33 Okunma

Okuyunca siz de bir noktada şaşıracaksınız YAŞAR EYİCE

Bayındır’da ‘termal pansiyonculuk’ yaşama girdi

*- Acıtan mektuplar… Okuyunca içiniz parçalanacak…

*- Nedense ‘mutluluk’ için imza atmıyoruz?

*- Polisten sonra PTT’nin de uyarısı var…

*- Bir kuruş bile alınmayan ender hastane…

Geçenlerde mutlu haber olarak sizinle paylaşmıştım.

Bakan adına yanıt veren bir yetkili, halkın yardımıyla alınan son model cihazlarla donatılan, özel LÖSEV Hastanesine, ‘Devlet Hastanesi’ gibi, yani ücretsiz hizmet verdikleri takdirde hastanenin çalışmasına izin vereceklerini söylemişti.

Sonuç ne oldu?

Önce bir hastanın mektubunu okuyalım, sonra, olayın gelişmesini yine bir vatandaşımızın ağzından anlatacağım…

*- İşte acıtan mektup! 

‘Ben bundan 6 sene önce lösemi hastalığına yakalandım.

Ankara’da LÖSEV’in LÖSANTE Hastanesi’nde çok zor olan tedavim başladı, 2 sene sürdü.

Tam ‘İyileştim’ derken hastalığım tekrarladı.

Tekrar başa döndük ve 3 yıllık tedaviye başladık.

Hiç yıkılmadım, ‘Ben bu hastalığı yeneceğim’ diye anneme, kardeşlerime söz verdim.

Ama lösemi canavarı beni 3’üncü kez pençesine alıp lösemi tekrarlayınca tam umudum kırılmak üzereyken LÖSEV’in doktorları yine imdadıma yetişti ve ‘Artık sana kemik iliği nakli yapacağız ve yaşatacağız’ dediler.

*- Nasıl hastane?

3’üncü defa uzunca bir kemoterapi aldım, yine saçlarım döküldü, ateşler içinde yandım ama sonunda Kemik İliği Nakli Servisi’ne geçmeyi başardım.

LÖSEV LÖSANTE Hastanesi’nin Kemik İliği Nakli Servisi tıpkı bir uzay üssü.

Her tarafı havadaki gözle görülmeyen en küçük tozları, mikropları süzen hepafiltrelerle kaplı.

Doktorlar, hemşireler içeri girerken özel solüsyonlarla yıkanıyorlar, çok özel kıyafetler giyiyorlar.

Annemden başka kimse içeri giremiyor, o da dışarı çıkamıyor.

Adeta fanusta yaşıyordum. Kapıların birisi kapanmadan diğeri açılmıyor. Anlayacağınız, sağlığımız için dünyanın en steril Kemik İliği Nakil Merkezi’ndeydim.

Bir gün hematoloji uzmanı profesör doktor odamıza geldi ve ‘Artık radyoterapi (ışın tedavisi) alacaksın, sonra da kemik iliği naklini gerçekleştireceğiz.

Ama radyoterapi için başka hastaneye gideceksin’ dedi.

*- Var ama, ‘ama’sı var!

Hemen,

– Bizim hastanemizde yok mu, dedim.

– Var, hem de dünyanın en iyi radyoterapi cihazları var ama kullanamıyoruz, dedi.

– Neden, diye sordum. – Çünkü Sağlık Bakanlığı ruhsat vermiyor, yani çalıştırmamız yasak.

– Neden, kötü bir şey mi yaptınız?

– Hayır, her şey yönetmeliklere uygun. Hatta Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’ndan (TAEK) ruhsat da alındı ama kullanamıyoruz.

Bağışıklık sistemim çökmüşken ve bu servisten dışarı adım atmamam gerekirken hem sabah hem de akşam (günde 2 defa) başka bir hastanede radyoterapi almak için dışarı çıktım ve ışın aldım.

Düşünebiliyor musunuz, hem milletin tuğla bağışlarıyla satın alınmış dünyanın en mükemmel, 5 milyon dolarlık aleti LÖSANTE Hastanesi’nde çürüyor hem de ben aynı hastanede 2 kat aşağıdaki bu özel merkezde ışın tedavisi alabilecekken dışarıya yani mikrop dolu ortama çıkıp hayatımı tehlikeye atıyorum.

En son olarak size şunu itiraf etmek istiyorum:

‘Beni lösemi hastalığı öldüremedi ama bürokrasi canavarı öldürebilecek!’ Belki de sayılı günlerim kaldı.

Ben görmedim ama bu mektubu herkese iletirseniz, sizin sayenizde başka lösemili çocuklar bu cihazın çalıştığını görebilirler.

Saygı ve sevgilerimle.

Kaan Özelçam.’

*- Tahmin ettiğiniz gibi!

Sizinle mutluluk veren bir sonucu paylaşmak isterdim…

Ama ‘maalesef’ diyeceğim…

Şimdi size ‘Ayvalıklı bu kardeşimizin ölmeden önceki son mektubunu aktardım’, diyebiliyorum.

Anlamışsınızdır!

Kendisi lösemi hastalığından vefat etti. Ailesine sabır diliyorum. Dayanılmaz bir acı…

Çok üzgünüm…

Mehmet Refik Soyer ile Senih Özay’dan duymuştum;

Lösemili Kaan’ın cenazesi 24 Şubat 2019’da, öğle namazından sonra Saatli Camii’nden kaldırıldı.

Mekanı Cennet olsun…

Şimdi günümüze dönüyorum…

Yani bir noktada, yazımın başında özetini verdiğim ve önceki günlerde daha geniş yazdıklarımın yanıtına…

Bunu da bir yurttaşımızın mektubu ile duyurmak istiyorum…

*- Mücadeleye sil baştan

‘Merhaba Yaşar,

Lösemili çocuklarımızın yaşama umudu olan LÖSEV hastanesine ruhsat verilmesi için başlatılan ve hızla büyüyen bu acil kampanyayı seninle paylaşmak istedik.

‘Çocuklarımız lösemiden ölmesin! LÖSEV’in hastanesine ruhsat verilsin!’ kampanyanın muhatabı: Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca, TC. Cumhurbaşkanı Sn Recep Tayyip Erdoğan…

Başlatan ise İzmirli hemşerimiz Duygu Kavas…

‘Çocuklarda lösemi ve diğer türdeki kanser rahatsızlıklarının tedavi edilebilmesi, ülkemizde eksikliği hissedilen kemik iliği bankasının hizmet verebilmesi için, LÖSEV’in tam 4 yıl önce faaliyete geçirdiği 400 yatak kapasiteli hastanesi LÖSANTE’ye toplum olarak ihtiyacımız var.

Fakat bildiğiniz üzere bu hastanenin ruhsatı verilmiyor.

*- Bir kuruş alınmıyor!

LÖSEV, tam 16 senedir lösemili çocuklarımızın ailelerinden tek kuruş almadan, gönüllülerin maddi-manevi bağışları ile iyileşmelerini sağlıyor. LÖSEV’den önce kanserden iyileşme oranı %20’yken, bu oran şimdi %90’lara ulaştı.

Bu hastanemiz de bağışlar ve çocuklarımıza olan manevi bağlılığımızla kuruldu.

Bu sebeple de hepimize, belki de doğacak çocuklarımıza hayat verebilecek bir hastanemiz olmasını istemez miyiz?

Sizlerin de yardım ve desteği, devletimize olan güvenimizle bu konudaki taleplerimizin çözüme ulaşacağına inanıyoruz. İlginize şimdiden teşekkür ederiz.

Devlet ruhsatımızı versin çocuklar kanseri yensin… 🙂

***-

GÜNCEL

*-Türk Telekom Uyardı!

Ünal Tümin ile Muzaffer Tezel öğrenmiş, okuyucularımın da bilgilenmesi için göndermiş,,

Türk Telekom’un yaptığı açıklamada müşteri ilişkilerine ait olmayan ‘902128240514’ nolu hattan abonelerle irtibat kurulduğu taahhütleri ile ilgili yalan beyanda bulunarak teklif sunduklarının tespit edildiği ve vatandaşların bu numaradan gelen çağrılara itibar etmemesinin önemine dikkat çekilmiş.

Gelen telefonlarla ilgili biliyorsunuz Polis teşkilatı ile PTT de zaman zaman uyarılarda bulunuyor.

*- Türkiye’yi İzmir Amerikan temsil edecek

 Amerika’da 1992 yılından bu yana düzenlenen liselerarası robotik yarışması First Robotics Competitions’ın (FRC) Türkiye ayağında İzmir Amerikan Koleji’nin robotik takımı büyük bir başarıya imza atarak, ABD’nin Texas eyaletinde düzenlenecek Dünya FIRST Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil etme hakkını kazandı.

Amerika merkezli First Vakfı tarafından 1992 yılından bu yana düzenlenen ve 14-18 yaş arası gençlerin katıldığı First Robotics Competitions’ın (FRC) Türkiye ayağı İstanbul’da gerçekleşti. Öğrencilerin bilim ve teknolojiye olan ilgisinin artması amacıyla düzenlenen liselerarası robotik turnuvasında, Türkiye’nin dört bir yanındaki farklı okullardan gelen 34 takım tasarladıkları robotlarla yarıştı.

Türkiye’yi temsil eden ACI, bu sonuçla iki yıl üst üste bu başarıyı göstermiş oldu.

*- Bayındır’a hayırlı olsun!

Bayındır Belediye Başkanı Dr. Ufuk Sesli, Dereköy Mahallesine hayat verecek olan vanayı açtı.

İzmir’in Bayındır ilçesine bağlı Dereköy Mahallesinde bulunan jeotermal su bölgenin en önemli gelir kaynağı olacak.

Termal pansiyonculuğun önünü açmak ve istihdam alanı yaratmak için önemli bir gelişme olduğunu belirten yetkililer bacasız sanayinin bölgenin çehresini değiştireceğini söyledi.

Dereköy Mahallesinde Termal pansiyonculuğun gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla Bayındır Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ev pansiyonculuğu dersleri verilmişti ve derslere sürekli katılım sağlayan kursiyerler geçtiğimiz aylarda sertifikalarına kavuşmuştu.

*-
— 
Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Please follow and like us:

Bir cevap yazın