FOÇA’DA ERKEN YENİ YIL SEVİNCİ

Foça’da yaşayan engelli vatandaşlar, Belediye Başkanı Gökhan Demirağ ile birlikte 2019’u erken karşıladı. 2019 yılına sayılı günler kala Foça Belediyesi ve Foça Kent Konseyi Engelli Meclisi’nce, Foça’da yaşayan engelli vatandaşlar için yeni yıl kutlaması gerçekleştirildi. Foça Belediyesi Sosyal Tesislerinde düzenlenen 2019 Yeni yıl kutlamasına, Belediye Başkanı Gökhan Demirağ’ın yanı sıra, Foça Kent Konseyi Engelli Meclisi, engelli vatandaşlar ve aileleri katıldı. 2019 Yeni Yıl pastasını Başkan Gökhan Demirağ ile birlikte kesen engelliler ve ailelerinin mutlulukları gözlerinden okunurken, engellilere yeni yıl hediyesi de verildi. Her fırsatta özel yurttaşlarımızla birlikte olduğunu dile getiren Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ, yeni yılın yeni umutlarla gelmesini temenni etti. Başkan Demirağ, “Bugünün hazırlanmasında emeği geçenlere çok teşekkür ediyor, mutlu, sağlıklı, huzurlu yıllar diliyorum” dedi. FOÇA’DA ERKEN YENİ YIL SEVİNCİFOÇA’DA ERKEN YENİ YIL

FOÇA’DA PİYANO GECESİ

Piyanist Ezgi Serim, Kültür İçin Alan Projesi kapsamında Foça Belediyesi’nin destekleriyle müzikseverler için unutulmaz bir müzik dinletisi sundu. Foça Belediyesi Reha Midilli Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe katılan müzikseverler, Ezgi Serim’i büyük keyifle dinledi. Sanatçı, 22 yıllık yolculuğunu paylaştığı dinletisinde; klasik örnekler, sevilen caz standartları ve kendi kompozisyonlarından oluşan karma bir seçkiyi seslendirdi.Dinleti sonrasında, Kültür için Alan İzmir Koordinatörü Recep Tuna moderatörlüğünde, sanatçı ve sanatseverlerin katıldığı söyleşi gerçekleştirildi.Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ’ın eşi Derya Demirağ, Piyano Sanatçısı Ezgi Serim’e teşekkür çiçeği sundu. Ezgi Serim, Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ, eşi Derya Demirağ ve müzikseverlere teşekkür etti.

CHP’nin iki başkan adayı belli, büyükşehir ve Bayraklı. YAŞAR EYİCE

*- Biliyorlar fakat ‘lades’ demiyorlar *- Biz de soruyoruz, ‘Aslen nereli?’ *- Bir tane bile oy çıkmadı! *- İzmir’de Muhtarlar daha çalışkan ve sosyal *- CHP’de, Bayraklı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayları belli oldu. *- Tire- Belevi yolu da, Gediz nehrine benzedi... Söz var, icraat yok... Bu kadar hızlı iç göç yaşayan bir ülkede, sağlıklı demografik analizler , siyaset sosyolojisi / seçim tahlilleri yapmak kabil midir? Büyükşehirde özellikle aday adayları için sıkça, ‘Aslında bilmem nereli!’ ve ‘O şehirden göçmüş, bilmem kaç kişi yaşıyor, seçim bölgesinde hepsi doğal olarak ona oy atar!’ tarzı bir sürü yorum duymuşluğunuz vardır. Adamın / kadının vasıfları/ kalitesi/ eğitiminden ziyade, aslen nereli olduğu bir seçim kozudur. Zaten devlet eli ile kurdurulan ve sadece adı sivil olan STK’ lar dışında, sayıca en çok STK,

