İlk etapta ne kadar resmi makam aracı varsa kilit vurulmalı… YAŞAR EYİCE

Pazar gecesi, yani tatil günü akşamı doların 7 TL’yi aştığını da duyunca, uykum kaçtı…

Neredeyse tüm tv kanalları, spor saati yerine ekonomi saati uygulaması yapmaya başladı.

Dolar ile Avro tatil yapmamıştı…

Yani akılları ancak başlarına geldi.

Ben de işadamı Musa Turan gibi düşündüm:

Derhal ve derhal tüm resmi araçların kontaklarını kapatırım…

Ne kadar şoför varsa, onları başka işlerde görevlendiririm…

Verilen görevi yapmayan ya da aksatan olursa da ‘güle güle’ derim…

Artık devletin ve milletin parasını çarçur edenlere de hesabını sorarım, yani mahkemeye sevk ederim…

İş adamı Musa Turan şöyle diyor:

‘Yeni bir ekonomi modeli ile yeniden ayağa kalkacağımıza inanıyorum. Tüm kamu kuruluşlarını tasarrufa davet ediyorum. Makam araçlarınızı kapatın. Toplu taşıma kullanın. En büyük #dolar ödemesi petrole gidiyor. Bu kriz büyürse AB’de büyük zarar görür.’

Yani ‘Vakit tasarruf vakti! #TimeisOver’

Gidin resmi dairelerin önlerine bakın; gün boyu tüm otomobiller çalışıyor, şoför efendiler serinde oturuyor…

Tüm resmi dairelerin elektrikleri açık…

Bu arada merak ettim, 50’nin üzerindeki Müslüman ülkelere, hiç biri nedense ‘Türkiye’nin yanındayiz Amerika’ya karşı!’ demiyordu…

Bunlara güven olmayacağını kaç kez yazdım…

Kimi ‘Baba vasiyeti’ der ya, benim de rahmetli annemden vasiyetim var, ‘Bunların Müslümanlıkları bir başka!’ demişti, Arap ülkelerini ziyaretinden ve Hac’dan sonra…

Bu arada önemli bir anımsatma yapmak istiyorum:

Oktay Gökdemir da yazmış:

‘Sovyet orduları Berlin önlerine geldiğinde Almanlar, Hitler’in beslediği basın sayesinde hala Moskova önlerinde olduğunu düşünüyorlardı…

Kitle, böyle bir şeydir…

Elias Canetti ‘Kitle ve İktidar’ adlı devasa eserinde cahil kitlelerin giderek yalanın en büyüğüne inandıklarını söyler…

Günaydın Türkiye…’

*- Önemli duyuru!

Şimdi size önemli bir duyurudan söz edeceğim…

Yorumunu da size bırakıyorum…

Ancak şunu söyleyeyim:

Açıklama, dolar 7.20’yi bulmadan önce, yani 6 lira olduktan sonra yapılmıştı.

Belki yeni bir ayarlama yapılır, ya da zarar kabul edilir.

Ama bu işin zararı olamaz!

Deniz Feneri Derneği, 2018 yılı kurban hisse fiyatlarını yurt dışı bedeli 560 TL olarak açıklamıştı, ‘Ancak aşırı kur dalgalanması sonucu elimizde olmayan bu durumdan dolayı hisse bedellerinde küçük bir güncelleme yapma yoluna gitmek zorunda kaldık’ dediler.

Buna göre yeni güncellenen hisse bedeli  yurt dışı kurban 660 TL, yurt içi ise değişiklik olmaksızın 1100 TL olarak belirlendi.

Filistin için ise kurban hisse bedeli 1700 TL olarak belirlenmişti. Yeni ayarlamaya göre kurban hisse bedeli 2.100 TL oldu.

Deniz Feneri Derneği Afrika’dan Balkanlara ve Güneydoğu Asya’dan Ortadoğu’ya kadar üç kıtada 40 ülkede ihtiyaç sahiplerine ve yetimlere ulaşacak.

Deniz Feneri, kredi kartı kullanmayan bağışçıları için de Halkbank, Türkiye Finans, Ziraat Bankası, Kuveyt Türk, Albaraka Türk, Vakıfbank ve Ziraat Katılım şubelerinden tahsilat ekranları sayesinde kolayca bağış yapma imkânı sunuyor.

*- Birlikte sorunu çözeriz

Dövizde artış ve son ekonomik verilere ilişkin arka arkaya basın açıklamaları yapılıyor.

Tabii ki bu konuda yandaşlardan tık yok!

Uzmanların söyledikleri şu:

‘Döviz kuru, faiz ve enflasyon sarmalı ile ülkemiz ciddi bir ekonomik krizin eşiğine gelmiştir.’

Devamı ise şöyle:

‘Döviz kuru, faiz ve enflasyon sarmalı Türk halkını her geçen gün fakirleştiriyor.’

Muhalefet; iktidarın yürüttüğü yanlış politikalar doğrultusunda ekonominin çözümsüzlüğe hapsedildiğini ifade ederek şu görüşü savunuyor:

‘Uzun yıllardır ‘beton ekonomisi’  ile büyümeye çalışan ve ciddi yapısal sorunlar içeren Türk ekonomisi, seçim kampanyası döneminde ‘çözüm biziz’ minvalinde sözler söyleyen iktidarın yürüttüğü basiretsiz politikalarla çözümsüzlüğe hapsedilmiştir.

