0 Okunma

Konuyu bilmeyen sözcü!… YAŞAR EYİCE

‘Temiz Hava Haktır’ diyen 60 bin kişi bugün Meclis’te

*-  Birileri ortalığı karıştırmaya çalışıyor, ama kim ya da kimler?

*-  Çinli Büyükelçi önce ‘Hayır!’ dedi, sonra Atatürk’ü ziyaret etti

*-  Avanta gezenler alkış tutuyor…

*- Nezaket gereği mi?

Çin ile ilgili özellikle ekonomik haberleri en fazla değerlendirenlerdeniz.

Amerika ile yaptıkları mücadelede de Çinlilerden yana tutum takındık.

Bu arada okuyucularımız bilir, ‘Amerika gibi Çin’e de fazla güvenmeyelim!’ diyenlerden belki de ilki biziz…

Yunanlılarla yaptıkları anlaşmalardan sonra bunu belirttik.

Suriye konusunda yaptıkları açıklamalar da pek lehimize değildi, yani bizim politikamızın dışındaydı.

Ama boylarına göre akıllı adamlar, bunu kabul etmemiz gerekiyor.

Önce İstanbul’dan sonra yine İstanbul ve geçenlerde İzmir’den de bir iki kişi gazeteciyi aldılar, ağırladılar.

İzmirli kadın yöneticinin sözlerini de ‘reklam ve propaganda’ aracı olarak kullandılar.

İzmirli Kadın Yönetici, Çin’de misafir edilip gezdirilince özete, ‘Çin’in Uygur Türklerine karşı çok iyi hizmet verdiklerini’ anlattı…

Yani bizin Dış Politikamızın karşısı söylem…

Ben kabul edemedim, ama ‘Herhalde gezdirilince, iyi ağırlanınca, belki hediyesini de alınca nezaketen söylenmiş sözler!’ diye düşündüm.

Bunları yazmıştım…

Bu arada üç dört yıl önce fotoğraflarıyla yayınladığımız bir Fransa anımı anımsatayım:

*-

Paris’te bir avuç Uygur Türkü, Çinliler tarafından yapılan mezalime dikkat çekmek istiyorlardı.

Fransız polisi grubu kıpırdayamayacakları şekilde bir çemberin içine almıştı.

Sonra 20-30 metrelik bir boşluk ve ikinci bir çember…

Çemberin dışında da dirsek temasında iriyarılardan seçilmiş tam teçhizat Fransız Polisi…

Etraf onlarca kamera ile kontrol altındaydı…

Gittim, Polis çemberini açtırdım, aralarından geçip, boşluktan sonra çember içindeki Uygur Türklerine ‘Reis kim?’ diye sordum…

Sakallı biri geldi, kendimi tanıttım…

İçeri aldı, birlikte slogan attık…

Sonra, benim isteğim üzerine, maçlarda görüldüğü şekilde, Fransızlar için de slogan attık…

Bu işlem sanıyorum yarım saat kadar sürdü…

Sonra öpüşerek, birbirimize başarı dileyerek ayrıldım…

Fransız polislerine doğru yürüdüm, ‘Çekil’ dedim ve aradan çıktım…

Sonra  oradan ayrıldım…

Daha sonra belki de bir saat kadar sonra Türkiye’den bir telefon geldi, ‘Senin orada ne işin var?’ denildi ve akşam ilk uçakla İstanbul üzerinden İzmir’e döndüm…

Bu gelişmeler program dışı idi…

Yani spontane gelişmişti…

Telefonu ve diğer ayrıntıları da bir ara anlatmıştım…

Hatta; İzmir’den giden bir Fransız arkadaşımın, Fransa’nın en önemli mevkilerinden birine getirildiğini, Fransa’nın dış istihbaratının başına getirildiğini ve kendisinin Türkiye’de benim de tanıdığım dostlarla işbirliği yaptığını isim vererek yazmıştım.

Yani o günden bu yana Çin’in Uygur Türklerine yaptığı mezalimi takip ediyorum…

*-

Şimdi günümüze gelelim…

9 Şubat 2019’da, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy’un Uygur Türklerine Yönelik Ağır İnsan Hakları İhlalleri ve Halk Ozanı Abdurrehim Heyit’in vefatı hakkındaki soruya şu yanıtı verdi:

Sincan Uygur Özerk Bölgesindeki Uygur Türklerinin ve diğer Müslüman toplulukların temel insan haklarını ihlal eden uygulamalar, özellikle son iki yıl içerisinde ağırlaşmış ve uluslararası toplumun gündemine taşınmıştır.

