Vallahi tebrik etmek lazım! YAŞAR EYİCE

Şirketlerin kapanması işsizliği artırıyor ama yetkililer ‘İşsizlik azaldı’ diyor…

Benim çevremde bir kişi bile aylardır bir iş bulamazken, TÜİK seçimlere bir haftadan az süre kala hayırlı bir haber verdi:

‘İşsizlik oranı azaldı!’ diye…

Neyse yorumunu size bırakarak bilgiyi, yani açıklamayı paylaşayım:

‘İşsizlik oranı Şubat, Mart ve Nisan aylarını kapsayan Mart döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 1.6 puan azalarak yüzde 10.1 seviyesinde gerçekleşti.

İşsizlik oranı bir önceki dönem olan Şubat’ta yüzde 10.6 seviyesinde gerçekleşmişti.

TÜİK verilerine göre mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı ise Mart döneminde bir önceki döneme göre 0.1 puan artışla yüzde 9.9 oldu.

Verilere göre, tarım dışı işsizlik oranı geçen yıla göre 1.8 puanlık azalış ile yüzde 11.9 olarak tahmin edilirken, 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı 3.7 puanlık azalış ile yüzde 10.3 oldu.’

*- Artık boş vermişler…

AKP’nin büyük önem verdiği Yenikapı Mitingine 1 milyon 300 bin kişinin katıldığı ileri sürüldü…

Dediklerine göre; havadan helikopterle ölçüm yapmışlar…

Polisleri, görevlileri, meraklıları, şunları bunları çıkarırsak ne gördüğümüzü anlatayım:

Bizim ‘ruhsuz’ dediğimiz, yani cansız bir topluluk…

Gözlerimi kaparım, görevimi yaparım bir anlayış…

Reisi dinlemenin yerine sohbeti tercih edenler,

Çevreyi ve topluluğu gözetleyenler…

Bu arada ‘Aman ha!’ diye sandık güvenliği isteyen yetkililer…

Yani düne kadar muhalefet ‘sandık güvenliği’ diyordu, şimdi 24’üne kadar iktidarda olanlar..

Büyük olasılıkla, yorgan gideceğe benziyor…

Mitingi sonuna kadar takip edemedim…

Sonunda ‘buraya kadar’ diyerek perdeyi indirdim…

Ha bu arada bir zamanlar iki anahtar sözü veren, gençlerin ‘eski sanatçı mı?’ diye merak ettiği bir sarışını da ekranlarda gördük…

Kuşadası’ndan, oradaki çiftliğin narkotik ve mali polis başta olmak üzere ortak operasyon yapıldığını az buçuk hatırladığımız günler aklımıza geldi.

Sonra kaybolup gitmişti…

Ama ona oy verenler şimdi onun gösterdiği yolu değil de, açıkça ‘Millet ititfakı’ dediklerini da biliyoruz…

Yani; DP, İYİ Parti, Selamet ve CHP’liler bir başka güvenli kulvarı kullanıyorlar.

Ortalık toz duman, herkes birbirini ‘yalancılık’, ‘hırsızlık’ ‘vatan hainliği’ gibi çok ağır şekilde suçluyor…

Ha sahi birileri, camileri de, dini de sahipleniyor..

Kendilerinin dışındakilerin camilere girmelerini, namaz kılmalarını, dua etmelerini tenkit ediyor.

Bilmiyor ki, bunlar sadece ve sadece Allah ile kul arasında…

Özellikle Müslümanlıkta aracıya ihtiyaç yok…

Günahın da sevabın da sadece ve sadece kulu, yani kişiyi ilgilendirdiğini bilerek, nasıl başkası için yorum yapabiliyorlar.

Demek ki, bu kez sıkıntı büyük…

Daha geçenlerde Haliç’te bir kiliseyi onarıp, devlet tarafından büyük paralar harcayarak yenileyen ve büyük bir törenle açan kimdi acaba?

Adam Ezan-ı Muhammediye’yi bile kullanmaya çalışıyor…

Hatta adalardaki atlara yapılan işkenceleri bile gündeme getiriyor…

Ama aynı sırada CHP’li gençler, dışarıdan getirtilenler tarafından ölesiye dövülüyor ve bıçaklanıyor…

Aynen İYİ partililere yapılanlar gibi…

Ne ‘Geçmiş olsun’ dileği, ne de ‘Suçlular hemen yakalansın!’ talimatı yok…

Talimat büyük yerden, günde 10 saat yetmedi…

Magazin programları bile ‘Reis’i bir şekilde ele alıp gündeme getiriyor…

Bu ne demek?

‘Bay… Bayyy!’

Veli Can Tefon isimli bir zat-ı muhterem var…

AKP’den Eskişehir Milletvekili aday adayı…

Söylediği şu:

‘Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed’in vefatı dolayısı ve Allah S.A.V. emri ile reenkamasyon olarak dünyamıza HZ. Recep Tayyip Erdoğan ismiyle tekrar bahşedilen peygamberimize son damla kanıma kadar hizmet naşıyla adayım.’

Buna mizah mı denir?

Kara mizah mı?

Güldürmece mi?

Aldatmaca mı?

Artık siz karar verin!

*- Yakında göreceğiz!

