.

Mini mini birlerin ayacıklarına batmasın.

Ya adam gibi iç ya da o şişe burnuna girsin.

Karpuza bıçağı saplayıp geldin anladık.

Ama kabuğunu bari atma.

Ya al götür, ya da onu da ye.

Belki süt verirsin.

Mangalının kömürünü, patatesin, soğanın kabuğunu sağa sola atma.

Ya bir poşete doldur ya da o poşeti kafanı geçir…

Beyaz don giyme canım kardeşim, beyaz şortla da denize girme.

Göz zevkini bırak, alayımız katarakt olduk sayenizde.

Ufacık bir piknik için evi taşıma.

Padişah otağı gibi yayılma.

Senin kadar başkasının da hakkı var.

Çekirdekleri çitleyip çitleyip altın kumlara tükürme. İlla yiyeceksen eline biriktir.

Biz gelip senin evine tükürüyor muyuz?

Milletin karısına, kızına aç kurtlar gibi gözünü dikme.

Az insan ol.

Az medeni ol ki o gözlerin giderken de yuvalarında kalsın.

Sen geldin diye Antalya’ya şeref vermedin.

Kimse de sana altın anahtar neyim vermedi.

Kendini nimetten sanma.

Antalya güzel diye geldin, güzel bırak.

Senden sonra gelenler de aynı güzelliği insanca yaşasın, yararlansın.

Hayvan geldin, insan dön.

Burada biraz adamlık gör!’

*- Bornova Belediyesi pazarlayacak

Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ, kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşlara ekonomik kazançlarını tarımsal üretimle arttırabilmeleri için hem üretim hem de pazarlama aşamasında destek vereceklerini açıkladı.

Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ, 2014’te çıkan yasa ile mahalle olan köylerden; Eğridere, Çamiçi ve Kayadibi’ni ziyaret etti. Bürokratlarıyla birlikte talepleri dinleyen Başkan İduğ köy kahvelerinde buluştuğu vatandaşlara, ‘Amacımız köylerimizdeki tarımsal üretim potansiyelini geliştirip daha fazla ekonomik kazanç elde etmenizi sağlamak’ dedi.

***-

Yaşar EYİCE
0532 781 95 18
Twitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın