0 Okunma

Ünal gibileri var mı? YAŞAR EYİCE

CHP bugünlere geldiyse, tabelasını indirmeseydi, bir noktada İzmir’e ve dolayısıyla Aziz Kocaoğlu sayesinde idi…

*- Eğer İzmir çok önceden havlu atsaydı, acaba Ankara’daki beyler nutuk atarak bugünlere gelebilirler miydi?

*- Her sözde partilinin bir başka adayı olabilir mi? Kıstasları nedir?

*- Sözde halkçıları görüyoruz, anında şerit değiştiriyor… Sonraki makas bazen yakında, bazen uzakta…

*- Yanınıza sokmayın!

Sana ne be kardeşim?

Sürekli burunlarını CHP’nin iç meselelerine sokanlar için söylüyorum…

İşte istiyordunuz oldu?

‘Aziz Kocaoğlu gitsin!’ diyordunuz ya, işte muradınıza erdiniz…

Ama bu arada kına yaktınız mı, ya da helva döktürdünüz mü?

Tunç Soyer, kendisinden bekleneni yaptı ve bundan sonra ‘Efsane Başkanlar’ arasında anacağımız Aziz Kocaoğlu’nu ziyaret etti, verdikleri mesaj ve pozlarla, düşman çatlattılar…

Okuyucularım bilir:

Düşüncelerime ters geldiği için HDP’den hemen hiç söz etmem…

Sık sık da PKK’yı lanetlerim…

Herhalde bu PKK ile ezelden beri benim kadar mücadele eden yandaş basında bile yoktur…

Onlar talimat gereği ben inanç gereği savaşırım…

AKP yönetimlerine bakın; siyaseten hiçbir Türk vatandaşının benimseyemeyeceği tipleri mutlaka görürsünüz…

Hem de en üst noktalarda…

Bir tek ben yazmıştım;

AKP’nin kurucu başkanı Recep Tayyip Erdoğan, seç im yasaklarına beş dakika kala, tüm televizyonların naklen yayınladığı konuşmasında, ‘HDP’li yurttaşlarımızdan oy istiyorum’ demişti…

Nedense bu normal istek, hiçbir şekilde dile getirilmedi…

Aday, tüm seçmenden oy ister!

Seçilmesi, öne geçmesi için de bu şarttır…

Yine benim gibi sadece birkaç kişi sadece ucundan tutmuştu…

Önceki seçimleri sandık bazında inceleyin…

Buraları değil, Kürt yurttaşlarımızın yoğun olduğu yerlerde, kentlerde…

Oylarını HDP’ye değil, AKP’ye verdiklerini görürsünüz…

Bunun benzeri İzmir’de de görüldü…

CHP’ye gelip, ‘Şu kadar oyumuz var!’ diyenlerin nasıl palavra attıkları…

*- ikili oynadılar…

Gece gündüz medyada olan, sabahın kör karanlığında da, gece yarısı da belli medya kuruluşlarında ‘assolist’ gibi sahne alanlar gitti!…

Aklıma bu gün de şu Dikili’nin geldiği gibi gittiği bir olan belediye başkanı geldi…

Adamı tanıyamadık…

Çünkü yanlış ata oynadı…

Önce Aziz Kacaoğlu’nu dinlemedi…

İkili oynadı, yandaşları sevindirdi, para ödedi…

Tabii ki ilan vererek…

‘Ankara ile arası bozuk’ dedi, sözde danışmanları…

Çünkü onlar CHP Genel merkezi’nden medet umuyorlardı…

Ama hiç kimse farkında bile değildi…

CHP’nin genel merkezdeki tabelası duruyorsa bir noktada İzmir’e ve Aziz Kocaoğlu’na, onun sayesinde seslerini duyurmalarına bağlıydı…

Bir de madalyonun bu yüzüne bakın bakalım…

Bu satırları da bu görüşü de ilk kez yazıyorum…

Yoksa sadece tabela partisi halinde kalırlardı…

Şimdi devam edeyim…

Kente bir şey vermeden onlara veriyorlar, sözde üç beş dinleyicinin olduğu paneller, söyleşiler düzenliyorlardı.

Nasıl bir anda tepeden indilerse, yine bir anda tepeden gelen talimatla güle güle dediler.

Sanıyorum şu anda, en yakınları bile neler söylüyordur, neler?

Daha çok laf etmem lazım ama sonucu söyleyeyim:

*- Sakın ha…

Eğer yeni başkan adayları, seçimi kazandıkları andan itibaren liyakate ve bilgiye kesinlikle önem vermeliler.

