1 Okunma

İzmir ve rakı tartışması

AK Parti’nin Nihat Zeybekci’yi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı olarak ilan etmesinin ardından Zeybekci’ye kentin farklı kesimlerinden olumlu ve olumsuz değerlendirmeler yapıldı. Zeybekci’nin aday ilan edildiği andan itibaren gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlar ise hem İzmir’de hem de Türkiye gündeminde tartışılan konulara dönüştü.

Zeybekci’nin ‘Mahallenin en güzel kızı, İzmir’i kim istemez’ sözleri cinsiyetçi bir yaklaşım gerekçesiyle sivil toplum kuruluşları ve kadın örgütleri tarafından eleştirilirken Zeybekci eleştirilere, ‘Benim oradaki söylemime bir kadın-erkek ilişkisi bağlamında bakmak bence büyük bir haksızlık, biraz da kısır bir bakış açısı olur. Söylemimiz gayet samimi, doğal. Bizim insanımızın ağzından çok kolaylıkla çıkabilecek bir söylem. Cinsiyetçi demek gerçekten haksızlık’ sözleriyle yanıt verdi.

Tam da tansiyon düşüyor derken Hürriyet Gazetesi’nden İpek Özbey’e konuşan Zeybekci’nin ‘İnsanların yeme-içme alışkanlıklarıyla, kılık-kıyafetleri, eğitim ve söylem, her türlü ibadet özgürlükleriyle ilgili tereddüt oluşturacak bir şey görmüyorum. Bugün İzmir ile ilgili şunları duymuyor değilim: “Rakımıza dokunma”… Eyvallah. Bugün insanların özgürce içkilerini içebildiklerini ben biliyorum. AK Parti’deki arkadaşlarımız bugün içkisini içebilen, namazını da kılabilen, günü geldiğinde orucunu tutabilen bir hoşgörü alanına sahiptir. Türkiye’nin bir özeti gibidir AK Parti. Demek ki biz anlatamamışız. İzmir’de bir anlatamama sorunumuz var. Özgürlükler şehridir, ilk hareketlerin başladığı yerdir. Cumhuriyet’in ilk yıllarında kurulan ilk çok partili partinin kurulduğu, mitingini yaptığı yerdir’ sözleri yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.

AK Parti’nin her yerel ve genel seçim öncesinde İzmir üzerinden dile getirdiği toplumsal hassasiyet değerlendirmesinin rakı özeline indirgenmesi siyasal iletişimciler tarafından da hata olarak görülüyor. İzmir’de seçimi kazanmak isteyen adayın kentle ilgili projelerini anlatması beklenirken ‘Seçimi kazanırsak rakıya dokunmayacağız’ anlamına gelen bir ifade ister istemez çarpıtılmaya ve rakipler tarafından da kullanılmaya çok müsait.

İZMİR=RAKI MI?
İzmir’de yaşayan bir İzmirli, rakı ile arası çok da iyi olmayan biri olarak İzmir=Rakı tartışmasını gerçekten yersiz buluyorum. İzmir Türkiye’nin en demokrat, laik, özgürlükçü, hoşgörülü ve çağdaş kentlerinden biri. Rakı içmek isteyen rakısını içerken alkol kullanmayanlar rakı içene ötekileştirici bir şekilde yaklaşmaz, aynı durum tam tersi anlarda da geçerli. Ramazan ayı boyunca oruç tutanların açık restoran ve kafelere karşı herhangi bir sınırı aşan yaklaşımı bugüne kadar görülmemiş bir şey. Bazı Anadolu kentlerinde Ramazan ayı ile birlikte birçok lokantanın 30 günlük tatile girdiğini biliyoruz. Oruç tutanlara oruç tutmayanların hoşgörüsü de zaman zaman konuşulur kentimizde. Olması gereken de budur. Kimse bir inancı ya da düşüncesi nedeniyle kendi gibi hissetmeyen, düşünmeyenlerin baskısı altında kalmamalı.

Bu noktada İzmir’e yaklaşım, İzmir hoşgörüsünün tüm Türkiye’de yaygınlaşması yönünde bir çabayı gerektiriyor. Türkiye hepimizin ülkesi. Ortak tarihimiz, kültürümüz, değerlerimizin olduğu bu topraklarda birlikte hoşgörü ve anlayış içerisinde yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Kasıt olmadan söylenen bir söz bir şehri, bir bölgeyi ya da belli bir sınıftaki insanı toplumun diğer kesimlerinin tepkisini çekecek şekilde ötekileştirebiliyor.

Temel noktada ifade ve düşünce özgürlüğü, farklılıklara saygı, birlikte yaşamaya olan inanç; toplumun bir bölümünü diğerinden ayrı tutmadan, farklılaştırmadan mümkün olabilir.
Kaynak https://www.egetelgraf.com

Please follow and like us:

Bir cevap yazın