Nedense hep unutuyoruz! YAŞAR EYİCE

*-‘Kanlı Noel’i anımsayan var mı?

*- Köylülerin şeyhi kim biliyor musunuz?

Unutmamak ve unutturmamak için; öncelikle, 54 Yıl Önce Rum Tedhişçileri tarafından gerçekleştirilen Akritas Planının devamı niteliğindeki saldırılarda 30 bin Kıbrıslı Türk köylerinden, yaşadıkları yerlerden göç ettirilmiş ve 364’ü feci şekilde katledilmişti.

‘Kanlı Noel’ olarak adlandırılan bu barbarca saldırılarda yaşamlarını yitiren tüm Kıbrıslı Türkleri saygı ve rahmetle anıyor, yüreklerimizdeki acının defalarca kat fazlasını hala yüreklerinde hisseden yakınlarına baş sağlığı ve sabırlar diliyorum.

*-  Hoş görünüzle…

Günü geçmesine rağmen, geçiştirmek durumunda olmadığım için sizin hoş görünüze sığınarak yine de söz etmek istiyorum, unutmamak ve unutturmamak için…

23 Aralık 2017’de, Devrim Şehidi Kubilay’ın, Bekçi Hasan ve Şevki’nin şeriat kalkışması yapan yobazlar tarafından katledilmelerinin 87. yılıdır. Devrim şehitlerimizi saygı ile analım.

A. Naci Kaptan mahkeme kayıtlarından yararlanarak, 12 cilt tutacak bir yazı serisi ile olayı bize naklediyor.

Öncelikle;  ‘işgal günlerinde işbirlikçiler ve Devrim Şehidi Kubilay’ın katline ait mahkeme kayıtlarını ele almış.

Belgelerle bizlere işgal günlerinin vatan hainlerini ve Menemen olayını Yunanlılarla işbirlikçi Manisa mutasarrıfı (valisi) Hüsnü (yadis) efendi de anlatılıyor.

Öncelikle, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın bir şiirini de sizinle paylaşayım;

*- İşin özeti…

23 Aralık 1930’dur,

Gece yeşilimsi,

Dağlar ak,

Bir altın çizgi gibi yerle gök,

Gün doğdu doğacak.

Don yoktur ama donmuştur sanki,

Sarı yapraklarla kış kocaman bir yüz

Tarla çizgileri ile bir kilim işte.

Menemen ovası dümdüz.

Yalancı Mehdi Derviş Mehmet,

Yürümüş Manisa’dan bir sarı su gibi,

Beş on adamıyla Menemen’e varmak üzere

Yılan uykusu gibi.

Düştü Kubilây’ın başsız gövdesi,

Bir çınar dalı gibi yere.

Sarktı yakasından anasından gelmiş

Mavi çiçek mor çiçek bir çevre.

Düştü Kubilây’ın başsız gövdesi

Bir söğüt dalı gibi yere,

Aydınlık aydınlığa yaklaşır iken,

Sonsuzluğa ere ere.

Düştü Kubilay’ın başsız gövdesi,

Bir zeytin dalı gibi yere,

Düştü cebinden bir kitap,

Açıldı göklere…

(Fazıl Hüsnü Dağlarca)

*- Derinliğine inersek

Şehit Kubilay’ın katlinden 11 sene öncesi, Mayıs 1919’da,  gece karanlığında 37 atlı, atlarının ayaklarına, ses olmasın diye sardıkları keçelerle, gizlice ve sessizce karanlığa karışarak gözden kayboldular.

Ali Osman efe ve Parti pehlivan namlı iki yiğit, Manisa cezaevinden kaçırdığı mahkûmlarla beraber oluşturdukları bir akıncı müfrezesiyle, Yunan ordusunun yaklaşmakta olduğu Menemen Boğazı’na gitmektedirler.

Emir, Balkan savaşlarının eski komutanı Ali Çetinkaya’dandır.

Akıncılar Yund dağını aşarak, Kocadere’yi geçip Osmancalı köyünde mola verirler.

Menemen Boğazı , önlerinde yükselen Dumanlı dağlarının hemen ardındadır.

Akıncıların hiç bir azığı yoktur.

Osmancalı köylüleri sadece ekmek verebilirler.

Destek alabilmek için çevrede bulunan Ortaköy, Avdal ve Bozalan köylerini dolaşırlar.

*- Kandırılanlar…

Köylüler şöyle der;

‘İyi emme, biz bir şey yapamayız. Sümbüller köyünde Şeyhimiz var. Onunla görüşmeniz gerekir.’

Akıncılar yola koyulur ve Sümbüller köyüne vararak şeyhle görüşmek istediklerini söylerler.

Halk da köy meydanına toplanır.

Şeyh de yeşil sarıklı, cübbeli, saç sakal birbirine karışmış gelir.

Parti Pehlivan söze başlar; ‘İzmir’i, Menemen’i Yunan vurdu, ezan sustu. Mala, cana, ırza tecavüz ediyorlar. Buralara da geldiklerinde ayni şeyi yapacaklar. Direnişe destek verin!’

Şeyh ise alaycı bakışla,’ hoş geldiniz, aç mısınız, tok musunuz? demeden;

 ‘Ben Yund dağına kadar bu köylerin tarikat şeyhiyim, bizim tarikatımız Yunan’a tek bir kurşun atmayacak. Mehdi gelmeden de caiz değildir’ dediğinde, Milisler sert tepki veriler, silaha davrananlar olur.

