Bakanlık da yararlanmalı!   YAŞAR EYİCE

*-  Yeni akımlar, yeni ilişkiler ve yeni ihtiyaçlar günümüz çağına uygun bir şekilde oluşuveriyor *- Yönümüzü doğru seçmeliyiz *- Maaş ve kadro artınca, iş gücü düşüyor... Büyüklerimiz boşuna, ‘Şeytan azapta gerek!’ dememişler... Son yıllarda en beğendiğim ‘Tarım’ yazarlarından biri de Bilge Keykubat... Aynı zamanda tarım uzmanı olan Bilge Keykubat yine görüşüme göre İzmir Ticaret Borsası’nın en çalışkan görevlilerinden biri... Bilge Bey’in son yazısını merak ve heyecanla okudum. Beni uyaran da önemli takipçilerinden biri İstanbullu Ayfer Hanım ile yakın arkadaşı Ünal Tümin idi... Hatta Ünal Tümin’i önceki akşam Urla’da yakaladım... Daha doğrusu o beni buldu ve ortak dostumuzun kulaklarını çınlattım. Makaleye göre işin özü şu: ‘Türkiye yönünü bir an önce seçmeli!..’ Çünkü; Dünya ticaretinin alışıldık güzergahları ve durakları hızla değişiyor. Yalnız yetkilileri ve bakanlığı değil hepimizi ilgilendirdiği için makalenin bir bölümünü paylaşmak istiyorum... Bilge Keykubat

AK Partili Çalışkan: “Foça Tatil Köyü ilçeye büyük katkı sağlayacak”

Servet Vural  İZMİR (İHA) - Foça ilçesinde 1967 yılında açılan Türkiye'nin ilk tatil köyü Foça Tatil Köyü'nün ihalesinin yapılmasının ardından AK Parti Foça İlçe BaşkanI İrfan Çalışkan, tatil köyünün turizmden ekonomiye ilçeye büyük getiri sağlayacağını söyledi. Foçalılara katkıda bulunacaktır Türkiye'nin ilk tatil köylerinden biri olan ve 51 yıl önce açılan Foça Tatil Köyü'ne ilişkin AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Av. Hamza Dağ'ı ihale müjdesini vermesinin ardından ihalesi yapıldı. İstanbul merkezli bir firmanın kazandığı ihalenin ardından AK Parti Foça İlçe Başkanı İrfan Çalışkan basın açıklaması yaptı. Çalışkan, “Bu sürecin başlaması ve verimli bir şekilde devam etmesini ve sonuca ulaştırması konusunda öncelikle Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Av. Hamza Dağ’a teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bunun yanında İl başkanımız Aydın Şengül ve

Yunanlılar yine hızlı çıktı, Çin ile anlaştı YAŞAR EYİCE

  Doğma büyüme Bornovalıyım... Babam da öyle, dedem de... Onun babası da! Ege Üniversitesi’ni de biliyorum, ova ve dağlarını da... Ama şimdi o kadar çok mahallesi oldu, şaşırmamak elde değil... Bir de şu Ege Üniversitesi’nden yapılan açıklamalara şaşıyorum... Kuruluşundan bu yana biliyorum... Öncesini de, yani nasıl kurulma kararı alındığını da... Kimlere neler denildiğini de.... Büyüklerimiz anlatmıştı... Zaten halkın bildiğini, resmi makamlar bilmezler... Onlar gelir gider! Para kazanırlar, başka yerlere sıçramak için fırsat kollarlar... Aslında bu düşünce önceki nesillerde pek yoktu... Hizmet aşkı vardı... Eski kurucu rektör ve hocaları anımsıyorum... Hep halkla beraberdiler... Şu kadarını söyleyeyim: Ege Üniversitesi önce dayımın da bir ara müdürlüğünü yaptığı ‘Ziraat Mektebi’ idi... Sonra dayımın tayini Turhal Şeker Fabrikası’na çıkmıştı... Öğretim üye ve görevlileri ilk kez iki fakülte ile kurulan Ege Üniversitesi’nde, ‘Tıp’ ve ‘Yüksek Ziraat Mühendisliği’ne öğrenci kaydı yapmak için Bornova’da çalmadık kapı bırakmamışlardı. Bir de herkesi