Ahmet’in, Mehmet’in ve hatta  ‘Bana yararı olur!’ diyerek bir milletvekilinin önerdiği sıradan isimlere sıfat ile iş vermeye kalkarlarsa kendilerine, Büyük Devlet Adamı İsmet İnönü’nün şu sözünü anımsatayım:

‘Sizi ben bile kurtaramam!’

İşte örneklerini fazlasıyla gördük…

*- Böyle babayiğit var mı?

Şu anda birçok belediye görevlisi, kara kara ‘Ben ne olacağım?’ diye düşünüyor…

Tabii ki elinde değil…

Uykuları kaçıyor, rüyalarına giriyordur…

Bence bu durumda olanlar, kendilerine şimdiden yeni iş bulsunlar…

Geçenlerde yazmıştım:

Vefatından sonra kızını ve eşini kiralık dairede kaderleriyle bırakan eski belediyecilerimizden Ünal Köksal’ı anımsadım…

Son görevi Konak’ın kurucu belediye başkanı Süha Baykal’ın yardımcılığı idi…

Baykal, görevi teslim ederken, Ünal Köksal da, ceketini alarak belediyeden çıktı..

Ona ‘Git’ diyen olmamıştı…

Ama kendine yakıştıramadı…

Bilmem kaç yıllık devlet memurluğunu da yakmış oldu, bir kuruş almadan…

‘Yeni başkan çalışacaklarını seçsin’ dedi…

Yoksa bir kenarda durur, aybaşlarında onlarca kişi gibi maaşını alır, keyif çatardı…

İşin özeti;

Bugünlerde başkan adaylarının yanından ayrılmayan birçok asalak olur…

Hepsinin gözü bir yerlerdedir…

Aynı zamanda halkın cebinde…

Yani bir koltuk kapıp yüksek maaş almak…

Nasılsa kendisi gibi çok kişi var.

Başkanlar kendileri bilir…

İlk günden ‘Bu da aynı mayadan’ dedirtmezler inşallah!

*- Biraz zor ağabey!

AKP adayı, eski Bakan yemeklere devam ediyor..

Aynı sistemi, Binali Yıldırım uyguluyordu…

Reis de…

Söyledikleri şu:

‘İzmir’i tanınmaz hale getireceğiz!’

Amaçları belli;

Zaten İstanbul için kendi itirafları yeter…

Ama İzmir için biraz zor…

Zaten söylemleri ne yaparlarsa yapsınlar, hangi suçlamalardan söz ederlerse etsinler…

Sonuç şimdiden belli!

Sıfır elde var sıfır…

*- İzmir’i neden atlıyoruz?

Herkese gönderilen bültendeki fotoğraflara bakarken, ‘Birçok sıfatı olan İstanbullu kişiyi tanıyorum’ dedim…

Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin(ESİAD) ‘Küresel Düzende ve Türkiye’de Önümüzdeki 10 Yılın Yeni Ekonomik ve Jeopolitik Beklentileri’  toplantısının konuğu eski diplomat, OECD yöneticisi, iş insanı, stratejist, TheBosphorusEnergyClub’un Kurucusu ve İcra Başkanı Mehmet Öğütçü olmuş.

İstanbul’da düzenledikleri toplantıların çoğunu takip ettiğimiz için üç aşağı beş yukarı söylediklerini tahmin ettik,

Aslında doğru söylüyor…

Ama biz genelde İzmir’de çok sayıda, kıyıda kenarda duran gerçek uzmanlar varken, İstanbul’dan getirilmesine ücret ödenmesine de karşıyız.

Öte yandan, yerel seçimler sonrasında reform alanlarına ve projelere odaklanılması gerektiğini ifade eden ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Fadıl Sivri, ‘Hem Türkiye’nin hem de Ege Bölgesi’nin lokomotifi olan İzmir’in hikâyesini yeniden yazmalıyız’ demiş.

Söyleyeceğimiz şu:

Biz çalıyor, biz oynuyoruz…

İstanbul’da İzmir’in adı hiç geçmiyor…

Yalan yanlış bilgilerle donatılmışlar…

İzmir ve Ege Bölgesi olarak, bunlara bir ‘dikkat’ çeksek akılları başlarına gelecek ama nerdeee?

*-

Madem İstanbul ile başladık yine orası ile devam edelim.

Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesi olan Tarım Kredi Kooperatifleri, çiftçilerin hayatını kolaylaştıracak bir anlaşmaya daha imza atıyor.

Tarım Kredi Kooperatifleri ile Bereket Sigorta arasında yapılacak anlaşma sayesinde, belirlenmiş sigorta ürünlerinden faydalanan çiftçilerin Tarım Kredi Kooperatiflerine ortaklık payları Bereket Sigorta tarafından karşılanacak.

Böylece ortaklığa giriş sermayesi ödeme yükümlülüğünden kurtulan çiftçiler, başta sigorta olmak üzere birçok faaliyette ortaklara özel indirimlerden faydalanabilecek.

Çiftçilerin kooperatif ortağı olarak oy kullanma ve yetkili organlarda görev alma hakkı kazanmasına imkan tanıyacak olan anlaşma kapsamında hazırlanacak bir ortak kart ile de çiftçiler belirli ürün ve hizmetlerden avantajlı fiyatlarla yararlanacak.

Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü ve Bereket Sigorta ile Bereket Emeklilik ve Hayat Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Fahrettin Poyraz ve Bereket Sigorta ile Bereket Emeklilik ve Hayat Genel Müdürü Mahmut Güngör’ün katılımıyla Hilton İstanbul Maslak’ta düzenlenecek olan daveti Haber Ekspres olarak takip ederiz herhalde…

Toplantı ayın 30’unda Hilton Maslak’ta yapılacak…

*- Trend Motosiklet’te ÖTV Fırsatları!

Trend Motosiklet, yepyeni bir Vespa, Piaggio, veya Aprilia motosiklet almak isteyen macera tutkunlarına muhteşem fırsatlar sunuyor. Kampanya kapsamında Vespa, Piaggio ve Aprilia markalarının 250 cc ve altı modellerinde yüzde sıfır ÖTV indirimine ek olarak yetkili satıcılarda motosiklet severleri sürpriz indirimler bekliyor.

*-  Sosyal diyaloğu en iyi uygulayan şirket

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından çalışma hayatında sosyal diyaloğun geliştirilmesi amacıyla dünyada ilk defa Türkiye’de düzenlenen ‘Çalışma Hayatında Sosyal Diyaloğun Geliştirilmesi Projesi’ kapsamında gerçekleştirilen ‘Şirket Düzeyinde Sosyal Diyalog En İyi Uygulama Yarışması”nın sonuçları belli oldu.

Yerli üretici Karsan da ‘Sosyal Diyaloğu En İyi Uygulayan İşyeri Ödülü’ne layık görüldü.

Karsan İnsan Kaynakları Müdürü Mücahit Korkut, ‘Hem kültürel olarak hem de iş sonuçlarımızda pozitif gelişimi ve değişimi amaçladığımız ‘Karsan Pozitif’ isimli projemizin, ILO tarafından dünyada ilk defa Türkiye’de gerçekleştirilen, son derece önemli amaçlara hizmet ettiğine inandığımız ‘Çalışma Hayatında Sosyal Diyaloğun Geliştirilmesi Projesi’ çerçevesinde ödüllendirilmesi bizleri çok mutlu etti.

Bu başarıda katkısı bulunan herkese teşekkür ediyorum’ dedi.

*-

Herhalde davetler için sık seyahat edeceğiz

Seyahat denilince, yılların firması Pamukkale’nin de iflası içimizin burkulmasına neden oldu.

Kriz var mı, yok mu?

Bu konunun dışındayız ama duyduklarımız bizi perişan ediyor.

Şimdi de Uluslararası Şeffaflık Derneği’nden bir davet geldi.

Çalışmalarına önem verdiğimiz için bizi ‘paydaş’ olarak gören derneğin daveti şöyle:

‘Değerli Paydaşımız,

Sektörün temel meselelerini, iyi yönetişim ilkeleri çerçevesinde ayrıntılı bir biçimde tartışacağımız etkinliklere tüm paydaşlarımızı bekliyoruz.

İlaç sektörünün önde gelen kurumlarının ve hukuk, denetim firmalarının uzman temsilcilerinin ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu uzmanının katılımıyla, kolektif eylem anlayışı doğrultusunda, ortak bir akıl yaratmaya çalışacağız.’

Panelin Konusu; İlaç Sektörü İş Birliği Programı…

Sektörün en önemli isimleri gün boyu Boğaz’daki Hilton’da soruna çözüm bulmak ve katkı sağlamak için konuşacaklar…

*-
— 
Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Please follow and like us:

Bir cevap yazın