Güzel haberi umutla bekliyoruz YAŞAR EYİCE

Güzel haberi umutla bekliyoruz *- Mustafa Kemal’i etkileyen bir köylü *- Sıfırdan üretiyoruz, geri adım atılır mı? *- Tecrübeyi yok sayamayız *- Dışişleri, yeni konsolosluklarla güçlendirilmeli... Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çok veciz sözleri vardır. Bunlardan biri de ‘Köylü Milletin Efendisidir’ sözü... Sık sık duyarız... Peki kaynağını biliyor muyuz? Atatürk, Enver Paşa tarafından Sofya'ya askeri ataşe olarak gönderilir. Bulgaristan henüz 5 yıllık bir ülkedir. Üzgündür Atatürk İstanbul'dan gittiği için. Bir pastane vardır Sofya'da. Diplomatik erkan genel olarak o pastanede kahvaltı yapmaktadır. Mustafa Kemal de orada yapar kahvaltısını. *- Üretiyorsa sahibi odur.... Bir sabah bir köylü girer pastaneye. Bohçası vardır yanında, bırakır bir masanın yanına, oturur. Bir garson gelir, köylü ‘süt ve kek’ ister. Garson ise köylünün pastaneden ayrılmasını ister. İtiraz eder köylü. Birkaç garson daha gelip tekrarlarlar dışarı çıkmasını. Köylü öfkelenir ve bağırmaya başlar:  ‘Senin sattığın sütü ben üretiyorum, senin sattığın pasta,

MİNİKLERİN YENI YIL SEVİNCİ

Foça Belediyesi Çocuk Evi öğrencileri, Belediye Başkanı Gökhan Demirağ ile yeni yılı erken kutladılar. 2019’a günler kala Foça Belediyesi Çocuk Evi’nde yeni yıl kutlaması yapıldı. Belediye Başkanı Gökhan Demirağ’ın katıldığı yeni yıl kutlamasında çocuklar sevgi çemberi oluşturdu. Ellerinde hediyelerle gelen Başkanı Gökhan Demirağ, miniklerin yeni yılını kutlarken, minikler ise yeni yıl şarkıları söylediler. 2018’e veda eden minikler, 2019 yılını hediyelerle erken karşılamanın sevincini yaşadılar.

KIRMIZI MUMLUYIL SONU YAZISIÜNAL TÜMİN

Bizim meslekte, özellikle köşe yazarları için "İlk ve son"konularında kalem oynatmak oldukça risklidir. İşte son örnek; Bugün 28 Aralık 2018 Cuma, yani yeni yıla, 2019'a girmemize tam 3 gün var. Bu yazının başlığını "Son mektup" diye atsam, "Türk filmi gibi" diyeceksinz! "Son yazım- 2018" desem, ayrı bir dert! Yazı işleri ayaklanıp "Hayrola dükkanı kapatıyor musun?" diyecek. Çünkü geçmişte bunun örneğini yaşarken acı acı gülmüştüm!..Bakıyorum da, giden yılın ardından pek iyi laf eden yok! Zamlar, sorumsuzluk, göz göre göre gelen kazalar, Yüce Meclis'in altında karşılıklı atılan sokak jargonları... Hele bunları size haber vermeye çalışan gazetelerin birer, ikişer kapanması... Ve de an itibariyle hapisteki meslektaşlar ...Ben giden 2018 yılının nesine "Rahmetli iyi idi" diyeyim ve arkasından şu temennimi ekleyeyim: "umdumuz yeni yıla kaldı"...* * *Aslında geçen yıl sofradan, akaryakıta, elektriğe, doğalgaza, okuldan