ETİK ve AHLAK & HÜLYA DİNCEL

  Etik davranışlar ve ahlak ailede ilk adımı atan değerlerdir. Ailenin davranış biçimleri ile teorik ahlak öğretisinin uyumlu olması yaşamın ana kuralıdır. Toplumsal yaşam içinde bireylerin aynı konuda birleştiği ve davranışlara temel oluşturan etik değerler, toplumda sorunlar olduğunda önemli çözüm anahtarıdır. Etik değerlere uymak ahlaki bir ölçüttür. Bir toplumun üyesi olmanın ilk koşulu ahlaki çerçeveyi kabul etmektir. ​ Toplumsal yaşamın diğer kuralları, örneğin; yasalar uyulması zorunlu kurallardır. Toplumu oluşturan, toplumda insan ilişkilerini düzenleyen ana unsurlar ise; Normlar, kültür, değer, hukuk, ahlak, etik ve din olarak belirtilebilir. Etik davranışın toplumsal temelini oluşturan etkenler ise şöyle aktarabiliriz ve anlatabiliriz; _Kültür Değerler _Normlar Kültür: ( bir toplumun yaşayış biçimini, dilini zevklerini, yazınını, folklorunu, sanatsal etkinliklerini, öz olarak yaratıcı gücünü kapsamaktadır) Bireyler, içinde yaşadıkları grup, toplum ve kültürün sunduğu değerleri, kültürleşme yoluyla öğrenirler. Çünkü kültürel değerlere uygun davranmayan

Foça Tatil Köyü İhalesini Arda Mühendislik Kazandı

  İzmir’in Foça İlçesi’nde bulunan Türkiye’nin ilk tatil köyü ünvanlı Foça Tatil Köyü’nün üçüncü ihalesinde nihai pazarlık görüşmeleri tamamlandı. İhaleyi Ankara Merkezli Arda Mühendislik Sanayi ve Ticaret A.Ş. kazandı. Görüşme sonuçları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı web sayfasından duyuruldu. Duyuru metninde; “İzmir İli Foça İlçesi İsmetpaşa Mahallesinde Bulunan Taşınmazların Özelleştirme İhalesi Nihai Pazarlık Görüşmesi Tamamlandı 30.07.2018 tarihinde yapılan nihai görüşmelerinde, Özelleştirme kapsam ve programında bulunan, -İzmir ili, Foça ilçesi, İsmetpaşa Mahallesinde bulunan 187 ada 7 no.lu parseldeki 13.372,81 m², 14 no.lu parseldeki 26.000,00 m², 15 no.lu parseldeki 84.136,00 m², 16 no.lu parseldeki 18.150,00 m² ve 19 no.lu parseldeki 141.377,53 m² yüzölçümlü taşınmazların ve bu taşınmazlar üzerinde bulunan tesis, bina ve müştemilatın bir bütün halinde özelleştirme ihalesinin nihai pazarlık görüşmesinde en yüksek teklif 44.250.000-TL ile Arda Mühendislik Sanayi ve

Endüstri 4.0 ile dört nala koşmak GONCA ELİBOL Yeni Asır

18. yüzyılda (1712) buhar makinesinin icadı ve mekanik üretim sistemleri ile 1. sanayi devrimi, 19. yüzyılda (1840) telgraf ve (1880) telefon icatları, (1920) Taylorizm ile işbölümüne, elektrik ve seri üretime dayalı kitlesel bir model ile 2. sanayi devrimi, 20. yüzyılda (1971) ilk mikro bilgisayar (Altair 8800) ve 1976 Apple I (S. Jobs ve S. Wozniak) dijital devrim ve imalatın otomasyonu ile 3. sanayi devrimi, Siber - fiziksel bir sisteme dayalı nesnelerin interneti ve hizmetlerin internet üzerinden verilmesiyle Endüstri 4.0 olarak tanımlanan 4. sanayi devrimi gerçekleşti. Görüldüğü gibi dünya çok hızlı değişiyor. Küçükken, arabamın hem karada hem havada gittiğini hayal ederdim. Çizgi filmlerde izlediğimiz o zamanlar imkansız gibi gözüken hayaller şimdilerde gerçek olup hedeflere dönüşüyor. Tüm bunlar internet ve yapay zeka gibi bilimsel