Arap Osman efe bağırır;  ‘Bunlarla başlayalım, gavurla anlaşmış gibiler.’

Parti Pehlivan milisleri durdurur.

 Şeyhe sorar;

‘Sizin tarikatınız Gavur tarikatı mıdır ki , gavura kurşun atmaz! Ne biçim laf edersiniz?’

*-  Bir sorum var!

 Akıncı milisler, Şeyhe ve Onun izinde giderek Yunan ordusuna karşı destek vermeyen, kursun atmayanlara lanet okuyarak köyden ayrılırlar. 21 Mayıs 1919 da Dumanlı dağlarını aşarak Menemen düzüne ulaşırlar… Yunan’lılarla çatışırlar.

İşgalci Yunan’a kurşun attırmayan Yund dağı çevresindeki köylerin şeyhi kimdir bilir misiniz?

Nakşibendi tarikatından, Menemen’de Kubilay’ı vurup sonra da başını kesen derviş Mehmet namlı haindir…

*- Gittiler amma…

23 Aralık 1930!

Yunan haçlı orduları Menemen’den kovulmuş, papazlar gitmiş, çan sesleri gitmiş, ezan sesleri gelmiştir.

Yunan askerini öldürmek için Menemen’i basmayan derviş Mehmet , Türk askerinin olduğu ve çan sesleri yerine ezan seslerinin duyulduğu Menemen’i basacaktır.

Bu kişilere göre Menemen’de papazlar ve çan sesleri varken DİN vardı! Papazlar gidince, çan sesleri yerine yine ezan sesleri gelince; Din Elden Gitmiş Oldu!

*- Bakın, bakın…

İngiltere ve Yunanistan’ın da adının karıştığı, Yunanistan’da Lavrion kampında 15 haziran 1930 da tezgahlanmış olan bu kalkışmanın planlayıcıları içinde Manisa mutasarrıfı hain Hüsnüyadis, Nakşibendi Said Molla (İngiliz Muhipleri Cemiyeti Başkanı, Kıbrıs’tan Yunanistan’a geçti.), Şeyh Sükuti ve nakşibendi Derviş Mehmet, Erbilli Şeyh Esat, Sütçü Mehmet, Şamdan Mehmet, Alioğlu Hasan, Yahudi Jozef ve diğerleri vardır.

Yunan askerine kurşun atmayan bu hainler, kendi ordularının subayının başını kesmekten kaçınmamışlardır.

Sanmayınız ki 9 Eylül’de düşman denize döküldüğünde gitti, yok oldu! Giderlerken, yerlerine papaz Hristosmos yerine Derviş namlı Mehmet’i ve adamlarını vekil bıraktılar…

Onlar da bugünlere başka vekiller bıraktılar…

***-

GÜNCEL

*- NBA’de Türk gecesi

Amerikan profesyonel basketbol ligi NBA, ‘Türk gecesine’ sahne oldu. Milli basketbolcu Ömer Aşık’ın forma giydiği New Orleans Pelicans’ın Washington Wizards’a konuk olduğu maçta Türkiye adeta Capital One Center’e taşındı.

Salonu dolduran binlerce basketbol sever maçın devre arasında Türk halk danslarını izledi; Türk seyirciler de Ömer Aşık’la tanışma fırsatı buldu.

‘Türk Gecesi’ kapsamında çoğunluğu Türk-Amerikalı 100’ün üzerinde kişi tribünde ellerinde Türkiye bayraklarıyla Ömer Aşık’a destek verdi.

Renkli görüntülere sahne olan maçın devre arasında Kardelen Dans Topluluğu’nun gösterisi yoğun ilgi gördü. Türk halk danslarından örnekler sergileyen grup salondan büyük alkış aldı.

*-

*- Hayırlı bir iş!

Türkiye’nin ihracat şampiyonu sektörlerinden züccaciye sektörünü tek çatı altında toplayan Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER), Uluslararası Down Sendromu Federasyonu (UDF) ile ‘ZÜCDOWN Mesleki Eğitim ve İstihdam Projesi”ni başlatarak down sendromlu 8 gencin ZÜCDER üyesi Karaca, Schafer, Korkmaz, Bernardo, Hisar, Hürsultan ve Akyüz Plastik’te istihdam edilmesine olanak sağlıyor.

25  Aralık’taki toplantıya;  ZÜCDER Başkanı Uğur Kaymak, UDF

Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Abdullah Tuncay, Karaca Yönetim Kurulu Başkanı Arif Karaca,  Schafer Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Aslan, Korkmaz Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Korkmaz, Bernardo Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Sözen, Hisar Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Erdoğan, Hürsultan Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Yazıcı, Akyüz Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz.

*- Endüstrü 4.0 ve Türkiye’nin durumu

Endüstri 4.0, dijital devrim ve Türkiye’nin bu alanda yapması gerekenler, 25 Aralık Pazartesi günü Çırağan Sarayı’nda düzenlenecek olan ‘İstanbul Ekonomi Zirvesi 2017’ de değerlendirilecek.

İlk olarak 2011 Hannover Fuarı’nda dile getirilen Endüstri4.0 kavramının bugün geldiği nokta ve Türkiye’nin Endüstri 4.0 sürecini yakalayabilmesi için alması gereken pozisyon masaya yatırılacak.

Zirve kapsamında ayrıca, saat 19.30’da başlayacak kokteylle,  Altın Değerler Ödül Töreni de gerçekleştirilecek

*-

Yaşar EYİCE
0532 781 95 18
Twitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311
 
Please follow and like us:

Bir cevap yazın