Dış politikada bizlerin de hak verdiği gerekçelerle ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyen iktidar ve temsilcileri, dövizin 5’i geçmesine bu şekilde TL’nin erimesine aracılık etmiştir.

*-  ‘Kambur kambur üstüne’

Dış finansmana, dahası uzunca bir süre ‘sıcak para’ya dayalı yürütülen ekonomi, üretim ve ihracatın ithalata dayalı bir yapıya dönüşmesi sonucu, tamamen dışa bağımlı ve tehditlere açık hale gelmiştir. Ekonomideki yapısal sorunlara ve dengesizliklere bir de FED‘in faiz artırımı ile başlayan dünya konjonktüründeki olumsuz gelişmeler eklenince, bugün maalesef ki mahkum ettikleri dış finansman koşulları her geçen gün zorlaşmaya ve pahalılaşmaya başlamıştır.

*- Ne rahipmiş bu adam?

ABD ile son yıllarda pek çok alanda ortaya çıkan ve bir türlü çözümlenemeyen sorunlara ek olarak, son olarak yaşanan Rahip Bronson krizi piyasalarda çok şiddetli dalgalanmalara yol açmıştır.

Türk Lirası, ABD doları ve Euro karşısında hemen hemen her gün yeni rekor seviyelerini zorlarken, 2 ve 10 yıllık tahvil faizleri de yeni rekor seviyelerine ulaşmıştır.

*- Nedeni belli!

Dövizdeki rekor seviyeler bir yandan reel sektörün TL cinsinden yükümlülüklerini artırırken, bir yandan da girdi maliyetlerindeki artışlar nedeniyle enflasyon oranlarının da yükselmesine neden olmaktadır. Nitekim, Temmuz 2018 ayı itibariyle 12 aylık TÜFE yüzde 15,85’e ulaşmıştır.

ÜFE oranlarının şimdiden yüzde 20’ye ulaşmış olması ve döviz kurlarındaki geçirgenlik nedeniyle önümüzdeki aylarda enflasyondaki artış trendin sürmesi beklenmektedir.

 *- Açlık sınırının altında

Enflasyondaki bu yüksek artışlar halkımızın alım gücünü her geçen gün olumsuz etkilemekte, memur, emekli, işçi, çiftçi gibi dar gelirli kitleleri açlık sınırının bile altında bir yaşama zorlamaktadır.

Marketteki ve pazardaki enflasyon elleri yakmakta, vatandaş boş file ile evine dönmektedir.

İktisatta bilinen bir söz vardır; ‘Enflasyon, taşınmanıza gerek kalmadan, daha pahalı bir muhitte oturmanızı sağlar.’

Vatandaşımız iktidarın yanlışları neticesinde aynı kalitedeki mal ve hizmetleri daha pahalıya tüketir hatta pahalıya nefes alır olmuştur.

 *- Yapabiliriz

Söylenen ve istenenler şöyle sıralanıyor:

Ekonomide yaşamakta olduğumuz kısır döngüden kurtulmak için yapılması gerekenler; hem yerli hem yabancı yatırımcıya güven verecek, insanımızı kaygıların kurtaracak bir biçimde hukukun üstünlüğünün sağlanması, üretim ekonomisine dönülmesi, teşviklerin buna göre yeniden düzenlenmesi, bütçe disiplini, gereksiz yatırımların ertelenmesi/iptal edilmesi, TCMB ve özerk kurumların bağımsızlığının tesis edilmesi, bütçe disiplini, gelir-gider şeffaflığı ve denetimidir.

Bizim de isteğimiz ve dileğimiz söz konusu tedbirlerin bir an önce alınması ve başarılı olunması.

İnancımız şudur; Bugüne kadar çok varta atlattık birlik ve beraberliğimiz sayesinde bu kötü günlerimizi de geride bırakacağız.

*-

GÜNCEL

*- Opet Fuchs yerini aldı

 Opet Fuchs, inovasyon ve girişimcilik konusunda geleceğe yön veren fikirleri ödüllendiren Tech’n Roll’da yerini aldı.

Teknopark İzmir’de gerçekleştirilen etkinlik kapsamında startup projeleri sunuldu.

Türkiye’nin her yerinden öğrenci, mezun ve teknoloji meraklısı herkesin ücretsiz olarak katılım sağladığı, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) ve Teknopark İzmir tarafından organize edilen teknoloji kampı,Tech’n Roll, teknoloji, inovasyon ve girişimcilik konusunda geleceğe yön veren fikirleri katılımcılarla buluşturdu.

Opet Fuchs Genel Müdürü Murat Seyhan, ‘Organizasyon, kurumsal firmalar için yeni yeteneklerin ve fikirlerin teknolojik keşif alanı, AR-GE çalışmalarını güçlendirme fırsatı sunuyor. Opet Fuchs olarak, yenilikçi iş modelleri, hizmetler ve ürünler sunarak pazardaki konumumuzu güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnovasyon ve sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda, girişimcilik ekosistem paydaşları ile daha fazla etkileşime girerek güçlü işbirlikleri geliştirmeyi amaçlıyoruz’ dedi.

 *-

Yaşar EYİCE
0532 781 95 18
Twitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311
Please follow and like us:

Bir cevap yazın