Özellikle Ekim 2017’de ‘Tüm Dinlerin ve İnançların Çinlileştirilmesi’ siyasetinin resmen ilan edilmesi, Uygur Türklerinin ve bölgedeki diğer Müslüman toplulukların etnik, dini ve kültürel kimliklerinin tasfiye edilmesi hedefi doğrultusunda atılmış yeni bir adım olmuştur.

Keyfi tutuklamalara maruz kalan bir milyondan fazla Uygur Türkünün toplama kamplarında ve hapishanelerde işkence ve siyasi beyin yıkamaya maruz bırakıldıkları artık bir sır değildir.

Kamplarda alıkonmayan Uygurlar da büyük baskı altında bulunmaktadır.’

Yani; Yurtdışında yaşayan Uygur asıllı soydaş ve vatandaşlarımız bu bölgedeki akrabalarından haber alamamaktadır.

Binlerce çocuk ebeveynlerinden uzaklaştırılmış, yetim kalmış.

Bunları biliyoruz…

Pazar günü akşam saatlerinde Çinliler bir mesaj gönderdiler…

Dedikleri şu:

Abdurrehim Heyit ölmedi, Türkiye Dışişleri’nin Xinjiang iddiaları asılsız!’

Söyledikleri şöyle:

‘Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, dün (9 Şubat) yaptığı açıklamada, Heyit’in, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ndeki bir hapishanede öldüğünü iddia etti.’

Yani olayı saptırıyorlar…

Sözcümüz benim belirttiğim gibi bir soruyu yanıtladı…

*- Bazılarımız alkışladı!

57 yaşındaki Heyit Xinjiang Şarkı ve Dans Topluluğu’na bağlı olarak müzisyenlik yapıyordu.

Daha sonra, Çinlilere göre; ulusal güvenliği zedeleyici girişimlerde bulunması nedeniyle tutuklanan Heyit’in sağlık durumunun şu anda iyi olduğu iddia edildi.

Açıklamalarında;  ‘toplama kampları’ olarak nitelemesi eleştirilirken, ‘Uygurlara yönelik sistematik bir asimilasyon’ yapıldığı, ‘insan haklarının ağır şekilde çiğnendiği’ ve ‘mesleki eğitim merkezlerindeki kursiyerlerin yakınlarıyla irtibat kuramadıkları’ yönündeki iddiaların da tamamen asılsız olduğu vurgulandı.

Çinliler; Xinjiang’da faaliyet gösteren Uygur Türkleri’nin adını vermeden, ‘terörist ve aşırıcı güçlere ağır darbe indirildiği, terör eylemlerinin önlenmeye çalışıldığı, bu amaçla hukuka bağlı kalarak mesleki eğitim merkezlerinin kurulduğunu belirttiler.

Bizim Türk gazetecilerden bazıları da bu çalışmaları alkışladılar.

*-

***-

Güncel

*- Anıtkabir ziyareti

Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Deng Li, sabah saatlerinde Anıtkabir’i ziyaret etti.

Geçtiğimiz hafta, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a güven mektubu sunan yeni Büyükelçi Deng Li, Anıtkabir’i ziyaret ederek; Atatürk’ün mozolesine çelenk bıraktı ve saygı duruşunda bulundu.

*- OSO Mimarlık finalist oldu!

Global ölçekte kurumsal firmaların mimari ve iç mimari projelerinde fark yaratan çözümlere imza atan OSO Mimarlık, Suudi Arabistan’da tasarladığı Loremen Showroom projesi ile uluslararası mağaza tasarımlarının yarıştığı Euroshop RetailDesign Awards’ta finalist olmaya hak kazandı.

*- 60 bin kişi Meclis’te!

TEMA Zonguldak İl Temsilciliği Havayı Kirletme İzni Veren Madde 45 Kabul Edilmesin, ‘temiz hava haktır!’  kampanyasıyla ilgili bir güncelleme paylaştı.

‘Bugün 60.000 kişiyiz, MECLİS’TEYİZ!

Heyecanlıyız, Meclis’teyiz, birlikte çok güzeliz, ‘temiz hava haktır’diyen 60.000 kişiyiz!

İmzalarımızı bastırdık, teslim ediyoruz.

Madde 45’in içinde olduğu Torba Yasa birazdan Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek.

Sadece bir haftada, ‘kömürlü termik santrallere 2 yıl daha çevre yatırımlarını erteleme izni verilmesini istemiyoruz’ diyen 60.000 kişi olduk. İmzaların sayısına yetişemiyoruz ‘


— 
Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Please follow and like us:

Bir cevap yazın