Seçimler öncesinde içimize ferahlatacak, serin tutacak bir haber bekliyorduk ama şu ana kadar beklediğimiz olmadı.

Sadece TUİK bugün bir açıklama yaptı, bunu da az önce anlattım.

Genelde Hükümet, son vurucu hareketi seçim haftasında, yani birkaç gün kala açıklayıp, oy toplayacağı için umutla bekliyorduk.

Hani şu kadar kişiye şu kadar para verilecek, şu kadar kişiye iş verilecek falan artık buna da Anadolu dili ile ‘Hayvan terli yemi yemiyor!’ diyerek yanıt verenlerin sayısı da az değil.

Uzmanlar ne diyor?

İşte size bir örnek:

ABD merkezli Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) Prof. Daron Acemoğlu Türkiye ekonomisi için ‘Mucize şekilde bir çıkış mümkün değil’ diyor.

Acemoğlu, ‘Şu anda ekonominin negatife girmesi engellenemez boyutta. Mucize şekilde bir çıkış mümkün değil. Eğitim düzeyinin yeniden yüksek kaliteye gelmesi kolay olmayacaktır. Umarım sistemik krizi görmeyiz. Ama bazı şirketlerin batması işsizliğin artmasının önünü kapatamayacağız’ dedi.

Önce Acemoğlu’nun değerlendirmelerinden bazı satır başlarını vereyim sonra güncele döneyim:

– Şu anda yaşadığımız problemler daha önceden birikmiş olan dengesizliklerin bir sonucu.

Üretkenliğe bağlı olmayan büyümenin sonucu

–  Kaliteli büyüme yok!

Büyüme odakları yanlış taraflarda.

Türkiye’nin son 10 yıldaki büyümesi üretkenliğe dayalı olmadı.

Özellikle inşaat sektörü ve tüketim üzerinden gelen bir büyüme.

Böyle büyümeler genelikle dengesizlikler yaratıyor.

– Bu dengesizlikleri göz önünde bulundurmadan sorunları son günlerin ya da yabancı yatırımcının gelmemesine bağlamak doğru değil. 10 yıllık para politikalarının kötü sonucunu görüyoruz.

Peki  ne yapılmalı?

– TL’nin değer kaybını durdurmak lazım.

Enflasyon kontrol altında tutulmalı.

Türk ekonomisinin yapısını çok kapsamlı düşünerek doğru yatırımı nasıl arttıracağımızı düşünmek lazım.

– Türkiye demokrasisi 15 Temmuz döneminde önemli bir sınav geçti. Ama arkasından gelen OHAL demokrasisinin derinliğini kaybetmesine neden oldu.

Korku kutuplaşma özgürlüklerin azalması politikacıların üzerinde olan denetlemeninin etkisini kaybetmesi…

OHAL tüm gücü tek elde topluyor.

Ekonomist Acemoğlu’na göre ‘sağlıksız’ büyüyoruz: 2019’da da kriz riski var.

Totaliterliğe gidildiği için ekonomik patlamadan korkuluyor.

Sonuç olarak, durum çok acil düzeltmek için çok az vaktimiz var!

Daron Acemoğlu ekonomi için karamsar olduğunu söylemiş ve ‘Mucize çıkış yok şirketler batacak, işsizlik artacak!’ gibi kötü bir kehanette bulunmuştu.

Gülenler oldu ama umutlarını AKP’ye ve bazı kişilere bağlayan dev şirketlerin düştükleri hali bilmeyenimiz, duymayanımız yok…

Herhalde düzlüğe çıkabilmek için üzerimizdeki ağırlıkları atmamız gerekecek bunu da 25 Haziran’la birlikte göstereceğimizi sanıyorum….

Gidişattan memnun muyuz, değil miyiz?

Yakında göreceğiz…

***-

GÜNCEL

*- Ortak paydada anlaşsınlar!

Sosyal medyada mutlaka görmüşsünüzdür, hayvanlara yapılan zulmü.

Hepimiz, özellikle son günlerde artan hayvana şiddet ve istismar olaylarını üzüntü ve öfkeyle takip ediyoruz.

2004 yılında TBMM tarafından kabul edilen 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun Kabahatler Kanunu kapsamında olmasından dolayı hayvana şiddet ve istismarın karşılığının sadece idari para cezası olması, bu insanlık dışı canice eylemlerin önünü kesmemekte, verilen cezalar toplumun tüm kesimleri tarafından yetersiz bulunuyor.

Dünyamızı paylaştığımız hayvan dostlarımıza karşı işlenen suçların TCK kapsamında değerlendirilebilmesi ve hayvanlara karşı kötü muamele, psikolojik-fiziksel şiddet içeren, cinsel istismar, dövüş, zehirleme vb. gibi eylemlerin gerektiği şekilde ve sahipli-sahipsiz hayvan ayrımı olmaksızın, görevini kötüye kullanan yerel yönetimler de dahil olmak üzere cezalandırılması için gereken değişikliğin ivedilikle yapılmasını seçimler öncesinde tüm partilerimizden ortak deklarasyonla  istiyoruz.

 

Yaşar EYİCE
0532 781 95 18
Twitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311
Please follow and like us:

Bir cevap yazın