MİNİK KARATECİLERİN TROIA SEVİNCİ

Türkiye Karate Federasyonu’ nun faaliyet proğramında yeralan Çanakkale Karate İl Temsilciliği desteği ile 15 Temmuz Şehitleri Anısına The 2018 Troia Year International Karate Tournament sona erdi. Çanakkale Hasan-Mevsuf spor salonunda 2018 Troia Yılı Uluslararası Karate Turnuvası 27-28-29 Temmuz 2018 tarihinde 5 ülke, 51 kulüp, 71 takım, 937 sporcunun katılımı ve mükemmel etkinlikler ile tamamlandı.   Foça Reha Midilli İlkokulu 4. Sınıf öğrencisi Kaan Yüksel, Antrenörleri Taner Erol ve Kudret Yüksel ile hazırlanan sporcu turnuvada 8-11 Years Male team kata Kaan Yüksel – Doğan Egecan Tercan – Kaan Gergin ( T.Erol Fight Clup Aliağa – Çatalca Karate Spor Kulübü ) 3. olarak gümüş madalya ve kupasını aldı. Başarılı sporcunun antrenörü ve babası Kudret Yüksel, “ Çanakkale İlinde gerçekleştirilen bu mükemmel organizasyonda başta Çanakkale Karate İl

FOÇA TV Foça’da 80’ler 90’lardan günümüze gecesi..

AYRINTILI HABER YARIN EDİTÖR  DENİZ ÖZEK VİDEO HABER........................ HAKAN DOĞANAY ile Foça'da 80'ler 90'lardan günümüze gecesi.. HAKAN DOĞANAY ile Foça'da 80'ler 90'lardan günümüze gecesi.. HAKAN DOĞANAY ile Foça'da 80'ler 90'lardan günümüze gecesi.. HAKAN DOĞANAY ile Foça'da 80'ler 90'lardan günümüze gecesi.. HAKAN DOĞANAY ile Foça'da 80'ler 90'lardan günümüze gecesi.. HAKAN DOĞANAY ile Foça'da 80'ler 90'lardan günümüze gecesi.. HAKAN DOĞANAY ile Foça'da 80'ler 90'lardan günümüze gecesi.. HAKAN DOĞANAY ile Foça'da 80'ler 90'lardan günümüze gecesi.. HAKAN DOĞANAY ile Foça'da 80'ler 90'lardan günümüze gecesi.. HAKAN DOĞANAY ile Foça'da 80'ler 90'lardan günümüze gecesi.. HAKAN DOĞANAY ile Foça'da 80'ler 90'lardan günümüze gecesi..

ÇEVRE BAKANI KIRIK NOT ALDI, Kazım Erkmen

Çevre Bakanı’na çağrımdır! İzmir’in çöp meselesi adeta unutulup gitti. Harmandalı’nın artık kapatılması, yeni ve modern katı atık bertaraf tesisinin bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor. Ama nerede. Ne Büyükşehir Belediyesi, ne de Çevre İl Müdürlüğü konuyla ilgileniyor. Büyükşehir “Yamanlar” diye tutturmuş bir yol gidiyor. Bir dönem, “Hükümet izin vermiyor” diye mazeret üreten koca belediye, şimdilerde üç avukata teslim olmuş durumda. İzmirli’nin çektiği çile umurlarında bile değil. Böyle kent yönetimi olur mu? “Tek beceremediğim şey çöp” diyerek, kendisini beceriksiz ilan eden bir belediye başkanı dördüncü kez aday olamaya hazırlanıyor. Partisindeki siyasi kaos, kriz, arbedeye kapılmış sona doğru gidiyor. Hükümet kanadı ise, “Bu iş büyükşehirin işi” diyerek topu başkasına atmakta hayli mahir. Çevre İl Müdürlüğü İzmir’in çöp ve çevre sorunu varmış-yokmuş, adeta habersizmiş gibi

Arif Çayan’ın yazısı “İZMİR’İ KİM YAKTI?”

Arif ÇAYAN yazdı... Dün öğlen saatleriydi. Sıcağın evin odalarına iyice yerleştiği, "artık sizinle birlikte yaşayacağım, dayanın, dayanabilirseniz kahrıma" dediği saatleriydi. Burnumuza gelen yanık kokusuyla bir anda ev seferberlik ilan ettik. Herkes bir odadan diğerine koşuyor, yanan elektrik prizi, ocakta yanan bir şey var mı yok mu diye bakıyor, bakmakla kalmıyor kokluyor, koklamakla kalmıyor ‘sen de bir kokla’ diye kontrolünü garantiye alıyordu. Her tarafa bakılmasına rağmen, o keskin yanık kokusu, lastik kokusu, naylon kokusu, yangın kokusunun bir türlü nedeni bulunamadı. Az bir nefes almak ve rahatlamak için balkona çıktığımda bir baktım, yanan daha doğrusu yangın kokusunun olduğu yer sadece bizim ev değil bizim sokak, sadece bizim sokak değil bizim mahalle, sadece bizim mahalle değil bizim ilçe, sadece bizim ilçe değil bütün İzmir di. Ama öyle böyle bir koku