Ödüler sahiplerini buldu YAŞAR EYİCE

 Bir ay geriden gidiyoruz... *- Neredeyse her saat başı gündem değişiyor *- Milyonda bir de olsa! *- İsmet İnönü ödülleri dağıtıldı *- Nedenlerinden bazıları! Tüm okuyucularım gibi dostlarım da ‘çok uzun yazıyorsun?’ diyorlar... Benim yanıtım ise şöyle oluyor: ‘Birincisi insanların unuttukları okuma sevgisini kazanmasına yardımcı olmaya çalışıyorum. İkincisi; araştırma inceleme ve irdeleme duygularını ortaya çıkarıyorum. Üçüncüsü 10 dakikada bir gündem değişiyor, konular hepimizi ilgilendiriyor, geride kalmamamız yani halkın değişi ile ‘Fransız kalmayalım!’ diyorum.. Bugün olduğu gibi bazen, bu nedenle bir yıl geriden gidiyorum: *- İzmir’in çoğunluğu muhacir Son yıllarda, ‘Mübadeleler Dosyası’ çeşitli platformlarda, çok sık gündeme getiriliyor. Balkanlar ele alınıyor... Girit’ten Türkiye’ye göçün hikâyesi gündeme getiriliyor. Konak Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl ilkini düzenlenen ‘İzmir Sefarad Kültür Festivali’ sona erdi.  1492 yılında İspanya’yı terke zorlanarak İzmir’e yerleşmiş Sefarad Yahudilerinin kültürlerinin tanıtıldığı festival yoğun ilgi

Yediemin depoları ağzına kadar dolu YAŞAR EYİCE

Yolsuzluk var mı? Bunu araştırdılar... *- Sadece dört yediemin deposunda, 10 milyonluk araç çürüyor... *- Vicdansız ve dolandırıcılardan kurtulmak için ne yapmalı? *- Ekonomi için hep toplanıyorlar, bakalım ne olacak? *-İnanasım gelmedi ama gerçek! Sadece Mersin'de yediemin depolarında bulunan binlerce araç sahipleri tarafından alınmayınca çürümeye terk edildi. Yine sadece bir depoda 600 araba ile 2 bine yakın motosiklet bulunurken, araçların toplam piyasa değeri dudak uçuklatıyor. Buralarda 10 milyonluk araç var! Yani bir servet yatıyor. Belki gören ‘hurda’ ya da ‘hurdalık’ diyor çürümeye terk edilen bu milli servet diye tanımlayacağımız araçlar için... Trafik, asayiş olayları ve haciz yoluyla devlet tarafından el konulan  yediemin depolarına çekilen araçlar için, ‘yazık!’ demeyen yok gibi... Birçoğu artık kullanılmayacak duruma gelen ve otların arasında kalan araçlar görenlerin yüreklerini burkuyor. Burada bozuk, kırık, kullanılmayacak durumda olan araçların yanında lüks

Sayıştay yine şaşırttı YAŞAR EYİCE

Bizim harcamamız Amerika’dan iki misli fazla... *- Fakültemiz, yüksek okulumuz var ama öğrencimiz yok! *- Bazısı tıka basa, bazısı bildiğiniz gibi... *- Suudi Arabistan’ın gerisinde kaldık... Notlarıma bakarken, Mehmet Toptaş’ın bir derlemesini gördüm. ‘Hesap’ denince aklıma adı gelen birkaç kişiden biri olan Mehmet Toptaş, ‘duayen’ sözcüğünü hiç sevmem ama ‘duayen’ Burhan Özfatura ağabeyimizden bazı çıldırtan rakamları almış... Tabii ki ‘kafadan’ değil, Sayıştay raporlarından... Biliyorsunuz, bu rakamlar en yukarıdaki bir iki kişinin başını yedi.. Daha doğrusu işinden etti. Bu gün öğrendim; Tam 9 bin küsur gazeteci de işsizmiş... İşin garibi bunların içinde ‘yandaş’ dediğimiz kişiler de varmış... Ben yoluma Burhan Özfatura ya da Mehmet Toptaş gibi  ‘hesaplı kitaplı’ gidemiyorum... Zaten’ iki kere iki kaç eder?’ diye sorarsanız, yirmi iki derim, iki tane ikiyi yan yana yazarak... Ama patronlar nedense bu soruya ‘beş’ diye yanıt